26 Aralık 2012 Çarşamba

Kütahya'ya Mezbaha Ve Et Entegre Tesisi

Kütanhay Belediyesi tarafından yaptırılan mezbaha ve et entegre tesisi hizmete sunuldu.

Tesisin açılış töreninde konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Halil Toklu, "Günlük 200 adet Büyükbaş, 400 adet küçükbaş hayvan kesim kapasitesine sahip tesis toplam 2800 m2 kapalı alana sahip olup, İdari Bölüm, Et İşleme Bölümü, Soğuk Oda Bölümleri ve Kesimhane bölümleri olmak üzere 4 bölümden oluşmaktadır.Bu modern tesisimizde el değmeden hijyenik bir ortamda vatandaşlarımızın gözü önünde kameralarla görülebilecek şekilde kesimleri yapılacaktır. Tesis, 2 milyon 375 bin TL’ye mal olmuştur. Kentimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Açılış törenine Kasaplar Odası Başkanı Hasan Ay, İl Gıda ve Hayvancılık Müdürü Fatih Satıcı, Esnaf Odaları Birliği Başkanı İbrahim Yiğit ve vatandaşlar katıldı.

Eveli Ovası'nda "İyi Tarım Uygulamaları"

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından başlatılan "İyi Tarım Uygulamaları" Develi'de de gerçekleştiriliyor.

Gelecek nesillere kirletilmemiş bir çevre ve toprak bırakmak amacıyla hayata geçirilen uygulamaya ilgi her geçen gün artıyor.

Uygulama kapsamında Develi'de bodur ve tam bodur meyve bahçelerinden 8 işletme 550 dekar tarım arazisinde üretim yapıyor.

Öztürk Tarım işletme sahibi Alaeddin Öztürk, yaptığı açıklamada, Develi Ovası'ndaki 9 bin hektar arazideki toplulaştırma çalışmalarının tamamlanması sonrasında bodur ve yarı bodur elma işletme sayısında artış olacağını ve beraberinde Soğuk Oda çalışmalarının başlayacağını ifade etti.

Develi'de İyi Tarım Uygulama bahçesiyle örnek üretim yaparak elde ettiği ürünleri yurt içi ve yurt dışı pazarlarında değerlendiğini belirten Öztürk, şunları kaydetti:

"Zile beldesinde 30 bin bodur elma fidanımız bulunuyor. Erciyes Dağı'ndan esen sert rüzgarlar, Develi Ovası'nın toprak yapısından kaynaklı olarak elde edilen elma aroması ve soğuk iklim sayesinde elma üretiminde istenilen doğal sertliğin yakalanarak iç ve dış pazarda aranan ürün haline gelmesini sağlıyor. Dış pazarda ürünün fiyatı kadar kalitesi ve güvenilirliliği de önemli. İyi Tarım Uygulamaları ürünün güvenilirliğini ve kalitesini artırdığı için dış pazarlara daha kolay açılabiliyoruz. Bu durumda rekabet gücümüzü ve pazarlama imkanlarımızı geliştiriyor."

Kasım toplantılarının ikincisi tamamlandı

İl Genel Meclisi (İGM) Kasım ayı toplantıları devam ediyor. Meclis ikinci birleşimini dün tamamlarken, Kasım ayı toplantılarının üçüncüsü 5 Kasım Pazartesi günü yapılacak.

İGM Kasım ayı toplantılarının ikincisi gündem dışı konuların meclis üyelerine okunarak ilgili komisyonlara gönderilmesiyle başladı. Ardından Çay ilçesine bağlı Pazarağaç beldesine yeni 12 derslikli okul binası yapımının, 2013 yılı yatırım programına alımı talebi bütçe döneminde değerlendirilecek. Üç komisyonun bu yöndeki raporları oybirliğiyle kabul edildi. İl Özel İdaresi'nin Afyonkarahisar, Sultandağı Soğuk Hava Deposu limitet şirketinde bulunan hissesinin satışını uygun gören Plan Bütçe, İdari ve Hukuk İşleri, İmar Bayındırlık komisyonlarının raporları oybirliğiyle kabul edildi. 5302 sayılı İl Özel İdaresi kanununun 10. maddesinin L bendi ile İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına dair yönetmeliğin 13. maddeleri gereğince 63 adet sürekli işçi kadro değişikliğini uygun gören İdari ve Hukuk İşleri komisyon raporu oybirliğiyle kabul edildi. İl Özel İdaresinin de üyesi olduğu Afyonkarahisar Atıksu Arıtma Tesisi Kurma ve İşletme Birliğine, inşaat bedeli katılım payının ödenmesini uygun gören Plan Bütçe, İdari Hukuk İşleri ve İmar Bayındırlık komisyon raporları oybirliğiyle kabul edildi.


İhracat Durdu, Türkiye 'Nar'a Doydu

Antalya’nın Finike ilçesinde ihracat problemi nedeniyle nar üreticisi zor günler yaşıyor. 3 milyon nar ağacının bulunduğu ilçede, 20 bin ton nar üretiminin 13 bin tonu Soğuk Oda depolarına kaldırılırken 8 bin tonu da tüccar vasıtası ile iç piyasaya satıldı. Geçen yıl 1 lira ile 1 lira 20 kuruş arasında alıcı bulan nara tüccar ihracat sıkıntısı nedeniyle 60 ile 80 kuruş fiyat veriyor. Düşen nar fiyatı, iç piyasada narın bol bol tüketilmesine neden oluyor.

Bu bölgede yetişen narın, aynı portakalı gibi kaliteli ve lezzetli olduğunu dile getiren Finike Ziraat Odası (FZO) Başkanı Halil Sarıçobanoğlu, fiyatların istenilen seviyede olmamasını üretimin fazlalığına ve ihracata gönderilememesine bağladı. Nar para etmeye başlayınca birçok çiftçinin bu sahaya yöneldiğini dile getiren Sarıçobanoğlu, “Finike’de narın dörtte üçü buzhanelere konuldu. Son 8- 9 yıla bakarsak herkes nar yetiştirmeye geçti. Bir anda dikim 3 milyona çıktı. Bütün köyler nar oldu. Biz oda olarak Adana, Harran gibi yerlere nar fidanı gönderiyoruz. Finike’de bulunan 23 fabrikadan sadece bir tanesi ihracata mal gönderiyor. Gerisi iç piyasaya.” dedi.

İlçedeki 19 Soğuk Hava Deposunun tıka basa narla dolduğunu vurgulayan Başkan Sarıçobanoğlu, havaların iyi gitmesinin nar üreticisinin lehine bir durum olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu: "Yağmurların geç başlaması nar üretimini olumlu etkiledi. Aksi taktirde nar yarılır ve 30 -40 kuruşa meyve suyu üretimi için satmak zorunda kalabilirdik."


2. Artvin Kivi Yetiştiriciliği Teşvik Müsabakası Ve Tarla Günü

Arhavi'de "2. Artvin Kivi Yetiştiriciliği Teşvik Müsabakası ve Tarla Günü" etkinliği gerçekleştirildi.

Artvin Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün koordinesinde, Arhavi ve Hopa Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlükleri ile Arhavi Kivi Üreticileri Birliği'nce Ertuğrul Kurdoğlu Yatılı Bölge İlköğretim Okulu Salonunda düzenlenen etkinliğe, Vali Necmettin Kalkan, Vali Yardımcısı Mehmet Ali Öztürk, Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü İshak Hacıkamiloğlu, Arhavi Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Hakan Aytolon, bazı daire amirleri, kivi üreticileri ile vatandaşlar katıldı.

Vali Kalkan, yaptığı konuşmada, Artvin'in, arazi yapısı itibariyle en engebeli illerden biri olduğunu belirterek, "Tarım arazisi oldukça sınırlı. İç kesimlerde ise tarım arazileri barajlardan dolayı sular altında kaldı. Sahil kesiminde biraz balıkçılığı ön plana çıkarabiliriz. Karadeniz insanı çok çalışkandır yani ekmeğini taştan çıkaran insanlardır" dedi.

Vali Kalkan, 1999 yılında çaya alternatif ürün arayışına girildiğini anımsatarak, "Kivi o günlerde kamuoyuna yerleşmiş oldu. Nitekim Ardeşen Belediyesi kivinin saklanabileceği Soğuk Hava Deposu inşa etti. Yeter ki çaya olan ilgi ve talep azalsın ve kivi üreticisine bir miktar katkı olsun diye ÇAYKUR fideleri kendi üretiyor ve ücretsiz dağıtıyordu. Geçen 13 yıllık süre içerisinde kivi üreticiliği konusunda ciddi mesafeler kat edilmiştir. Ancak halen kat edilmesi gereken mesafeler var" diye konuştu.

Kivide depolamanın önemine dikkati çeken Vali Kalkan, şunları söyledi:

"En fazla 3 hafta muhafaza edilen bir ürün olan kivinin elden çıkarılması gerekiyor. Bu yüzden soğuk hava deposunun zaruretine ben de yürekten inanıyorum. Arhavi ve Hopa ilçelerimizde yaklaşık 2 tonluk kivi kapasitesi var. Bu yüzden yapacağınız soğuk hava deposunun buna göre planlanması lazım. Üreticiler Birliği ile Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü sağlıklı bir çalışma yaparsa ben de bu etkinlik kapsamında söz vermiş olayım, bu soğuk hava deposunu yapmamamız için hiçbir neden yoktur. Artvin Valisi olarak Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın (DOKA) yönetim kurulu üyesiyim. 2013 yılı için çağrıya çıktığımız başlıklardan bir tanesi de bu tip ürünlerin pazarlanması, ülke ekonomisine kazandırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik projelerin desteklenmesidir. Maksimum destek miktarı 400 bin liradır. Proje bedelinin yüzde 50'sine kadar hibe olarak destek sağlayabiliyoruz. Üreticilerimiz DOKA'nın sunduğu hibelerden faydalanabilirler. Soğuk Hava Deposunu Arhavi ilçemizde yapmakta fayda vardır diye düşünüyorum."

Konuşmaların ardından 15 üreticinin katıldığı yarışmada, kivi tesisinin uygunluğu, bahçe bakımı, sulama durumu, bahçenin topografik yapısı, meyve verimi, bahçe büyüklüğü, hasat uygunluğu, şeker oranı ve fiziksel özellikleri konusunda jüri değerlendirme yaptı.

En yüksek rekolte sahibi bahçe dalı kategorisinde, Arhavi ilçesinden Yaşar Kurt birinciliği elde ederken, Hopa ilçesinden Mehmet Orman ikinci, Arhavi ilçesinden Kemal Karaosmanoğlu üçüncü oldu.

Kivili pasta kategorisinde ise Hopa'dan Fatma Atalay birinciliği, Arhavi'den Asuman Kurt ikinciliği, Arhavi'den Zeynep Karaosmanoğlu ikinciliği elde etti. Yarışmada Arhavi'den Hilmi Sönmez ile Muhammed Çakmak mansiyona layık görüldü.

Dereceye giren üreticilere Vali Kalkan, Cumhuriyet altını ile çeşitli hediyeler verdi.

Yarışmanın ardından Vali Kalkan, bir köy ziyareti sırasında verdiği sözü yerine getirerek, evinde yetiştirdiği kayın mantarından elde edilen mantardan yapılmış yemeği basın mensuplarına ikram etti.

Etkinlik sonrası Vali Kalkan ve beraberindekiler, kivi bahçelerinde hasat yaparak incelemede bulundu.

28 Kasım 2012 Çarşamba

Urfa OSB'de arsa da yok fabrika da

250 firma yer aldı ama sadece 90'ı çalışıyor. Diğerleri kapalı veya proje aşamasında.

Şanlıurfa'da 1994 yılında dönemin Valisi Ziyaeddin Akbulut'un başlattığı Şahabettin Harput'un devam ettirdiği Organize Sanayi Bölgesinde 168 firma yer aldı. Büyük çoğunluğu Çırçır fabrikası olan bölgede 79 fabrika kapalı veya halen inşaat halinde. 89 fabrikadan 44’ü yılda 3 ay çalışan Pamuk Çırçır atölyesi olarak pamuğu çekirdeğinden ayıran fabrika. 15’i ise yine yılın belli dönemlerinde çalışan pamuk yağından değişik yağlar üreten yağ fabrikası.

Geriye kalan 30 fabrika ise, İplik fabrikası, Bulgur Fabrikası, Un Fabrikası, Çorap Fabrikası, Örme Namaz Takkesi, Hazır Beton, Hazır Yemek Fabrikası, Mobilya Üretimi, Süt ve Süt Ürünleri Fabrikası, Trafo üretim fabrikası, Yağmurlama sistemi fabrikası, Plastik, Sanayi Buzdolabı üretimi, Gül Üretimi, Otomotiv yedek parça, İlaç ve Boru gibi üretim yapıyor.

Kapalı olan firmaların bazılarına bankalar el koyarken, bazısı ise yıllardır kapalı. Bunların içinde eski Galatasaray başkanı Faruk Sümer’in de ortağı olduğu ve İsviçreli Musevilerin kurduğu GATEKS İplik fabrikası da bulunuyor, HEKTAŞ gibi ilaç kimyasal ilaç fabrikası da bulunuyor.

2007 yılında Yusuf Yavaşcan döneminde açılan 2. Organize Sanayi Bölgesinde ise 79 firma müracaat etti. İlk üretim yapan Dünya Porselen Fabrikası arsayı aldıktan kısa bir süre sonra üretime başladı. Fabrikada porselen, seramik ve fayans üretimi yapılırken, 2. Firma Hakan Plastik’te faaliyete geçti üretim için gün sayıyor. Bunun dışında Miyar Araştırma şirketinin kurduğu Soğuk Hava Deposu faaliyet aşamasında. 26 firmanın kuracağı fabrika inşaatı devam ederken, diğerleri ise proje aşamasında kaldı.

Şimdi 1. ve 2. Bölgede yer bulamayan işadamları 3. Bölgenin kurulması için baskı yaparken, Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün uzun yıllardır denetim yapmadıklarını belirtti.

Kimse Yok Mu’dan dar gelirli için giyim mağazalı, gıda marketli sosyal tesis

Kimse Yok Mu Derneği Kayseri Şubesi, dar gelirli ailelerin ihtiyaçlarını karşılama ve bazı hizmetleri sunma adına sosyal tesis inşa ediyor. Türkiye’de ilk kez böyle bir sosyal tesis yaptıran Kayseri Şubesi, dar gelirli insanların ihtiyaçlarını karşılama adına sosyal tesiste giyim mağazası, market, düğün salonu meslek edindirme kurs merkezleri, kermes salonu ve lojistik depo bulunduracak.

Sosyal tesisteki düğün salonunu dar gelirli aileler çocuklarının evlendirmek amacıyla düzenleyecekleri düğün törenlerini yapabilecek. 6 bin metrekare arsa üzerine kurulacak olan tesiste misafir odaları olacak. Temel kazma çalışmalarının başlandığı sosyal tesis bir yıl içerisinde tamamlanacak. Hizmete girecek.

Kimse Yok Mu Derneği Kayseri Şubesi Başkanı Abdurrahman Haskaraman, yeni sosyal tesisin kısa zamanda hizmete sunulması için çalışmaların yoğun olarak sürdüğünü ifade etti. Arsa çalışmalarının kısa zamanda tamamlandığını aktaran Haskaraman, “Hayır sahiplerimizin de desteği ile temeli yakında atılacak. Bir yıl içinde tamamlayarak dar gelirli ailelerimizin birçok ihtiyaçlarını burada karşılayacağız. Burasının yapımında ciddi destek veren hayır sahiplerimizi de teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Abdurrahman Haskaraman, Kayserili hayır sahiplerinin yaptığı bağışların her geçen büyüyerek devam ettiğini açıkladı. Yurt içi, yurt dışı ve Kayseri’de ihtiyaç sahiplerine ulaşma adına yapılan yardımlardan dolayı hayır sahiplerine teşekkür eden Haskaraman, “Nerede bir sıkıntı var. Nerede bir doğal afet var. Nerede insanımız bir sorun yaşıyor. Kayserili insanlarımız hep orada oldu. Maddi ve manevi olarak oradaki insanlara sahip çıktı. Çıkmaya da devam ediyor. Kayseri’de bir ilke öncülük etmek içinde yine hayır sahiplerimizin desteği ve onların yardımlarıyla bir yola çıktı. Türkiye’de de ilk olma özelliği taşıyan projemiz birçok hizmeti içinde barındıracak sosyal tesis. Tesisimizin yapımı için ilk kazma vuruldu. Temel kazma çalışmaları yapılıyor. Kısa zaman sonra temelini atacağız ve bir yıl içinde hizmete girmesini sağlayacağız.” diye konuştu.

Haskaraman, 6 bin metrekare arsa üzerine kurulacak olan sosyal tesisi için Argıncık’ta bir hayırseverin arsa bağışında bulunduğunu ifade ederek, şöyle bilgi verdi: “Bu arsa üzerine derneğimiz muhtaç aileler için sosyal tesis inşa edecek. Bu binada hayır marketi, meslek edindirme sınıfları, misafir odaları, kermes salonu, yönetim odaları, kurban kesim yerleri, Soğuk Oda, Soğuk Hava Deposu, lojistik depolar, birçok sosyal tesis olacak. Bu inşaatımızın projesini çizen, yapı denetim işini yüklenen Kale Mimarlığa, Fatihan Yapıya, ANR Ticaret, Tasarım Mühendislik, Emka Yapı, hafriyat işini yapan Vedat Arıkan’a teşekkür ediyoruz. Bizler ihtiyaç sahibi ve mutsuz insanlarımızın yüzünde gülümseme ve yarınlara umutla bakmalarına katkı sağlayacağız. Bu amaçla gaye ile yola çıktık. Bu amaçta çaba sarf ediyoruz. Buna katkı sağlayan bütün hayır sahiplerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyoruz.”

Saras Lojistik'ten Dev İşbirliği Anlaşması



Global bir marka olma hedefindeki Saras Lojistik, bu alanda girişimlerini sürdürüyor.

Saras, Avrupa'nın en büyük lojistik gruplarından birisi olan Allgeier ile işbirliği anlaşması imzaladı.

Yapılan anlaşma ile Saras Lojistik, Allgaier'in Almanya, Polonya, ve Benelüx ülkelerindeki depolama ve lojistik imkanlarından yararlanacak. Allgaier Grup da, Saras Lojistik'in doğu pazarlarındaki etkin konumundan yararlanacak. Orta Asya'dan Ortadoğu'ya, Rusya'dan Batı Avrupa'ya kadar olan geniş bir coğrafyada lojistik potansiyelin arttırılması, alternatif taşıma modlarının devreye sokularak, hizmet alının genişletilmesi sağlanacak.

İki grup arasında yapılan işbirliğinin hizmet verilen pazarlara olumlu yansıyacağını söyleyen Saras Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aras, "Pazarın potansiyeline ve geleceğin gerekliliğine göre başka işbirliği anlaşmaları da yapabiliriz. Bizim hedefimiz, lojistiğin bütün modlarında faaliyet göstermek ve bu alanda yatırımlar yapmaktır" dedi.

Allgaier Gruppe CEO'su Hannes Brade ise "Algaier Gruppe olarak dünyanın bir çok yerine farklı modlarda taşıma hizmeti veriyoruz. Bugünün gerçeklerine göre, dünyanın değişik bölgelerinde işbirliğini zorunlu kılıyor. Çünkü yapılan işbirlikleri iş potansiyelini ve kalitesini yükseltiyor. Saras Lojistik Türkiye'nin önemli firmalarından birisi. Gerek Avrupa'daki taşıma gücünü, gerekse Asya'daki gücünü biliyoruz. Karşılıklı hedeflerimiz uyuştuğu için böyle bir işbirliği anlaşması imzaladık. Güçlerimizi birleştirerek, daha başarılı olacağımıza inanıyoruz" diye konuştu.

KARAYOLU

Avrupa'dan Ortadoğu ve Asya'ya çok geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren filomuz en kaliteli hizmeti sunmaktadır. Parsiyel veya farklı tonajlarda ve farklı tiplerde yükleri, farklı gereksinimlere yönelik araç alternatifiyle, gerek karadan gerekse ro-ro aktarmalı tek ya da çift şoför desteği ile hizmet sunmaktadır.

DENİZYOLU

SARAS, dünyada söz sahibi armatör firmalar ile yaptığı tedarik anlaşmaları ile dünyadaki ticaret noktaları arasında düzenli, hızlı ve değişik alternatifli denizyolu taşıma hizmeti sunmaktadır. Tüm dünyadan Türkiye'ye veya Türkiye'den tüm dünyaya kurulan güçlü tedarik zinciri ile liman ve kapı teslimi, FCL ve LCL taşımacılığın yanı sıra TIR+gemi, uçak+gemi veya tren+gemi şeklindeki kombine taşıma hizmetleri de sunulmaktadır.

DEPOLAMA

SARAS, müşterilerinin tedarik zinciri boyunca toplam operasyon maliyetlerini azaltabilmesine ve süreçlerini optimum dengeye ulaştırabilmesine katkıda bulunabilmek amacıyla, üretim öncesi ve üretim sonrası olmak üzere depolama hizmetleri de sunmaktadır.

Yurt içinde ve yurtdışında bulunan gümrüklü ya da gümrüksüz depolarıyla, paletli mal, koli, hassas eşya, standart ölçü dışı materyaller, depolanmasında özel önlem gerektiren malzemeler, Soğuk Hava Deposu gerektiren ürünler ve benzeri pek çok farklı niteliklere hitap edebilecek depolama çözümleri mevcuttur

19 Kasım 2012 Pazartesi

Kavunları kış için soğuk hava deposunda sakladılar

Mersin'in Erdemli ilçesinde üreticiler, yazın yetiştirdikleri kavunları depolayarak kışın piyasaya sürüyor

Erdemli’nin Arpaçbahşiş Beldesi’nde çiftçilik yapan Abdullah Doğanyiğit, Hasan Doğanyiğit ve Kasım Gür, 2 yıldır yaptıkları kavun depolama sistemi ile kavunların raf ömrünü uzattıklarını söyledi.

Hasan Doğanyiğit, limon ve domatese alternatif olarak Erdemli’de daha önceleri yaz aylarında kavun yetiştirip kilosunu 40-50 kuruştan sattıklarını belirterek, "Daha sonra Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Bitki Koruma Şube Müdürlüğü’nün destek ve bilgileri ile bu sistemi değiştirmek istedik. Erdemli’nin Toros dağları eteklerinde 1500 rakımda, Salman ve Yakupbey cinsi kavunları yetiştirerek, kavunda Mersin’de bir gelişim sağlamayı hedefledik. Daha önceleri temmuz ve ağustos aylarında hasat edilen kavunlarımız, yeri geliyor satılmıyor veya çok ucuza satılıyordu.

Şimdi ise hasadını kavunları kendi evimizin altında oluşturduğumuz 70 metrekarelik Soğuk Hava Deposu nda muhafaza ederek kışın satıyoruz. Şu anda kilosu 3 liradan alıcı bulunuyor. Bu yıl 20 dönüm tarladan elde ettiğimiz 30 ton kavun depomuzda bulunuyor. Bu kavunlar 4 ay süresince burada muhafaza edilebiliyor ve hiçbir bozulma olmuyor. Hedefimiz bu kavun muhafaza sistemini geliştirerek, daha çok ürün elde etmek ve Avrupa’ya ihraç etmektir" dedi.

4 AY SOĞUK HAVA DEPOSUNDA
Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Bitki Koruma Şube Müdürü Halis Gür ise Erdemli’nin yüksek kesimlerinin raf ömrü uzun olan kavunların yetiştirilmesi için çok uygun bitki örtüsüne sahip olduğunu belirterek "Erdemli’de alternatif ürün olarak yetiştirilebilecek bir meyve. Şu anda bu kavunlar 4 ay süresince soğuk hava deposunda muhafaza edilebilir ve hiçbir bozulma olmaz. Bu tür sistemlerle yetiştiricilerimiz kendilerini geliştirirlerse bu tür ürünlerden daha çok para kazanabilirler. İnsanlar kışın kavun yemenin güzelliğini de böylece yaşamış olur.Depoda muhafaza edilen kavun kış aylarında daha çok kazandırıyor"diye konuştu.

Şarköy Modern Mezbahasına Kavuştu

Tekirdağ'ın Şarköy ilçesi 35 yıl sonra modern bir mezbahaya kavuştu. Belediye Başkanı Süleyman Altınok, belediye imkanlarıyla yapılan ve 2,5 milyon TL’ye mal olan Kurban Bayramına yetiştirilen mezbaha için “İlçemize böyle bir tesis kazandırdığımız için son derece sevinçliyiz, gururluyuz” dedi.

Mezbahanın açılışı, belediyeye kazandırılan 25 adet hizmet aracı ve tesisin açılışı için alınan bin 200 kilogram ağırlığındaki dananın kurban edilmesi töreni ile başladı.

Mezbahanın açılış töreninde, emekli din görevlisi Recep Uykız’ın yaptığı dualar eşliğinde, ilk kurbanın kesimi gerçekleştirildi.

Belediye Başkanı Süleyman Altınok, yaklaşık 35 yıldır kullanılan ve hijyen şartlarına uygun olmadığı için eleştiri konusu olan, Şarköy girişindeki mezbahanın yerine, daha önce temeli kendisi tarafından atılan, 2004 yılında yeniden seçilememesi üzerine atıl durumda kalan yeni mezbahayı tamamlama düşüncesine girdiklerini ifade ederek “Halkımızın hijyen şartları içinde kesimi yapılmış et ürünlerini tüketmesi için böyle bir modern bir mezbahaya ihtiyacı vardı. Göreve gelir gelmez harekete geçtik. Mezbahanın toplam arazisi 32 bin metrekare, içinde, tesisin kapalı alanı bin 350 metrekare. Çevrede bu büyüklükte, hijyen şartları olan, modern kesim yerleri çok az. Bu tesisimizde 2 veteriner odamız, personelimiz için soyunma-giyinme odaları, yıkanma-duş alma yerleri, etlerin kesildikten sonra korunması için 2 adet Soğuk Hava Deposu, bir de şüpheli hayvan olduğunda, şüpheli hayvanı ayrı bir yerde saklayacağımız ayrı bir soğuk hava deposu mevcut olup, 2013 yılında da, tesise ilave olarak çiftçilerimiz için meyve ve sebze koymaları, peynirlerini koymaları için 2 adet Soğuk Oda yapacağız. Şarköy ilçesine böyle güzel bir tesis kazandırdığımız için son derece sevinçliyiz, mutluyuz.” dedi.

Tüf Kayalardan Soğuk Hava Deposu Yapılacak

Şarkışla ilçesinde, tüf kayalar oyularak patates üreticileri için Soğuk Hava Deposu yapılacak.

İlçe Kaymakamı Davut Gül, Cemel beldesiyle Polatpaşa ve Kömürkaya köylerindeki arazilerde incelemelerde bulundu.

İncelemenin ardından AA muhabirine konuşan Gül, ilçede çiftçilikle uğraşan vatandaşların bir çoğunun patates üreticiliği yaptığını ancak depo sorunları olduğu için patates tohumlarını saklayamadıklarını belirtti. Bu sorunu doğal soğuk hava depolarıyla çözmek için yer araştırması yaptıklarını dile getiren Gül, bunların çiftçilere ekonomik açıdan büyük katkı sağlayacağını bildirdi.

Kaymakam Gül'e İlçe Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü Şuayip Demirci de eşlik etti.

16 Kasım 2012 Cuma

Deniz Ürünlerine Sıkı Takip

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri, deniz ürünlerinin toptan ve perakende satış yerlerini denetledi.

Su ürünleri genel av yasağının bitmesi ve yeni av sezonunun açılması dolayısıyla karaya çıkış noktaları, yol güzergahları, toptan ve perakende satış yerleri avcılık ve hijyen bakımından denetleniyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde çevre il ve ilçe müdürlüklerinden gelen su ürünleri denetçileriyle birlikte denetimler etkin bir biçimde devam ediyor. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ömer Çelik, Bursa’da 24 - 28 Eylül 2012 tarihleri arasında 29 perakende satış yeri, 33 Soğuk Oda ve Soğuk Hava Deposu, 33 müzayede ve mezat alanı, 63 su ürünleri nakil aracı ve 11 balıkçı barınağı olmak üzere toplam 169 yerde denetim yapıldığını ifade etti.

2. Artvin Kivi Yetiştiriciliği Teşvik Müsabakası Ve Tarla Günü

Vali Kalkan: "Geçen 13 yıllık süre içerisinde kivi üreticiliği konusunda ciddi mesafeler kat edilmiştir"

Arhavi'de "2. Artvin Kivi Yetiştiriciliği Teşvik Müsabakası ve Tarla Günü" etkinliği gerçekleştirildi.

Artvin Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün koordinesinde, Arhavi ve Hopa Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlükleri ile Arhavi Kivi Üreticileri Birliği'nce Ertuğrul Kurdoğlu Yatılı Bölge İlköğretim Okulu Salonunda düzenlenen etkinliğe, Vali Necmettin Kalkan, Vali Yardımcısı Mehmet Ali Öztürk, Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü İshak Hacıkamiloğlu, Arhavi Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Hakan Aytolon, bazı daire amirleri, kivi üreticileri ile vatandaşlar katıldı.

Vali Kalkan, 1999 yılında çaya alternatif ürün arayışına girildiğini anımsatarak, "Kivi o günlerde kamuoyuna yerleşmiş oldu. Nitekim Ardeşen Belediyesi kivinin saklanabileceği Soğuk Hava Deposu inşa etti. Yeter ki çaya olan ilgi ve talep azalsın ve kivi üreticisine bir miktar katkı olsun diye ÇAYKUR fideleri kendi üretiyor ve ücretsiz dağıtıyordu. Geçen 13 yıllık süre içerisinde kivi üreticiliği konusunda ciddi mesafeler kat edilmiştir. Ancak halen kat edilmesi gereken mesafeler var" diye konuştu.

Kivide depolamanın önemine dikkati çeken Vali Kalkan, şunları söyledi:

"En fazla 3 hafta muhafaza edilen bir ürün olan kivinin elden çıkarılması gerekiyor. Bu yüzden soğuk hava deposunun zaruretine ben de yürekten inanıyorum. Arhavi ve Hopa ilçelerimizde yaklaşık 2 tonluk kivi kapasitesi var. Bu yüzden yapacağınız soğuk hava deposunun buna göre planlanması lazım. Üreticiler Birliği ile Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü sağlıklı bir çalışma yaparsa ben de bu etkinlik kapsamında söz vermiş olayım, bu soğuk hava deposunu yapmamamız için hiçbir neden yoktur. Artvin Valisi olarak Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın (DOKA) yönetim kurulu üyesiyim. 2013 yılı için çağrıya çıktığımız başlıklardan bir tanesi de bu tip ürünlerin pazarlanması, ülke ekonomisine kazandırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik projelerin desteklenmesidir. Maksimum destek miktarı 400 bin liradır. Proje bedelinin yüzde 50'sine kadar hibe olarak destek sağlayabiliyoruz. Üreticilerimiz DOKA'nın sunduğu hibelerden faydalanabilirler. Soğuk Hava Deposu Arhavi ilçemizde yapmakta fayda vardır diye düşünüyorum."


Sorunlu Bursa ulaşımı ve metro

İstanbul ve Ankara’da üç dakikada bir metro hareketliliği olurken, Bursa’da beş-on dakikada bir.

BursaRay metrosunda bulunan klima sistemi vatandaşları rahatsız etmeye devam ediyor.

Şikâyetlere rağmen yetkililer bu konuda gerekli düzenlemeyi yapmayıp vatandaşların şikâyetlerini savsaklamış görünüyor.

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte her akşam iş çıkışında genelde metroya biniyorum.

Vagonlar sanki Soğuk Hava Deposu gibi, vatandaşların hastalanmasına neden oluyor.

Metroyu kullananlar, Soğuk Oda zinciriyle taşınması gereken mamul olarak mı görülüyor yoksa!

Görevlilere derdini ileten vatandaşların genelde aldıkları cevap; “Merkezden ayarlanıyor, biz buradan müdahale edemiyoruz” oluyor.

Metronun klimalarını hava ısısına göre ayarlamak bilim teknoloji çağında çok mu zor?

Bursa’da bu işi başarabilecek mühendis yok mu?

Basit bir klima ayarını yapamayanlar şehrin ulaşımını nasıl koordine etsinler?

Bir şehir ulaşım sorununu çözemiyorsa vizyon kent olmak gibi afaki söylemlerin bir anlamı yok.

Bursa'da Su Ürünleri Denetimleri Devam Ediyor

Su ürünleri genel av yasağının bitmesi ve yeni av sezonunun açılması nedeniyle, karaya çıkış noktaları, yol güzergahları, toptan ve perakende satış yerleri avcılık ve hijyen bakımından denetleniyor.

1 Eylül 2012 tarihinde su ürünleri genel av yasağının bitmesi ve yeni av sezonunun açılması nedeniyle, karaya çıkış noktaları, yol güzergahları, toptan ve perakende satış yerleri avcılık ve hijyen bakımından denetleniyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde çevre il ve ilçe müdürlüklerinden gelen su ürünleri denetçileriyle birlikte denetimler etkin bir biçimde devam ediyor.

Konu ile ilgili bir açıklama yapan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ömer Çelik, "İlimizde 24 - 28 Eylül 2012 tarihleri arasında 29 perakende satış yeri, 33 Soğuk Hava Deposu, 33 müzayede ve mezat alanı, 63 su ürünleri nakil aracı ve 11 Balıkçı barınağı olmak üzere toplam 169 adet denetim yapılmıştır" dedi.

14 Kasım 2012 Çarşamba

Ankara Büyükşehir'den Suriyeli sığınmacılara yardım


Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kilis Belediyesi’nin yardım talebi üzerine Belediye Meclisi kararı doğrultusunda ilçeye 75 tonluk yardım malzemesi gönderdi. Büyükşehir Belediyesi BELSO Soğuk Hava Deposundan yüklenen gıda ve temizlik malzemeleri 3 TIR ile Kilis’e doğru yola çıktı.

Büyükşehir Belediye Meclisi, ekim ayı olağan toplantılarında alınan karar doğrultusunda Kilis Belediye Başkanlığı’nın talebi üzerine ilçeye 75 tonluk gıda ve temizlik malzemesi gönderme kararı aldı. Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine Suriye sınırında yaşanan göç olayları sonucu Kilis Belediyesi’nin sığınmacılar için bazı temel ihtiyaç maddelerine ihtiyaç duyduğuna ilişkin önerge gelmiş ve önergede ilçede ihtiyaç duyulan temel maddelerinin talep edildiği belirtilmişti. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edilen 'Kilis Belediyesi’ne yardım' kararı doğrultusunda, Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, gıda ve temizlik malzemeleri kolilerini kısa sürede hazırlattı. 75 tonluk gıda maddesi, 3 TIR’a yüklenerek Kilis Belediyesi’ne teslim edilmek üzere BELSO Soğuk Oda'lardan yola çıkarıldı.

Kilis’e gönderilen yardım kolilerinde Gemlik tipi 2 kg sofralık zeytin, 2 kg beyaz peynir, 830 gr domates salçası, 1.5 kg sofralık tuz, 500 gr makarna, 5 lt sıvı yağ, 5 kg un, 2 kg arpa şehriye, 1 kg siyah çay, 6 kg toz şeker, 2 kg reçel, 2 kg tahin helva, 5 kg pirinç, 2 kg kuru fasulye, 2 kg nohut, 2 kg bulgur, 375 gr tuvalet sabunu, 1 kg banyo sabunu, 3 kg çamaşır deterjanı, 2 kg sıvı bulaşık deterjanı yer aldı.

Denizlerde sıkı denetim

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı denizleri mercek altına aldı. Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında denetimler denizler, balıkçı barınakları, yol güzergahları, balık halleri, işleme tesisleri, Soğuk Hava Deposu ve perakende satış yerlerinde gerçekleştirildi.

Bu yıl yürürlülüğe giren avcılık tebliğinde yer alan değişikliklerin de sıkı takibe alındığı denetimlerde, balık boy ve zaman yasakları, seyir defteri, gemi-şahıs ruhsatları ve izin belgeleri ile av araçlarının uygunluğu denetlendi.

Eylül ayı içerisinde 4 bin 496 noktada gerçekleşen rutin denetimlerde, 114 işyeri ve kişiye toplam 104 bin 421 TL para cezası kesildi. Başta istavrit, lüfer ve midye olmak üzere toplam 21 bin 818 kg su ürünü ile 261 adet muhtelif ağa el konuldu.

Rutin denetimlerin yanı sıra 24-28 Eylül günleri arasında, balık hallerinin bulunduğu Ankara, Bursa ve Samsun'da yasadışı su ürünleri avcılığına yönelik eş zamanlı ve çapraz denetimler gerçekleştirildi. Bu denetimlere il müdürlükleri personelinin yanı sıra 13 ilden uzmanlar katıldı.

Toplam 305 noktada gerçekleşen denetimlerde, 47 işyeri ve kişiye 40 bin 279 lira para cezası kesildi. Ayrıca 5 bin 555 kg istavrit, 175 kg bakalyaro, 211 kg lüfer, 101 kg barbun, 83 kg tekir ve 14 kg'ı kalkan olmak üzere toplam 6 bin 139 kilogram su ürünü ile 4 adet misina ve 1 adet trol ağına el konuldu.

Balık hali olan illerde yoğunlaşan ek denetimlerin, hal bulunan diğer illerde de yapılacağı bildirildi.

Elmaları "don Vurdu", Soğuk Hava Depoları Boş Kaldı

Meyve üretimi ve ihracatında ülkede söz sahibi olan Sultandağı ilçesinde sonbahar ayının soğuk geçmesi nedeniyle elma bahçelerinin dondan zarar görmesi sonucu soğuk hava depolarının boş kaldığı bildirildi.

Yeşilçiftlik Soğuk Hava Deposu Sorumlusu Fatih Çöğür, yaptığı açıklamada, 2 yıl önce inşaatı tamamlanan ve son teknoloji ile donatılmış Yeşilçiftlik Soğuk Hava Deposu'nun, elma rekoltesinin beklenenden az olması nedeniyle bu yıl yüzde 30 kapasiteyle çalıştığını söyledi.

Geçtiğimiz yıl, sonbahar donları ve kış donları nedeniyle hava sıcaklıklarının -25 ile -30 dereceye kadar düşmesi sonucu elma ağaçlarındaki meyve gözlerinin zarar gördüğünü ifade eden Çöğür, şöyle konuştu:

"Bu yüzden elma rekoltesi geçtiğimiz yıllara oranla yüzde 20 oranında gerçekleşti. Sultandağı ilçesi, Yeşilçiftlik, Yakasenek, ve Dereçine beldelerinde yoğun olarak yetiştirilen, işçilik ve üretim maliyeti yüksek olan geleneksel tipteki elmalar yerini artık pazar payı çok olan işçilik ve ilaç, sulama, gübreleme gibi maliyetleri düşük olan elmalara bıraktı. Tam ve yarı bodur fuji, redcief, gala, mondial gala, pink lady, granny smith, golden cinsi elmaların üretimi çoğaldı. Hasadı yapılan elmalar soğuk hava depomuza çekilerek burada cinslerine, boylarına ve renklerine göre kasalanıyor. Atmosfer basınçlı depolarda saklanmak üzere istifleniyor. Bu yıl geçtiğimiz yıla oranla depolarımız boş kaldı. Erken sonbahar donları, kış donları ve kuraklık nedeniyle elma rekoltesi beklenenin altında gerçekleşmesi Soğuk Odalarına olan ilgiyi düşürdü. 6 tane büyük odamız var, bu odaların tamamını doldurmamız gerekiyordu ancak 2 odamız doldu. Şu anda yüzde 30 doluluk oranımız var."

HACER ORMANI BİR İNCİ GERDANLIK ABİDESİ

Hacer Ormanı; “Türkiye'nin en iyi post ormanı olması özelliğini taşımaktadır. Etrafı çok dik yamaçlardan oluşmuş, Yedigöller'e giriş ve çıkışın gerçekleştirildiği, yaban hayatının var olması ve helikopter iniş pistinin bulunması Hacer Ormanı'nı önemli kılan faktörlerdendir.

Türkiye'nin en güzel peyzaj alanı Aladağlar-Yedigöller'den sonra, Toros Aladağlar Milli Parkı'nın en önemli ve isim yapmış coğrafyası; kendine has vadi, boğaz ve buzul kayalıklarının güzellikleriyle Yedigöller, Kapuzbaşı kaynak şelaleleri arasında yer alan ve her iki bölgeyi birbirine bağlayan 'Hacer Ormanı'dır. Kayseri'nin Yahyalı ilçesi Ulupınar Köyü'nün sınırları içerisinde yer alan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanı'nı kuzey ve güneyden son derece dik ve yüksekliği 3000 metrenin üzerinde genç buzul kayalıkları çevirir. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan basamak katlarda yaban keçileri yaşarlar. Hacer Ormanı'nda bulunan dört su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak değerlendirilen 'Soğuk Pınar'dır. 2750 hektar bir alana sahip Hacer Ormanı'nın florasını; göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturmaktadır. Hacer Vadisi ve Hacer Ormanı'nda keşfedilmeyi bekleyen mağaraların yanında, bilinenlerin en önemlisi Ulupınar köylüsü tarafından doğal Soğuk Hava Deposu olarak kullanılan 'Toprak Taş' mağarasıdır. Hacer Ormanı turizm, mağaracılık, dağcılık, manzara güzelliği ile Aladağlara takılmış bir inci gerdanlık gibidir.”

ÇAM UĞULTUSU NEY SESİ ÜFLÜYOR KULAKLARA
“Hacer Ormanı; Türkiye'nin en iyi post ormanı olması özelliğini de taşıyor. Etrafı çok dik yamaçlardan oluşmuş, Yedigöller'e giriş ve çıkışın gerçekleştirildiği, yaban hayatının var olması ve helikopter iniş pistinin bulunması Hacer Ormanı'nı önemli kılan faktörlerden.

Türkiye'nin en güzel peyzaj alanı Aladağlar-Yedigöller'den sonra, Toros Aladağlar Milli Parkı'nın en önemli ve isim yapmış coğrafyası; kendine has vadi, boğaz ve buzul kayalıklarının güzellikleriyle Yedigöller, Kapuzbaşı kaynak şelaleleri arasında yer alan ve her iki bölgeyi birbirine bağlayan 'Hacer Ormanı' olmuş. Kayseri'nin Yahyalı ilçesi Ulupınar Köyü'nün sınırları içerisinde yer alan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanı'nı kuzey ve güneyden son derece dik ve yüksekliği 3 bin metrenin üzerinde genç buzul kayalıkları çevirir. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan basamak katlarda yaban keçileri yaşıyor. Hacer Ormanı'nda bulunan dört su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak değerlendirilen 'Soğuk Pınar'. 2750 hektar bir alana sahip Hacer Ormanı'nın florasını; göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturmaktadır. Hacer Vadisi ve Hacer Ormanı'nda keşfedilmeyi bekleyen mağaraların yanında, bilinenlerin en önemlisi Ulupınar köylüsü tarafından doğal Soğuk Oda olarak kullanılan 'Toprak Taş' mağarasıdır. Hacer Ormanı turizm, mağaracılık, dağcılık, manzara güzelliği ile Aladağlara takılmış bir inci gerdanlık gibi tabiatın kucağında rüzgarın etkisiyle çam uğultuları insana bir ney sesi üflüyor sanki.”

Liad “karadeniz Ticaret Ve Yatırım Forumu”na Katılacak

Lüleburgaz İş Adamları Derneği (LİAD) üyesi olduğu; Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu TUSKON organizasyonu olan “Karadeniz Ticaret ve Yatırım Forumu” na katılcak. Karadeniz Ekonomik İş Birliği Parlamenterler Asamblesi KEİPA, Azerbaycan Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti TÜSİAB ve Azerbaycan Sahibkarlar Konfederasyonu ASK’nın birlikte organize ettiği foruma Kırklareli iş adamlarını temsilen LİAD katılacak.

26 Kasım pazartesi günü Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de gerçekleştirilecek foruma KEİPA üyesi 12 ülkeyi temsil eden parlamenter ve iş dünyasını temsil eden 400 işadamı katılacak

LİAD Başkanı Cengiz Konca, LİAD olarak üyelerinin farklı pazarlara açılmasını amaçladıklarını bu yüzden de ‘Karadeniz Ticaret ve Yatırım Forumu 3 - Bakü 2012’ programına katılmayı kararlaştırdıklarını dile getirdi.

Forum kapsamında katılacak Türk firmalarına, Azerbaycan’daki ticaret ve yatırım imkânları konusunda Azerbaycanlı yetkililer tarafından bilgi verileceğini ifade eden Konca, “Ayrıca, programa Türkiye’den katılacak firmalarımız; Tarım ve Tarım Ürünleri, Gıda ve Gıda ürünleri, Hayvancılık, Sanayi ürünleri, Endüstri makinaları, İnşaat ve İnşaat malzemeleri, Tekstil, Hazır giyim, Ev tekstili, İş elbiseleri ve Kumaş, Mobilya, Ayakkabı, Soğuk Hava Deposu, Soğutma-ısıtma Sistemleri üretici firmalar, Madencilik (petrol, doğalgaz, bakır, alüminyum vb ), Turizm, Sağlık Turizmi, kamu ve özel ihaleler, özel eğitim sektörlerinde çalışmalar yapan Azerbaycanlı firmalar ile ikili iş görüşmesi yapma imkânı bulacaktır. Bizim de Lüleburgazlı iş adamları olarak programdan verim alacağımızı düşünüyorum. Katılmak isteyen tüm iş adamlarını bekliyoruz” dedi.

8 Kasım 2012 Perşembe

PFI soğuk oda kapılarının özellikleri

Ürettiğimiz kapı sistemlerinde poliüretan kullanıyoruz. Poliüretanın m3 ağırlığı yaklaşık 40-43 kg’dır ve çok ciddi yalıtım düzeyine sahip bir malzemedir. 3 cm’lik poliüretan 45 cm’lik ahşabın sağlayabileceği bir yalıtım değerini kendi başına sağlayabilir. Bu nedenle poliüreten yalıtım sektörünün son 15-20 yıldır çok aktif kullandığı bir malzemedir. Bu malzemenin kimyasal bir ürün olmasından dolayı eskiden gıda depoları uygulamalarında kullanımı çok riskliydi, ancak kimyasal içerikleri düzenlenip sadeleştirilerek gıda sektörüne uygun hale getirildi.

Şu anda gıda endüstri içerisindeki yeni tesislerin hepsinin Soğuk Hava Deposu sistemleri poliüretan içeren panellerle yapılıyor. Ayrıca paneller aynı zamanda taşıyıcı görevi de görüyor ve dış-iç yüzey kavramında herhangi bir sorun yaratmıyor. Bu yüzden de betonarmeye göre maliyetler çok daha düşük ve bu sistemle daha geniş hacimli soğutma depoları yapabilmek mümkün. Betonarme sistem istenen yalıtımı yeterince sağlayamıyor.

Biz de Soğuk Oda panellerinde kullanılan bu poliüretan malzemeyi kapının kanadında kullanıyoruz. Bu ürünü siz dışardan göremezsiniz, dokunamaz ve koklayamazsınız. İç hacme hapsedilmiş durumdadır. Dış çerçeve ise tamamen alüminyumdur. İçinde ve dışında PVC kaplı saclar vardır. Bu sac galvanizi, 0.5 mm kalınlığında ince bir sacdır. Üzerine PVC kaplamamızın en önemli nedeni PVC’nin hijyenik bir malzeme olmasıdır. Özellikle tavukçuluk-et sektöründe temizlik çok önemlidir. Bu sektördeki üretim tesislerindeki bütün üretim alanlarının gün içerisinde mutlaka bir kez dezenfektanlı sularla yani ağır kimyasallar içeren sularla temizlenmesi gerekir. Buna kapı da dahildir. PVC kaplı yüzey, bu kimyasallara dayanıklı bir üründür. Bazı kapılarda da paslanmaz yüzey kullanıyoruz. Paslanmaz yüzeyi, özellikle yoğun nemli ve tuz gibi aşındırıcı maddelerin olabileceği süt endüstrisi ve balıkçılık depolarında tercih ediyoruz.

Bir de İtalyan Tasarım, patentli bir ürün olan eşik ısıtıcımız var. Bildiğiniz gibi konvansiyonel olarak soğuk hava, aşağı doğru hareket eder. Eğer soğuk oda zemininde ısıtma yoksa mutlaka zeminde buzlanma olur. Bu da kapının çalışmasını engeller. Eşik ısıtıcımız kapılardaki alt contanın donmasını engeller. Böylece eksi 35-45 derecelerde bile kusursuz bir işleyiş sağlar.

Belli standartların altındaki soğuk oda kapılarının yol açtığı enerji kaybı ve ürün kayıpları

Aslında kullanıcılar bu maliyeti fark etmiyor. Kullanıcıya gelen elektrik faturasında bu maliyet ayrıca belirtilmediğinden kullanıcı bu kaybı fark edemiyor. Sistem, içeriyi belli bir sıcaklıkta sabit tutmak için belli aralıklarla sürekli çalışır. Çünkü ısı dediğiniz şey konvansiyoneldir ve hareket ederek sıcak ortamdan soğuk ortama geçer. Siz bunu engellemek için içeriyi soğutmak yani sisteminizi sürekli çalıştırmak durumundasınız. Kapı da bu sistemi destekleyen en kritik öğedir. Çünkü bir Soğuk Hava Deposu nda ısı kaybına neden olabilecek iki şey vardır; biri ürünün kendisi, diğeri ise kapıdır.

Kapı açılıp kapanma esnasında ısı kaybına neden olur. Bu yüzden özellikle kapının ebatları çok önemlidir. Konunun başka bir boyutunda da kapı seçme uzmanlığı denen bir olgu vardır. Biz bir projeyi incelerken bütün bunları göz önünde bulunduruyoruz. Kullanım detayları bizim için çok önemli. Kapının günde kaç kez açılıp kapanacağını dahi hesaplıyoruz. Bu yönüyle bakıldığında bir anlamda müşteriye danışmanlık da yapıyoruz, çünkü bu bir uzmanlık alanı.

Soğuk hava depolarında kapının yeri

Soğuk Oda kapıları detay gibi gözükmesine rağmen soğuk oda sistemlerindeki en önemli parçalardan biridir. Bir Soğuk Hava Deposu kurarken doğru soğutma cihazlarını ve panelleri seçmişseniz ve periyoduk bakımlarını yaptırmışsanız 10-15 yıl boyunca bu panellere dokunmanıza hiç gerek kalmaz. Ancak kapı seçiminiz yanlışsa sadece açılıp kapanma fonksiyonunu yerine getirir. Yanlış kapı izolasyon görevini yerine getirmez ve enerji kaybına ve buna bağlı olarak da ekonomik kayba yol açar.

Tabi kapının ısı kaybına neden olduğunu gözle görme şansınız yoktur. Seçtiğiniz kapı kapanıyor ve hiç ışık sızıntısı görünmüyor olabilir ancak bu ısı kaybının olmadığı anlamına gelmez. Yanlış kapılardan kaynaklanan ısı kayıpları ancak termal kameralarla görülebilir. Hijyen ve diğer kuralları bir kenara koyun ve soğutma sisteminizin sırf kapı izolasyonu iyi olmadığı için günde sadece 2 dakika fazla çalıştığını düşünün. Bu, yıl boyunca 10-15 saat fazladan enerji kullanımı anlamına gelir. Bu da direkt olarak maliyetlerinize yansıyacaktır.


Soğuk zincir 'kapı'da başlar



Bir Soğuk Hava Deposunda ısı kaybına neden olabilecek iki şey vardır; biri ürünün kendisi, diğeri ise kapıdır. Bu nedenle soğuk oda kapıları, soğuk zincirin en kritik noktalarından biridir. Kapı izolasyonu iyi olmadığında enerji maliyetleriniz ve ürün kaybınız artar.

Gıda sektörünün birçok kolunda soğuk zincir önemlidir ancak özellikle süt ve süt ürünleri endüstrisinde bu zincirin çok daha kritik bir yeri vardır. Süt ve süt ürünleri, yapısı itibariyle gerekli koşullar sağlanmadığında çok çabuk bozulabilmekte ve önemli kayıplar olmaktadır. Ürünlerin depolandığı soğuk odalar ise bu zincirin önemli halkalarından biridir. Soğuk oda sistemlerine ciddi yatırımlar yapan işletmeler, bir ayrıntı gibi gözüken soğuk oda kapılarına ise çoğu zaman önem vermemektedir.
Oysa soğuk odalarda içeriye sıcak hava girişinin olabileceği tek nokta kapılardır. Dünyanın en iyi Soğuk Oda kapısı üreticileri arasında yer alan ve yaklaşık 2,5 yıl önce Türkiye’de kurduğu ortaklıkla üretime başlayan İtalyan PFI firması, çalışmalarını soğuk oda sistemi kuran işletmelere kapının önemini anlatmaya odaklamış durumda. Konuyla ilgili PFI Ortadoğu Genel Müdürü Buğra Alp Buldur’la özel bir söyleşi yaptık. Soğuk oda kapılarının soğuk zincirdeki önemini, süt endüstrisindeki kullanımını ve PFI ürünleri hakkında merak ettiklerinizi sizin için sorduk.

6 Kasım 2012 Salı

Süt ve süt endüstrisinde soğuk oda kapı kullanımı

Türkiye’de gıda sektörleri arasında en bilinçli sektör yine süt endüstrisi. Bu da az önce de bahsettiğimiz gibi ürünün çok kritik olmasından kaynaklanıyor. Süt endüstrisinde soğuk zincir kavramının kesinlikle müsamahaya açık bir tarafı yok. O yüzden üretici seçimlerini yaparken kapı gibi detaylara çok dikkat ediyor. Soğuk Oda kapılarıyla ilgili seçimlerini de genelde ikinci segment yani takipçi segmentten yapıyorlar. O yüzden açık konuşmak gerekirse çok büyük hatalar yok.
Ancak bazı işletmeler, hijyen kurallarına uygun olmadığı halde ne yazık ki taklitçi dediğimiz alt segment ürünlerini de kullanıyorlar. İşletmeyi kuran yatırımcı kendisi tercih etmese dahi, tesisi yapması için devrettiği müteahhit bu ürünleri seçebiliyor.
Türkiye’de yaklaşık 250 civarında büyük süt işletmesi var, toplamda ise 2 bin 500’e yakın süt işleyen tesis var. Büyük sanayiciler soğuk zincirin farkında olsa da diğer işletmelerin büyük çoğunluğu için soğuk zincir yeni bir kavram. Bu işletmeleri bilinçlendirmek anlamında herhangi bir çalışmanız var mı?
Firmamızın odağı, kurulduğundan bu yana hiçbir zaman müşteriye ürün satmak olmadı. Hala da değil. Biz müşterilerimizi iş ortağımız olarak görüyoruz. Onlara sunumlar, tanıtımlar yapıyor ve onları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Onlara alacakları ürünlerde hangi özellikleri aramaları gerektiğini ve bunların nedenlerini anlatmaya çalışıyoruz. Bu ürünü isterlerse bizden, isterlerse bu özellikleri sağlayacak başka firmadan alırlar. Bizim 2,5-3 yıldır yapmaya çalıştığımız tek şey bu. Yani müşteride bilinç oluşturmak. Kapının Soğuk Oda sisteminin en ucuz ancak en kritik ürünü olduğunu, hareketli tek ürünü olduğunu anlatıyoruz. Biz aynı bilinçlendirme çalışmasını süt endüstrisi için de yapmak istiyoruz.

Markanızı ve ürünlerinizi Soğuk Hava Deposu kapısı endüstrisi içerisinde nasıl konumlandırıyorsunuz?

PFI’da üreten ve geliştiren bir üretici sınıfı var. Türkiye’de bizim dışımızdaki markaların hemen hemen hepsi kendi ihtiyaçlarını kendi yöntemleriyle çözmeye çalışan takipçi firmalardan oluşuyor. Bizim ise İtalya’da sürekli çalışan bir ar-ge departmanımız var. Sürekli geliştiren, ürüne odaklanmış bir departman… Bu anlamda üreten ve geliştiren bir üretici segmentinde yer alıyoruz.
Ayrıca bu konumumuzla sektörün de önünü açıyoruz. Bizim 2,5 yıllık çalışmalarımızın etkisiyle artık insanlar taklitçi seviyesinden takipçi seviyesine geçiyor. En alt kademe olan 3. sınıf üretici kendini geliştirmek zorunda kalıp bir üst seviyeye geçiyor. ‘’Üreteyim, nasıl olsa satarım’’ anlayışı artık değişiyor.
Biz Soğuk Hava Deposu kapısında piyasanın önünü açıyoruz, müşteriler kapının gerçek anlamda ne özellikleri olduğunu, ne işe yaradığını bilmiyor. Biz anlatıyoruz, zor bir mücadele veriyoruz ve müşteriyi ürün hakkında bilgilendiriyoruz. Müşteri fiyatlarımızı yüksek bulursa ve ürünü bizden alamazsa, alt kademede üretim yapan firmalara başvurarak bu özellikleri istiyor ve bu da firmaları bir üst segmente çıkmaya zorluyor.
2,5 yıldır biz bu sektörün lokomotifiyiz. En iyi ürünü en yüksek kalitede üretiyoruz. Maliyetten kaçınmıyoruz. Böylece hijyenik ve yalıtım sorunu olmayan bir kapı üretiyoruz. Biz bu yalıtımı ve hijyeni, 30 kg’lık bir parça yerine 50 kg’lık başka bir parçayla da sağlayabiliriz ama sonuçta bunu bir insan açıp kapıyor ve bu yüzden sonsuz malzeme kullanamayız. Dolayısıyla hafiflik gibi bir kullanım uygunluğu da olmalı. Bu kadar çok bileşeni bir araya getirip sektörde lokomotif fonksiyonu üstlenmiş bir markayız.

Türkiye'de soğuk hava deposu pazarı

Dünya çapında, Soğuk Hava Deposu ürünlerimizi mukayese edebileceğimiz kalitede üretim yapan birkaç marka var. PFI de sürekli bu rakiplerimizi takip ediyor, onların yaptıklarına, kendi yaptıklarımıza ve yeni neler geliştirmemiz gerektiğine bakıyoruz. Kalite anlamında üst segementte işler böyle yürüyor. PFI olarak üst segmentteki dünya oyuncuları arasında yer alan bir markayız. PFI bir İtalyan markası ve ürünleri ülkemizde değil İtalya’da geliştiriliyor. Avrupa bu konuda bizden ileride ve biz de bu işin en iyilerinden biriyle ortak yapıyoruz. Ancak Türkiye’de işler genelde bizim yaptığımız gibi ortaklıkla veya anlaşarak değil, taklit şeklinde yapılıyor.

Bizim kapılarımızda hijyenik olmayan organik malzemeler kullanılmaz. Ancak lisanssız veya merdivenaltı Soğuk Oda üretimi yapanlar kasanın içerisinde ahşap bile kullanabiliyor. Ahşap organik bir ürün olduğundan bakteri üretir ve hijyen sağlamaz.

Bu Yıl Yeniden Hizmete Sokulan Soğuk Hava Deposu Harıl Harıl Çalışıyor


Ardeşen Ziraat Odası Tarafından Bu Yıl Yeniden Hizmete Sokulan Soğuk Hava Deposu Harıl Harıl Çalışıyor.

İlçeye bağlı Elmalık mahallesinde İl Özel İdare tarafından 1998 yılında yapılan ve değişik amaçlarla kullanıldıktan sonra yıllardan beri atıl durumda kalan soğuk hava deposu, Ardeşen Ziraat Odası’na devredilerek yeniden hizmete açılmış, kivi üreticilerinin umut kapısı olmuştu.

Yaklaşık olarak 350 ton kivi depolama kapasitesi bulunan Soğuk hava deposunda aylardır muhafaza edilen yaklaşık 200 ton kadar kivi ise ilk günkü kalitesini korudu.

Bölgeye gelen kivi tüccarları ve kivilerini satmak istemeyen kivi üreticilerinin 200 ton’a yakın kiviyi barındırdığı Soğuk Hava Deposunda ki kiviler, şu an normalin üstünde fiyatlarla kısım kısım satılmaya başladı.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ardeşen Ziraat Odası Başkanı Turan Kabaoğlu şuana kadar depolanan kivilerde herhangi bir bozulma gerçekleşmediğini belirterek, “Kivilerimiz ilk günkü kalitesini korudu. Depomuzda bulunan kiviler kısım kısım geçmişe nazaran iyi fiyatlarla satılmaya başladı. Depomuzda şuan 1. sınıf, 2. sınıf ve 3. sınıf kalitede kiviler bulunmakta. Şuan genelde 2. sınıf kivilerin satışı yapılıyor ve 2. sınıf kalitedeki kivilerin fiyatı 1.60 TL’ye kadar alıcı buluyor. Önümüzde ki dönemlerde 1. sınıf kivilerin satışının da yapılması durumunda saklanan kivilerin son derece yüksek fiyatlardan alıcı bulacağını umuyoruz.” Dedi.

BU YIL TECRÜBEMİZİ EDİNDİK
Bu yıl faaliyete soktukları Soğuk Odada ilk tecrübelerini yaşadıklarını belirten Kabaoğlu, “Müteşebbislerimize sesleniyorum. Mücadelemiz müteşebbislerimize örnek olması yönünde. İnşallah bunu görürler. Bundan böyle Ardeşen’de Ardeşen’linin kivisini satın alırlar. Soğuk hava depolarında saklayarak daha sonra iyi bir fiyata değerlendirebileceklerine inanıyorum. Bizim amacımız, üreticilerimizin ürünlerini son derece iyi bir şekilde saklandığını ve sonrasında çok çok iyi bir fiyata satıldığını göstermekti.” dedi.

TÜCCARLARDA MEMNUN
Kivi tüccarlarından Ahmet Selim ise, ”Ardeşen Ziraat odası başkanı Turan Kabaoğlu’nun katkılarıyla bu yıl soğuk hava deposunu kullanma imkanı bulduk. Bu yıl 50 – 60 ton civarında kivi depolamıştık. 1 ay önce depoladığımız kiviler şuan değerinin üstünde bir fiyatla alıcı buldu. Malımız 1 ay içinde dinç ve sertliğini korumuş şekilde kaldı, hem de istediğimiz fiyata satma imkânı bulduk.” Dedi.

PFI ve Türkiye’deki yapılanması

PFI İtalya, yani bizim İtalyan ortağımız 18 yıldır İtalya’nın Sicilya bölgesinde üretim yapan ve sadece kapı üzerine odaklanmış bir firmadır. PFI Türkiye’de de 10 yıldır bilinen bir marka. PFI daha önce İtalya’da üretip Türkiye’de satıyordu. Türkiye’nin büyüyen ve gelişen bir pazar olması, hem de Ortadoğu’ya çok yakın olması nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmaya karar veriyor. Araştırmalarını yaparken Türk ortağımızla buluşuyorlar. Türk ortağımız yani Con-imex’de Türkiye’de hafif çelik konstrüksiyon konteyner üretiminde söz sahibi olan oyunculardan biri. Prestijli ve üretiminin yüzde 90’ını yurtdışına satan bir üretici.

İki ortak Türkiye’de yatırım yapmaya karar veriyorlar. Fabrikamız 3 yıl önce Adana’da Con-imex’in üretim alanı içerisinde kuruldu. İtalya’daki üretim parkının aynısı, tüm makine teçhizatlarıyla Türkiye’de kuruldu. Nisan 2009’da ilk kapımızı üretmeye başladık. Kritik Tasarım ürünlerimiz İtalya’dan geliyor. Alüminyum, poliüretan ve sac gibi ürünleri ise Türkiye’den sağlıyoruz. Tabi bu da bize maliyet açısında avantajlar sağlıyor. Başlangıçta hedefimiz, ilk 2-3 yıl için yılda 700-800 kapı satmaktı ve üretime başlayalı daha 2,5 yıl olmasına rağmen şu ana kadar 2 bin 200 adet Soğuk Hava Deposu kapısı ürettik ve sattık. Beklentinin çok üzerinde bir piyasa kabulüyle karşı karşıyayız. Aslında ürün biliniyor ve tanınıyordu, ancak yaklaşık yüzde 30-40’a varan daha uygun fiyatlarla karşılarına çıktığımızda talep daha da arttı.

Hem ekonomik anlamdaki bu maliyet avantajı, hem de kültürel, siyasi ve coğrafi yakınlıktan dolayı Ortadoğu ülkeleri de tercihlerini bizden yana kullanıyor. Dolayısıyla Ortadoğu pazarındaki kapasitemiz de arttı. Ar-ge ve tasarım departmanlarımız İtalya’da, üretimi ise Türkiye’de yapıyoruz.

2 Kasım 2012 Cuma

Soğuk zincir kavramı


Soğuk zincir kavramı, endüstriyel üretim yapan büyük firmalar dışındaki firmalar için çok yeni bir kavram. Örneğin yurt dışında hasattan hemen sonra başlayan (postharvest denilen) bir soğuk zincir kavramı vardır. Bu sistemde yeşil sebze ve meyveler hasattan hemen sonra modüler Soğuk Hava Deposuna yerleştirilir. Burada soğuk zincir bu Soğuk Oda lardan başlayarak diğer işlemlerin yapılacağı merkezlere kadar kırılmadan devam ettirilir.

Süt ve süt ürünlerinde soğuk zincir daha da kritik bir süreç. Yeşil sebze ve meyve gibi ürünlerde sadece hasat döneminde bu sistemlere ihtiyaç duyulurken, süt ve süt ürünlerinde sütün sağıldığı andan itibaren soğuk zincirde muhafazası zorunludur. Çünkü yapısı itibariyle süt çok çabuk buzulabilen bir ürün. Örneğin elma Soğuk Odalarında sıcaklık +5 ile +100 C’de gidip gelebilir ancak sütte bu söz konusu değildir. Ayrıca sütün soğutulmasının ve belli bir sıcaklıkta muhafaza edilmesinin yanı sıra sütün işlendiği tesislerin de belli sıcaklık derecelerinde olması gerekir. Dolayısıyla süt ve süt ürünleri sektörü soğutmanın son derece önemli olduğu bir sektör.

Bu anlamda bizim hedeflediğimiz kitle de hijyenin ve bu soğuk zincir kavramının anlamını, ne kadar kritik bir konu olduğunu çok iyi biliyor. Ayrıca süt ve süt ürünleri endüstrisi yatırımcıları çoğunlukla büyük ölçekli yatırımcılardan oluşuyor ve yatırımlarını düşünerek yapıyorlar.

Süt endüstrisinde soğuk oda yatırımı yapanların dikkatine


Süt endüstrisindeki üreticilere tavsiyem gerçekten sistemlerine uygun, hijyenik ürünler kullanmalarıdır. Size ilginç bir örnek vermek istiyorum; Türkiye’nin önde gelen bir dondurma firmasının Soğuk Oda depolarındaki kapılar için bizden servis hizmeti istendi.

Kapılarını biz yapmadığımız halde, bizden kapılarını değiştirmemizi istiyorlardı. Biz ürünümüzü anlatmaya başlayınca görüştüğümüz yetkili bize, dünyada kaç tane kapı markası olduğunu sordu ve bunların hepsini, bizimkini de dahil kullandıklarını söyledi. En uygununun ise bizim ürettiğimiz kapılar olduğunu belirtti.

Ürünlerimizi işinin ehli kişiler çok iyi biliyor. Yani bizim kapımızı en az bizim kadar iyi biliyorlar. Kapı seçimi yapanların ne istediklerini bilmelerini, bilgilenmelerini, bilinçlenmelerini istiyoruz. Bu yüzden kapı seçimi yaparken bize sormaktan çekinmesinler lütfen.


GÜNEŞ ENERJİLİ SOĞUTMA SİSTEMLERİ


1998 yılında güneş enerjisinden soğutma sistemi geliştiren bilim adamı Ahmet Lokurlu son olarak "2010 Sanayi Ödülü"nü alan Lokurlu’nun geliştirdiği sistem, dünyada giderek yaygınlaşıyor.

Sistemi bulup geliştiren Ahmet Lokurlu, yaz aylarında Akdeniz ülkelerinde elektriğin yüzde ellisi, hatta daha fazlasının soğutma için kullanıldığını, güneşi kullanarak soğutma yapmanın son derece akıllıca olduğunu söyledi.
Enerji ve petrol kısıtlı olduğu için tüm dünyada enerji fiyatları her geçen gün artarken, güneş enerjisiyle Soğuk Oda soğutma daha ekonomik olduğu kadar aynı zamanda çevreye zarar vermiyor.
Türkiye’de giderek yaygınlaşan sistem, dünyada ilgi görüyor.

Ahmet Lokurlu, sistemin Türkiye’de otel, hastane, süpermarket gibi bir kaç yere kurulduğunu, ayrıca dünyada Fas, Ürdün, Almanya, Kıbrıs ve İtalya gibi ülkelere de sistemi kurduklarını belirtti.
Bu sistemin şimdi de Meksika’da kurulmakta olduğu ve yakında Brezilya’da da kurulmasına başlanacağı belirtildi.

Soğuk Hava Deposu, ilk aşamada optimize edildikten sonra artık bir çok ülkede ekonomik olarak kurulabilecek hale geldiği kaydedildi.

Sistemin mucidi Ahmet Lokurlu, güneş olmaması halinde sistemin nasıl çalışacağı konusunda da şunları söyledi. "180-200 derecede ısıyı depo etmek son derece basit. Bilinen bir olay. Böylece güneş olmadığı zaman depoyu kullanıyoruz, o da yetmezse bu sefer ek bir sistemle destekliyoruz. Yani 24 saat güneş bazlı, artı destek sistemiyle birlikte soğutma yapabilecek durumdayız." Genç bilim adamlarına tavsiyelerde bulunan Lokurlu, "Kesinlikle bir özelliğiniz olmalı, inanılmaz çok çalışabilmelisiniz veya yaptığınız işe odaklanmalısınız bu ikisini de yapabildiğiniz oranda başarabilirsiniz.’ dedi.

GENERAL SOĞUTMA UZAKTAN TAKİP SİSTEMİ

Soğuk Hava Deposu Uzaktan izleme sistemimiz yazılımı tamamen tarafımızdan geliştirilen ve siz müşterilerimizin ürünlerini soğuk hava deposunda en iyi şekilde muhafaza etmeye yönelik bir öngörü ve güvenlik sistemidir.

Sistemin kalbi olan kayıt toplama istasyonu, soğutma cihazınızda herhangi bir arıza tespit ettiği anda ilk olarak sunucumuza bir istek gönderir. Arıza tarafımızdan incelenerek nasıl bir müdahale yapılması gerektiği kararlaştırılır ve en yakın servis noktamız bilgilendirilerek arızanın giderilmesi sağlanır. Soğuk hava depolarında Enerji kesilmesi, sıcaklıkların ciddi derecede düşmesi gibi kritik arızalarda ise uyarı sadece sunucumuza değil, aynı zamanda sizin cep telefonunuza da SMS olarak bildirilerek ürünlerinizin herhangi bir risk altına girmesi engellenir.

Kendi bilgisayarınızı kullanarak veya istendiği takdirde tarafımızdan talep edildiğinde kayıt istasyonunuza bağlanarak Soğuk Oda ayar değişiklikleri, anlık sıcaklıklar ve kapı açık kapalı durumları okunabilir. Bunun yanı sıra sunucumuza düzenli olarak bildirilen sıcaklık bilgileri kullanılarak sisteminizin günlük sıcaklık akışı kayıt altına alınmakta, ve geriye dönük olarak sorgulanabilmektedir.

28 Ekim 2012 Pazar

Malatyalı Yatırımcıya Fırsat Çağrısı

AK Parti Malatya Milletvekili Öz, yeni kırsal kalkınma destekleriyle ilgili olarak Malatyalı yatırımcıların fırsatı iyi değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Ak Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, yeni kırsal kalkınma destekleriyle ilgili olarak girişimcilerin, Malatyalı yatırımcılarının bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Öz, yaptığı yazılı açıklamada, Resmi Gazete'de yayımlanan yeni "Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Tebliği"nin Malatyalı yatırımcılar için önemli bir fırsat olduğunu ve bunun özellikle Soğuk Odalar için kullanılmasının büyük önem arz ettiğini ifade etti.

Teşvikler ve devlet desteklerinin tarımın Malatya'da gelişmesi için büyük bir fırsat olduğunu yineleyen Öz, "Girişimcilerimizin, Malatyalı yatırımcılarının bu fırsatı iyi değerlendirmesi lazım" ifadelerini kullandı.

Kayısı Soğuk Hava Deposunun bu tebliğ kapsamında yapılması halinde kayısı için bir çok sorunun çözüleceğini kaydeden Öz, şirketlerin yapacağı yatırımlara 600 bin liraya kadar yüzde 50 hibe desteği verileceğini belirtti. Öz, şöyle devam etti:

"Bu desteklerle Malatya'ya birkaç büyük Soğuk Hava Deposu kazandırılırsa kayısının hasat dönemindeki fiyat sorunları, ayrıca kuru kayısının piyasaya arzının dengeli olması açısından büyük bir gelişme olacaktır. Büyük yatırımcılardan birinin yapılacak depolardan birini lisanslı depo olarak açması ve başka tarım ürünü işleme ve paketleme tesislerinin kazandırılması halinde, Malatya'nın doğunun tarım işleme merkezi haline getirilmesi sağlanacaktır."

Trabzon'da Kırsal Kalkınmaya Makine Desteği

Trabzon Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında yatıımcılara yüzde 50 hibe destekli makine ekipmanı düzenlenen törenle dağıtımı yapıldı.

Törene Trabzon Vali Yardımcısı Abdurahman Koçoğlu, Trabzon Belediye Yardımcısı Hüseyin Turan ve davetliler katıldı.

Burada bir konuşma yapan Trabzon Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Sabri Topbaş, 2006-2012 yıllarında 3 bin 478 yatırımcıya 5 milyon 553 bin 81 TL hibe desteği yapıldığını belirterek "Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi kapsamında 2006 yılından buyana Ulusal Tarım stratejisi çerçevesinde, tarım üreticisinin ekonomik ve sosyal gelişmesini sağlamak, makina alt yapısını güçlendirmek, yeni Teknoloji üreticiler tarafından kullanılmasını yaygınlaştırmak, zor şartlarda bedenen çalışan üreticilerimizin işlerini kolaylaştırmak, üretim maliyetleri düşürmek, uluslararası rekabet edebilir düzeye getirmek için her yıl değişik özelliklerde ve sayıda makina ekipmana yüzde 50 hibe desteği verildi" dedi.

Öte yandan hibe sözleşmesi imzalayan 51 yatırımcıya Arıcılık Makine Ekipmanı, 180 kişiye El Traktörü, 1 kişiye Gübre Dağıtım Makinesi, 83 kişiye Süt Sağım Makinesi 36 kişiye Pülverizatör, 3 kişiye Kuluçka Dolabı, 5 kişe Su Ürünlerinde Soğuk Oda, 2 kişiye Su Ürünlerinde Buzlama Makinesi dağıtımı yapılacak.

Vali Duruer, Havsa'da İncelemelerde Bulundu

Edirne Valisi Hasan Duruer, Havsa'da incelemelerde bulundu.

Duruer ve beraberindekiler, Havsa Kaymakamı Barış Demirtaş'ı ziyaretinin ardından, Havsa Uluslararası Endüstri ve Lojistik Merkezi, Kilim Mensucat İplik Fabrikası, İl Özel İdaresi'nin Havsa'daki asfalt şantiyesi, Kuzucu köyündeki Meyve Üreticileri Birliği'nin Soğuk Oda, Soğuk Hava Deposu, meyve bahçeleri ve Osmanlı köyünde incelemelerde bulundu.

Duruer, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Havsa'daki meyve üretiminin ve lojistik köy projelerinin önemli olduğunu söyledi.

Havsa'da hayvancılığın da yapıldığını ifade eden Duruer, "Havsa'daki canlı hayvan pazarının bölge için önemini biliyorum. En kısa zamanda Havsa canlı hayvan pazarını ziyaret edeceğim. Öte yandan, tarımsal alanlarda sulamanın önemini çiftçimize her ortamda anlatarak sulamalı tarımı ve hayvancılıkta silajın önemini belirtiyorum. İşimiz sadece yollar değil. Yol olmazsa olmaz, fakat tarımda sulama şart. Sulama ile ürün miktarı ikiye katlanır. Önce fiili duayı yapacaksınız, sonra Allah'a şükredeceksiniz" diye konuştu.

Çaycuma Tso Başkanı Sarsık Tarıma Yönelik Açıklamalarda Bulundu

Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Rıfat Sarsık, tarıma yönelik açıklamalarda bulundu.

Sarsık açıklamasında, Eylül ayında Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi ekonomik yatırım hakkında tebliği ile yatırımların artması açısından oldukça olumlu bir gelişme olduğunu belirtti.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak kırsal alanda gelir düzeyinin artırılması, tarımsal üretimin ve buna dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için kurulacak işletmeleri destekleyen, bu desteklerin artırılmasının yanı sıra tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması amacı ile çıkarılan tebliğe göre bakanlığın oluşturacağı çiftçi kayıt sistemine veya bakanlık tarafından oluşturulmuş diğer kayıt sistemlerine kayıtlı olan gerçek ve tüzel kişiler destek başvurusu yapabilecek. Başvuru yapılabileceklerin ekonomik yatırım konuları, tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik yeni yatırım tesislerinin yapımı, Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik mevcut faal olan veya olmayan tesislerin kapasite artırımı ve teknoloji yenilenmesine yönelik yatırımlar, Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik kısmen yapılmış yatırımların tamamlanmasına yönelik yatırımlar, Çelik silo ve Soğuk Hava Deposu yatırımları, Alternatif enerji kaynakları kullanan yeni seraların yapımına yönelik yatırımlar, Tebliğ kapsamında bulunan konularla ilgili tarımsal faaliyetlere yönelik yapılmış veya yapılacak tesislerde kullanılmak üzere, alternatif enerji kaynaklarından jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgâr enerjisi üretim tesisleri, Koyun, keçi ve manda konularında sabit yatırım projeleri, Hayvansal orijinli gübrelerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar, hibe desteği kapsamında değerlendirildiğini kaydetti. Destek kapsamında gerçek kişilere 150 Bin TL, tüzel kişilere ise 600 Bin TL’ye kadar olan yatırımlarda yüzde 50 hibe desteği verilecek. Bu konuda yatırım teklifinde bulunmak isteyenlerin 2 Kasım’a kadar İl Gıda ve Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne başvurmaları gerektiğini belirten Çaycuma TSO Başkanı Sarsık, “Bölgemizin ekonomik açıdan daha refah içinde olmasını sağlamak en büyük amacımızdır. Bu yüzden kırsal yatırımların çoğalması ve ekonomik işletmeler olarak yaptıkları tarım ve hayvancılık faaliyetlerine ekonomik değer kazandırmalarını sağlayacak önemli bir gelişmeler olmaktadır. Tarımsal faaliyet gösteren işletmelerimizin bu gelişmelerden yararlanarak yatırımlarını artırmalarını bekliyoruz” dedi.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Samsun Gıda, Tarım Ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nden Proje Çağrısı

Samsun Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kadir Güven, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Ekonomik Yatırımlar 7. Etap için proje çağrısında bulundu.

Güven, yaptığı yazılı açıklamada, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açılan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programının Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini bildirdi.

Destek için proje bazlı hibe destek başvurularının başladığını ifade eden Güven, şunları kaydetti:

"2 Kasım 2012 tarihine kadar devam edecek başvurularda tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik yeni yatırımlar ile mevcut faal ve faal olmayan tesislere yönelik kapasite artırımı ve Teknoloji yenilenmesine yönelik yatırımlar ve alternatif enerji kaynaklı seraların yapımı, koyun keçi ve manda konularında sabit yatırımlar, çelik silo ve Soğuk Hava Deposu yatırımları, tebliğ kapsamında bulunan konularla ilgili tarımsal faaliyetlere yönelik yapılmış veya yapılacak tesislerde kullanılmak üzere, alternatif enerji kaynaklarından jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgar enerjisi üretim tesisleri ve hayvansal orijinli gübrelerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar hibe kapsamında değerlendirilecektir. Bireysel başvurular için 150 bin liralık yatırım tutarındaki projelere 75 bin liraya kadar şirket, kooperatif ve birlikler için 600 bin liralık yatırım tutarındaki projelere 300 bin liraya kadar hibe desteği verilebilecektir."

1 milyon metrekare alanda organik tarım çiftliği


Hayrettin Demirpolat, 7 yıl önce organik tarım hayalini gerçekleştirmek için hububat ve un sektöründe birlikte çalıştıkları kardeşlerinden ayrılarak, 1 milyon metrekare alanda organik tarım çiftliği kurdu.

Kümesler, paketleme ünitesi, Soğuk Oda, Soğuk Hava Deposu ve ekim alanlarından oluşan tesisteki yaklaşık 25 bin tavuk, her biri en fazla 3 bin tavuk barındıran birbirinden bağımsız yarı açık kümeslerde besleniyor.

''Sadece, sağlıklı gıda yeme hayalimin peşinden gittim'' diyen Demirpolat, bu alanda Türkiye'deki ilk organik yumurta üreten tesislerden biri oldukları için önce yaptığı işe kimsenin bir anlam veremediğini, şimdi ise Konya'ya gelen üst düzey devlet adamları ve yabancı misafirlerin çiftliğini ziyaret etmeden kentten ayrılmadığını söyledi.

Güneş görmeyen tel kafeslerdeki tavukların aksine çiftliğinde tavukları özgür bırakan Demirpolat, ''Özgür tavuklardan organik yumurtalar'' sloganıyla pazarlama yaptıklarını, tavukların her birinin en az 4 metrekarelik gezinti alanına sahip olduğunu belirtti.


Kırsal kalkınma desteği için çiftçilere proje çağrısı yapıldı

Samsun Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kadir Güven, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Ekonomik Yatırımlar 7. Etap için proje çağrısında bulundu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Kadir Güven, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından; doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ile tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulması amacı ile açılan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlattı.

Destek için proje bazlı hibe destek başvurularının başladığını ifade eden Güven, "2 Kasım 2012 tarihine kadar devam edecek başvurularda tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik yeni yatırımlar ile mevcut faal ve faal olmayan tesislere yönelik kapasite artırımı ile Teknoloji yenilenmesine yönelik yatırımlar, alternatif enerji kaynaklı seraların yapımı, koyun keçi ve manda konularında sabit yatırımlar, çelik silo, Soğuk Oda ve Soğuk Hava Deposu yatırımları, tebliğ kapsamında bulunan konularla ilgili tarımsal faaliyetlere yönelik yapılmış veya yapılacak tesislerde kullanılmak üzere, alternatif enerji kaynaklarından jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgâr enerjisi üretim tesisleri ve hayvansal orijinli gübrelerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar hibe kapsamında değerlendirilecektir. Bireysel başvurular için 150 bin liralık yatırım tutarındaki projelere 75 bin liraya kadar ödeme yapılırken şirket, kooperatif ve birlikler için 600 bin liralık yatırım tutarındaki projelere 300 bin liraya kadar hibe desteği verilebilecektir." dedi.


Kiraz Alım Merkezi eksik

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi, Tar-Gel projesi kapsamında görev yapan personelin bulunduğu köy ve beldelere ziyaretlere başladı. Hasan Çebi, ilk ziyaretini Sancaklıbozköy’e gerçekleştirdi.

Avrupa’ nın ilk kiraz hasadının başladığı ve ihracatta önemli bir paya sahip olan beldeye yapılan ziyarette Belediye Başkanı Mehmet Batı, Kiraz Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Kabasakal, Sancaklı Yörükleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Osman Altınordu, Ziraat Mühendisi Çınar Aydoğan ve beldedeki kiraz üreticileri hazır bulundu.

KİRAZ ALIM MERKEZİ EKSİKLİĞİ YAŞANIYOR

Birlik Başkanı Mustafa Kabasakal, kirazda erkenciliğin getirdiği büyük avantajı ürünlerini satarken aldıkları bedelle pekiştiren bu önemli beldenin ürün alım merkezi, kiraz boylama, paketleme tesisi Soğuk Oda ve Soğuk Hava Deposu eksiklikleri olduğunu, komşu beldelerden ve çevre köylerden de kirazlarını ihracatçı firmalara teslim etmek için Sancaklıbozköy meydanında oluşan pazara gelen üreticilerin küçük bir alanda yoğun bir trafik işkencesine maruz kaldığını, bu trafiğe ihracatçı firmaların tırları da eklenince kiraz alım merkezi eksikliğini her defasında hissettiklerini belirtti. Belde sınırları içerisinde yer alan hazine arazisinin birliğe tahsis edilmesi ile alım merkezi sorunun çözüleceğine inandığını ve bunun için gerekli yazışmaların devam ettiğini, önümüzdeki sezona bu sorunun tamamen aşılmış şekilde başlamayı hedeflediklerini söyledi.



7 Ekim 2012 Pazar

Kayısıda Lisanslı Depoculuk


AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, Kayısı Lisanslı Deposu için yatırımının yüzde 50 oranında devlet tarafından desteklendiğini bildirerek, üreticilerin bundan yararlanmasını istedi. 
 
Milletvekili Öz, lisanslı depoculuk sistemi hakkında şu bilgileri verdi:
 
"Kayısı depoya girerken yetkili sınıflayıcı laboratuvardan geçecek ve standart oluşacaktır. Depodaki ürün, tazmin fonu kapsamında garantide olacaktır. Üreticiye verilecek olan ürün senedi ile kredi alınabileceğinden üretici hasat döneminde satış yapmak zorunda kalmayacaktır. Böyle bir depoda daha iyi şartlarda muhafaza edileceğinden kayısının ömrü daha uzun olabilecektir. Kayısı lisanslı depolarımız açıldığında üreticiler hasat zamanında kayısılarını yetkili sınıflayıcı bir laboratuvara götürecek ve alınan numuneler üzerinden kalitesi ve sınıfı belirlenecektir. Daha sonra bunu lisanslı depoya teslim edecek ve karşılığında ürün senedi alacaklardır. Bu ürün senetlerinin bir kısmını isterse bankaya götürüp karşılığında kredi alabilecek ve hasat dönemi masraflarını karşılayabilecektir. Daha sonra isterse ticaret borsasında dilediği zaman, dilediği kadar ürün senedini satabilecektir. Böylece ihtiyacına göre ve piyasanın talebine göre geniş bir zamana yayılmış bir ürün arzı gerçekleşmiş olacaktır. Lisanslı depoculuk sistemi içerisinden yatırımcılar ise depolara konulan ürünlerin karşılığında düzenlenen ürün senetlerini yeni bir yatırım aracı olarak kullanabileceklerdir. İşletme ihtiyaçları için depo inşa etme maliyetinden kurtulacaklardır. Sağlıklı depolama, talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki ürünü güvenilir şekilde, elektronik ortamda, mekan sınırlaması olmaksızın, kısa zamanda temin edebileceklerdir. Ellerinde tutacakları ürün senetleriyle, ileride olası fiyat farklılıklarından korunabileceklerdir. Ayrıca depoculuk sisteminin gelişmesi ile birlikte özellikle gün kurusu kayısısı için Soğuk Odaların yapılabileceğini ve bunların da lisanslı depoculuk kapsamında işlev görebileceğini söyleyebiliriz. Böylece gün kurusu kayısının da ömrü uzun olacak ve daha çok gün kurusu yapılabilecektir."
 
Lisanslı depoculuk ile yine yaş kayısının belli bir süre bu soğuk hava depolarında muhafazasının mümkün olacağına dikkat çeken Öz, "Kısaca kayısı için modern Soğuk Oda depolarının gerekliliği, ayrıca Malatya’da Kayısı Lisanslı Deposu yapılmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Yürürlükte bulunan destek tebliği kapsamında böyle bir depo yatırımı, yüzde 50 oranında devlet tarafından desteklenmektedir. Bu çerçevede lisanslı kayısı depolarının oluşabilmesi için milletvekilimiz Mücahit Fındıklı ile beraber Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde Kayısı Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği'nin hazırlanması için girişimleri başlatmış 

Antalya'da "Kokmuş Et" Operasyonu


Antalya'nın Alanya ilçesinde bir restorana ait soğuk hava deposundan gelen kötü koku mahalleyi ayağa kaldırdı. Polis ve belediye ekipleri tarafından incelenen depoda kilolarca kokmuş et ürünü bulundu.
 
Edinilen bilgiye göre Fığla Mahallesi'ndeki Güven Apartmanı sakinleri, binanın zemin katında bir restorana ait Soğuk Hava Deposundan gelen kötü kokuyu fark edince durumu polis ve belediyeye bildirdi. İhbar üzerine apartmana gelen polis ekipleri, balyozla deponun giriş kapısındaki kilidi kırdı ve maske takarak içeri girdi. Elektriği olmayan Soğuk Odada çürümeye başladıkları belirlenen kilolarca et ürünü bulundu.
 
Alanya Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Özcan Saraç'ın olay yerine gelmesinin ardından deponun tahliyesine başlandı. Sahibinin cezaevinde olması nedeniyle depo ile ilgilenecek kimsenin bulunmadığını belirten Alanya Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Özcan Saraç, "Depodaki et ürünleri tahminim aylardır bu şekilde bekletiliyor. Her türlü hastalığa davetiye çıkaracak sağlıksız bir ortamda bulunan bu ürünleri topladık ve imhasını sağlayacağız" dedi.

Keşan'da "Deveci Armudu" Üretimi


Keşanlı meyve üreticileri deveci armudunun pazarlanmasında sıkıntı yaşadıklarını belirtiyor.
 
Keşanlı üretici Sonay Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Küçükdoğanca köyündeki 28 dönümlük alanda "Santa Maria" ve "deveci armudu" üretimi yaptığını söyledi.
 
Tarladaki armut fidanlarının 5 yıllık olduğunu anlatan Gül, 50 tona yakın üretim beklediklerini ifade etti.
 
Meyveciliğin iyi para kazandırdığını belirten Gül, "Bizden sonra başka üreticiler de armut fidanı dikti. Pazarlamada sıkıntı yaşıyoruz. Soğuk Oda veya Soğuk Hava Deposu yok. Bu yüzden ürünü çok ucuz fiyatlara elimizden çıkarıyoruz. Yakın zamanda hasada başlayacağız" diye konuştu.

Yanan depodaki patateslerin Rum'a ait olduğu iddia edildi


Bir İngiliz Üsleri yetkilisi, Kıbrıslı Türk patates üreticisi Ünsal Özbilenler’in Güney Kıbrıs’a ihraç ettiği patatesleri muhafaza etmek için kiralanan ve geçtiğimiz günlerde yanan Larnaka’daki depodaki patateslerin, esasında bir Rum’a ait olduğunu iddia etti.
 
Fileleftheros gazetesi “Patatesler Kıbrıslı Rum’a Ait” başlıklı haberinde, İngiliz Üsleri yetkilisinin, Ünsal Özbilenler’in patateslerle ilgili şikayet bulunmadığını öne sürdüğünü yazdı.
 
Habere göre, İngiliz üsleri yetkilisi, üsler polisinin elinde bulunan bilgilere göre, söz konusuSoğuk Hava Deposu nun Larnakalı bir Rum’a ait olduğunu, içerisindeki patateslerin de Lefkoşa Rum Kesimi’nde ikamet eden  Rum bir tüccara ait olduğunu iddia etti.
 
kaynak: kibrispostasi

Mantar dibe vurdu


Bir yıl önce büyük bir yükselişe geçen ve Sarayönü'nde favori meslek haline gelen kültür mantarı yetiştiriciliği dibe vurdu.
 
İlçe Strateji Geliştirme Kurulu’nun, ana konu başlıklarından biri olan ve Sarayönü’nün geleceğini kurtaracak iş kolu gözüyle bakılan ayrıca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından da desteklenen mantarcılık şimdilerde kaderine terk edildi. Birçok üretici üretimi durdururken, faaliyetlerine devam eden az sayıdaki yetiştiricide büyük sıkıntılarla baş başa kaldı.
 
Sarayönü’nün geleceğini kurtaracak iş kolu gözüyle bakılan mantarcılık sektöründe hızlı bir çöküş başladı. Mantarcılığın yükselişte olduğu dönemlerde, bu sektöre yönelik önemli çalışmaların yapılacağı ve Sarayönü’nün mantarcılıkta merkez haline geleceği şeklinde açıklamalarda bulunanlar, yaşanan sıkıntılar karşısında kayıtsız kaldı. Binlerce lira harcayarak büyük tesisler kuran ve kendi geçimini sağlayabilmek için büyük zorluklarla bu işe giren küçük üreticiler hayal kırıklığına uğradı.
 
‘Sözler havada kaldı’
Kültür mantarı yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar hakkında bilgi veren Sarayönü Kültür Mantarı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Erdoğan Tekin, yaptığı açıklamada, “Mantarcılığın yükseliş döneminde, bu sektörün Sarayönü’nü kurtaracağını ileri süren ve birçok vaatle kendini ön plana çıkaran siyasiler ve idareciler, sektörün yok olma derecesine geldiğini şu günlerde sus pus bir vaziyette ortadan kayboldular. Verilen sözlerin ve vaatlerin hiç birisi yerine getirilmedi. Soğuk Odave Soğuk Hava Deposu yapılacaktı. Pazar sıkıntımızın olmayacağı konusunda sözler verilmişti. Mantar işleme tesisi yapılacağı sözü verilmişti. Tüm tarımsal ürünlere belli oranlarda devlet desteği sağlanıyor. Mantarcılığın da bu kapsama alınacağını belirten sözler vardı. Buna benzer verilen sözlerin hepsi havada kaldı. Sarayönü bu şekilde mi mantarcılığın merkezi olacak?” dedi.

Mağarada "Peynir Nöbeti"


Sivas'ın Zara ilçesinde yaşayan Mehmet Kaleli, yöredeki insanların peynirlerini Soğuk Odada muhafaza edilmesi için bıraktığı kaya mağaralarında 30 yıldır görev yapıyor.
 
Sivas'ın Zara ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Mehmet Kaleli, yöredeki insanların peynirleriniSoğuk Odada muhafaza edilmesi için bıraktığı kaya mağaralarında 30 yıldır görev yapıyor.
 
Demirsırık Tepesi'nde bulunan kaya mağaralarının görevlisi Mehmet Kaleli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kaya mağaralarının buzdolabının olmadığı yıllarda yöredeki insanlar tarafından yoğun bir şekilde kullanıldığını söyledi.
 
Yöre halkının mağaralarda peynir ve benzeri ürünleri muhafaza ettiğini dile getiren Kaleli, "Bu mağaralar kışın çok sıcak, yazın ise çok soğuk oluyor. Buzdolabı yokken insanlar Tödürge küpleri dediğimiz, topraktan yapılan küplere peynir, yağ, turşu, kavurma basarak kaya mağaralarında saklıyorlardı. Şimdi ise o küplerin yerine plastik bidonlara basılan peynirleri burada muhafaza ediyoruz. Buzdolabının çıkmasına rağmen insanlar halen bu mağaralara ilgi gösteriyor. Haziran ayında getirilen peynirleri, Aralık ayına kadar mağaralarda saklıyoruz, kışın da sahiplerine teslim ediyoruz" diye konuştu.
 
Görevi 30 yıl önce bir başkasından devraldığını belirten Kaleli, mağaraların muhafaza için tercih edilmesinden dolayı da görevini sürdürdüğünü vurgulayarak, şunları söyledi:
 
"Burada saklanan peynirler normal soğutucularda saklananlardan daha lezzetli oluyor. Rutubetsiz, kuru soğuğu olan bu mağaralar peynir için en güzel yer. Küflenmiş peyniri bile buraya koysanız geriye taptaze olarak alabilirsiniz. Buzdolabının olmadığı yıllarda Zara'daki dondurma üreticileri ve satıcıları, Haziran ve Temmuz aylarında Beydağı'ndan, Kösedağ'dan traktörlerle getirdikleri kar kütlelerini buradaki mağaralarda saklarlardı. Doğal Soğuk Hava Deposu olan mağaralarda yine ürettikleri dondurmaları saklarlardı. Dondurmacılar, el arabalarında mağaralardan çıkardıkları karların içerisinde gün boyu dondurma satarlardı. Ramazan aylarında bu mağaralara su koyarlar, iftara yakın da bu suları evlerine götürürlerdi."
 
kaynak: haberler

30 Eylül 2012 Pazar

Kivi üreticilerin yüzünü güldürecek


Karadeniz´de fındığın yanında alternatif tarım ürünü olarak yaygınlaştırılmaya çalışılan kivi, bu yıl üreticinin yüzünü güldürecek.
 
1997 yılında ticari amaçlı ilk dikimi gerçekleştirilen kivi, her yıl artan miktardaki dikim alanıyla birlikte Giresun ‘da yaygınlaşıyor. Özellikle Yağlıdere ilçesinde sistemli ve organik yöntemlerle yaygınlık kazanan kivi üretimi, ilçeye ait kivi üreticileri birliğinin çalışmalarıyla 400 tonluk rekolteye ulaştı.
1997 yılında 10 çiftçi ile başlayan ve gelinen nokta ile 16 bin civarında dikili kivi fidanına ulaşan ilçe, Kivi Üreticileri Birliğinin sistemli çalışmalarıyla birlikte kivi üretiminde önemli bir noktaya geldi. Büyük oranda organik tarıma dayalı olarak üretilen kiviler için şimdilik en büyük sıkıntı, ilçede yeterli ölçekte Soğuk Oda olmayışı.
Bu yıl ürün kalitesinin geçen yıla kıyasla daha iyi olduğunu söyleyen Yağlıdere Ziraat Odası Başkanı ve Yağlıdere Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Sezai Çağlar, “Bugün ilçemizde yaklaşık 16 bin civarında dikili fidanımız var. Geçen yıla nazaran bu yıl ürün biraz daha kaliteli ve rekoltesi yüksek. Aşağı yukarı 350-400 ton civarında rekolte bekliyoruz bu yıl” dedi.
 
Yağlıdere’de, oldukça modern ve sistemli metodlarla kivi tarımı yapıldığına vurgu yapan Çağlar, “Çiftçinin satış sıkıntısı bir anlamda yok aslında ama, satışın gerçek değerini alma açısında sıkıntısı var. Buradaki çiftçilerimizin hasatta kasa sıkıntıları oluyor. Birlik olarak, birliğimize üye çiftçilerimizin kasa teminini yapıyoruz. Ürünümüzü normal bir depoya depoluyoruz. 15-20 gün içerisinde de Soğuk Hava Deposu olmadığından dolayı da elimizden çıkarmamız gerekiyor” diye konuştu.

Olası İstanbul Depremine En Ciddi Hazırlık Ümraniye'den


Ümraniye Belediyesi 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 13. yıldönümünde önemli bir yeniliğe imza attı.
 
Belediye, 'Ümraniye İlçesi Afet Bilgi Sistemi' (ABİS)'i belediyenin internet sitesi üzerinden vatandaşların hizmetine sundu.
 
Böylelikle, İstanbul'da ilk kez bir belediye "akıllı harita" üzerinden Afet Bilgi Sistemi'ni vatandaşlarını hizmetine açmış oldu. Sistem ile olası bir afet öncesi gerekli tüm bilgiler harita üzerinden vatandaşın bilgisine sunuluyor.
 
Ümraniye Afet Bilgi Sistemi'nde, afet sonrası toplanma alanları, geçici iskan/çadır alanları, öncelikli yollar, alternatif yollar, sivil tahliye yolları, sahra hastanesi kurulacak alanlar, tüm hastaneler, eczaneler, ecza depoları, trafik kontrol noktaları, afet istasyonlarının yerleri "akıllı harita" üzerinde belirlendi. 
 
Ayrıca, ileri dağıtım ve lojistik destek noktaları, su istasyonları, fırınlar, Soğuk OdaSoğuk Hava Deposu, tüm kamu kurumları, belediye hizmet binaları, muhtarlıklar, polis noktaları; su vanaları, yangın hidratları; ilkyardım koordine merkezleri, hastaneler, ambulans bekleme noktaları, yaralı toplama merkezleri gibi tüm hayati bilgiler de haritada yer aldı. Böylelikle adres bilgilerine kolaylıkla ulaşılabilecek ve gerekirse raporlanabilecek bir şekilde yazılım da oluşturuldu.