Çorum Belediyesi tarafından yaptırılan yeni Yaş Sebze ve Meyve Hali, görkemli bir açılış töreniyle hizmete girdi.
Açılışa Vali Sabri Başköy, AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Gümrük ve Ticaret Bakan Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, AK Parti Çorum İl Başkanı Ahmet Sami Ceylan, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Köse, Çorum Ticaret Borsası Başkanı Ali Bektaş, esnaflar ve vatandaşlar katıldı.
Törende bir konuşma yapan Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Çorum halkının 30 Mart seçimlerinde mührü yeniden kendilerine vermek için büyük bir sabırsızlıkla beklediğini ifade ederek, “belediye olarak halimizi merak edenlerin ‘Hal’imize bakması yeterli olacaktır” dedi.
Türkiye gibi Çorum’un da büyük bir hızla değişim ve dönüşüm yaşadığını vurgulayan Külcü, belediye olarak bu değişime öncülük etmenin mutluluğunu yaşadıklarının altını çizdi.
Görev süreleri boyunca Çorum esnafı adına önemli çalışmalara imza attıkları ve yaptıkları bu çalışmaların sadece Hal esnafıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Külcü, “Bize bir adım atan esnafımıza biz 2-3 adım birden attık. Görevde bulunduğumuz 5 yıllık sürede her zaman esnafımızın işlerini kolaylaştırmak ve gönüllerini kazanmak için çalıştık. 2009 yılında göreve gelirken, Çorum’a yeni bir Çorum inşa etmenin sözünü verdik. 5 yıllık görev süremizin ardından verdiğimiz bu sözün altında kalmamanın huzur ve bahtiyarlığı içerisindeyiz.Yaptığımız işlerde bu şehirde yaşayan herkese dokunmaya çalıştık. Dertlerini dert, sevdalarını sevda bildik.
Türkiye değişiyor, Çorum değişiyor. Belediye olarak Çorum’daki bu değişimin öncüsü olduk. Şimdi Çorum’un önümüzdeki 5 yılını daha planlamaya heyecanla hazırlanıyoruz.Biz Çorum halkına inanıyor ve güveniyoruz. Çorum halkı da bize inanıyor ve güveniyor. 30 Mart seçimlerinde mührü yeniden bize vermeyi sabırsızlıkla bekliyor.Bizim halimizi görmek gelsinler, Halimize baksınlar yeterlidir” ifadelerini kullandı.
10 MİLYON TL’YE MAL OLDU
Yeni hal binası hakkında da açıklamada bulunan Külcü, 2011 yılında 2.6 milyon TL olan Halin cirosunun, 2012 yılında 11.3 milyon TL’ye yükseldiğini açıkladı.Halde yapılan düzenleme ve çalışmalarla hem halkın daha sağlıklı sebze ve meyve tüketimini sağladıklarını hem haldeki kayıt dışılığı kayıt altına aldıklarını, hem de Hal esnafının ekmeğini daha da büyüttüklerinin altını çizen Külcü, “Bu çalışmalar öncesinde halde 13 esnaf bulunurken, bugün bu sayıyı 32 esnafa çıkardık. Eski Hal binasında 8 bin metrekarelik bir alanda hizmet verirken, yeni Hal binasını 48 bin metrekarelik bir alana inşa ederek, yaklaşık 6 kat artırmış olduk.
Bugün açılışını yaptığımız hal 12 bin 600 metrekaresi kapalı olan olmak üzere toplam 48 bin metrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Bunun içerinde 34 dükkan, 4 Soğuk Oda (soğuk hava deposu) bulunmaktadır. Bu tesisle Çorum’un önümüzdeki 30-40 yıllık ihtiyacına cevap vermenin yanında haldeki para sirkülasyonunu da önemli ölçüde artırmış olacağız. Yeni tesisle birlikte haldeki hizmet kalitesi ve hareketlilik daha da artacaktır” şeklinde konuştu.
13 Nisan 2014 Pazar
ANTALYA’DA TARIMI DA KANATLANDIRACAĞIZ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Menderes Türel, Antalya tarımına çağ atlatacak projelerini anlattı.
Seçim çalışmalarına devam eden AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Menderes Türel, Antalya tarımını uçuracak projelerini anlattı. Üreticinin en büyük sorununun yüksek maliyetler olduğunu belirten Türel, işe üreticinin yüksek maliyetlerini düşürerek başlayacaklarını kaydetti. Tarımda maliyetleri yükselten en önemli iki nedeninin sulama maliyetleri ve yakıt fiyatları olduğunu aktaran Türel, göreve geldikleri zaman sulamalı tarım yapan çiftçilerin, sulama birliklerinin ve kooperatiflerinin en büyük problemlerinden biri olan elektrik giderlerini karşılayacaklarını söyledi. Menderes Türel, “Özellikle sulama maliyetleri çiftçinin belini büken en önemli husustur. Göreve geldiğimizde bütün sulama birliklerinin ve sulama kooperatiflerinin enerji maliyetlerini Büyükşehir Belediyesi olarak biz yükleneceğiz. Artık sulama birliği kooperatifleri elektrik faturası ödemeyecek. Ve tarladaki çiftçimiz bundan sonra sulama suyunu çok daha ucuza mal edecek. İşte maliyetlerin en önemli girdilerinden biri olan sulama suyunda bunu sağladığımızda çiftçimize önemli bir desteği sağlamış olacağız” dedi.
Tarım maliyetlerini arttıran diğer etken olan akaryakıt fiyatlarının global bir sorun olduğunu dile getiren Türel, tüm dünyada yükselen petrol fiyatlarının Türkiye’de düşmesinin mümkün olmadığını ifade etti. AK Parti’nin iktidara geldiği yıl 29 dolar olan petrolün varil fiyatının şimdilerde 150 dolara çıktığını hatırlatan Türel, ucuz mazot vaat edenlerin bir yerlerde petrol kuyusu olması gerektiğini belirtti. Türel, “Dünya’da petrol yükselirken Türkiye’de düşecek gibi bir şey söylemek mümkün değildir. Bugünlerde bilboardlar da ucuz mazot vereceğim diyenler, daha önce herkese yaşam sigortası yapacağım, her ay 600 TL vereceğim diyenlerden farksızdır. Yani bunu söyleyenlerin, bilinmeyen bir yerde petrol kaynağı olması lazım” dedi. Türel rakiplerinin vaatlerinde gerçekçi olmadığını söyledi. Ürünlerin değerlerinin kaybolmaması için tesisleşmenin önemine değinen Türel, nerede ihtiyaç varsa, orada soğuk hava depoları ve paketleme tesisleri kuracaklarını ifade etti. Türel “Ürünün değerinde satılabileceği tesisleri muhakkak kurmamız lazım. Çiftçimizin ürünlerinin bozulmaması ve ürünlerinin yüksek değerden satabilmesi için soğuk hava depoları kuracağız. Çiftçimiz ürününü işleme ve paketleme merkezlerimizde ambalajlayacak. Ürünün değeri kaybolmayacak, zarar etmeyecek” şeklinde konuştu.
Çiftçinin ürününün tanıtılması, gerçek değerinde satılması ve çeşitlendirilmesi içinde çalışmalar yapacaklarını ifade eden Menderes Türel, tarım festivali düzenleyeceklerini dile getirdi. Fuarlara ve uluslararası organizasyonlara önem vereceklerini kaydeden Türel, senelerce Ticaret Sanayi Odası Başkanlığı yapan biri olarak Antalya tarım ve turizmini en iyi tanıtacak isimlerden biri olduğunu söyledi. Türel, özellikle küçük üreticilerin, uluslararası organizasyonlarda kendilerine yer bulabilmeleri için çalışacaklarını belirtti.
Seçim çalışmalarına devam eden AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Menderes Türel, Antalya tarımını uçuracak projelerini anlattı. Üreticinin en büyük sorununun yüksek maliyetler olduğunu belirten Türel, işe üreticinin yüksek maliyetlerini düşürerek başlayacaklarını kaydetti. Tarımda maliyetleri yükselten en önemli iki nedeninin sulama maliyetleri ve yakıt fiyatları olduğunu aktaran Türel, göreve geldikleri zaman sulamalı tarım yapan çiftçilerin, sulama birliklerinin ve kooperatiflerinin en büyük problemlerinden biri olan elektrik giderlerini karşılayacaklarını söyledi. Menderes Türel, “Özellikle sulama maliyetleri çiftçinin belini büken en önemli husustur. Göreve geldiğimizde bütün sulama birliklerinin ve sulama kooperatiflerinin enerji maliyetlerini Büyükşehir Belediyesi olarak biz yükleneceğiz. Artık sulama birliği kooperatifleri elektrik faturası ödemeyecek. Ve tarladaki çiftçimiz bundan sonra sulama suyunu çok daha ucuza mal edecek. İşte maliyetlerin en önemli girdilerinden biri olan sulama suyunda bunu sağladığımızda çiftçimize önemli bir desteği sağlamış olacağız” dedi.
Tarım maliyetlerini arttıran diğer etken olan akaryakıt fiyatlarının global bir sorun olduğunu dile getiren Türel, tüm dünyada yükselen petrol fiyatlarının Türkiye’de düşmesinin mümkün olmadığını ifade etti. AK Parti’nin iktidara geldiği yıl 29 dolar olan petrolün varil fiyatının şimdilerde 150 dolara çıktığını hatırlatan Türel, ucuz mazot vaat edenlerin bir yerlerde petrol kuyusu olması gerektiğini belirtti. Türel, “Dünya’da petrol yükselirken Türkiye’de düşecek gibi bir şey söylemek mümkün değildir. Bugünlerde bilboardlar da ucuz mazot vereceğim diyenler, daha önce herkese yaşam sigortası yapacağım, her ay 600 TL vereceğim diyenlerden farksızdır. Yani bunu söyleyenlerin, bilinmeyen bir yerde petrol kaynağı olması lazım” dedi. Türel rakiplerinin vaatlerinde gerçekçi olmadığını söyledi. Ürünlerin değerlerinin kaybolmaması için tesisleşmenin önemine değinen Türel, nerede ihtiyaç varsa, orada soğuk hava depoları ve paketleme tesisleri kuracaklarını ifade etti. Türel “Ürünün değerinde satılabileceği tesisleri muhakkak kurmamız lazım. Çiftçimizin ürünlerinin bozulmaması ve ürünlerinin yüksek değerden satabilmesi için soğuk hava depoları kuracağız. Çiftçimiz ürününü işleme ve paketleme merkezlerimizde ambalajlayacak. Ürünün değeri kaybolmayacak, zarar etmeyecek” şeklinde konuştu.
Çiftçinin ürününün tanıtılması, gerçek değerinde satılması ve çeşitlendirilmesi içinde çalışmalar yapacaklarını ifade eden Menderes Türel, tarım festivali düzenleyeceklerini dile getirdi. Fuarlara ve uluslararası organizasyonlara önem vereceklerini kaydeden Türel, senelerce Ticaret Sanayi Odası Başkanlığı yapan biri olarak Antalya tarım ve turizmini en iyi tanıtacak isimlerden biri olduğunu söyledi. Türel, özellikle küçük üreticilerin, uluslararası organizasyonlarda kendilerine yer bulabilmeleri için çalışacaklarını belirtti.
Elma ve kayısı don kurbanı
Türkiye'nin meyve yetiştiriciliği bakımından önemli ilçeleri arasında bulunan Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesinde meyve üreticilerini don vurdu.
Elma üreticisi Hayrettin Erbay, "29, 30 ve 31 Mart gecesi don olayı oldu, üretimimiz tamamen sıfırlandı" dedi.
Geçtiğimiz günlerde yaşanan don olayı nedeniyle Yeşilhisar'ın Kovalı Mahallesi'nde meyve üretimi yapan çiftçiler, bu yıl meyvelerine don vurmasından dolayı mahsul çıkmayacağını belirtti. Üretici; elma, erik, kayısı, gibi meyve ağaçlarındaki tomurcukların içlerinin çürük olması nedeniyle zor günler yaşadıklarını belirtti.
Yaşadıkları sorunla ilgili bilgi veren meyve üreticisi Hayrettin Erbay, "Bölgemiz meyvecilikle geçinmektedir. Bölgemizin yaklaşık 120 bin ton civarında elma üretimi var. Mahallemize ait de yıllık 20 bin ton üretim vardır. Elmamızın yüzde 50’ye yakını ihracata gider. Geriye kalanı ise iç tüketime gider. 29, 30 ve 31 Mart gecesi don olayı oldu. Bu don olayından dolayı üretimimiz tamamen sıfırlandı. Bizim buradaki meyvelerin tamamı zarar gördü. Bizim geçim kaynağımız elma olduğu için bizde elma ön plandadır. Elma tamamen bitti. İç çiçeklenme dediğimiz ilk etap onlar tamamen kayboldu ve çiçek karardı. Bu yıl için bundan sonra herhangi bir ürün beklemiyoruz" diye konuştu.
Meyve üreticisi Ahmet Atay ise, "Meyvecilik ile uğraşıyorum. Meyve olarak Kovalı Mahallesi bugüne kadar hep ön plana çıkmıştır. TARSİM sigortasının bize fayda vereceğini söylediler ama bugüne kadar don olayında hiç faydalanamadık. 2004 ve 2006 yılında dondu. 2006 yılında don sigortası yaptırdığımız halde kapsama girmedi. Bu sene yine TARSİM’e haber verdik, ‘Sigorta kapsamında değil’ dediler. Sigorta kapsamında olsa dahi elma tarımı yapan çiftçilerin yüzde 50’si tapudan dolayı sigorta yaptıramıyor. Bu duruma devletimizin bir el atması gerekiyor. Bu köylünün kurtuluşu sadece devletin bu tarıma tam teşekküllü şekilde sahip çıkması gerekiyor. Kovalı, Kayadibi, Kuşçu gibi bazı köylerimizdeki bütün çiftçilerin yüzde 80 oranında meyvecilikle uğraşıyor. Bu yüzde 80’nin tamamı zarar gördü. İkinci bir ürünün paletini alabilmesi için 700 gün beklemesi gerekiyor.
Bu 700 günde bu insanlar sıfır girdi yapabilecekler" şeklinde konuştu.
Kovalı Muhtarı Ömer Çiçek de, "Köyümüzün 29,30 ve 31 Mart gecesi almış olduğu soğuktan dolayı bölgemizin çok büyük bir zararı vardır. Bu zararla beraber bizim inşaatımız vardı, soğuk hava deposu olarak işimiz yarım kaldı. Yapmış olduğumuz emekler boşa gitti. Yaptıracağımız Soğuk Oda inşaatından dolayı hayvanlarımızı satıp buraya yatırım yapmıştık. Elmamızı depolamak amacıyla yapılan inşaatın da kapatılması üzerine en az 25-30 hane evin ekmek kapısı da kapandı. İnsan nasıl susuz ve havasız yaşayamazsa bizim de meyvesiz burada yaşamamızın hiçbir anlamı kalmadı. Biz bu konuda devlet büyüklerimizden yardım bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Elma üreticisi Hayrettin Erbay, "29, 30 ve 31 Mart gecesi don olayı oldu, üretimimiz tamamen sıfırlandı" dedi.
Geçtiğimiz günlerde yaşanan don olayı nedeniyle Yeşilhisar'ın Kovalı Mahallesi'nde meyve üretimi yapan çiftçiler, bu yıl meyvelerine don vurmasından dolayı mahsul çıkmayacağını belirtti. Üretici; elma, erik, kayısı, gibi meyve ağaçlarındaki tomurcukların içlerinin çürük olması nedeniyle zor günler yaşadıklarını belirtti.
Yaşadıkları sorunla ilgili bilgi veren meyve üreticisi Hayrettin Erbay, "Bölgemiz meyvecilikle geçinmektedir. Bölgemizin yaklaşık 120 bin ton civarında elma üretimi var. Mahallemize ait de yıllık 20 bin ton üretim vardır. Elmamızın yüzde 50’ye yakını ihracata gider. Geriye kalanı ise iç tüketime gider. 29, 30 ve 31 Mart gecesi don olayı oldu. Bu don olayından dolayı üretimimiz tamamen sıfırlandı. Bizim buradaki meyvelerin tamamı zarar gördü. Bizim geçim kaynağımız elma olduğu için bizde elma ön plandadır. Elma tamamen bitti. İç çiçeklenme dediğimiz ilk etap onlar tamamen kayboldu ve çiçek karardı. Bu yıl için bundan sonra herhangi bir ürün beklemiyoruz" diye konuştu.
Meyve üreticisi Ahmet Atay ise, "Meyvecilik ile uğraşıyorum. Meyve olarak Kovalı Mahallesi bugüne kadar hep ön plana çıkmıştır. TARSİM sigortasının bize fayda vereceğini söylediler ama bugüne kadar don olayında hiç faydalanamadık. 2004 ve 2006 yılında dondu. 2006 yılında don sigortası yaptırdığımız halde kapsama girmedi. Bu sene yine TARSİM’e haber verdik, ‘Sigorta kapsamında değil’ dediler. Sigorta kapsamında olsa dahi elma tarımı yapan çiftçilerin yüzde 50’si tapudan dolayı sigorta yaptıramıyor. Bu duruma devletimizin bir el atması gerekiyor. Bu köylünün kurtuluşu sadece devletin bu tarıma tam teşekküllü şekilde sahip çıkması gerekiyor. Kovalı, Kayadibi, Kuşçu gibi bazı köylerimizdeki bütün çiftçilerin yüzde 80 oranında meyvecilikle uğraşıyor. Bu yüzde 80’nin tamamı zarar gördü. İkinci bir ürünün paletini alabilmesi için 700 gün beklemesi gerekiyor.
Bu 700 günde bu insanlar sıfır girdi yapabilecekler" şeklinde konuştu.
Kovalı Muhtarı Ömer Çiçek de, "Köyümüzün 29,30 ve 31 Mart gecesi almış olduğu soğuktan dolayı bölgemizin çok büyük bir zararı vardır. Bu zararla beraber bizim inşaatımız vardı, soğuk hava deposu olarak işimiz yarım kaldı. Yapmış olduğumuz emekler boşa gitti. Yaptıracağımız Soğuk Oda inşaatından dolayı hayvanlarımızı satıp buraya yatırım yapmıştık. Elmamızı depolamak amacıyla yapılan inşaatın da kapatılması üzerine en az 25-30 hane evin ekmek kapısı da kapandı. İnsan nasıl susuz ve havasız yaşayamazsa bizim de meyvesiz burada yaşamamızın hiçbir anlamı kalmadı. Biz bu konuda devlet büyüklerimizden yardım bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Etiketler:
elma,
kayısı,
meyvecilik,
Soğuk Hava Deposu,
Soğuk Oda,
Tarım
Urlalı balıkçıların mülkiyet sorunu çözüldü
Urla'da, yeni başkan Uyar başkanlığında gerçekleştirilen ilk belediye meclis toplantısında, ilçedeki belediyenin mülkiyet hakkı sorunu yaşadığı balıkçı barınağıyla ilgili sorun çözüldü.
30 Mart yerel seçimlerinin ardından oluşan Urla Belediyesi'nin yeni meclisi, başkan Sibel Uyar başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Meclis içindeki görevlendirmelerin yapıldığı toplantıda, Kabalak Mahallesi'nde balıkçı barınağı içerisinde yer alan mülkiyeti belediyeye ait 285 metrekarelik alanla ilgili S.S. Kalabak ve Zeytinalanı Su Ürünleri Kooperatifi'nin belediyeye yaptığı başvuruyu ele aldı.
Toplantıda, kooperatifin Milli Emlak'tan kiraladığı bu alan içerisinde yer alan belediye mülkü nedeniyle, ilgili hükme göre 4 katı ecrimisil ödendiği, balıkçılar için hayati önem taşıyan Soğuk Hava Deposu ve balık satış yeri gibi hizmetlerin verilemediği bildirildi.
Balıkçıların bu konuyu kendilerine ilettiğini ve çözümü yönünde söz verdiğini belirten belediye başkanı Uyar, mülkiyeti Urla Belediyesi’ne ait 285 metrekare arsanın 3261 Sayılı Kıyı Kanunu Yönetmeliği’nce tapu terki yaparak Milli Emlak Müdürlüğü'ne geçmesini meclisin oyuna sundu. Karar oy birliği ile kabul edilerek, buradaki arsayla ilgili tapu terki kararlaştırıldı.
Uyar "Urla’da yetkilerimiz ve imkanlarımız doğrultusunda, ilçeyi el ele vererek halkla birlikte yöneteceğiz ve sorunları çözeceğiz" dedi.
Kooperatifi Başkanı Necmi Kasap, meclisin kararından mutluluk duyduklarını belirterek, 13 yıldır bu sorunun çözümünü beklediklerini kaydetti. Kasap, bu arsa için geçen yıl 24 bin lira ecri misil ödediklerini belirterek, "Milli Emlak’a ait diğer yerlerde emsal bedel dörtte bir oranındaydı. Bu arsaya Soğuk Oda ve soğuk hava deposu, balık satış yeri yapacağız. Hem balıkçılarımıza hem de halkımıza hizmet edeceğiz" dedi.
30 Mart yerel seçimlerinin ardından oluşan Urla Belediyesi'nin yeni meclisi, başkan Sibel Uyar başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Meclis içindeki görevlendirmelerin yapıldığı toplantıda, Kabalak Mahallesi'nde balıkçı barınağı içerisinde yer alan mülkiyeti belediyeye ait 285 metrekarelik alanla ilgili S.S. Kalabak ve Zeytinalanı Su Ürünleri Kooperatifi'nin belediyeye yaptığı başvuruyu ele aldı.
Toplantıda, kooperatifin Milli Emlak'tan kiraladığı bu alan içerisinde yer alan belediye mülkü nedeniyle, ilgili hükme göre 4 katı ecrimisil ödendiği, balıkçılar için hayati önem taşıyan Soğuk Hava Deposu ve balık satış yeri gibi hizmetlerin verilemediği bildirildi.
Balıkçıların bu konuyu kendilerine ilettiğini ve çözümü yönünde söz verdiğini belirten belediye başkanı Uyar, mülkiyeti Urla Belediyesi’ne ait 285 metrekare arsanın 3261 Sayılı Kıyı Kanunu Yönetmeliği’nce tapu terki yaparak Milli Emlak Müdürlüğü'ne geçmesini meclisin oyuna sundu. Karar oy birliği ile kabul edilerek, buradaki arsayla ilgili tapu terki kararlaştırıldı.
Uyar "Urla’da yetkilerimiz ve imkanlarımız doğrultusunda, ilçeyi el ele vererek halkla birlikte yöneteceğiz ve sorunları çözeceğiz" dedi.
Kooperatifi Başkanı Necmi Kasap, meclisin kararından mutluluk duyduklarını belirterek, 13 yıldır bu sorunun çözümünü beklediklerini kaydetti. Kasap, bu arsa için geçen yıl 24 bin lira ecri misil ödediklerini belirterek, "Milli Emlak’a ait diğer yerlerde emsal bedel dörtte bir oranındaydı. Bu arsaya Soğuk Oda ve soğuk hava deposu, balık satış yeri yapacağız. Hem balıkçılarımıza hem de halkımıza hizmet edeceğiz" dedi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)