27 Mart 2013 Çarşamba

Kanserin en doğal ilacı!

Hiçbir yan etkisi olmayan sarımsak, doktorlar tarafından antikanserojen olarak tanımlanıyor

Mutfakların vazgeçilmezleri arasında yer alan sarımsak, yemeklere verdiği lezzetin yanı sıra kanser başta olmak üzere birçok hastalığa iyi geliyor.

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Koyuncu, sarımsağın içinde barındırdığı maddeler nedeniyle başta grip olmak üzere çok sayıda hastalığa iyi geldiğini kaydetti.
Sarımsağın bileşiminde bulunan Alliin, Allisin ve Ajoen maddelerinin antibakteriyal (bakteri öldürücü), antiviral (virüsleri öldürücü), antimikotik (hastalık yapan mikroskobik mantarları öldürücü) ve antiparazitik (parazitlari öldürücü) etkileri olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Koyuncu, ''Bu nedenle vücudu hastalık yapan bakterilere, virüslere (özellikle grip hastalığına neden olan virüslere), mantari hastalıklara ve bağırsak parazitlerine karşı korur. Ayrıca immune sistemini (bağışıklık sistemi) kuvvetlendirerek vücudun hastalıklara karşı olan direncini artırır. Böylece insanlara daha sağlıklı bir yaşam sağlar'' diye konuştu.

''SENTETİK ANTİBİYOTİKLERİN BİRÇOK ETKİSİ VAR"
Sarımsak bileşiminde yukarıda adı verilen doğal kimyasal maddelere sahip olduğu için antibiyotik (zararlı mikro organizmaları öldürücü) etkiye sahip olduğuna işaret eden Koyuncu, ''Sentetik antibiyotiklerin birçok yan etkileri vardır. Oysa sarımsak doğal bir antibiyotik olduğu için yan etkileri olmadan kullanılabilir. Sarımsak çiğ ve çiğnenerek günde 2-3 diş olarak alınmalıdır. Fazla alınırsa mide yanması yapabilir. Yine sarımsağın bileşiminde bulunan dalyl-disülfür, allicin, ajoen, S-alylcysteinve selenyum gibi maddeler vücudu hem kanserleşmeye karşı korur hem de kanserli hücrelerin çoğalmasını önler. Böylece antikanserojen etki sağlar'' şeklinde konuştu.

Sarımsağın yan etkilerinin de bulunduğuna değinen Koyuncu, yan etkileri şöyle sıraladı:
''Sarımsak herhangi bir toksik etkisi olmayan ve doğrudan doğruya yenebilen bir bitkidir. Ancak sarımsak aşırı miktarda ve aç karnına yenirse mide yanması, mide ekşimesi, mide ağrısı gibi rahatsızlıklar görülebilir. Özellikle midesi hassas ve ülseri olanlar sarımsak yerken dikkatli olmalıdırlar. Aşırı miktarda sarımsak yenmesi durumunda kusma ve ishal görülebilir, hatta böbreklerde zarar görebilir.''

''TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞININ FARKI"
Dünyadaki benzerleri arasında kalitesiyle Taşköprü sarımsağının ön planda olduğunu kaydeden Koyuncu, ''Taşköprü sarımsağına kokusunu veren kükürtlü uçucu yağlar ve onun türevlerinin miktarları ülkemizde yetiştirilen bütün diğer sarımsaklardan daha fazla olduğunu, baharat oranının diğer sarımsaklardan daha yüksek, keskin kokulu ve aromalı olduğunu, bu nedenle sucuk, turşu, konserve, baharat sanayi alanında en çok aranan çeşit olduğunu vurguladı.

Mineral maddeler ve vitaminler yönünden besin değeri en zengin sarımsağın Taşköprü sarımsağı olduğunu belirten Koyuncu, ''Normal depo koşullarında Taşköprü sarımsağı 10-11 ay muhafaza edilebilir. Üretim aşamasında iklim koşullarına toleranslı, başlarının iri ve kaliteli olması nedeniyle de ihracata elverişlidir. Ülkemizde bileşiminde selenyum elementi bulunan tek çeşittir. Selenyum elementi kanser riskini azaltıcı ve önleyici bir maddedir. Raf ömrü uzun olup bir yıl süreyle Soğuk Oda depolarına ihtiyaç duyulmadan saklanabilmektedir'' ifadelerini kullandı.


Şehrin Gelişmesinde Söz Sahibi Olun

Sakarya Defterdarı Ali Sormaz'dan İş Adamlarına "Şehrin Gelişmesinde Söz Sahibi Olun" Tavsiyesi

Sakarya Sanayici ve Girişimci İş adamları Derneği (SAGİAD)'nin düzenlemiş olduğu "Bir Konu Bir Konuk" adlı programının bu haftaki konuğu Sakarya Defterdarı Ali Sormaz oldu. Sormaz, Mali programlar, tahsilatlar ve denetlemelerin yanında iş adamlarına Sakarya'nın gelişmesine katkıda bulunulması için tavsiyelerde de bulundu.

Sakarya Defterdarı Ali Sormaz; "İş adamlarının şehir hakkında yapılacak projelerde veya alınacak kararlarda, karar mercilerinde bulunmaları gerekiyor. Kent konseyi, Encümenlik ve Belediye meclisleri gibi şehrin dönüştürülmesindeki etkin mercilerde bulunmaları şehrin gelişmesini olumlu yönde etkileyecektir. İş adamlarının sonuç odaklı, dinamik ve ekonomiyi yönlendiricilik gibi özellikleri, Karar mercilerinde bulunmaları dahilinde yürütülen projelerde ve işlerdeki başarı oranını daha üst seviyelere çıkartacaktır. İş adamlarının karar mercilerinde söz sahibi olabilmeleri için mutlaka bir platform kurmaları gerekmektedir" dedi.

Sakarya'nın teşvikler kapsamında 2'inci bölgede bulunduğunu kaydeden Sormaz, Sakarya iline bölgesel desteklerden faydalanabilecek sektörler ve bölgeler itibariyle asgari yatırım tutarları ve kapasitelerini şöyle açıkladı: "Entegre damızlık hayvancılık yatırımları dahil olmak üzere entegre hayvancılık yatırımları, Su ürünleri yetiştiriciliği, Seracılık vb. yaklaşık 2 milyon TL teşvik kapasitesindedir. Gıda ürünleri ve içecek imalatı, Tekstil ürünleri imalatı, Ağaç ve mantar ürünleri imalatı, Kağıt ve kağıt ürünleri imalatı, Kimyasal madde ve ürünlerin imalatı, Düz cam, düz camın şekillendirilmesi ve işlenmesi, Demir-çelik dışındaki ana metal sanayi, Metal eşya, Makine ve teçhizat imalatı, Büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri imalatı, Elektrikli makine ve cihazları imalatı, Radyo, televizyon, haberleşme teçhizatı ve cihazları imalatı, Tıbbi aletler hassas ve optik aletler imalatı, Motorlu kara taşıtı ve yan sanayi, Motosiklet ve bisiklet üretimi, Mobilya imalatının ise yaklaşık olarak

teşvik kapasitesi 111 milyon TL'dir. Oteller, Öğrenci yurtları, Soğuk Hava Deposu hizmetleri, Lisanslı depoculuk, Eğitim hizmetleri, Hastane huzur evi yatırımı, Atık geri kazanım veya bertaraf tesislerinin yaklaşık olarak teşvik kapasitesi 5 milyon TL'dir."

Sakarya Defterdarı Sormaz Sakarya genelinde yatırım için ihaleye çıkılacak olan hazine arazilerinden de bahsetti. Sormaz; "Pamukova ilçesi, Şeyhvarnaz Köyü Ova Mevkiinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 3312 parsel numaralı 200 milyon 845 bin 55 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz öncelikli entegre hayvancılık yatırımları ilaç/eczacılıkta ve tıpta kullanılan kimyasal ve bitkisel kaynaklı ürünlerin imalatı başta olmak üzere destek alan iş kollarında yatırım için ilana çıkacaktır. Sapanca ilçesi, Göl Mahallesi Tepetarla Mevkiinde bulunan 172 ada, 44 parsel numaralı 44 milyon 294 bin 47 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında 'Turizm Tesis Alanı' olarak ayrılmış olup, taşınmazın ilana çıkarılabilmesi için Bakanlığımızdan izin beklenilmektedir. Sapanca ilçesi Mahmudiye Köyü, Bayır Mevkiinde bulunan 715 parsel numaralı 32 milyon 292 bin 53 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, bir bölü 5 bin ölçekli Nazım İmar planında 'Turizm Tesis Alanı' olarak ayrılmış olup, yaklaşık 200 bin metrekarelik kısmı orman alanı içerisinde kaldığından ifraz işlemleri devam etmektedir. İfraz işlemleri sonucunda taşınmazın ilana çıkarabilmesi için Bakanlığımızdan izin istenilecektir. Ferizli'de kurulacak büyükbaş hayvan üretim tesisi için 28 dönüm arazi 30 yıllığına kiraya verilmiştir. Geyve'de yerelde yatırımcı alkolsüz içecek üretmek için 49 yıllığına kiraya verilmiştir" dedi.


Bursa'da 'Yeşil Perakende Mağazası' Açılacak

BURSA merkezli perakende sektöründe faaliyet gösteren Özhan Marketler Zinciri, ilk 'yeşil mağazayı' merkez Nilüfer İlçesi Ertuğrulkent Mahallesi'nde açacak. Genel Müdür İbrahim Özhan, "Mağazamızın aydınlatılmasından kullanılan tüm malzemelerine kadar serftikaları doğaya en az ayak izi bırakacak şekilde düzenleniyor. En fazla 3 ay içinde bu mağazamızı faaliyete geçireceğiz" dedi.

Özhan Marketler Zinciri'nin Genel Müdürü İbrahim Özhan, yatırım ve çalışmaları ile ilgili bilgi verdi. İlk mağazalarının 1963 yılında açıldığını belirten Özhan, 'Siz nerede, biz oradayız' sloganı ile yaklaşık 5 bin 500 metrekare alanda, 7 Soğuk Hava Deposu, 31 şube ve yaklaşık 700 çalışan ile hizmet verdiklerini açıkladı.

BUTİK ŞARKÜTERİ SHOPLAR

Bursa'nın en büyük 100 mağazası arasında yer aldıklarını hatırlatan İbrahim Özhan, her gün ortalama 50 bin kişiyi ağırladıklarını kaydetti. Ailenin 3'üncü kuşak temsilcisi olarak firmada faaliyet gösterdiğini dile getiren Özhan, firmanın 50'nci yılını kutladıklarını, güçlü ve kararlı adımlarla büyümeye devam edeceklerini söyledi. Şarküteride iddialı olduklarını da dile getiren Özhan, şöyle konuştu:

"Kendi markalarımızla satışını gerçekleştirdiğimiz ürünleri, yakın zamanda butik şarküteri dükkanlarında Bursalılar ile buluşturmaya hazırlanıyoruz. Peynir, meze, zeytin, tatlı, yufka, sigara böreği, sucuk gibi Özhan markalı birçok ürünümüzü, hijyenik ve güvenilir bir şekilde müşterilerimizin damak tadına sunuyoruz. Şarküteri grubunda zincir haline gelerek büyümeyi planlıyoruz."

Tkdk Posofta Arıcılık Projelerinin Hazırlanmasına Yönelik Toplantı Düzenledi

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Ardahan İl Koordinatörlüğü yeni arıcılık işletmesi kurabilecek çiftçilere, arıcılık hakkında bilgilendirme ve Kuruma sunulacak arıcılık projelerinin hazırlanmasına yönelik bir toplantı düzenledi.

Ardahan Arıcılar Birliği Posof üyelerine yönelik Posof Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonunda düzenlenen toplantıya ev sahipliği yapan Ardahan İl Koordinatörlüğü’nden Proje Başvuru Birim Amiri, Ödeme Talep İşlemleri Birim Amiri ve uzmanlardan oluşan teknik ekipler ve Posof’lu arıcılar katıldı.

Proje Başvuru Birim Amiri Vedat Altuntaş’ın yaptığı sunumda; Kuruma arıcılık projesi sunacak yatırımcıların, sağlaması gereken koşullar, projede tedarik edilmesi gereken resmi evraklar, proje kapsamında uygun harcamalar kalemindeki inşaat işleri ve hangi tür makine ekipmanların alınabileceği, yapılan yatırımların en az 5.000 Avro, en fazla 250.000 Avro olacağı ve bu miktarların yüzde 50'sinin yatırımın sonunda hibe şeklinde karşılanacağı, bu yatırıma yönelik alımlarda KDV muafiyetine tabi tutulacaklarını belirtti.

Altuntaş, daha sonra Posof İlçesi kırsal alanında faaliyet gösteren iki adet arıcılık işletmesi ve iki adet de kültür balıkçılığı faaliyeti gösteren işletmeleri gezerek, kültür balıkçılığı ve arıcılık projelerinin IPARD Kırsal Kalkınma Programları kapsamında modernize edilebileceğini belirterek, "Arıcılık işletmeleri için kışlatma binası, barınak ve depo inşası, 50 ile 500 adet kovan alımı, bal üretimi ve paketlenmesi ve ana arı üretimine yönelik faaliyetler için makine ekipman temini ve benzeri konularda, kültür balıkçılığı işletmelerine ise kültür balıkçılığı çiftliklerinin inşası, genişletilmesi ve modernizasyonu, havuz ve rezervuarların iyileştirilmesi, yavru balıkların üretimi, havuz ve rezervuarlardan çıkan suyun arıtılması, sevkiyat öncesi küçük Soğuk Hava Deposu kurulmasının yapım işlerine ve hangi tür makine ekipman alımlarının yapılabileceği konular hakkında halkımızı bilgilendirmek için buradayız" dedi.

Mandalinden sonra zeytin için birlik

YILLAR sonra kurulan üretici birliği ve satın alınan işleme tesisiyle rahat bir nefes alan mandalina üreticilerinin ardından Seferihisar Belediyesi şimdi de zeytin üreticilerini benzeri bir çalışmayla birlik çatısı altında topluyor.

Seferihisar Belediyesi öncülüğünde kurulacak Zeytin Üretici Birliği’nde Ar-Ge çalışmaları yürütülecek, üreticiye doğru ve güncel bilgi aktarımı sağlanacak, rekabet gücü arttırılacak, eğitim çalışmaları yapılıp markalaşma çalışmaları yürütülecek ve aracısız toptan pazarlama olanakları yaratılarak gelirler arttırılacak. Üreticiye seslenen Belediye Başkanı Tunç Soyer; “Bu rekabet ortamında daha çok söz sahibi olmak için birlik olmamız gerekiyor. Üreticinin belirleyeceği fiyatlarla, aracısız olarak satış sağlanacak, gelirler yükselecek. Yapılacak markalaşma çalışması Seferihisar zeytinini Dünya çapında bilinir hale getirecek ve bu da ekmeğin büyütülmesine katkı sağlayacak. Zeytin Üretici Birliği’ni kurarak aynı Mandalina Üretici Birliği’nde olduğu gibi bu birliği de ayağa kaldırırız” dedi.

Soğuk Hava Deposu
Soyer, bu arada soğuk hava deposu yaparak mandalina birliği ve üreticinin kullanımına vereceklerini söyledi. Soyer, “Seferihisarlı mandalinasını kendi üretip satıyor. Geçen yıl yaşanan en büyük sıkıntı bahçelerin kesilme sırası idi. Bunu aşmamızın da tek yolu Soğuk Hava Deposu yapmak. Nasıl mandalina işleme tesisi satın alıp üreticiye devrettik, şimdi de bundan sonraki ilk işimiz, bu soğuk hava deposunu yapıp üreticinin kullanımına açmak” dedi.



21 Mart 2013 Perşembe

Çaldıkları 2,8 ton pilici satarken yakalandılar

Adana'da 3 kişi, çalıştıkları iş yerinin deposundan çaldıkları 2 ton 800 kilo pilici başka bir iş yerine satarken suçüstü yakalandı.

Alınan bilgiye göre, Seyhan İlçe Jandarma Komutanlığınca, Yenidam Mahallesinde bulunan bir iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayının aydınlatılması amacıyla çalışma başlatıldı.
Ekipler, söz konusu iş yerinde bekçilik yapan A.K. ile temizlik görevlisi D.S., E.O. ve H.Ş. isimli şahısların iş yerinden değişik günlerde depoda bulunan şoklanmış piyasa değeri 11 bin TL olan toplam 2 ton 800 kilo ağırlığındaki tüm piliçleri Soğuk Hava Deposu ndan çıkartıp başka bir bölgede depoladıkları tespit edildi. Şahıslar, çaldıkları piliçleri başka bir iş yerine sattıkları sırada suçüstü yapılarak yakalandı.

Ele geçirilen 2 ton 800 kilo ağırladığındaki tüm piliçler mal sahibine teslim edildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, sevk edildikleri adli makamlarca tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.


Yalova'nın 5 Projesine Bakanlıktan Onay

Yalova'da Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projesi kapsamında belirlenerek bakanlığa sunulan 5 projeye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onay çıktı.

Yalova'da Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projesi kapsamında %50 hibe desteği garantili programa başvuru yapan projeler arasından İl Proje Yürütme Birimince seçilen 5 proje Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na gönderildi. Bakanlıkta gerçekleştirilen incelemelerde 5 proje de desteklenmeye değer bulunarak onaylandı. Buna göre Zeytinyağı Tesisi Kapasite Arttırım Projesi, 21 bin 300 Ton Kapasiteli Soğuk Hava Deposu Projesi, Et-Se Et İşleme Ve Paketleme Tesisi Projesi, Tohum İşleme Ve Paketleme Tesisi Projesi ve 535 Başlık Süt Verimine Yönelik Koyun Yetiştiriciliği Projesi'ne yüzde 50 hibe desteği verilecek.

Bugüne kadar il genelinde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programına bağlı olarak yapılan desteklemeler ve yatırımlar hakkında bilgi veren Yalova Gıda, tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Selim Karahan, "Yatırımcılar projelerini en geç 01.12.2013 tarihine kadar tamamlayacaklardır.

2006 yılından bu yana uygulanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında Yalova genelinde 24 proje desteklendi. Bu projelerle 220 kişiye istihdam sağlandı. Yatırımlar içinse 4 milyon 130 bin TL hibe ödemesi gerçekleştirildi.

Uygulanacak olan 5 proje ile birlikte İlimizde uygulanan proje sayısı 29’a çıkacak. İstihdam 43 kişi artışla 263 kişiye yükselecek. Hibe ödemelerinde de hatırı sayılır bir artış gerçekleşecek ve gerçekleşecek 1 milyon 165 bin 725,00 TL sonrasında ildeki hibe ödemesi tutarı 5 milyon 295 bin 725 TL'ye çıkacak" dedi.


İpek Yolu Yeniden Canlanacak

Kars Ticaret Borsası Başkanı, Asya'yı Kars'a bağlayan demiryolunun tamamlanmasıyla birlikte İpek Yolu'nun yeniden canlanacağını söyledi.

Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, Kafkasları, Asya'yı Kars'a bağlayan demiryolunun tamamlanmasıyla birlikte unutulmuş İpek Yolu'nun yeniden canlanacağını belirtti.

Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, 2014 yılında faaliyete geçecek Kars Barajı'nın da tarım ve hayvancılık anlamında kentte çok katkısı olacağını kaydetti.

Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, yaptığı yazılı açıklamada; "Kars'ın ve yörenin yerel kalkınma sürecinin hızlandırılması ve bulundukları bölge için kritik öneme sahip faaliyetlerin hayata geçirilmesi amacıyla düşünülen yol haritası Kars, Artvin, Ardahan, Iğdır illerinin merkezi olup altı tane sınır kapısına da sahiptir" dedi.

Çelik; "Hava alanı dış hatlara açılmak üzere dizayn ediliyor. Karayolu, Devlet Demir Yolları Edirne'ye kadar Kafkasları, Asya'yı, Kars'a bağlayan Devlet Demir Yolu kara yolu unutulmuş İpek Yolu'nun yeniden Kars'a girişi Azerbaycan, Gürcistan üzerinden yapımı sağlanmıştır. Yine Kars'tan

İran'a, Nahçıvan'a Ddy projesi sağlanmış olup Kars Lojistik Merkezi'nin kararı alınmış olması onu gösteriyor ki; İlimizde Devlet Demir Yollarının ucuz ve güvenli oluşu, gümrükleme yapıldıktan sonra sınır kapılarından beklemeden geçiş sağlandığından yöremiz ve komşu illerimizdeki ithalat ve ihracaatların Lojistik Merkezi gösterilen alanda depolar, anti depolar, Soğuk Oda depoları, ambarlar, paketlemeler, çuvallamalar, markalamalar, balyalamalar burada yapılarak ihraç edileceği yere gümrük muamelesi yapıldığı andan sonra ihracı yapılabilecek" diye konuştu.

DİDİM CEMEVİ BÜNYESİNDE SPOR SALONU KURULDU

SİNEMA VE KONFERANS SALONUN ARDINDAN CEM EVİ BÜNYESİNDE SPOR SALONU KURULDU VE SOĞUK HAVA DEPOSU KAZANDIRILDI (FOTOĞRAFLI) HÜSEYİN ÇALIŞKAN AYDIN

Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği bünyesinde kurulan yeni spor salonu ve hizmetler kısa sürede tamamlanarak üyelerin ve Didim halkının hizmetine sunuldu. Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği bünyesinde sosyal hayata ve spora yönelik etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla tefrişatı tamamlanan bölümler basına tanıtıldı. Cem evi bünyesinde daha önceden hizmete açılan konferans salonu ve Sinema salonunun dışında Cem evinin alt kısmında içerisinde spor aletlerinin yer aldığı spor salonu, oturma odası, üyelerin ve halkın ortak kullanımı için yapılan Soğuk Hava Deposu ve kurban kesim yeri tamamlanarak kullanıma sunuldu. Düzenlemesi yapılan yeni yerlerle ilgili olarak bilgiler veren Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği yönetim kurulu üyesi Hasan Dikçe "Üyelerimize ve halkın kullanımına yönelik spor salonu oluşturduk. İçerisinde koşu bandı, mekik aleti, kondisyon bisikleti gibi spor aletleri yer alıyor. Bu salonu üyelerimizin katkıları ve hayırseverlerin destekleriyle gerçekleştirdik. Daha önce yaptıklarımızı görenler bize güveniyor ve destek oluyor. Bu salonumuz için 3 aylık kartlar bastırdık ve bununla kullanılacak. Pazar günü hariç her gün açık olacak. Erkek ve bayanlar ayrı şekilde olacak. Salonumuzu tamamladık ve açılışını yapacağız" dedi. Dikçe spor salonun yapımında dernek üyeleri ve yardımseverlerin yanı sıra Didim esnafının da katkısının olduğunu belirterek "Halı döşeme çalışmasında İsmet Kartal'a, İstanbul perde'ye, Urgancılar Cam'a, Ege Pen'e, teşekkür ediyorum: Ayrıca boya işlerinde yardımcı olan üyelerimize ve dernek çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Soğuk Hava Deposu" Soğuk Hava deposunun da bir gereksinim olduğunu dernek bünyesinde kesilen kurbanların yanı sıra yaz aylarında buz ihtiyacı ile soğuk meşrubat içecekleri anlamında önemli olduğunu belirten Dikçe, "Kullanımız herkese açıktır; burada ayrıca kurbanda hijyenik şekilde kesimi yapılıp saklanacaktır" ifadelerini kullandı. Oturma salonun da üye katkılarıyla yapıldığını ve yapılan tüm hizmetlerde derneğe çok fazla yük olmadığını da söyleyen Dikçe, tüm tefrişatın yaklaşık 40 Bin TL'ye mal olduğunu sözlerine ekledi.

Laboratuvar ortamında fide

Kooperatif son olarak, kurduğu doku kültürü laboratuvarında ürettiği fide anaçlarını yurt dışına ihraç etmeye başladı. Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bilgi, "Bölgemizde her türlü tarım sanayisini tedarik edip hem ortaklarımızın çocuklarını istihdam etmek, hem de dünyada gelişen her türlü yeniliği takip ederek bölgemizde kurmak istiyoruz" dedi.

1971 yılında faaliyete geçen ve 300 ortağa ulaşan Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, yalnızca meyve fidancılığı üzerinde çalışmalarını yürüttü. Yıllar geçtikçe ürün yelpazesini genişleten kooperatif, organik zeytinyağı üretiminin ardından geçen yıl yoğurt, peynir ve tereyağı üretimine geçti. Süt üreticilerinin sorunlarına çözüm getirmek amacıyla yoğurt işine giren kooperatif, üreticiye kolaylık sağlamak için ortaklarına süt tankları dağıttı. Kooperatif ortaklarından günde 20 ton süt toplanmaya başlandı. Bunun 10 tonu üretimde kullanılırken, 10 tonu dış pazara satılır hale geldi. Günde 5 ton yoğurt ve 8 ton ayran üretimi sağlandı. Son olarak doku kültürü laboratuvarı kuran kooperatif Yunanistan'dan alınan fide anaçları üretmeye ve başta Yunanistan olmak üzere yurt dışına ihraç etmeye başladı.

Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bilgi, Türkiye'nin meyve fidanı ihtiyacının yüzde 60'ını karşıladıklarını belirterek şunları söyledi:

"1971- 2013 yılları arasında geçen süreç içerisinde beldede tarım sanayisini oluşturmaya ve dolayısıyla ortaklarımızdan istihdam sağlamaya başladık. Hem organik, hem de natürel sızma zeytinyağı üretimine geçtik. Ardından süt üreten ortaklarımızın bunu hijyenik yapması için sağım ünitesi konusunda yardımcı olduk. Soğutucu tank temin ederek burada elde edilen sütleri toplayıp firmalara satmaya başladık. Baktık ki bu şekilde olmayacak bunun yanında yoğurt, ayran ve pastörize süt ve peynir üretimi için bir tesis kurduk."

LABORATUVAR KURULUYOR

Yunanistan'dan doku kültürü ile üretilmiş her türlü meyve anacını Türkiye'ye getirerek dikip, büyütüp, aşılamaya başladıklarını kaydeden Bilgi şöyle devam etti:

"Böylece ihtiyacımızı karşılar hale geldik. Ardından da bir doku kültürü laboratuvarı kurduk ve fide anaçlarını üretmeye başladık. Bugün Yunanistan'a 80 bin adet aşılanmış meyve verecek durumda nar fidanı gönderiyoruz. Özbekistan ve Kazakistan pazarına hakimiz. Türkiye'de meyve fidanı pazarı her ne kadar daraldıysa da, biz yurtdışında arayışlar içerisinde ortaklarımızın üretmiş olduğu ürünleri değerlendirmek için çalışıyoruz."

Bölgede fidancılık daraldığı için ortaklarını meyveciliğe yönlendirmeye çalıştıklarını anlatan Bilgi, "Meyvecilik için 2 bin 500 metrekarelik yeni bir Soğuk Hava Deposu yapmaktayız. Bu soğuk hava deposunda meyve ambalaj, tasnif ve şoklama yapılacak, ürünler yurt dışına böyle gönderilecek" diye konuştu.

ELEKTRİK ÜRETİMİ

İzmir Kalkınma Ajansı'na yenilebilir enerji konusunda başvuruda bulunduklarını da kaydeden Selçuk Bilgi, "Yenilenebilir enerji sayesinde kullandığımız enerjiyi güneşten temin etmeye çalışacağız. İnşallah bu projemiz geçerse kendi elektriğimizi kendimiz üreteceğiz" dedi. Bilgi, yapılan tüm bu yatırımların bir amacı olduğunu belirterek, "Bölgemizde her türlü tarım sanayisini tedarik edip hem ortaklarımızın çocuklarını istihdam etmek, hem de dünyada gelişen her türlü yeniliği takip ederek bölgemizde kurmak istiyoruz" diye konuştu.


Bakkal Amca AB'ye uydu

Yumurta satışının sadece Soğuk Hava Deposu olan yerlerde yapılabilmesine yönelik AB uyum yasalarının devreye girdiği 1 Ocak'tan bu yana Türkiye'de hiçbir bakkala ceza kesilmedi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, AB uyum yasaları kapsamında yumurtanın sadece Soğuk Hava Deposu olan yerlerde satılabilmesine ilişkin düzenlemenin bu yıl başında yürürlüğe girdiğini ifade etti.

Palandöken, ''Bakkallarımızın yumurta satışı konusunda hiçbir sıkıntı yok. 'Bu düzenlemeyle bakkalların yumurta satışı bitiyor' denilmişti. Ancak Soğuk Oda zincirde bir sorun oluşmadı. Vatandaşlarımızın yumurta ihtiyacı bakkallar tarafından gideriliyor. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği günden bu yana hiçbir esnafa ceza kesilmedi. Her şey gıda kodeksine uygun yapılıyor'' ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği yaklaşık 1,5 ay içerisinde birkaç inceleme işlemi dışında bakkal esnafı açısından olumsuzluk yaşanmadığına dikkati çeken Palandöken, ''AB'ye uyum yasaları kapsamında bakkalların yumurta satışı yüzde 100'e yakın başarılı oldu'' diye konuştu. Palandöken, esnafın, vatandaşın düşüncelerine çok önem verdiğine de işaret etti.


17 Mart 2013 Pazar

İnegöl çiftçisi destek bekliyor

İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, İnegöl mobilyasına verilen önemin tarım ürünlerine de verilmesi gerektiğini ifade etti.

Yaş meyve ve sebzelerin pazarlanmasında çok büyük sıkıntılar yaşandığını belirten Başkan Sezai Çelik, "Çiftçimiz ürünlerini pazarlayacak satış kanalları bulamamaktadır. Üreticilerimiz mahsullerini nereden geldiği bilinmeyen tüccarlara teslim etmektedir. Tüccarların çoğu ile de ödeme sıkıntı yaşanıyor. Üreticilerimiz ellerinde kalan meyveleri soğuk hava depolarında muhafaza ediyor. Şu an sadece Edebey Soğuk Hava Deposu’nda 1500 ton elma ve armut var. Üretim fazlalığı sebebi ile önümüzdeki yıl bu daha da artacak" dedi.

Bu konu ile alakalı Bursa milletvekillerine seslenen Çelik, "Nasıl İnegöl mobilyası için pazar araştırmaları yapılmakta ise, aynı çabanın ve hassasiyetin İnegöl tarım ürünleri için de gösterilmesini istiyorum. Çünkü İnegöl sadece mobilyadan ibaret değildir. Mobilya sektörü için gerek resmi kurumlar, gerekse firma sahipleri, yurt dışı pazarı bulmak için seyahatler düzenleyip, bağlantılar kurmaktadır. Bizim sivil toplum örgütlerimizin ve çiftçilerimizin böyle bir imkanı yoktur. Askeriyeler yüklü miktarda alım yapmaktadır. Fakat biz yetkili kişilere ulaşamıyoruz, bu konularda bize yardımcı olunmasını beklemekteyiz" diye konuştu.


Selçuk’ta Kavga Giderek Büyüyor

AK Parti Selçuk İlçe Başkanı Sema Yeşilçimen, Belediye Başkanı H. Vefa Ülgür tarafından darp edildiği iddia edilen Vergi Dairesi denetim memurunun o fotoğrafını basınla paylaştı. Yeşilçimen, ayrıca Başkan Ülgür’ün meclis toplantısında kendisi ve partisi hakkında kamuoyuyla paylaştığı suçlayıcı sözleri de kınadığını bildirdi.

Yeşilçimen; “Ben Başkan Ülgür’ün söylediği gibi ne olay günü, ne de olaydan sonra hiçbir meclis üyem ya da partilim ile bir araya gelip Emniyet Müdürlüğü'ne gitmedim. Sayın Başkan benim; iddia ettiği söz konusu saatte Emniyet Müdürlüğü'nde olduğumu kanıtlasın. Kanıtlamazsa namerttir, Ş…dir” dedi.

Geçtiğimiz hafta içerisinde Selçuk Belediye Başkanı H. Vefa Ülgür ile Vergi Dairesi denetim memurları arasında yaşanan gerginlik siyasi kavgaya dönüştü. AK Parti Selçuk İlçe Başkanı Sema Yeşilçimen, yaşanan bu tatsız olayın ardından konu yargıya intikal ettiği için herhangi bir basın açıklaması yapma gereği duymadığını, ancak mart ayı meclis toplantısında yaşanan bekletilme gerginliği nedeniyle basın toplantısı yapmaya karar verdiklerini ifade etti. AK Parti Belediye Meclis üyeleri ve parti yönetim kurulu üyeleri ile birlikte basının karşısına çıkan İlçe Başkanı Yeşilçimen, olayın yaşandığı gün akşam saat 20.30’a kadar ilçede olmadığını, konuyu akşam saatlerinde öğrendiğini, bir sonraki gün başka programları olduğu için bu konuya müdahil olmadığını kaydetti. Olayın olduğu andan itibaren Başkan Ülgür’ün gerek AK Parti Belediye Meclis üyesi Ertan Serbest, gerek AK Parti İlçe Teşkilatı'nı bu konuyla ilgili suçladığını ve basına da yine bu konuyla ilgili birtakım sorular yönelttiğini ifade eden Yeşilçimen, açıklamasına şöyle devam etti: “Bir belediye başkanının kendi kurumunda yapılan denetimleri yerinde görmek istemesi kadar doğal bir şey olamaz. Ben bu konuda yorum yapacak konumumda biri değilim. Ben sadece şunu söylemek istiyorum. Selçuk Belediyesine ait soğuk havada kamu adına denetim yapmaya gelen denetim elemanları Selçuk Belediyesinin hesaplarını denetlemeye gitmemiştir. Soğuk Hava Deposu kullanan Selçuk’taki vatandaşlar, Selçuk Vergi Dairesinin mükellefleridir. Vergi denetim elemanları oradaki mükellefleri denetlemeye gitmiş. Ben denetleme şekli konusunda yorum yapmıyorum. Başkan Ülgür ve Vergi dairesi ilgilileri kamuoyu önünde zaten hesaplaşacaklar. Ben sadece burada Başkan Ülgür’ün söz konusu olay yerine Belediye Başkanı sıfatı ile gittiğini söylüyor, ben de merak ediyorum, erkek kardeşi yanında mıydı? Niçin gitti? Yani burada vergi denetim elemanları vergi mükellefiyeti olan hangi kişilerin evraklarında inceleme yapmak istedi? Başkan Ülgür, ya da yakınları Soğuk Hava Deposunun mükellefiyse sayın başkanın görevi burada taraf olmak değildir.”

Ülgür'ün, AK Parti Belediye Meclis üyesi Ertan Serbest'in olay yerine gittiği konusunda kamuoyuna verdiği bilgilere yönelik de açıklamaya yapan Yeşilçimen; “Sayın Başkan nasıl ben bu kurumun belediye başkanıyım, benim oraya gitmem kadar doğal bir şey yok diyorsa; Ertan Serbest de Selçuk Belediyesi'nin seçilmiş meclis üyesidir. Sayın başkanın o kuruma gitmesi ne kadar haksa, Ertan Serbest’in de ve diğer meclis üyelerinin de o kuruma gitmesi kadar doğal hiçbir şey olamaz. Sayın başkanın bu kadar basit bir konuya böyle tepki göstermesi, bunu Selçuk gündemine oturtacak kadar veryansın etmesindeki sebebi anlamış değilim. Ben halka mal olmuş olan bir kişiye bu tavırlarını yakıştıramadım” dedi.


İş Yapma Tarzını Gözden Geçirip Rekabet Edebilir İşler Yapılmalı'

Yönetim Danışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, zenginliği yakalamanın yolunun var işi yapma tarzını gözden geçirmek, ortaklıklar ve işbirliklerle rekabet edebilir ölçekte verimli işler yapmak olduğunu söyledi.

Karadeniz Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (KASİF), Dünya Gazetesi ile Bafra Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) işbirliğiyle ‘Değişen Dünya Piyasalarında Rekabetin Önşartı İşbirliği, Güçbirliği ve Ortaklık’ konulu konferans düzenledi. Konferansta konuşan Dr. Rüştü Bozkurt, ömrünü tamamlayan işler yerine yenilerine yönelinmesi tavsiyesinde bulundu.

Dünya Gazetesi Yazarı ve Yönetim Danışmanı Dr. Rüştü Bozkurt konuşmacı olarak katıldığı konferansı Bafra Kaymakamı Ali Katırcı, Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, Çetinkaya Belediye Başkanı Hadi Sezer, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Recep Durgun ve çok sayıda iş adamı, sanayici ve esnaf dinledi.

Konferansta çağımızda ortaklıkların ve işbirliklerinin önemini anlatan Dr. Rüştü Bozkurt, “Çok uzağa gitmeye gerek yok, bundan on yıl evvel yaklaşık 400 bin işçi çalıştıran Japonya’da bir ilçenin adını alan Hitachi firması çağımızda rekabet edebilmek için iş gücünde yüzde 17 azaltma yapmak zorunda kaldı. Birçok insan işini kaybettiği için Hitachi’nin esnafı, zanaatkarı, gelir kaybına uğrada. Bir zamanlar Japonya’nın çok canlı bir kasabası olan Hitachi şimdi sürekli kan kaybediyor. Fabrika çalışanları başka yerlere göç etmek zorunda kalıyor. Geliri azalan esnaf kepenk kapatıyor." diye konuştu. Bafra'nın da bir zamanlar barajda çalışan, Tekel fabrikalarında iş bulan, kereste fabrikalarında maişetini kazanan, devlet dairelerinde düzenli gelir sahibi olan bir çok kimsenin zamanla işlerini kaybettiğine vurgu yapan Bozkurt, "Bugün işlerimize farklı bir biçimde bakmaz, ömrünü tamamlamış işlerin yerine yeni işler kurmaz ve Bafra’nın orta sınıfının nitelik ve niceliğini büyütmez isek zenginliğimizi arttıramaz, refahı yakalamayız. Zenginliği yakalamanın tek yolu var iş yapma tarzlarımızı gözden geçirmek, ortaklıklar ve işbirlikleriyle rekabet edebilir ölçekte verimlilikte işler yaratmaktır.” dedi.

Türkiye’de işbirliği ve ortaklıkları engelleyen kültürel algılardan çok sayıda örnek veren Bozkurt, “Önce atadan dededen kalma tarım ve hayvancılık yapma biçimimizi sorgulamamız gerekiyor. Bafra’nın pirinci var ama lisanslı deposu yok. Bafra’nın sebzesi, meyvesi var ama onlara değer katacak Soğuk Oda depoları ve zincirleri yok. En önemlisi Bafra’nın kendi ürünlerini değerlendirecek, zenginliğini arttıracak, refahını yükseltecek ortaklıkları işbirlikleri ve fiyat istikrarı oluşturacak mekanizmaları yok. Bu konuda kimseyi suçlamayalım kendi yoksulluğumuzu ancak kendimizin çözeceğini bilerek hareket edelim.” şeklinde konuştu.

Malatya'nın "Altını", Bodur Ağaçlarda Yetiştirilecek


Darende'de bir firma, Avrupa'ya ihraç edilmek üzere kayısı yetiştirmek üzere, bodur ve yarı bodur fidanlarından oluşan bahçeler kuracak

Aslan Tektaş - Malatya'nın "altını" olarak da bilinen kayısı, Avrupa'ya ihracat edilmek üzere bodur ağaçlarda yetiştirilecek.

Darende Ziraat Odası ile ortak bir proje yürütecek Alanar Meyvecilik Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Tamer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçedeki kayısı bahçelerini inceleyip, üreticilerle görüştükten sonra belirleyecekleri alanlara bodur ve yarı bodur kayısı fidanlarını dikeceklerini söyledi.

En çok tercih edilen kayısı türü olan Hacıhaliloğlu ve Kabaaşı'nı yetiştirmeyi hedeflediklerini aktaran Tamer, Hacıhaliloğlu kayısısının taze ve sofralık olarak ihracatını gerçekleştirmenin yanı sıra iç pazardaki süpermarketlere geç sezonda dağıtımını sağlamak istediklerini kaydetti.

Tamer, "Hacıhaliloğlu kayısısına karşı yaklaşık 20 yıldır ilgimiz vardı. Bu ilgi son 5 sene içerisinde biraz daha yoğunlaştı. Firma olarak ülkemizde 4 bin dekar arazi üzerinde modern meyve yetiştiriciliği yapıyoruz. Malatya'da Soğuk Hava Deposu kiralamak ve burada bu işe gönül vermiş kişilerle kayısının hasat döneminde tedarik, soğuk hava deposunda paketlenip ön soğutma işlemlerinin yapılması ve aynı zamanda da ihracatıyla soğuk zincirde iç pazardaki dağıtımını sağlamak üzere geliştirmekte olduğumuz projeyi uygulayacağız" diye konuştu.

Son dönemde Uzakdoğuluların ve Avrupalıların kayısıya büyük rağbet gösterdiğini vurgulayan Tamer, özellikle Avrupa ve Amerikan menşeili kayısıların üretim ve ihracatına yönelik, dış pazarın istediği çeşitleri yetiştirme çabası içerisinde olduklarını söyledi. Bu çeşitlerin aynı zamanda Darende ve Malatya'da yetiştirilmesinin Avrupa pazarına tedarikçi olmada önem kazandığına işaret eden Tamer, "Bodur ve yarı bodur kayısıları 1300-1500 gibi yüksek rakımlı yerlerde yetiştirebilirsek, o zaman Ağustos ve Eylül dönemi arasında Avrupa'ya kayısı ihraç etme imkanına sahip olabileceğiz" dedi.

-3 yılda ilk meyveler alınacak-

Yavuz Tamer, bodur ve yarı bodur fidanlarla tesis edilecek bahçelerde Hacıhaliloğlu kayısı çeşidini ekonomik olarak üreteceklerini belirterek, "Yaptığımız çalışmalarda, kayısıya paralel diğer taş çekirdekli meyvelerin üretimine yönelik proje gerçekleştirdiğimiz takdirde, aynı şekilde üstün vasıflı, kaliteli meyveleri diğer bölgelerde aldığımız gibi son turfanda ürünleri Darende bölgesinde tedarik edebileceğimize inandık" ifadelerini kullandı.

Darende'de modern meyvecilik adımlarını atmak için 300-400 dekar araziyi tedarik edeceklerini ve projeyi hayata geçireceklerini vurgulayan Tamer, şunları aktardı:

"Bodur ağaçlar daha ekonomik olduğu için hem yeni ürün ve yeni kayısı çeşitleriyle hem de kayısının taze tüketimine yönelik olan son turfanda kısmında üretim yapacağız. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde kurmuş olduğumuz bahçelerden ilk mahsulü alabileceğimizi ümit ediyorum. Bizim yetiştirme tarzımız olan modern meyvecilikte kullandığımız anaçlar ve çeşitler, en geç 3 yıl içerisinde meyve vermektedir. 5 yıl içerisinde bölgedeki üreticilerle beraber yetiştiricilik düzenini oluşturarak yeni fidanları buraya adapte ederek kendi üretimimizin yanında üreticilerin de yeni tarz ve türlerle üretime geçmelerini sağlayacağız. Amacımız üretimleri tetkik edip, doğru çeşitlerin yetiştirilmesini takip ederek ondan sonra da ürünü satın alarak hem iç hem de dış pazarda bunları piyasaya sunmaktır. Bu projeye Malatya'da Soğuk Hava Deposu oluşturarak başlayacağız. Klasik ağaçlar üzerinde yapılmakta olan çalışmayı ürünü tanıtmakla başlayacağız. Esas proje ekonomik üretim sağlamak bodur yarı bodur ağaçlarla aynı meyveleri daha kaliteli olarak elde etmektir."

Bartınlı Çiftçilere Budama Ve Aşılama Kursu

Bartın Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarınca çiftçilere yönelik olarak “Meyvecilikte Budama ve Aşılama Kursu” düzenlendi.

Her yıl gerçekleştirilen eğitime çiftçiler yoğun ilgi gösterdi. Eğitime yaklaşık 70 çiftçi ile TARGEL projesi kapsamında görevlendirilen personeller katıldı. Eğitim uygulamalarını ziyaret eden Bartın Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Abdulsetter Bayram, İlde son yıllarda gelişme gösteren meyveciliğin karlı bir tarımsal üretim faaliyeti haline getirilebilmesi mevsiminde yapılacak modern budama teknikleri, aşılma, gübreleme ve entegre zirai mücadele gibi kültürel yöntem uygulamalarıyla mümkün olduğunu söyledi. Müdür Bayram, “Meyveciliğin geliştirilmesi ve çiftçilerimize örnek bahçe tesislerinin kurulması yönünde İl Müdürlüğümüzün kısıtlı genel bütçe imkanlarını kanalize ediyoruz. Bodur elma yetiştiriciliğini destekliyoruz. İlimizdeki meyveciliğin Soğuk Hava Deposu tesisi projelendirecek seviyeye erişmesi bizleri ayrıca memnun etmektedir. 7. etap yüzde 50 Hibe Destekli, Ekonomik Yatırım Programı uygulamaları kapsamında 2 adet Soğuk Hava Deposu tesisi projesi Bakanlığımızca onaylandı. Soğuk hava depolarımız tüm çiftçilerimizin kullanımı ve hizmetlerinde olacaktır. Bu alanlarda önderlik eden üreticilerimizi tebrik ederim” dedi.

Soğuk hava Depoları Artık Portatif

Sıcak ve Soğuk Hava Deposu özelliği olan portatif konteyner markası TITAN, Türkiye'de Catoni'yitercih etti.

Catoni Denizİşleri A.Ş, portatif, ısı kontrollü konteyner ve depoların kiralamasını gerçekleştirmek üzere Danimarkalı TITAN Containers firmasının Türkiye temsilcisi oldu. Türkiye pazarı için yeni bir ürün olan taşınabilir konteynerleri -40oC ile +65oC arasında kullanmak mümkün.Bu özellikleriyle TITAN portatif konteynerleri; organizasyon firmalarından afet yönetim merkezlerine, gıda firmalarından otellere kadar birçok kuruluş için alternatif çözümler sunuyor.

Türkiye'nin deniz lojistiği konusunda lider kuruluşlardan biri olan Catoni bu yeni ürünüyle, İstanbul, İzmir, Gemlik, Mersin, Antalya, Mersin ve İskenderun gibi liman şehirlerinden,müşterilerinin fabrika, tarla ve arsalarına dönemsel kiralama amaçlı hizmet vermeyi hedefliyor. Portatif TITAN konteyner ve seyyar depoları, Antalya'da 20-23 Şubat2013 tarihleri arasında düzenlenecek olan Anfaş 20. Uluslararası Gıda İhtisas Fuarı'nda tanıtılacak. ArcticStore markası altında kiralanan ürünlerden 20 feet (6 x 2,45x 2,62 metre) ölçülerinde soğutma özellikli konteyner ziyaretçilerin dikkatine sunulacak.

TITAN konteynerleri (TITAN Containers) Türkiye'de piyasaya sürüldüğü kısa süre içinde sebze, meyve, beyaz ve kırmızı et sektörleri ile otel, catering, fastfood ve marketler zincirleri tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Kiralanabilme ve taşınabilme avantajlarına ek olarak çevreci özellikleri ile de TITAN ArcticStorebirçok sektör tarafından tercih ediliyor.

TITAN ürünleri arasında ArcticStoreTM , -40oC'den +65oC'yekadar sıcaklık kontrolü sağlayan özelliklerinin yanı sıra modern görünümü,sessiz, güvenilir, çevreci, ekonomik ve pratik kullanımıyla dikkatleri çekiyor. Aynı zamanda ArcticStore ve ArcticSuperStoreTM Soğuk Oda depolarına ve soğutmalı konteynerlere üstün bir alternatif sunuyor.




10 Mart 2013 Pazar

Altay tankının Sarıkamış seferi

Milli tank Altay'ın prototipinin kamuoyuna tanıtılmasının ardından testler devam ediyor. Otokar'ın G.Koreli Rotem ile geliştirdiği Altay, Birinci Dünya Savaşı sırasında binlerce askerin donarak şehit olduğu Sarıkamış'ta kış testinden geçirilecek.

İlk Türk milli ana muharebe tankı Altay, kış testleri için Sarıkamış'a gidiyor. Normalde kış testleri özel 'Soğuk Oda'larda da yapılabiliyor. Fakat Altay'ın Sarıkamış'a götürülmesinin sembolik bir anlamı var. I. Dünya Savaşı sırasında binlerce Türk askeri burada donarak şehit olmuştu. İlk Türk tankı, Altay ismini de Kurtuluş Savaşı'nda 5. Süvari Kolordusu'nu komuta eden Fahrettin Altay'dan alıyor.

Zaman gazetesindem Emre Soncan'ın haberine göre; Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından yürütülen en büyük askerî projelerden biri olan Altay tankında ilk prototiplerin kamuoyuna tanıtılmasının ardından, testler de devam ediyor. MTR adı verilen aracın hareket kabiliyeti test edilirken, FTR isimli prototip de Şereflikoçhisar'daki tesislerde atışlara başladı. Savunma Sanayii Müsteşarlığı yetkilileri, ilk atışlarda önemli oranda isabet sağlandığını belirtiyor.

Yerli imkanların önemli ölçüde kullanıldığı Altay'ın geliştirilmesi için 500 milyon dolarlık kaynak ayrıldı. 250 adetlik ilk üretim için tankın 2016 sonu ya da 2017 başında hazır hale gelmesi bekleniyor.


Kendi Kaynağını Kendi Sağlayan Bir Belediye

Kütahya Belediye Başkanı İça: "Kendi Kaynağını Kendi Sağlayan Bir Belediye Haline Geldik"


Kanal A'da canlı yayınlanan ve Fatih Şahin tarafından sunulan "Başkanlar" programına katılan İça, burada yaptığı konuşmada, yaptıkları işlerde vizyon sahibi olarak sorunlara güncel çözümler değil, gelecek 20-30 yıla, uzun vadeye yayılan birtakım projelerle bütünleşmesini istediklerini söyledi.

Kütahya'da 96 kilometrekarelik belediye sınırları içinde 800'den fazla, il genelinde de bin 500'ü aşkın tescilli yapı bulunduğunu belirten İça, şöyle devam etti:

"2004 yılında göreve geldiğimizde ilk olarak 'şehri nasıl yeni ihtiyaçlarla eski dokuyu birleştiririz' anlamında bir çalışma yaptık. Bir vizyon ortaya koyduk. Bunun üzerine yakın çevremizdeki 24 köyümüzü mahalle yaptık. Her bir mahallemizin de kendi özelliklerine uygun olarak yerel kalkınma modellerini gerçekleştirdik. Yerel kalkınma için oraların özelliklerine uygun Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projelerini geliştirdik, termal turizm projeleri ürettik. Sanayileşmeyle ilgili organize sanayiler, lojistik merkezleri gibi projeler yaptık. Oradaki hemşehrilerimi mahallelerinde üretken hale getirmek, varoşlarda birikmelerini ve gecekondu şeklinde konutlaşmayı önlemek, bulundukları yerlerde suyunu, kanalizasyonunu, şehir meydanlarını, çocuk parklarını ve kültür merkezlerini yapmaya çalıştık. Böylece bir bütünlük arz etti."

-Hava kirliliği, içme suyu ve tescilli yapı çalışmaları-

İça, önceden Kütahya'nın, hava kirliliği, içme suyu kaçak oranının yüzde 72'ye ulaşması, tarihi tescilli yapılar olmak üzere 3 temel sorunu bulunduğunu anlattı.

İlk hamle olarak 850 kilometre içme suyu hattını yenilediklerini ve kaçak oranının yüzde 33'e düştüğünü dile getiren İça, şu bilgileri verdi:

"Hava kirliliğiyle mücadele için lisans anlaşmasıyla doğalgaz hatları kuruldu. Sabırla bu çalışmaları bitirdik. Hava kirliliğinde alt sıralara düştük. Doğalgazda şu anda yüzde 70-80'lere varan bir kullanım oranı var. Şehrimizin havası tertemiz, pırıl pırıl oldu. Tarihi tescilli eserlerimizle ilgili çok güzel örnekler yaptık. Bununla ilgili olarak Tarihi Kentler Birliği'nin tüm toplantılarına bir öğrenci gibi gittim. Yurt içi, yurt dışı deneyimlerimizi de paylaştık ve Kütahya'mıza getirdik. Bunlarla ilgili her sene ödül almaya başladık. 2009 yılında, 'Büyük Bedesten Restorasyonu Kavaflar-Saraçhane Sokaklar Cephe Sağlıklaştırma Uygulaması' dolayısıyla Tarihi Kentler Birliği Prof. Dr. Metin Sözen Koruma Büyük Ödülü, Kütahya Belediyemizin oldu."

-Çevre odaklı çalışmalar-

İça, halkın beklentilerine öncelik verdiklerini, parklar yaptıklarını ve geçen yıl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca düzenlenen "En Temiz Şehir" yarışmasında 3'üncü seçildiklerini anımsattı.

İleri arıtmaya geçen nadir illerden birinin Kütahya olduğuna dikkati çeken İça, şunları kaydetti:

"Katı Atık Birliği'ni kurduk ve Kütahya ilinde bir bütünlüğü sağladık. Avrupa Birliği (AB) projeleri yaptık. Yüzde 62 hibe desteğiyle projeleri bitirdik. 15,7 milyon avroluk yatırım bitti. Şimdi ise çöpten enerji üretimi için ihalemizi yaptık. Kişi başına düşen yeşil alan 2004 yılında 1,6 metrekareydi, şimdi 10 metrekareyi geçti. Yani şehircilik anlamında 2004'ten bu yana büyük başarılar elde edildi.

225 bin nüfusumuz var. 25 milyon lirayla başladığım bütçe şu anda 147 milyon 500 bin liraya ulaştı. Bunun içindeki öz kaynak oranımız yüzde 53'tür. Kendi kaynağını kendi sağlayan bir belediye haline geldik. Kat karşılığı, yap-işlet-devret gibi birçok işimizi de yaptık. Kendi kaynaklarımızı artırmanın ötesinde dışarıdan gelen her türlü yatırımcıya da rehber olduk. Onları hep destekledik. Bununla ilgili olarak belediyeler arasında 2006'da Sayın Başbakanımızdan 'Kaynak Oluşturma Ödülü' aldık."

-Doğal Soğuk Hava Deposu ve Yoncalı'daki proje-

İça, çiniciliğin geliştirilmesi amacıyla yeni bir proje başlattıklarını ve gümüş işlemeciliğini yaygınlaştırdıklarını söyledi.

Endemik ve tıbbi bitkilerle ilgili merkez kurduklarını dile getiren İça, şöyle dedi:

"Kütahya Belediyesi Yer Altı Soğuk Oda Depoları birinci etabını, Çalca Mahallesi sınırları içindeki doğal tüf kayaçtan oluşan arazimiz üzerinde ortalama 5'er metre genişlik ve yükseklikte galeriler açarak tamamladık. Depolarda şu an itibariyle patates, portakal ve limon depolanıyor. Yoncalı Kaplıcaları'nda termal turizm bölgesi projemiz var. Türkiye'de 68 teşvik bölgesinden 8'i Kütahya'dadır. Baraj göllerinde su sporları, teleferik projeleri, golf alanı, yaylalar, yamaç paraşütü gibi termali destekleyen birçok turizm imkanı mevcuttur. El sanatları zengindir. Çini, gümüş, yarı kıymetli süs taşları, ağır elbiseler, Simav halıları gibidir."



Seferihisarlı üreticilere müjde; Soğuk Hava Deposu geliyor

Mandalina Üretici Birliği kurup İşleme tesisi satın alan ve Seferihisar Mandalina Üreticilerinin oluşturduğu birliğe devreden Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, birliğin 1. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, şimdi de "Soğuk Hava Deposu" yapıp birlik ve üreticinin kullanımına vereceklerinin müjdesini verdi.
Birinci yılını tamamlayan Mandalina Üretici Birliği'nin 2012-2013 yılı faaliyet raporu, yapılan genel kurulda üyeler tarafından onaylandı. Faaliyet Raporu Mandalina Üretici Birliği Başkanı Cumhur Eriş, yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılan sunumlarla gerçekleştirildi. Divan Başkanlığı'nı üretici Ahmet Taneli'nin yaptığı kurula, Belediye Başkanı Tunç Soyer, İlçe Tarım Müdürü Ali Özdemir, Seferihisar Jeotermal A.Ş. Genel Müdürü Ali Taşkın ve üreticiler katıldı.

Genel Kurulda konuşan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, "Benim için çok heyecanlı bir gün. Bir yılımızı tamamladık. Artık Seferihisarlı mandalinasını kendi üretiyor kendi satıyor. Kurduğumuz birlik sadece sizler için değil Seferihisar'daki tüm üreticiler için bir umut ve katma değer oldu. Seferihisar'da ürünün birim fiyatının yükselmesine neden oldu. Bu hepinizin eseridir. Bu bir başlangıç bu birlik sizlerle birlikte çok daha büyüyecek. Artık Seferihisar sadece Seferihisar değil çünkü Seferihisar Türkiye'ye örnek olmaya başladı. Bugün burada yapılan konuşmalarda geçtiğimiz yıl yaşanan en büyük sıkıntının bahçelerin kesilme sırası ve sona kalması olduğunu gördük. Bunu aşmamızın da tek bir yolu var, Soğuk Hava Deposu yapmak. Nasıl mandalina işleme tesisi satın alıp üreticiye devrettik, şimdi de bundan sonraki ilk işimiz, bu soğuk hava deposunu yapıp üreticinin kullanımına açmak olacak. Eğer biz mandalinamızı bir ay daha korumayı başarabilseydik, bugün herkesin cebine çok daha fazla girecekti. Yani Seferihisar'da çok büyük bir eksiklik soğuk hava deposu. Biz Seferihisar Belediyesi olarak bunu gerçekleştireceğimiz. Mandalina üreticimiz, balıkçımız tüm üreticilerimizin kullanımında olacak" dedi. Başkan Soyer birliği bugünlere getiren ve gurur duymamızı sağlayan yönetim kurulu üyelerine ve siz üreticilerimize çok teşekkür ediyorum diyerek sözlerini tamamladı.




Gıdamızı yeniden düşünmek

Sığır etlerinin at eti, muhtemelen domuz eti hatta galiba eşek eti ihtiva ettiğini anladık. Şimdi bu bilgiyle ne yapacağız? Bazıları için daha az et tüketmek veya başka kaynaklardan et almak anlamına geliyor bu. Reuters İngiltere’de yaptığı ankette halkın yüzde 60’nın et ihtiyacı için mahalli kasaplara yöneldiğini; yüzde 25’nin de işlenmiş etlerden farklı kesimleri tercih ettiklerini bildirdi.

AdAge dondurulmuş köfte satışlarının Şubat itibariyle yüzde 40 azaldığını, et yerine geçen Quorn satışının ise yüzde 10 arttığını kaydetti. Emma Hall “yetişkin İngilizlerin üçte ikisinin gelecekte dondurulmuş etleri satın almalarının düşük bir ihtimal olduğunu söylediklerini” kaydediyor.

Şimdiye değin en büyük etkisi, halkın güven kaybı oldu. Ancak yıllar içerisinde sayısız gıda güvenliği skandalından sonra – ki bazıları ölümcüldü - gereksiz yere karmaşık olan bir gıda sistemine niçin güvenelim ki? “Gıda ve perakende sektörü son derece yoğunlaştı ve küreselleşti” diyen Lawrence şunu söylüyor: “Avrupa’da az sayıda kilit oyuncu, sığır eti ürünlerine ve süpermarket sektörüne hâkim. Oldukça uzun bir tedarik zinciri geliştirdiler ki gıda işlemede kullandıkları maddeleri döviz kuru ve küresel piyasalardaki et fiyatlarına bağlı olarak en ucuza nereden bulurlarsa oradan satın alma imkânı verdi onlara. Dalgalanan siparişleri “tam zamanında karşılamak” amacıyla aracı ağları, Soğuk Hava Deposu ve fason kesim haneler ortaya çıktı. Yönetim danışmanı KPMG’nin tahminlerine göre, tedarik zinciri 450 halkadan oluşuyor.”

Tekrarlamaya değer, yiyecek elinize geçmeden önce 450 yerde bir şeyler yanlış gidebilir.
Mahalli üretimden gelen yiyecekleri tüketmek; yediğiniz gıdanın nereden geldiğini, kimin yetiştirdiğini ve kimin işlediğini bilmek harika olur çünkü bu olay et ürünlerinin ve Avrupa’nın çok ötesine uzanmaktadır.
Kaynak: AlterNet

Tarımsal projelere 2.5 milyon TL’lik destek

AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu, kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi projeleri kapsamında 11 projeye hibe desteği sağlandığı müjdesi verdi.

Kavaklıoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Projesiyle sağlanan maddi karşılığı 2.5 milyon TL'ye yaklaştığını, proje desteklerinin Soğuk Hava Deposu projesinden bakliyat eleme ve paketleme tesisine süt ürünleri üretim projesinden koyun çiftliği projesine çeşitlilik arz ettiğini söyledi. Tarımsal sektörde tarımsal altyapıyı düzenleyerek, kırsal alanı yaşanabilir hale getirmeye ve kalkınmayı sağlamaya katkıda bulunacak projelere öncelikli yaklaştıklarını ve bu projelere özel önem verdiklerini kaydetti.

Kavaklıoğlu şunları söyledi: "Tarım Bakanlığı kanalıyla ilimizde çok sayıda projeye ciddi hibe desteği sağlandı. Soğuk Hava Deposu projesi, bakliyat eleme ve paketleme tesisi, süt ürünleri üretim projesi, koyun çiftliği projesi, patates işleme, paketleme ve depolama yatırımı, koyunculuk yatırımı, meyve suyu kapasite artırım projesi ve un değirmeni gibi geniş bir yelpazede çok sayıda projemiz kabul edilmiştir. Bunların maddi karşılığı 2.5 milyon TL'yi bulmaktadır. Kırsalın, çalışan, üreten, yaşanan ve korunan alanlar haline getirilmesinin sağlanması için çaba ve gayretlerimiz devam edecektir."

Akıllı kumandalar, soğutma depolarında enerji tasarrufu sağlayacak

Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan CANTEK şirketi, Soğuk Oda depolarında yüzde 70’e kadar elektrik tasarrufu sağlayacak ‘octosense’ adı verilen akıllı kumanda üretti.

Endüstriyel soğutma sektöründe kullanılan enerjide devrim yapacağı söylenen cihaz, dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor.

Fabrikasında toplantı düzenleyerek cihazı basına tanıtan CANTEK Yönetim Kurulu Başkanı Can Hakan Karaca, octosense ile enerjinin daha doğru kullanılacağını ifade etti. Octosense’nin müşterisini düşünen, elektrik tasarrufu sağlayan bir cihaz olduğunu belirten Karaca, “Soğutma makinelerinin başka şekilde çalışmaya ihtiyacı olduğunu birkaç yıl süren testlerle tespit ettik. Çok fazla elektrik tüketiyorlar. Ülkemizde soğuk hava depolarının toplam elektrik harcaması yaklaşık 1 milyar avro civarındadır. Bizim yaptığımız cihazla enerji tüketiminde yüzde 30 ile 70 arasında tasarruf sağlıyor.” diye konuştu.

Uluslararası Teknik Gözetim Birliği’nin (TUV) denetimi ve raporu ile de bunu belgelediklerini kaydeden Karaca, bu cihazı şu an sadece Türkiye’de satacaklarını bildirdi. Karaca, cihazın ücretini onu alan firmaların yapacakları enerji tasarrufu ile bir senede çıkaracağını dile getirdi.

CİHAZ NASIL ÇALIŞIYOR?

Octosense, Soğuk Hava Deposu bulunan müşterilerinin günlük elektrik harcamalarını, kapının ne kadar açılıp kapandığını ve ne gibi tedbirler alması gerektiğini gösteriyor. Bunun yanında soğutma makinesindeki enerjiyi içeri doğru transfer ederek, enerjinin yüzde 70’ini kullanan kompresörün daha az çalışmasını sağlıyor. Eski soğuk hava depolarını da kurulabilen bu cihaz, tamamen yerli üretimi ve patenti CANTEK firmasında bulunuyor.

Gümrük çilesine son

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, gümrük işlemlerine yönelik getirdikleri yenilikleri Bursa'da açıkladı. Bir firmanın aldığı, 'Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü' ile 'güvenilir olduğunu, dürüst iş yaptığını tüm dünyaya ilan ediyor' anlamına geldiğini belirten Yazıcı, uygulama ile güvenilir firmaların eşyasının gümrüklere gelmeyeceğini belirtti. Yazıcı, firmaların tesislerinde de gümrükleme yapabileceklerini kaydetti.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Bursa Hilton Otel'de 'Kolay Ticaret, Büyük Türkiye' hedefli projenin tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıda Bakan Yazıcı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın 'Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası'nı BTSO Başkanı Celal Sönmez'e verdi. Ayrıca Sönmez, BUSTAŞ Soğuk Hava Deposu İhracatı ve Transport A.Ş. adına yüksek taşımacılık performansından dolayı ödüllendirildi. Hedeflerinin; Türkiye'nin en kolay ve en güvenli yapıldığı ülke olmasını sağlamak olduğunu anlatan Bakan Yazıcı, ülkedeki 3 milyonu aşkın ticari işletmenin bir trilyon doların üzerinde mal ve hizmet ürettiğini söyledi. 400 milyar dolara yaklaşan dış ticaretin gümrük kapılarından gerçekleştiğini dile getiren Bakan Hayati Yazıcı, 76 milyon tüketicinin de bu mal ve hizmetlerden faydalandığına işaret etti. Sınırlardan her sene milyonlarca insan ve araç giriş çıkışının yapıldığına dikkat çeken Bakan Yazıcı, bütün işlemlerin ve süreçlerin bakanlıkça takip ettiğine vurgu yapan Yazıcı, güvenli ve kolay ticaretin yol alacağı kanalların hızla ve büyük bir titizlilikle inşa edildiğini kaydetti.

1 Mart 2013 Cuma

Özel Sektör Yatırımları Mamak'a

Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, ilçe sınırları içerisinde üretim ve ticaret yapan işyeri ziyaretlerine devam ediyor. Akgül, son olarak 19 Mayıs Bulvarı üzerinde bulunan Aytaç Soğuk Hava Deposu, Birka Temizlik Ürünleri, Yılmaz Örme, Ayvalı Çiçekçisi ve İlik Mermer Granit fabrikalarını gezdi. Akgül’e gezisinde Mamak Belediyesi Meclis Başkan Vekili Erdal Ak eşlik etti.

Yılmaz Örme tekstil fabrikasında detaylı incelemelerde bulunan Akgül, fabrika sahibi Eşref Yılmaz’dan bilgi aldı. Tekstil fabrikasında dokuma, ütü, kalite kontrol gibi bölümleri gezen Akgül, son dönemde özel sektörün yatırımlarını Mamak’ta değerlendirdiğini dile getirdi. Özel sektörün bölgedeki ekonomik gelişim için son derece önemli olduğuna dikkat çeken Akgül, “Yönetim olarak özel sektörün kalkınmadaki öneminin farkındayız. Bölgemizde üretim yapan, iş alanları kurarak Mamaklılara istihdam sağlayan yöneticilere sonuna kadar destek oluyoruz” dedi.

Merkezi Soğutmada Yüzde 20 Tasarruf Sağladı

İzmir Çınarlı Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi 12. sınıf öğrencisi Yasin Kayasarı, üzerinde çalıştığı ve TÜBİTAK tarafından da ödüllendirilen projesiyle merkezi Soğuk Hava Deposu sistemlerinde yüzde 20 enerji tasarrufu sağladı.

Çınarlı Endüstri Meslek Lisesi 12. sınıf öğrencisi Yasin Kayasarı, tesisat teknoloji si ve iklimlendirme bölümü öğretmeni Zekeriya Acan'ın danışmanlığında yürüttüğü projesiyle hem merkezi soğutma klima sistemlerinde yüzde 20 oranında enerji tasarruf sağladı hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TÜBİTAK'ın ortaklaşa düzenlediği Orta Öğretim Kurumları Arası Enerji Verimliliği Proje Yarışması'nda birincilik ödülüne ortak oldu.

Kayasarı,  yaptığı açıklamada, yürüttüğü proje ile soğutma amaçlı klimalarda enerji sağlamayı amaçladığını ve bunu da tavuk çiftliklerinde nemlendirme cihazı olarak kullanılan "serpantin" adlı ısı değiştirici sistemi geliştirerek merkezi klimalar için başardıklarını söyledi.

Geliştirdikleri sistemin, özellikle büyük ölçekli soğutma sistemlerinin kullanıldığı işletmeler için ideal olduğunu ifade eden Kayasarı, "Merkezi sistemler, Soğuk Hava Deposu, klima santralleri, buz pisti gibi alanlarda sistem rahatlıkla uygulanabilir" dedi.

Proje danışmanı Zekeriya Acan da geliştirdikleri sistemin, merkezi soğutma klima sistemlerinde yüzde 20 tasarruf sağladığını belirtti.

Selden Zarar Gören Oteller

Manavgat ilçesinin Evrenseki turizm bölgesinde selden zarar gören otellerde temizlik çalışmaları devam ederken, turizmciler ile yerel yöneticiler karşı karşıya geldi.

Manavgat'ta iki gün etkili olan sağanak yağışta ilçe merkezinde Manavgat Irmağı'nın Evrenseki beldesinde Ilıca ve Kömürcüler derelerinin taşması sonucu

zarar gören otellerde temizlik çalışması başlatıldı. Evrenseki beldesindeki otellerde su boşaltma çalışması yapılırken, Manavgat Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu başkanlığında oluşturulan İlçe Afet Komisyonu ve Hasar Tespit Komisyonu sel sularından zarar gören turistik tesislerde incelemelerde bulundu.

Turistik tesisler kendi imkanlarıyla sel sularını boşaltıp suların ardından oluşan çamurları temizlemeye çalışırken, diğer taraftan Evrenseki Belediyesi'ne ait traktör, vidanjör ve diğer iş makineleri otellerin içerisinde ve bahçesinde bulunan suların boşaltılması için aralıksız çalışıyor. Suların boşaltılmasının ardından bölgede 15 üzerinde otelde hasar meydana geldiği, özellikle 5 otelde hasarın büyük olduğu belirtildi. Tesislerin zemin katlarında bulunan çamaşırhane, mutfak, Soğuk Oda depoları, teknik servisler, bürolar, kafe ve restoran bölümleri sular altında kalırken aşırı yağışta oda ve yataklar yağmurdan nasibini aldı.

Belgesi Olmayan Ekmek Satamayacak

Isparta Bakkal ve Bayiler Odası Başkanı Mehmet Ali Bapbacı, ekmek satışı yapan bütün işyerlerine ekmek satış belgesi alma zorunluluğu ile ilgili olarak basın toplantısı düzenledi. Ekmek satış belgesi bulunmayan işyerlerinin ekmek satamayacağını belirten Başkan Bapbacı, bu nedenle ekmek satan mükelleflere yönelik kurs düzenleyeceklerini kaydetti. Belgesi bulunmayan esnafın ekmek satması halinde işletmeye cezai işlem uygulanacağına dikkat çeken, "Belgesi olmayan ekmek satamayacak" dedi.

Yumurtanın artık Soğuk Hava Deposu olmayan yerlerde satılmasının yasaklandığına da dikkat çeken Bapbacı, "Soğuk Hava Deposu nu kuramayan bakkallarımız yumurta satamayacak. Yumurtaların buzdolabında saklanması ve muhafaza edilmesi gerekmektedir. Esnaf arkadaşlarımızın mağdur olmaması için mümkün mertebe buzdolabında tutmalarını, cezai işlem görmemelerini hatırlatmak istiyorum" diye konuştu.