28 Nisan 2013 Pazar

İnebolu'da Soğuk Hava Deposu Yatırımı

İnebolu'da su ürünleri Soğuk Hava Deposu inşasının sürdüğü bildirildi.

Yatırım teşvik belgesi alarak tesisin yapımını başlatan balıkçı Mehmet Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje tamamlandığında 40 bin kasa balık depolayabileceklerini söyledi.

Projenin henüz yüzde 40'ının hayata geçirildiğini, 2014 yılı sonuna kadar deponun tamamının bitirileceğini belirten Aydın, şunları kaydetti:

"Tesisimiz 500 metrekare alana ve 40 bin kasa balık depolama kapasitesine sahip olacak. Sabit yatırım tutarı 1 milyon 700 bin lira olan projemiz için yüzde 70 vergi indirimi, KDV istisnası, faiz desteği ve sigorta primi işveren desteği sağlandı. Balık ilk geldiğinde ön soğutma odasında 1-2 saat bekletiyoruz. Burada balığın nemi alınıyor ve serinliyor. Oradan şok odasına alıp eksi 35-45 derecede 12 saat şokluyoruz. Sonradan da eksi 18-22 derecede muhafaza odasına alıyoruz."

Oda yok diye hastayı depoya aldılar

Stuttgart'ta Diakonie-Klinikum Hastanesi'nde yaşlı ve demans hastası bir kadına kötü muamele edildiği ortaya çıktı. Yerel medyada geniş yer bulan olay sonrası hastane yetkilileri olayın gerçek olduğunu doğruladı.

Monika S. adlı bir vatandaş yaklaşık iki hafta önce merdivenlerden düşen 91 yaşındaki annesini tedavi ettirmek amacıyla hastaneye yatırdı. Annesinin hastanede iyi koşullarda tedavi gördüğünü düşünen Monika S. pazar akşamı annesini ziyaret etmeye gittiğinde, bir hemşirenin annesini çığlıklar atar halde başka bir odaya taşındığını gördü. Bunun sebebini sorduğunda ise hemşire şu cevabı verdi: "Anneniz geceleri kendi kendine konuşuyor ve şarkılar söylüyor. Dolayısıyla diğer hastaların rahatsız olmaması amacıyla annenizi geceleri başka bir odaya alıyoruz."

Annesinin götürüldüğü odanın bir depo olarak kullanıldığını; ortalıkta çöp bidonları, kartonların olduğunu ve acil durumlar için bir zilin dahi olmadığını gören Monika S. duruma tepki gösterdi ve annesinin yeniden eski odasına götürülmesini talep etti. Monika S.'in ısrarı karşısında hemşire hastayı yeniden eski odasına götürdü. Monika S. sonradan diğer hastalardan annesinin son iki geceyi de depo olarak kullanılan Soğuk Oda da geçirdiğini öğrendi. Bu olay üzerine annesinin tek kişilik bir odaya çıkarılmasını ve gerekirse fazla para ödemeyi teklif eden Monika S.'in talebini hemşire kabul etmedi.

Olayın basına yansıması üzerine hastane yönetimi, "Hastanemizde böyle bir üzücü olayın yaşanmasından dolayı çok üzgünüz. Bu tamamen bir hemşirenin neden olduğu münferit bir olaydan ibaret. Hastanın geceleri huysuzlaşmasından ve başka boş bir oda da bulunmamasından dolayı hemşire böyle bir uygulama yapmış." şeklinde bir açıklama yaptı . Olayın ardından annesini hastaneden çıkaran Monika S., onu yeniden bir hastaneye veya bakım merkezine yatırmayı düşünmediğini, bu tür kurumlara güvenini kaybettiğini ve bakımını evde kendisinin üstleneceğini söyledi.

Aydın Üreticisi Tacirin Eline Bakmaktan Kurtuluyor

Aydın'da üretilen yaş sebze ve meyvelerin hasat zamanında düşük fiyatla pazarlanması sorunu, çeşitli kurum ve sivil toplum kuruluşlarının ortaklığıyla kurulacak Aydın Soğuk Hava Lisanslı Depoculuk A.Ş. ile ortadan kalkıyor.

ASTİM Organize Sanayi Bölgesi üzerinde 15 dönem araziye kurulacak ve 4,5 milyon TL'ye mal olacak 'Yenilebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi' ile üreticilerin yılda 3 bin ton yaş sebze ve meyvesi korunacak.

Güney Ege Kalkınma Ajansı'nın (GEKA) Güdümlü Proje Desteği ile hayata geçirilecek olan projeyle ilgili bilgi veren Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bosnalı, kurulması planlanan 'Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu' ile Aydın'ın tarımsal ürünlerinde katma değerin arttırılacağını söyledi.

Aydın'ın tarımsal ürünler bakımından potansiyelinin oldukça fazla olduğuna dikkat çeken Bosnalı, "İncir, zeytin, kestane üretiminde birinci, çilek üretiminde ikinci ve bamya üretiminde ise beşinci olan ilimizde üretilen tarımsal ürünlerden çok fazla katma değer sağlanamıyor. Maalesef kentimizde soğuk hava depoları bulunmadığı için hasat döneminde düşük fiyata pazarlanan tarımsal ürünlerimizi hasattan sonra pahalıya tüketiyoruz. Bu sorunu ortadan kaldırmak ve ihracata dayalı ürün çeşitliliğimizi arttırmak için kentimizde 'Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi'ni hayata geçireceğiz" dedi.

FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Projenin fizibilite çalışmalarının başlatıldığına dikkat çeken Bosnalı, "3 ay sürecek ayrıntılı fizibilite çalışmaları neticesinde projenin bütçesi kesinleşecek. Projeye ait tahmini yatırım tutarı 4 milyon 500 bin TL olarak belirlendi. Toplam bütçenin yüzde 75'i (3 milyon TL) GEKA tarafından hibe şeklinde, yüzde 25'i ise (1,5 milyon TL) başvuru sahibi ve ortakları tarafından ortaklık bedeli olarak finanse edilecek. Aydın Ticaret Borsası'nın başvuru sahibi olduğu projeye Aydın Valiliği, Aydın Ticaret Odası, Aydın Sanayi Odası, Aydın Ziraat Odası, Söke Ticaret Borsası, Nazilli Ticaret Odası maddi destek verecek. Ayrıca proje ortaklarının iştirakiyle AYTER A.Ş. bünyesinde Aydın Soğuk Hava Lisanslı Depoculuk A.Ş. kurulacak" diye konuştu.

Bosnalı, proje tamamlandığında kent merkezi ve ilçelerden üreticilerin 3 bin ton kapasiteli tesisten ücretsiz olarak faydalanacağını belirterek, "ASTİM Osb üzerinde 15 dönüm arazide kurulacak olan Soğuk Hava Deposu Tesisi, tüm bölgeye örnek teşkil etmesi amacıyla doğaya saygılı yenilenebilir enerjiden yeni güneş enerjisinden faydalanılarak PV sistem ile soğutulacak. Burada tarımsal ürünlerin yanı sıra et ve süt ürünleri de korunabilecek. Tesisi 2014 yılının sonlarına doğru açmayı planlıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı


20 Nisan 2013 Cumartesi

Şafaktepe Tarihi Tünel Park Projesi'nde Sona Gelindi

Mamak Belediyesi tarafından yapımı devam eden Şafaktepe Tarihi Tünel Park Projesi'nde sona gelindi. Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, "Tarihi tüneli kaderine terk etmeyerek gerekli çalışmalara başladık ve sona yaklaştık" dedi. Mamak Belediyesi tarafından yapımı devam eden Şafaktepe Tarihi Tünel Park Projesi'nde sona gelindi. Tarihi kültür ve sanatla buluşturacak proje alt ve üstü olmak üzere iki farklı bölümden oluşuyor. Projenin alt kısmında geçmiş yıllarda tren yolu, araba yolu, Soğuk Hava Deposu ve son olarak Körfez Savaşı'nda sığınak olmak üzere hazırlanan tarihi tünel bulunuyor. Üst kısmında ise mahalle konağı inşa ediliyor. Mamak Belediyesi, tünelin tarihi dokusunu bozmadan restore ederek kültürel etkinlikler için yeni bir alanı daha Ankaralıların hizmetine sunmaya hazırlanıyor. Tarihi tünel resim ve fotoğraf sergisi başta olmak üzere sanatsal etkinlikler için yeni ve farklı bir mekan olacak. Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, "Tarihi tüneli kaderine terk etmeyerek gerekli çalışmalara başladık ve sona yaklaştık. Amacımız tarihi zenginliklerimizi yok ederek değil, gün yüzüne çıkararak Mamaklıların, hatta Ankaralıların hizmetine sunmak" dedi.

Türkoğlu Çilek Üretcileri Birilğinden 109.570 TL’lik Proje

Türkoğlu Kaymakamı Tuncay Akkoyun’un talimatları ile Kaymakamlık AB proje birimi tarafından hazırlanan ‘Yenilenebilir Enerji İle Açık ve Kapalı Alanda Çilek Adaptasyonu Projesi’ Tagem’e sunuldu.

Türkoğlu Çilek üreticileri birliği Başkanı Hüseyin Kaplan ‘Kahramanmaraş İlimiz Türkoğlu ilçemizin Muratçakıroğlu köyünde 3 dekar alanda yenilenebilir enerji ile 8 metreden kaynak su çıkartılarak açık ve kapalı alanda deneme parsellerinde çilek adaptasyonu denemeleri yapılacaktır. Dikimler masuralar (genişlik 125 cm. boy 420 cm.) üzerine, sıra üzeri 30 cm sıra arası 35 cm üçgenler oluşturacak şekilde dikilecektir.

İlçemiz de 250 dekar alanda yapılan çilek üretimi yapılacak çilek adaptasyonu denemesiyle,

Kapalı alan serada raflı sistemlerde topraklı ve topraksız çilek denemelerindeki verim ve adaptasyon çalışmaları yapmaktır.  Çalışmada kış ve yaz dikim sistemi ve 12 çeşit,(Swettann,Cristal,Fern,Sabrina,Kabarla,Redlanshope,Galanye,SanAndreas,Albion,Aromas,Camarosa,  Swett charlıe) deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak ve her tekerrürde r30 bitki yer alacak şekilde kurulacaktır. İlçemiz de 470 m.den- 1730 m. rakıma kadar üretim yapılmaktadır. Bu da pazara arz edilen ürünün sürekliliğini sağlamaktadır. Çilek hasadı 15 Nisanda başlayıp, Kasımın ilk haftasına kadar devam etmektedir. Soğuk Hava Deposu, soğuk zincir gibi gerekli alt yapı imkânları geliştirilir ise ilimizin ihraç edilen ürünleri arasına girmeye adaydır.

ÖRNEK KENT OLMA YOLUNDA İLERLİYORUZ

Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça’da Kütahya Belediyesi'nin yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler verdi. İça, "Yaşanılabilir kentler projesi yarışmasında, ülke çapından yarışmaya katılan 286 proje arasında yer altı Soğuk Oda depoları projemiz özgün proje olarak jüri özel ödülünü aldı. Şu anda TOKİ köprülü kavşak projemize başladık. Toplam 19 milyon lira ya mal olacak projemiz 2014 yılının birinci ayında tamamlanacaktır. Katı Atık projemiz ilçeleriyle tüm Kütahya’yı kapsayan ve bedeli 56 milyon TL olan bir projedir. Bu İçişleri Bakanlığı tarafından ihalesi yapılıp onaylandı. Bu proje tamamlandığında Türkiye’de üç ilden birisi olacağız. Toplu taşımada ise geçtiğimiz günlerde çok önemli bir anlaşmaya imza attık. Elektrikle çalışan Troleybüs ile 23 kilometre mesafelik alanda taşımacılık yapacağız. Bu aslında projenin ilk ayağıdır. Bu proje ileride genişleyerek, organize sanayi bölgesi, hava alanı , Yoncalı ve Tavşanlı ilçesini de içerisine alacaktır" diye konuştu.

AK Parti Kütahya İl Koordinatör Milletvekili Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, il danışma meclisi toplantılarının amacının, teşkilat meselelerinin değerlendirilmesi, yapılan ve yapılması planlanan çalışmaların tartışılması varsa eleştirilerin özgürce yapılabilmesi olduğunu söyledi. Aydın, "Ülkemizde , Beşiktaş , Fenerbahçe ve Galatasaray futbolun üç büyüğü olarak kabul edilir. Seçimlerde AK Parti'nin aldığı oy oranı bakımından AK Parti’de ülkenin üç büyüğünden birisi Kütahya’dır. Ama Kütahya işi sıkı tutmalı üç büyük olmanın rehaveti ile hiçbir şeyi hafife almadan disipline taviz vermeden çalışmalara devam etmelidir" ifadelerini kullandı.

Peynir Festivali Başladı

Türkiye'nin Ulusal Peynir Festivali, ülkenin dört bir yanında yapılacak etkinliklerine İzmir'den başladı.

Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nde yarın başlayacak Peynir Festivali, renkli etkinliklerle hem göze hitap edecek hem de damakları şenlendirecek, hem de peynir yemeyen çocuklara peyniri sevdirecek.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ve Ambalajlı Süt Üreticileri Derneği'nin (ASÜD) desteğiyle düzenlenen etkinlik, alışveriş merkezi ziyaretçilerine hoş anlar yaşatırken, sektörün ileri gelen isimlerini bir araya getiriyor.

Türkiye'nin Ulusal Peynir Festivali renkli etkinliklerle, İzmir'de Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nde bugün başladı. 14 Nisan'a kadar devam edecek. Festival, 26-28 Nisan'da Forum Mersin Alışveriş Merkezi'nde, 10-12 Mayıs'ta Forum Ankara Alışveriş Merkezi'nde, 24-26 Mayıs'ta Forum Trabzon Alışveriş Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Şenlik havasında olacak

Tarım Artı'nın organize ettiği ve Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nin ev sahipliği yapacağı festivalin 3 günü için de yoğun etkinlik programı hazırlandı.

Forum Bornova Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Doğan Alpan, "İlk duyduğumuzda bizi çok heyecanlandıran bir proje Peynir Festivali. Türkiye'de 600'den fazla peynir çeşidi var. 250-300 çeşidi festivalde sunulacak. Tarım Artı'nın organize ettiği ve Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nin ev sahipliği yapacağı festivalde, çeşitli etkinliklerle hem tüketimin hem de üretimin artırılmasını amaçlıyoruz. Böylece süt ve süt ürünleri sektörüne katkı sağlanmış olacak. Çocukların peynir yemesi ve sevmesi önemli, çünkü sağlık açısından peynir önemli bir gıda" diye konuştu.

Tarım Artı Organizasyon Şirketi'nin Müdürü Alper Çiçekçi, "Peynir çeşitlerini tanıtmak amaçlı yapılan bu organizasyona tüm İzmirlileri bekliyoruz. Festivali ziyaret edenler, peynir üreten firmaları, üretim şeklini ve Soğuk Hava Deposu zincir uygulamalarını görebilirler. Festivale katılan 20 ulusal çapta büyük firma var. Bu firmaların bazılarının 50-60 çeşit peyniri var. Dolayısıyla Peynir Festivali'nde en az 250 çeşit peynir ziyaretçilere sunulacak. Eğlenceli etkinlikler çocukların katılımıyla çok renkli olacak. Çocuklar eve hangi peynirin gireceğini belirliyor. O nedenle çocukların peynir çeşitlerini tanıması çok önemli. Peynir Festivali şenlik havasında olacak" şeklinde düşüncelerini belirtti.

Kecheese, keçi sütü ile raflarda

Her geçen gün marketlerin süt reyonlarında daha çok aranan keçi sütü tüketicinin yeni gözdesi haline geldi.

Türer A.Ş'nin markası Kecheese'in keçi sütünden üretilen peynirlerinin bulunduğu ürün gamına keçi sütünü de ekledi. Uzmanlar tarafından besin değerleri ve kolay sindirilebilir olması nedeniyle keçi sütünün en uygun süt olduğuna dikkat çeken Türer AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Özer Türer, keçi sütünün sınırlı bir ürün olmasından dolayı uzak durdukları içmelik keçi sütü üretimine gelen yoğun talep üzerine yakın zamanda başladıklarını söyledi. Keçi sütüne en çok talebin annelerden geldiğini belirten Türer, "Keçi sütüne talep her geçen gün artıyor. Ancak ülkemizde keçi sütü üretimi çok sınırlı. Üretimin çok üzerinde bir talep var. Türkiye keçi sütü üretimini artırmalı. Bugün üretim 10 kat artsa da talebi karşılayamaz" dedi. Türer A.Ş.'nin kurduğu Kecheese, Keçi Sütü İşleme Tesislerinde Türk Gıda Kodeksi'ne ve uluslararası standartlara uygun olarak keçi sütü ve ürünleri üretiyor. Türer A.Ş.'nin Seferihisar'da bulunan keçi çiftliğinde üretilen sütler, tamamen Soğuk Hava Deposu zincirinde korunarak elde ediliyor. Katkı ve koruyucu madde içermiyor.

18 Nisan 2013 Perşembe

Veri Merkezleri Için Mağara Projesi

7 milyonluk nüfusun 1,100 kilometre karelik alana sıkışmak zorunda kaldığı Hong Kong’da, artan emlak fiyatları, giderek genişleyen ve daha fazla alana ihtiyaç duyan Bilişim teknolojileri (BT) altyapısı için sorun olmaya başladı. Şirketler, yer ve maliyet sıkıntısını aşmak ucuz Soğuk Hava Deposu için, doğal olarak soğuk olan yeraltı mağaralarına göz dikti.

Hong Kong merkezli şirketler, BT altyapılarını yeraltına taşımaya hazırlanıyor. The Register sitesinin verdiği bilgiye göre, Cordells hukuk şirketi, sunucularını yeraltına taşıma planlarına çoktan başladı.

Şirketin yetkililerinden Hillary Cordells, geçtiğimiz hafta içinde düzenlenen Verimerkezi Alanı Asya Konferansı’nda, “Bu plan hükümetin radar ekranında yer alıyor ancak bölgeler seçilirken dikkatli olunması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Sivil Mühendislik ve Gelişim Departmanı ve küresel mühendislik şirketi Arup tarafından gerçekleştirilen fizibilite raporuna göre, Hong Kong’un üzerine kurulduğu alanın üçte ikisi, ‘orta ile yüksek derecede’ mağara kazmak için uygun durumda.



Wired’ın haberine göre, şehir-ülkenin, 20 hektardan fazla alan kaplayan ve hanelerle kaplı 5 bölgesinin başlangıç için ideal olduğu belirtildi.  Arup, veri merkezlerinin yanı sıra, 400 devlet binasının da yeraltı mağaralarından yararlanabileceğini belirtti. Dahası, mağaralar araştırma laboratuvarları, ray bakım depoları hatta krematoryumlar için kullanılabilir.

YERALTI ŞEHİRLERİ DOĞABİLİR

Arup tarafından hazırlanan raporda, yeraltında mağara açmanın kaçınılmaz çevresel sonuçları olacağı ancak hassasiyet gösterildiği takdirde ortaya muazzam yapılar çıkabileceği belirtildi. Örnek olarak, altından tren hattı geçen Hong Kong’un Tai Lam Country Parkı ve 91 metre uzunluk ve 61 metre genişliğiyle dünyanın en büyük yeraltı salonu olan Gjøvik Mountain Hall gösterildi. Norveç’te bulunan salon 5,500 kişi kapasiteli.

Güçlü bankacılık sektörüyle tanınan Hong Kong, son yıllarda giderek güçlenen BT sektörüyle de bilişim dünyasında önemli bir yer edinmeye başlıyor. Arazi ve emlak fiyatlarında dünyanın en pahalı kentlerinden biri olan Hong Kong, hükümetin sıcak bakmaması halinde yeraltı mağarası projesinde hayal kırıklığı yaşayabilir.

Her ne kadar bu konuda iyimser olunsa da, Arup raporu, hükümetin bu konuya sıcak bakmadığını ve tüm yükün özel sektöre kaldığını belirtti. Ancak özel  sektörün bu projenin altına girmesi için hükümet teşviklerine ihtiyaç duyması kaçınılmaz görünüyor.

Ntv

Tonlarca Dondurma Yangında Zarar Gördü

Yalova'da 20 bin ton kapasiteli Soğuk Hava Deposu da çıkan yangında binlerce ton dondurma zarar gördü.

Yalova'nın Altınova ilçesinde bir soğuk hava deposunda bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. Çıkan yangın kısa sürede 20 bin ton kapasiteli 2 depoyu sardı. Alevlere Yalova ve Kocaeli Belediyesi'ne ait itfaiye araçları müdahale etti. Yoğun duman nedeniyle müdahalenin güçleştiği yangında, itfaiyeciler oksijen tüpleri ile deponun içine girdi.

Deponun Türkiye'nin en büyük Soğuk Oda depolarından birisi olduğu ve içeride özel bir dondurma firmasına ait binlerce ton dondurmanın bulunduğu öğrenildi.

13 Nisan 2013 Cumartesi

Kıyı Kanununun Uygulanması Yönetmeliği Değişti

Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 2 Nisan tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:

KIYI KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİKTE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 3/8/1990 tarihli ve 20594 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki  “Sahil Şeridi” tanımının ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, “Su Ürünlerini Üretim ve Yetiştirme Tesisi”, “Rekreaktif Alanlar”, “Tersane”, “Yat Limanı”, “Balıkçı Barınağı”, “Çekek Yeri”  ve “Sosyal ve Teknik Altyapı Tesisleri” tanımları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin sonuna aşağıdaki “Denize İniş Rampaları”, “Tekne İmal ve Bakım Yeri” tanımları eklenmiş, aynı maddedeki “Yat çekek yeri” tanımı yürürlükten kaldırılmıştır.

“İki bölümden oluşan sahil şeridi kullanım amacı, topoğrafya ve doğal eşiklere göre uygulama imar planı kararı ile belirlenir. Sahil şeridinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir. Yapı yaklaşma mesafesi içerisinde kalan alanlar uygulama imar planı ile gezinti alanları, dinlenme ve bu Yönetmelikte tanımlanan rekreaktif alanlar ve yaya yolları olarak düzenlenebilir.”

“Su Ürünlerini Üretim ve Yetiştirme Tesisi: Su ürünleri kaynaklarının ekonomik olarak kullanımı ve üretiminin artırılması amacıyla deniz ve iç sularda, deniz, göl yüzeyi ile karada, kuluçkahaneli ve kuluçkahanesiz oluşuna göre alan büyüklüğü değişen üretim ve yetiştirme faaliyeti gösteren ve Soğuk Hava Deposu, paketleme ünitesi, yem ve malzeme deposu gibi karada ihtiyaç duydukları alt ve üst yapılara sahip kıyı yapılarıdır.”

“Rekreaktif Alanlar: Halkın eğlence ve dinlenme gereksinimlerini karşılamaya dönük, açık olarak düzenlenen oturma ve yemek yerleri, yemek pişirme yerleri, çeşmeler, açık havuzlar, oyun ve açık spor alanları, açık gösteri alanları, yeşil bitki örtüsü ve kıyı yapısının elverdiği yerlerde denize iniş rampaları bulunan kamu ya da özel alanlardır.”

“Tersane: Her cins ve boyutlarda gemi ve su araçlarının inşası, bakım-onarım ve tadilatlarından biri veya birkaçının yapılmasına imkân sağlayan en az elli metre deniz cephesine sahip ve gemi inşa kapasitesi belirlenmiş, teknik ve sosyal alt yapısı, yönetim, destek, bakım, onarım ve depolama birimleri de bulunan kıyı yapılarıdır.”

“Yat Limanı: Yatlara güvenli bir bağlama ve her yata doğrudan yürüyerek çıkılmasına imkân sağlayan, yeterli derinlikte su bulunan ve yatlara teknik ve sosyal altyapı, yönetim, destek, konaklama, bakım ve onarım hizmetlerini sunan, rüzgâr ve deniz tesirlerinden korunmuş, işletme izin belgesi almış, turizm işletmesi belgeli kıyı yapılarıdır. Yat limanlarında konaklama tesisi yapılması halinde, bu tesislerin yükseklikleri 6.50 metreyi (2 kat) ve emsali toplam emsalin %20’sini geçmeyecek şekilde yapılaşma koşulları imar planı kararı ile belirlenir. Yat limanlarında tüm üst yapılarda kot, her binanın köşe kotlarının aritmetik ortalaması alınarak bulunur. Bodrum katlar yapı yüksekliğine ve emsale dâhildir.”

“Balıkçı Barınağı: Balıkçı teknelerine hizmet vermek amacıyla dalgakıranla korunmuş, yöre balıkçılarının ihtiyacına yetecek kadar havuz ve geri sahaya sahip, bağlama rıhtımları ile suyu, elektriği, ağ kurutma sahası, çekek yeri, emsali kara alanının %2’sini, yüksekliği 6.50 metreyi (2 katı) aşmayan ve takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen yönetim birimi, deniz ürünlerine geçici depolama ve satış üniteleri bulunan kıyı yapılarıdır.”

“Çekek Yeri: Tam boyu altmış metreye kadar her türlü gemi veya su araçlarına bakım-onarım, kışlatma ile teknik altyapı ve yönetim hizmeti veren tesistir.”

“Sosyal ve Teknik Altyapı Tesisleri: Kıyıda yapılması zorunlu olan yapı ve tesislere hizmet veren ve kıyının kamu yararına kullanılmasını sağlayan, dalgakıran, kontrol kulesi, deniz feneri, trafo, su deposu, çekek rampası, biyolojik ve kimyevî arıtma sistemi, pis su ve sintine boşaltma istasyonu, elektrik, su, sağlık ünitesi, PTT, Fax, TV teçhizatı, yağ ve çöp toplama konteynerleri, yangın şebekesi veya itfaiye tesisi, lift sistemi, saniter üniteleri, otopark, yaya yolları, meydan, yeşil alan, çocuk bahçesi ve park ve benzeri altyapı tesisleridir.”

“Denize İniş Rampaları: Halkın denizde sportif, eğlence ve gezi amacıyla, amatör ve özel teknelerini, römork kullanarak denize indirip, denizden çekebilecekleri, yol ile bağlantısı olan ve geri sahasında taşıt ve römork otopark yeri bulunan rampa düzeneğidir.”

“Tekne İmal ve Bakım Yeri: Boy sınırlaması olmaksızın ahşap yat imalatı ile tam boyu yetmiş beş metreye kadar veya Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca yapılan inceleme sonucuna göre kara ve denizdeki fiziksel şartların uygun bulunması halinde yüz yirmi beş metreye kadar her türlü gemi ve su araçlarının inşa, tadilat ve bakım-onarım hizmetlerinden biri veya birkaçının yapılmasına imkân sağlayan teknik ve sosyal altyapılara sahip tesistir.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasından sonra gelen (b) bendinin (5) numaralı alt bendinin sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak il, ilçe, belediye ve mücavir alan sınırına rastlayan alanlarda pafta bütününde geçirilme şartı aranmaz.”

“İl, ilçe, belediye ve mücavir alan sınırına rastlayan alanlarda pafta bütününde aktarma şartı aranmaz.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin başlığı “Kıyı Kenar Çizgisinin Onayı ve İlanı” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Yürürlüğe giren kıyı kenar çizgisi, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelerce, bu sınırlar dışında valiliklerce tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süreyle ilan edilir.

Kıyı kenar çizgisine, ilan süresi içinde kamu kurum ve kuruluşları ve ilgilileri itiraz edebilir. İtirazlar valiliğine yapılır. İtirazlar, Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca onbeş gün içinde incelenir. İnceleme sonuçlarını ve gerekçeli görüşlerini içeren komisyon raporu değerlendirilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Bakanlık itirazı, komisyon raporunu da dikkate alarak inceleyip karara bağlar.

İtiraz ve yapılan inceleme neticesinde düzeltilmesine karar verilen kıyı kenar çizgisinin tespiti, onayı ve ilanı hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.

Onaylı kıyı kenar çizgileri;

a) Kıyı kenar çizgisinin suya düşmesi,

b) Mükerrer kıyı kenar çizgisinin bulunması,

c)                Kıyı kenar çizgilerinin kenarlaşmaması,

ç) Yargı organlarınca kıyı kenar çizgisinin iptali ya da ikinci bir kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi,

d) Daha evvel kıyı özelliği göstermediği halde, malzeme alımı sonucunda oluşan su alanları nedeniyle, bu alanları kıyıda bırakacak şekilde tespit edilen kıyı kenar çizgileri, bu su alanlarının deniz, göl veya akarsu ile doğrudan bağlantılı olmadığının Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca belirlenmesi,

halleri dışında değiştirilemez.

Kıyı kenar çizgisinin mahkeme kararları ile parsel veya parseller bazında iptal edilmesi halinde, bu alanlardaki kıyı kenar çizgisi tespitlerinde kıyı kenar çizgisinin bütünlüğünü ve sürekliliğini sağlayacak şekilde bitişiğindeki onaylı kıyı kenar çizgisi ile birlikte değerlendirilerek, üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına hâlel getirmeyerek yeni tespit yapılabilir.

Mahkeme kararlarının uygulanması sonucunda tespit edilerek onaylanan kıyı kenar çizgisinin bitişiğindeki onaylı kıyı kenar çizgisi ile uyum sağlamaması halinde ise Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca bu alanda mahkeme kararlarının gerekçeleri dikkate alınarak ve üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına hâlel getirmeyerek yeniden kıyı kenar çizgisi tespiti yapılabilir.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan yapı ve tesisler: Tersane, gemi söküm yeri, tekne imal yeri, su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri, denize iniş rampaları, yat limanı, kruvaziyer liman, balıkçı barınağı ve çekek yeri.”

“Hangar, atölye, kontrol kulesi ve deniz feneri gibi bakım-onarım ve teknik altyapı yapılarının yükseklikleri ve yapılaşma şartları, teknik gerekçeler ve uluslararası standartlar gözetilerek imar planı kararları ile belirlenir. Ancak taban alanı 6 metrekareyi geçmeyen kontrol kulesi ve deniz fenerleri için yapının fenni ve teknik sorumluluğu ilgili idaresinde olmak kaydıyla imar planı aranmaz.”

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki madde eklenmiştir.

“EK MADDE 1 – Aynı alanda birbirinden farklı tarihlerde onaylanmış kıyı kenar çizgilerinin bulunması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce; onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunan alanlarda, Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca planda esas alındığı belirlenen kıyı kenar çizgisi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmayan alanlarda ise Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca yapılan inceleme sonucunda uygun görülen ve Bakanlıkça onanan kıyı kenar çizgisi geçerlidir.”

MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin ekindeki “Dicle Nehri” ve “Fırat Nehri” tanımları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve “Dalyan Kanalı” tanımı eklenmiştir.

“7- Dicle Nehri: Dicle Nehri ana kolunun Bismil ilçesi ile Türkiye-Suriye Irak sınır arasındaki kesimi.

8- Fırat Nehri: Ana kolunun Keban Barajı ile Türkiye-Suriye sınırı arasındaki kesimi.”

“17- Dalyan Kanalı: Köyceğiz Gölü ile Akdeniz arasındaki kesimi.”

MADDE 8 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 9 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.

Osmaniye Yeni Meyve Ve Sebze Hali’ne Kavuşuyor

Osmaniye’nin yıllardır beklediği bir hizmet olan Yeni Sebze ve Meyve Hali Kompleksi’nin 6 Nisan’da açılacağı bildirildi. Kompleksin açılışını 5 Ekim 2011’de temelini atan MHP Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli yapacak.

Belediye Başkanı Kadir Kara, 27 Haziran 2011 tarihinde ihalesi yapılan ve İller Bankası tarafından kredilendirilen Yeni Sebze ve Meyve Hali'nin, 50 dönümlük bir arazi üzerine inşa edildiğini belirterek, "Bu tesis, kentimizin bölgesel bir ekonomik güç olmasına ve ekonomik büyümesine büyük katkıda bulunacak. “Bizim Belediyecilik anlayışımıza göre, biliriz ki halkı yanına almayan, onun görüş ve ihtiyaçlarını bilmeyen, ilgilenmeyen bir yönetim ayakta kalamaz. Bugün bu tesis bizden çok bizi desteklediğini her fırsatta dile getiren, hayır dualarını eksik etmeyen, gelişime değişime destek veren Osmaniyelilerin eseridir” dedi.

Cumartesi günü açılışı yapılacak olan Yeni Sebze ve Meyve Hali Kompleksi içerisinde idari bina, kafe, pastane, lokanta, misafirhane, banka ve PTT, Soğuk Oda, dükkanlar, laboratuvar ile cami bulunuyor.

VALİLİKTEN 2 KAYISI PROJESİ

VALİ VASİP ŞAHİN: - "KAYISI TİCARETİ YAPANLARA ÖRNEK BİNA YAPILACAK" - " KAYISININ KURUTULMASI VE PAKETLENMESİNİ SAĞLAYACAK OLAN ENTEGRE BİR MAKİNE SİSTEMİ KURULACAK" (FOTOĞRAFLI) MALATYA (İHA) - Vali Vasip Şahin, "Kayısının kurutulması ve paketlenmesini sağlayacak olan entegre bir makine sistemi üzerinde çalışılıyor" dedi. Vali Vasip Şahin, kayısı ile ilgili olarak bazı projeler üzerinde çalıştıklarını bildirerek, "Öncelikle Lisanslı depoculuk yönetmelik çalışmalarımız hemen hemen tamamlanmak üzere, Kayısıda Lisanslı Depoculuk, üretim zincirinin hem kontrolünü sağlıyor hem de kayısının depodan depoya aktarılmasına ihtiyaç duymadan elinizdeki bir takım belge veya senetlerle alım satım yapma imkanını sağlamış oluyor. Bu projemiz hayata geçtiği zaman kayısı üreticilerimiz önemli bir imkan olacak"dedi.

Şahin, Kayısı Araştırma Geliştirme Vakfı aracılığı ile yaptıkları İyi Tarım Uygulamaları Belgesi ve Sertifikasyonu uygulamalarına yakında başlayacaklarını ifade ederek şunları söyledi: "Bu yetkiyi aldık, buda üretimden tüketime kadar zincirin kontrolünü sağladığı için bu belgeyi almış olan bir ürün başka bir belgeye ihtiyaç duymadan kendini ispat etmiş olacak. Bu ürün kontrol edilmiştir ve kalitesi budur. Bu sertifikasyon herkese verilmiyor, Ankara'nın doğusunda iki firmada bulunan bu yetki üçüncü olarak bizlere verildi. Sıkı şartları var, belki çiftçimiz başta biraz sıkılır gibi olur. Ama buna dahil olan çiftçimiz diğer çiftçilerimize göre avantajını almaya ve yaşamaya başlar, dolayısı ile buda çok önemli bir uygulama." AB Projesi ile kayısı ticareti ile uğraşanlara örnek bir bina projesinin yapılacağını söyleyen Vali Şahin, "Belediyemiz ve Özel İdare Genel Sekreterliği ile ortaklaşa Avrupa Birliği Projesi olarak yürüttüğümüz Şehir Mezarlığı yanında yer alan bir bölgede içerisinde Soğuk Hava Deposu ve bürolarında bulunduğu kayısı ticareti ile uğraşan firmaların ve depoculuğunda olduğu, güneş enerjisinden istifade ederek çok uzun bir vadede yer almadan yapılacak olan bir bina örnek olarak hayata geçirilecektir.

Bu projemizi gerçekleştirerek hayata geçirebilirsek tüccarlarımız ve büyük üreticilerimiz için örnek bir proje olacaktır. Bu projenin riskine devlet olarak giriyoruz, projemiz rantabl olursa diğer müteşebbislerimizde çok rahat bu sistemi çok rahat kurabilecekler" şeklinde konuştu. TÜBİTAK ile ortaklaşa yürütülen projede ise kayısı için entegre bir makine sistemi üzerinde çalışıldığını da aktaran Vali Vasip Şahin, "Kayısı ile ilgi diğer bir çalışmamızda TUBİTAK, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtım Vakfı ve Malatya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ile ortak yürüttüğümüz kayısının kurutulması ve paketlenmesini sağlayacak olan entegre bir makine sistemi üzerinde çalışılmaktadır. Bu çalışmalarda görev alan mühendis arkadaşlar çalışmalardan ümitli. İnşallah sistem halinde prototip ortaya çıkar. Yazın çiftçimizin yaşadığı kayısıyı kurutma ve paketleme sıkıntısı da büyük ölçüde aşılmış olur. Yer altı suyu kullanıma sayaç takılması konusu yasa ile gündeme gelen bir konu, sayaç kullanımı tüm Türkiye'de uygulanan ve sadece yer altı sularının amacı dışında kullanımını engellemek ve disipline edilmesi amacı ile uygulanmaktadır" dedi.

Mezbaha ünitesinin binaları nasıl olmalı

Mezbaha ünitesinin binaları, sosyal tesisleri, ofis yerleri park alanları, mezbahaya giriş ve çıkış yerleri Avrupa Birliğinin öngördüğü Standartlara Uyumlu Modern ve Çağdaş Yöntemler kullanılarak inşa edilmelidir.

Yine mezbaha ünitesi binalarının zeminleri, tavanları, duvarları, duvarlarının renkleri ve donanımları, kapıları ve pencerelerinin ölçüleri aydınlatma sistemleri, havalandırma-nem , Soğuk Hava Deposu iklimlendirme sistemleri,  atık ve artıkların  atılması ve drenaj kanalları da yine Avrupa Norm Özelliklerini Taşıyacak Şekilde İnşa Edilmelidir.

İşletmede Soğuk Hava Deposu içinde bulunan odalar büyük baş için ( 1 metre/200kğ) küçük baş için (1m/ 100-200kğ ) kapasitede olmalı, kombina içerisinde karkasların iletilmesi için; kesim salonu, nakliye koridoru, nakliye platformu, havalı ray hattı bulundurmalıdır

Kişi, kararlı olmadıkça zayıflaması mümkün değil

Diyet Uzmanı Ebru Piroğlu Durgut, 'Kilo verme işi kafada biter. Kişi kararlı olmadıkça siz ne yaparsanız yapın zayıflatmanız mümkün değildir' dedi.

Medical Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ebru Piroğlu Durgut doğru kilo verme konusunda bilgiler verirken, “Zayıflamak için bana gelen danışanlarıma ne yapmaları gerektiğinden çok nasıl yapmaları gerektiğini anlatmak daha doğru geliyor. Çünkü artık herkes beslenmeyle ilgili bilgi sahibi, fakat bu bilgilerin nasıl kullanılacağı konusunda yetersiz kalmakta. Bu nedenle bana gelen herkese kalorisi kişiye göre hesaplanmış standart diyet ışığında, kendi kendilerinin diyetisyeni olmayı öğretiyorum. Bana gelen danışanlarıma “Gerçekten hazır mısınız?” diye sorarım. Çünkü kilo verme işi kafada biter. Kişi kararlı olmadıkça siz ne yaparsanız yapın zayıflatmanız mümkün değildir. Sigara tiryakisi hamile olduğunu öğrenen bir bayanı düşünün. Ertesi gün sigarayı bıraktığına şahit olursunuz. Hani tiryakiydi? Bebek baskın çıktı. Bebeğine olan sevgisi sigara tiryakiliğini ikinci plana attı. Hani yıllarca denemesine rağmen bir türlü bırakamamıştı sigarayı, şimdi ne oldu? Ben söyleyeyim; zihnine, beynine komutu sigarayı bırakmam gerek diye göndermedi. Zihnine ve beynine bebeğine olan sevgisinden dolayı sigara içmeyeceği emrini verdi” diye konuştu.
Dyt.Durgut, “Zihninizi nasıl yönlendirirseniz zihniniz size o şekilde yanıt verir” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü, “Zihninizi nasıl yönlendirirseniz zihniniz size o şekilde yanıt verir. Çok bilindik bir örnek vardır. Soğuk Hava Deposunda kitli kalan adam deponun soğutucusunun bozuk olduğunu panikten unutarak, donacak öleceği korkusuyla bütün gece depoda kitli kalmış ve sabah cesedini donmuş olarak bulmuşlardır. Halbuki depo soğuk değildir. Ama kendisini öyle inandırmıştır ki, zihnine yolladığı sinyallerle zihni onu dondurarak öldürmüştür. Kilo vermek de böyle bir şey aslında. İstemek gerek. Neden kilo vermek istiyorsunuz? Zayıflayınca ne yapacaksınız? Ne giyeceksiniz? İçinizi kıpır kıpır yapan görüntünüz nasıl bir görüntüdür? Zayıflamayı isterken kendinizi zayıflamış ve mutlu hayal edin. Beyniniz bunu bir komut olarak algılayacak ve zayıflamanıza yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.

Zayıflamak demek, düşünceleri, yeme şeklinizin, davranışlarınızın, yaşam biçiminizin, mutfak kültürünüzün, değişmesi anlamına geldiğini ifade eden Dyt. Ebru Piroğlu Durgut şu bilgileri verdi: “Hayatınızla ilgili köklü bir değişim yapacaksınız. Nasıl? Farkına vararak.’’ diyerek şöyle devam etti,”Okuduğum bir kitapta çok güzel bir örnek vardı. Yazar bilinçaltının ne kadar önemli olduğu anlatmış. Küçük bir böceğin bize bir şey yapamamasına rağmen nasıl da korktuğumuzu, elimize almayı bırakın terlikle bile öldürmekte zorlanabileceğimizi ama başka ülkelerde böceklerin sofralara yemek olarak konduğunu anlatarak, bilinçaltınıza hangi bilgiyi yüklerseniz ona inanırsınız diyor. Şimdi, bugüne kadar zayıflama konusunda yaptığınız her deneyimi unutun. Önce içsel bütünlüğünüzü yarattıktan sonra istediğiniz yöntemi uygulayın. Artık bildiklerinizi bir yana bırakın, zihninizi boşaltın ve kendinizi zayıf ama mutlu hayal edin.”

7 Nisan 2013 Pazar

Kkydp, Başvuru Sonuçları Açıklandı

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında 7'inci etap başvuru sonuçları açıklandı.

04 Eylül 2012 tarih ve 28401 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Tebliği (Tebliğ No: 2012/64) çerçevesinde Kastamonu'da 13 adet hibe başvurusu yapıldı. Yapılan başvuruların değerlendirmesi İl Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılarak sonuç raporları Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına gönderildi. Yapılan 13 başvurudan biri, başvuru koşullarını sağlamadığından reddedildi. 12 projenin tamamı ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından programa alındı. Programa alınan projelerin toplam tutarı 2 milyon 995 bin 248 TL iken, projeler tamamlandığında toplam 1 milyon 497 bin 642 TL hibe desteği verilecek.

Programa alınan projelerin sektörel dağılımı ise şöyle oluştu:

"Alternetif Enerji Kullanan Seralar 150 bin TL, Bitkisel Ürün İşlenmesi, Paketlenmesi ve Depolanması 1 milyon 239 bin 684 TL, Hayvansal Ürün İşlenmesi, Paketlenmesi ve Depolanması 1 milyon 258 bin 500 TL, Koyun Keçi ve Manda Konusunda Sabit Yatırımları 249 bin 100 TL ve Soğuk Hava Deposu 98 bin TL olmak üzere toplam 2 milyon 995 bin 284 TL'dir.

Nilüfer ABİS ile güvende

Nilüfer Belediyesi ve yerli yazılım firması Netcad işbirliğinde hazırlanan Nilüfer İlçesi 'Afet Bilgi Sistemi' (ABİS), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı'nın (BEBKA) desteği ile tamamlandı.

Sistemin tanıtım toplantısında konuşan Başkan Mustafa Bozbey, Türkiye'ye örnek olacak bir çalışmaya daha imza attıklarını belirterek, olası afet durumuna karşı herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Nilüfer Belediyesi afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında önemli bir yeniliğe imza attı. Bursa'da ilk kez bir belediye "akıllı harita" üzerinden Afet Bilgi Sistemi'ni uygulamaya koymuş oldu. Sistem ile olası bir afet öncesi gerekli tüm bilgiler harita üzerinden vatandaşın bilgisine sunuluyor.

Sistemin tanıtım toplantısı sivil toplum örgütlerinin de katılımlarıyla Nilüfer Dernekler Yerleşkesi'nde yapıldı. Sistem hakkında bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, "Güzel ülkemiz Türkiye birçok tarihi ve doğal değere ev sahipliği yaparken, bir yandan da hepimizin bildiği üzere jeolojik ve coğrafi yapısından dolayı doğal afet riskini de bünyesinde barındırıyor.
Doğal afetler arasında deprem Türkiye için en büyük tehdit durumunda. Depremi heyelan, su taşkını ve çığ izliyor. Bu somut gerçekler gerek merkezi yönetimi, gerek yerel yönetimleri, gerek sivil toplum kuruluşlarını gerekse yurttaşlarımızı konuyla ilgili çok daha bilinçli ve sorumlu olmaya zorluyor. Bu konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu bir an olsun aksatmadan büyük bir ciddiyetle ele almalı ve uygulamaya dönüştürmelidir" dedi.

Nilüfer Belediyesi olarak bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Türkiye'de çok az sayıda belediyenin uygulamaya koymayı başardığı Afet Bilgi Sistemi (ABİS) Projesi'ni devreye soktuk. Gururla ifade etmeliyim ki bu örnek proje ile Nilüfer doğal afetlere çok daha hazırlıklı olacak. Olası bir afette can ve mal kayıplarını en aza indirgemede ABİS Projesi önemli bir faktör olacaktır. Nilüfer Belediyesi olarak, müdahale ve afet sonrası iyileştirmede ilçemizdeki tüm kurumlarla koordineli çalışmayı sağlamak, kaynakların etkin ve verimli kullanımını sağlayarak afet sonrası can ve mal kayıpları ile hasarları en aza indirmek amacıyla, Afet Bilgi Sistemini (ABİS), akıllı haritayı oluşturduk. Böylelikle Nilüfer, Bursa'da olası bir depreme en hazır ilçelerden birisi oldu" diye konuştu.

ABİS ile vatandaşların olası bir afet öncesi ihtiyaç duyabileceği tüm hazırlıklarla ilgili bilgilere rahatlıkla ulaşabileceklerini belirten Bozbey, "Sistemde afet sonrası toplanma alanları, geçici iskan/çadır alanları, öncelikli yollar, alternatif yollar gibi tüm hayati bilgiler akıllı harita üzerinde belirlendi. Kolaylıkla adres bilgilerine ulaşılabilecek raporlanabilecek şekilde bir yazılım da oluşturuldu. ABİS Projesi'nin sahiplenilmesi ve eksiksiz uygulanması için gerekli bilgilerin edinilmesinin yanı sıra bu bilgilerin paylaşılması hayati önem taşıyor. Projemize maddi destek sağlayan Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansına ve tasarladığımız projeyi hayata geçiren Netcad Firmasına çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu.

2005 yılında çıkan 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 53. maddesi ve 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 69. maddesi belediye ve il özel idarelerine afet ve acil planlarını yapma zorunluluğu getiriyor. Bu nedenle ABİS kurulması öncelikli konular arasında yer alıyor. Nilüfer Afet Bilgi Sistemi'nde, afet sonrası toplanma alanları, geçici iskan/çadır alanları, öncelikli yollar, alternatif yollar, sivil tahliye yolları, sahra hastanesi kurulacak alanlar, tüm hastaneler, eczaneler, ecza depoları, trafik kontrol noktaları, afet istasyonlarının yerleri "akıllı harita" üzerinde belirlendi. Olası bir afet anında gerekli tüm merkezler, belediyenin web sitesindeki online harita üzerinden vatandaşın erişimine açılıyor. İleri dağıtım ve lojistik destek noktaları, su istasyonları, fırınlar, Soğuk Hava Deposu; tüm kamu kurumları, belediye hizmet binaları, muhtarlıklar, polis noktaları; su vanaları, yangın hidratları; ilkyardım koordine merkezleri, hastaneler, ambulans bekleme noktaları, yaralı toplama merkezleri gibi tüm hayati bilgiler de haritada yer alıyor. Böylelikle adres bilgilerine kolaylıkla ulaşılabilecek ve gerekirse raporlanabilecek bir şekilde yazılım oluşturuldu.

Tarım Müdürlüğü’nden rekor destek

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından tarıma dayalı ekonomik kalkınma yatırımlarına 2013 yılında rekor sayılabilecek oranda hibe desteği sunuluyor. Yüzde 50 hibe desteği ile 39 projeye toplamda 10 milyon 642 bin 977 TL ödeme yapılacak.

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından tarıma dayalı ekonomik kalkınma yatırımlarına yönelik olarak 2013 yılında dev bütçe ayrıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yüzde 50 hibe desteği ile 39 projeye toplamda 10 milyon 642 bin 977 TL ödeme yapacak.

110 PROJEYE 21 MİLYON TL HİBE DESTEĞİ VERİLDİ

Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında 2 Kasım 2012 tarihine kadar Manisa merkezde yapılan başvuruların sonuçlandığını açıklayan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi, projeler ile ilgili olarak verdiği bilgilerde, “İlimizde 2006 yılından beri uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, 2012 yılı sonuna kadar 6 etap halinde 110 proje tamamlanmış olup toplam 21 milyon 225 bin 860 TL hibe ödemesi gerçekleştirilmiştir. Bu programın amacı, doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, yürütülmekte olan kırsal kalkınma çalışmalarının ve etkinliklerinin artırılması ve kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulmasına yöneliktir. Çoğunluğu Manisa’da üretilen ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik projeler ile çiftçi ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanmış ve özellikle, uygulanmakta olan Avrupa Birliği kaynaklı fonların kullanımı için kapasite oluşturulmuştur” dedi.

39 PROJEYE 10 MİLYON 642 BİN TL DESTEK VERİLECEK

İl Müdürü Hasan Çebi, 2012 yılındaki kırsal kalkınma tebliği kapsamındaki başvuruları değerlendirirken, “Toplam 54 adet proje başvurusu yapılmıştır. Bu başvuruların, Manisa’da ve merkezde yapılan değerlendirilmesi sonucunda 39’u kabul edilmiştir. Bu 39 projenin toplam tutarı 23 milyon 264 bin 407 TL’dir. 21 milyon 285 bin 953 TL’si hibe kapsamında olup, verilmesi planlanan hibe miktarı 10 milyon 642 bin 977 TL’dir” dedi.

PROJELERİN FAALİYET ALANLARI

Projelerin faaliyet alanlarıyla da ilgili bilgi veren Hasan Çebi, “7 adet üzüm işleme, 6 adet zeytin işleme, 5 adet sebze işleme, 4 adet zeytinyağı işleme, 3 adet meyve işleme, 2 adet süt işleme, 2 adet gübre işleme, 2 adet tavukçuluk ve 8 adet muhtelif konularda hazırlanmış projelere hibe desteği verilecektir. 29 proje bitkisel üretimle ilgili, 9 proje hayvansal üretimle ilgili ve 1 proje de Soğuk Hava Deposu ile ilgilidir” dedi.

Zenginliğe giden yol buradan geçiyor!

Yönetim Danışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, zenginliği yakalamanın yolunun var işi yapma tarzını gözden geçirmek, ortaklıklar ve işbirliklerle rekabet edebilir ölçekte verimli işler yapmak olduğunu söyledi.

Karadeniz Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (KASİF), Dünya Gazetesi ile Bafra Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) işbirliğiyle 'Değişen Dünya Piyasalarında Rekabetin Önşartı İşbirliği, Güçbirliği ve Ortaklık' konulu konferans düzenledi. Konferansta konuşan Dr. Rüştü Bozkurt, ömrünü tamamlayan işler yerine yenilerine yönelinmesi tavsiyesinde bulundu.

Dünya Gazetesi Yazarı ve Yönetim Danışmanı Dr. Rüştü Bozkurt konuşmacı olarak katıldığı konferansı Bafra Kaymakamı Ali Katırcı, Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, Çetinkaya Belediye Başkanı Hadi Sezer, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Recep Durgun ve çok sayıda iş adamı, sanayici ve esnaf dinledi. Konferansta çağımızda ortaklıkların ve işbirliklerinin önemini anlatan Dr. Rüştü Bozkurt, "Çok uzağa gitmeye gerek yok, bundan on yıl evvel yaklaşık 400 bin işçi çalıştıran Japonya'da bir ilçenin adını alan Hitachi firması çağımızda rekabet edebilmek için iş gücünde yüzde 17 azaltma yapmak zorunda kaldı. Birçok insan işini kaybettiği için Hitachi'nin esnafı, zanaatkarı, gelir kaybına uğrada. Bir zamanlar Japonya'nın çok canlı bir kasabası olan Hitachi şimdi sürekli kan kaybediyor. Fabrika çalışanları başka yerlere göç etmek zorunda kalıyor. Geliri azalan esnaf kepenk kapatıyor." diye konuştu. Bafra'nın da bir zamanlar barajda çalışan, Tekel fabrikalarında iş bulan, kereste fabrikalarında maişetini kazanan, devlet dairelerinde düzenli gelir sahibi olan bir çok kimsenin zamanla işlerini kaybettiğine vurgu yapan Bozkurt, "Bugün işlerimize farklı bir biçimde bakmaz, ömrünü tamamlamış işlerin yerine yeni işler kurmaz ve Bafra'nın orta sınıfının nitelik ve niceliğini büyütmez isek zenginliğimizi arttıramaz, refahı yakalamayız. Zenginliği yakalamanın tek yolu var iş yapma tarzlarımızı gözden geçirmek, ortaklıklar ve işbirlikleriyle rekabet edebilir ölçekte verimlilikte işler yaratmaktır." dedi. Türkiye'de işbirliği ve ortaklıkları engelleyen kültürel algılardan çok sayıda örnek veren Bozkurt, "Önce atadan dededen kalma tarım ve hayvancılık yapma biçimimizi sorgulamamız gerekiyor. Bafra'nın pirinci var ama lisanslı deposu yok. Bafra'nın sebzesi, meyvesi var ama onlara değer katacak Soğuk Hava Deposu ve zincirleri yok. En önemlisi Bafra'nın kendi ürünlerini değerlendirecek, zenginliğini arttıracak, refahını yükseltecek ortaklıkları işbirlikleri ve fiyat istikrarı oluşturacak mekanizmaları yok. Bu konuda kimseyi suçlamayalım kendi yoksulluğumuzu ancak kendimizin çözeceğini bilerek hareket edelim." şeklinde konuştu.

1 Nisan 2013 Pazartesi

ŞANLIURFA CAZİBE MERKEZİ OLACAK

Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker: “2012 yılında bir tek yeri programa aldık o da Şanlıurfa. Hayvancılıkla ilgili sıkıntılar var Ferhat Şelli benim en yakın dostum kendisi Şanlıurfalı burada besicilerle oturacak konuşacak sıkıntılarına çare arıyoruz. Biz hükümet olarak ak parti hükümeti 4 katrilyon 100 trilyon karşılıksız hibe ödedik. 59 bin kayıtlı çifti var 10 yılda devletten aldıkları destek bu. Bizden önce 120 bil lira alıyorlardı. 183 tane sinin hibe olduğu tarım ve hayvancılıkla ilgili tezi yaptık bitti yüzde elli hibe verdik 78 tane bitkisel ürün işleyen artık Urfa fıstığı diyelim çünkü Urfa’nın Antep’ten daha fazla 11 hayvansal ürün tesisi, Soğuk Hava Deposu 53 tane alternatif enerjili sere tamamı 2183 Şanlıurfalı burada çalışıyor. Sermayenin yarısına ortağız ama kara ortak değiliz. Bizim ikinci tesisimiz Şanlıurfa’da tarım ve kırsal destekleme kurulu kurduk 3 milyon Euro ya kadar hibe veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

% 65 E KADAR HİBE VEREBİLECEĞİZ

Mehdi Eker konuşmasında “Besihanelerden kurulacak bu besihanelerin üretiminde yapımında da kırsal kalkınma dan destek alabilecekler. İşletme tesisinin de işletmeninde % 65 e kadar hibe verebileceğiz.
Yani siz yeter ki iş yapın destek. Desteklemelerimiz 15 Marta kadar ceplerinizde olacak. Mazot gübre desteklemeleri Şanlıurfalılara verilecek.” Şeklinde konuştu.

Stok fazlası etler fakir fukaraya dağıtılsın

Et ve Balık Kurumu'na bağlı Erzurum Et Kombinası'nın stoklarının Temmuz ayına kadar canlı hayvan alımlarını durdurması üzerine bölge milletvekillerinin, Başbakan Erdoğan'a fakirlere bir kereye mahsus olmak üzere ücretsiz et dağıtılması yönünde teklif götürdüğü ortaya çıktı.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Erzurum Milletvekili Fazilet Dağcı Çığlık, parti il binasında vatandaşlarla bir araya geldi. EBK'nın canlı hayvan alımını durdurması nedeniyle mağdur olduklarını belirten besiciler, Milletvekili Çığlık'tan yardım talebinde bulundu.
Çığlık, önceki hafta Doğu Anadolu Bölgesi milletvekilleri olarak Başbakan Erdoğan'a besicilerin mağduriyetini ilettiklerini ifade etti. Problemin çözülebilmesi ve besicilerin nefes alabilmesi için fakirlere ücretsiz et dağıtımı için Başbakan Erdoğan'a teklif sunduklarını belirten Çığlık, "Nasıl ki fakirlere ücretsiz kömür yardımı yapılıyor aynı şekilde EBK'nın fazla stoklarını eritebilmek için de fakir vatandaşa et dağıtılabilir. Doğu Anadolu Bölgesi milletvekilleri olarak Sayın Başbakan'a bu teklifi sunduk. Şimdi sonucu bekliyoruz." dedi.

ÖZEL KOMBİNA DEPOLARINI ARAŞTIRIYORUZ
EBK Erzurum Et Kombinası'nın Soğuk Oda depolarının dolu olması üzerine alternatif çözüm olarak çevre illerdeki soğuk hava depolarının sahipleriyle de görüşmeler başlattıklarına değinen Çığlık, "Erzurum merkezdeki özel hava Soğuk Oda sahipleriyle görüştük. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü üzerinden yaptığımız depo kiralamada enerji tüketiminin pahalıya geleceği bildirildi. Biz de Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü üzerinden çevre illerdeki özel kombinaların sahipleriyle görüşmeler başlattık. Eğer bu çalışmamız olumlu sonuçlanırsa EBK'nın temmuzdan önce hayvan alım ve kesimlerini başlatabiliriz. Bu da besicimizi rahatlatır." şeklinde konuştu.

Kaçak balık avı denetimlerinde 105 tekneye el konuldu

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ekipleri, 2012 yılında 60 bin 660 su ürünleri denetimi gerçekleştirdi. Denetimlerde kaçak avlandıkları tespit edilen 105 tekneye el konuldu. İhlal yaptığı tespit edilen 7 bin 287 kişiye toplam 10 milyon 360 bin lira idari para cezası kesildi.

Bakanlık balıkçıların avlanma araçları ve avlanma yöntemleri başta olmak üzere, avlanan balık türlerinin boy, avlanma zamanı, avlanma yerlerini düzenleyen tebliğe uyumunu sağlamak amacıyla denetimlerini artırdı. Su ürünleri avcılığında sürdürülebilirliğin sağlanmasını esas alan ekipler, bu kapsamda tarafından su ürünlerinin karaya çıkış noktaları, balıkçı gemileri, yol güzergahları, işleme tesisleri, Soğuk Oda depoları ile toptan ve perakende satış yerlerinde 2012 yılında 60 bin 660 denetim yaptı. Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yaptığı 29 bin 340 denetimle, bir yıl içinde yapılan toplam denetim sayısı bir önceki yıla göre yüzde 23 artarak yaklaşık 90 bini buldu. Özellikle balıkçılık faaliyetlerinin yoğun olduğu ve balık hali bulunan illerde mobil ekipler ile yapılan eş zamanlı ve çapraz denetimler sonucu, su ürünleri avcılık tebliğine uymayan 61,8 tonu lüfer olmak üzere 823 ton su ürününe el konuldu.

Ayrıca, bakanlığın Sahil Güvenlik Komutanlığı ile koordinasyon içinde yaptığı denetimlerde; büyük çoğunluğu Marmara Denizi'nde trolle avlanma yasağına uymayan ve kaçak avlanan 105 adet balıkçı gemisi ile ekosisteme zararlı olduğu için kullanılması tamamen yasak 3238 adet muhtelif balık ağına el konuldu. Vizesini yenilemeyen 134 balıkçı teknesi ile su ürünleri avlanma kurallarına uymayan 16 balıkçı teknesinin de ruhsatı iptal edildi.

Osmaniye'de 8 Tesise Hibe Desteği

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca yürütülmekte olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, Osmaniye'de 2013 yılında 8 projenin hibe desteği almaya hak kazandığı bildirildi.

Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü İbrahim Sağlam konu ile ilgili yaptığı açıklamada; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2006 yılından beri devam eden ve Osmaniye'ye onlarca tesisin yapılmasını sağlayan projede 2012 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından 8 projenin başvurularının uygun bulunduğunu kaydetti.Hibe Desteği verilecek 8 proje ile Osmaniye'ye 4 milyon130.741 TL + KDV değerinde katkı sağlanacağını belirten Sağlam, "Bu projeler 3 adet zeytinyağı üretim tesisi, 2 adet salamura zeytin üretim tesisi, 1 adet un fabrikası, 1 adet Soğuk Hava Deposu kurulumu ve 1 adet de güneş enerjisinden elektrik üretim projesi şeklindedir. Bu projeler ile 3 yeni tesis kurulurken, 5 tesis ise son teknoloji ile donatılacaktır" dedi.

Bu projelerin kabulü ile 2009 yılından beri Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından uygun bulunup, Bakanlığa gönderilen tüm projelerin aynı zamanda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca da uygun bulunduğuna dikkat çeken Sağlam, "Bu program ile ilgili yatırım yapmak isteyen ve uygun şartları taşıyan herkes İl Müdürlüğümüze başvurabilir. 2013 yılı başvurularının Nisan ayında başlayacağı tahmin edildiğinden, yatırımcıların şimdiden hazırlıklara başlaması ve mutlaka İl Müdürlüğümüz Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü'nden bilgi almaları kendi yararlarına olacaktır" şeklinde konuştu.