250 firma yer aldı ama sadece 90'ı çalışıyor. Diğerleri kapalı veya proje aşamasında.
Şanlıurfa'da 1994 yılında dönemin Valisi Ziyaeddin Akbulut'un başlattığı Şahabettin Harput'un devam ettirdiği Organize Sanayi Bölgesinde 168 firma yer aldı. Büyük çoğunluğu Çırçır fabrikası olan bölgede 79 fabrika kapalı veya halen inşaat halinde. 89 fabrikadan 44’ü yılda 3 ay çalışan Pamuk Çırçır atölyesi olarak pamuğu çekirdeğinden ayıran fabrika. 15’i ise yine yılın belli dönemlerinde çalışan pamuk yağından değişik yağlar üreten yağ fabrikası.
Geriye kalan 30 fabrika ise, İplik fabrikası, Bulgur Fabrikası, Un Fabrikası, Çorap Fabrikası, Örme Namaz Takkesi, Hazır Beton, Hazır Yemek Fabrikası, Mobilya Üretimi, Süt ve Süt Ürünleri Fabrikası, Trafo üretim fabrikası, Yağmurlama sistemi fabrikası, Plastik, Sanayi Buzdolabı üretimi, Gül Üretimi, Otomotiv yedek parça, İlaç ve Boru gibi üretim yapıyor.
Kapalı olan firmaların bazılarına bankalar el koyarken, bazısı ise yıllardır kapalı. Bunların içinde eski Galatasaray başkanı Faruk Sümer’in de ortağı olduğu ve İsviçreli Musevilerin kurduğu GATEKS İplik fabrikası da bulunuyor, HEKTAŞ gibi ilaç kimyasal ilaç fabrikası da bulunuyor.
2007 yılında Yusuf Yavaşcan döneminde açılan 2. Organize Sanayi Bölgesinde ise 79 firma müracaat etti. İlk üretim yapan Dünya Porselen Fabrikası arsayı aldıktan kısa bir süre sonra üretime başladı. Fabrikada porselen, seramik ve fayans üretimi yapılırken, 2. Firma Hakan Plastik’te faaliyete geçti üretim için gün sayıyor. Bunun dışında Miyar Araştırma şirketinin kurduğu Soğuk Hava Deposu faaliyet aşamasında. 26 firmanın kuracağı fabrika inşaatı devam ederken, diğerleri ise proje aşamasında kaldı.
Şimdi 1. ve 2. Bölgede yer bulamayan işadamları 3. Bölgenin kurulması için baskı yaparken, Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün uzun yıllardır denetim yapmadıklarını belirtti.
28 Kasım 2012 Çarşamba
Kimse Yok Mu’dan dar gelirli için giyim mağazalı, gıda marketli sosyal tesis
Kimse Yok Mu Derneği Kayseri Şubesi, dar gelirli ailelerin ihtiyaçlarını karşılama ve bazı hizmetleri sunma adına sosyal tesis inşa ediyor. Türkiye’de ilk kez böyle bir sosyal tesis yaptıran Kayseri Şubesi, dar gelirli insanların ihtiyaçlarını karşılama adına sosyal tesiste giyim mağazası, market, düğün salonu meslek edindirme kurs merkezleri, kermes salonu ve lojistik depo bulunduracak.
Sosyal tesisteki düğün salonunu dar gelirli aileler çocuklarının evlendirmek amacıyla düzenleyecekleri düğün törenlerini yapabilecek. 6 bin metrekare arsa üzerine kurulacak olan tesiste misafir odaları olacak. Temel kazma çalışmalarının başlandığı sosyal tesis bir yıl içerisinde tamamlanacak. Hizmete girecek.
Kimse Yok Mu Derneği Kayseri Şubesi Başkanı Abdurrahman Haskaraman, yeni sosyal tesisin kısa zamanda hizmete sunulması için çalışmaların yoğun olarak sürdüğünü ifade etti. Arsa çalışmalarının kısa zamanda tamamlandığını aktaran Haskaraman, “Hayır sahiplerimizin de desteği ile temeli yakında atılacak. Bir yıl içinde tamamlayarak dar gelirli ailelerimizin birçok ihtiyaçlarını burada karşılayacağız. Burasının yapımında ciddi destek veren hayır sahiplerimizi de teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Abdurrahman Haskaraman, Kayserili hayır sahiplerinin yaptığı bağışların her geçen büyüyerek devam ettiğini açıkladı. Yurt içi, yurt dışı ve Kayseri’de ihtiyaç sahiplerine ulaşma adına yapılan yardımlardan dolayı hayır sahiplerine teşekkür eden Haskaraman, “Nerede bir sıkıntı var. Nerede bir doğal afet var. Nerede insanımız bir sorun yaşıyor. Kayserili insanlarımız hep orada oldu. Maddi ve manevi olarak oradaki insanlara sahip çıktı. Çıkmaya da devam ediyor. Kayseri’de bir ilke öncülük etmek içinde yine hayır sahiplerimizin desteği ve onların yardımlarıyla bir yola çıktı. Türkiye’de de ilk olma özelliği taşıyan projemiz birçok hizmeti içinde barındıracak sosyal tesis. Tesisimizin yapımı için ilk kazma vuruldu. Temel kazma çalışmaları yapılıyor. Kısa zaman sonra temelini atacağız ve bir yıl içinde hizmete girmesini sağlayacağız.” diye konuştu.
Haskaraman, 6 bin metrekare arsa üzerine kurulacak olan sosyal tesisi için Argıncık’ta bir hayırseverin arsa bağışında bulunduğunu ifade ederek, şöyle bilgi verdi: “Bu arsa üzerine derneğimiz muhtaç aileler için sosyal tesis inşa edecek. Bu binada hayır marketi, meslek edindirme sınıfları, misafir odaları, kermes salonu, yönetim odaları, kurban kesim yerleri, Soğuk Oda, Soğuk Hava Deposu, lojistik depolar, birçok sosyal tesis olacak. Bu inşaatımızın projesini çizen, yapı denetim işini yüklenen Kale Mimarlığa, Fatihan Yapıya, ANR Ticaret, Tasarım Mühendislik, Emka Yapı, hafriyat işini yapan Vedat Arıkan’a teşekkür ediyoruz. Bizler ihtiyaç sahibi ve mutsuz insanlarımızın yüzünde gülümseme ve yarınlara umutla bakmalarına katkı sağlayacağız. Bu amaçla gaye ile yola çıktık. Bu amaçta çaba sarf ediyoruz. Buna katkı sağlayan bütün hayır sahiplerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyoruz.”
Sosyal tesisteki düğün salonunu dar gelirli aileler çocuklarının evlendirmek amacıyla düzenleyecekleri düğün törenlerini yapabilecek. 6 bin metrekare arsa üzerine kurulacak olan tesiste misafir odaları olacak. Temel kazma çalışmalarının başlandığı sosyal tesis bir yıl içerisinde tamamlanacak. Hizmete girecek.
Kimse Yok Mu Derneği Kayseri Şubesi Başkanı Abdurrahman Haskaraman, yeni sosyal tesisin kısa zamanda hizmete sunulması için çalışmaların yoğun olarak sürdüğünü ifade etti. Arsa çalışmalarının kısa zamanda tamamlandığını aktaran Haskaraman, “Hayır sahiplerimizin de desteği ile temeli yakında atılacak. Bir yıl içinde tamamlayarak dar gelirli ailelerimizin birçok ihtiyaçlarını burada karşılayacağız. Burasının yapımında ciddi destek veren hayır sahiplerimizi de teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Abdurrahman Haskaraman, Kayserili hayır sahiplerinin yaptığı bağışların her geçen büyüyerek devam ettiğini açıkladı. Yurt içi, yurt dışı ve Kayseri’de ihtiyaç sahiplerine ulaşma adına yapılan yardımlardan dolayı hayır sahiplerine teşekkür eden Haskaraman, “Nerede bir sıkıntı var. Nerede bir doğal afet var. Nerede insanımız bir sorun yaşıyor. Kayserili insanlarımız hep orada oldu. Maddi ve manevi olarak oradaki insanlara sahip çıktı. Çıkmaya da devam ediyor. Kayseri’de bir ilke öncülük etmek içinde yine hayır sahiplerimizin desteği ve onların yardımlarıyla bir yola çıktı. Türkiye’de de ilk olma özelliği taşıyan projemiz birçok hizmeti içinde barındıracak sosyal tesis. Tesisimizin yapımı için ilk kazma vuruldu. Temel kazma çalışmaları yapılıyor. Kısa zaman sonra temelini atacağız ve bir yıl içinde hizmete girmesini sağlayacağız.” diye konuştu.
Haskaraman, 6 bin metrekare arsa üzerine kurulacak olan sosyal tesisi için Argıncık’ta bir hayırseverin arsa bağışında bulunduğunu ifade ederek, şöyle bilgi verdi: “Bu arsa üzerine derneğimiz muhtaç aileler için sosyal tesis inşa edecek. Bu binada hayır marketi, meslek edindirme sınıfları, misafir odaları, kermes salonu, yönetim odaları, kurban kesim yerleri, Soğuk Oda, Soğuk Hava Deposu, lojistik depolar, birçok sosyal tesis olacak. Bu inşaatımızın projesini çizen, yapı denetim işini yüklenen Kale Mimarlığa, Fatihan Yapıya, ANR Ticaret, Tasarım Mühendislik, Emka Yapı, hafriyat işini yapan Vedat Arıkan’a teşekkür ediyoruz. Bizler ihtiyaç sahibi ve mutsuz insanlarımızın yüzünde gülümseme ve yarınlara umutla bakmalarına katkı sağlayacağız. Bu amaçla gaye ile yola çıktık. Bu amaçta çaba sarf ediyoruz. Buna katkı sağlayan bütün hayır sahiplerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyoruz.”
Saras Lojistik'ten Dev İşbirliği Anlaşması
Global bir marka olma hedefindeki Saras Lojistik, bu alanda girişimlerini sürdürüyor.
Saras, Avrupa'nın en büyük lojistik gruplarından birisi olan Allgeier ile işbirliği anlaşması imzaladı.
Yapılan anlaşma ile Saras Lojistik, Allgaier'in Almanya, Polonya, ve Benelüx ülkelerindeki depolama ve lojistik imkanlarından yararlanacak. Allgaier Grup da, Saras Lojistik'in doğu pazarlarındaki etkin konumundan yararlanacak. Orta Asya'dan Ortadoğu'ya, Rusya'dan Batı Avrupa'ya kadar olan geniş bir coğrafyada lojistik potansiyelin arttırılması, alternatif taşıma modlarının devreye sokularak, hizmet alının genişletilmesi sağlanacak.
İki grup arasında yapılan işbirliğinin hizmet verilen pazarlara olumlu yansıyacağını söyleyen Saras Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aras, "Pazarın potansiyeline ve geleceğin gerekliliğine göre başka işbirliği anlaşmaları da yapabiliriz. Bizim hedefimiz, lojistiğin bütün modlarında faaliyet göstermek ve bu alanda yatırımlar yapmaktır" dedi.
Allgaier Gruppe CEO'su Hannes Brade ise "Algaier Gruppe olarak dünyanın bir çok yerine farklı modlarda taşıma hizmeti veriyoruz. Bugünün gerçeklerine göre, dünyanın değişik bölgelerinde işbirliğini zorunlu kılıyor. Çünkü yapılan işbirlikleri iş potansiyelini ve kalitesini yükseltiyor. Saras Lojistik Türkiye'nin önemli firmalarından birisi. Gerek Avrupa'daki taşıma gücünü, gerekse Asya'daki gücünü biliyoruz. Karşılıklı hedeflerimiz uyuştuğu için böyle bir işbirliği anlaşması imzaladık. Güçlerimizi birleştirerek, daha başarılı olacağımıza inanıyoruz" diye konuştu.
KARAYOLU
Avrupa'dan Ortadoğu ve Asya'ya çok geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren filomuz en kaliteli hizmeti sunmaktadır. Parsiyel veya farklı tonajlarda ve farklı tiplerde yükleri, farklı gereksinimlere yönelik araç alternatifiyle, gerek karadan gerekse ro-ro aktarmalı tek ya da çift şoför desteği ile hizmet sunmaktadır.
DENİZYOLU
SARAS, dünyada söz sahibi armatör firmalar ile yaptığı tedarik anlaşmaları ile dünyadaki ticaret noktaları arasında düzenli, hızlı ve değişik alternatifli denizyolu taşıma hizmeti sunmaktadır. Tüm dünyadan Türkiye'ye veya Türkiye'den tüm dünyaya kurulan güçlü tedarik zinciri ile liman ve kapı teslimi, FCL ve LCL taşımacılığın yanı sıra TIR+gemi, uçak+gemi veya tren+gemi şeklindeki kombine taşıma hizmetleri de sunulmaktadır.
DEPOLAMA
SARAS, müşterilerinin tedarik zinciri boyunca toplam operasyon maliyetlerini azaltabilmesine ve süreçlerini optimum dengeye ulaştırabilmesine katkıda bulunabilmek amacıyla, üretim öncesi ve üretim sonrası olmak üzere depolama hizmetleri de sunmaktadır.
Yurt içinde ve yurtdışında bulunan gümrüklü ya da gümrüksüz depolarıyla, paletli mal, koli, hassas eşya, standart ölçü dışı materyaller, depolanmasında özel önlem gerektiren malzemeler, Soğuk Hava Deposu gerektiren ürünler ve benzeri pek çok farklı niteliklere hitap edebilecek depolama çözümleri mevcuttur
19 Kasım 2012 Pazartesi
Kavunları kış için soğuk hava deposunda sakladılar
Mersin'in Erdemli ilçesinde üreticiler, yazın yetiştirdikleri kavunları depolayarak kışın piyasaya sürüyor
Erdemli’nin Arpaçbahşiş Beldesi’nde çiftçilik yapan Abdullah Doğanyiğit, Hasan Doğanyiğit ve Kasım Gür, 2 yıldır yaptıkları kavun depolama sistemi ile kavunların raf ömrünü uzattıklarını söyledi.
Hasan Doğanyiğit, limon ve domatese alternatif olarak Erdemli’de daha önceleri yaz aylarında kavun yetiştirip kilosunu 40-50 kuruştan sattıklarını belirterek, "Daha sonra Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Bitki Koruma Şube Müdürlüğü’nün destek ve bilgileri ile bu sistemi değiştirmek istedik. Erdemli’nin Toros dağları eteklerinde 1500 rakımda, Salman ve Yakupbey cinsi kavunları yetiştirerek, kavunda Mersin’de bir gelişim sağlamayı hedefledik. Daha önceleri temmuz ve ağustos aylarında hasat edilen kavunlarımız, yeri geliyor satılmıyor veya çok ucuza satılıyordu.
Şimdi ise hasadını kavunları kendi evimizin altında oluşturduğumuz 70 metrekarelik Soğuk Hava Deposu nda muhafaza ederek kışın satıyoruz. Şu anda kilosu 3 liradan alıcı bulunuyor. Bu yıl 20 dönüm tarladan elde ettiğimiz 30 ton kavun depomuzda bulunuyor. Bu kavunlar 4 ay süresince burada muhafaza edilebiliyor ve hiçbir bozulma olmuyor. Hedefimiz bu kavun muhafaza sistemini geliştirerek, daha çok ürün elde etmek ve Avrupa’ya ihraç etmektir" dedi.
4 AY SOĞUK HAVA DEPOSUNDA
Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Bitki Koruma Şube Müdürü Halis Gür ise Erdemli’nin yüksek kesimlerinin raf ömrü uzun olan kavunların yetiştirilmesi için çok uygun bitki örtüsüne sahip olduğunu belirterek "Erdemli’de alternatif ürün olarak yetiştirilebilecek bir meyve. Şu anda bu kavunlar 4 ay süresince soğuk hava deposunda muhafaza edilebilir ve hiçbir bozulma olmaz. Bu tür sistemlerle yetiştiricilerimiz kendilerini geliştirirlerse bu tür ürünlerden daha çok para kazanabilirler. İnsanlar kışın kavun yemenin güzelliğini de böylece yaşamış olur.Depoda muhafaza edilen kavun kış aylarında daha çok kazandırıyor"diye konuştu.
Erdemli’nin Arpaçbahşiş Beldesi’nde çiftçilik yapan Abdullah Doğanyiğit, Hasan Doğanyiğit ve Kasım Gür, 2 yıldır yaptıkları kavun depolama sistemi ile kavunların raf ömrünü uzattıklarını söyledi.
Hasan Doğanyiğit, limon ve domatese alternatif olarak Erdemli’de daha önceleri yaz aylarında kavun yetiştirip kilosunu 40-50 kuruştan sattıklarını belirterek, "Daha sonra Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Bitki Koruma Şube Müdürlüğü’nün destek ve bilgileri ile bu sistemi değiştirmek istedik. Erdemli’nin Toros dağları eteklerinde 1500 rakımda, Salman ve Yakupbey cinsi kavunları yetiştirerek, kavunda Mersin’de bir gelişim sağlamayı hedefledik. Daha önceleri temmuz ve ağustos aylarında hasat edilen kavunlarımız, yeri geliyor satılmıyor veya çok ucuza satılıyordu.
Şimdi ise hasadını kavunları kendi evimizin altında oluşturduğumuz 70 metrekarelik Soğuk Hava Deposu nda muhafaza ederek kışın satıyoruz. Şu anda kilosu 3 liradan alıcı bulunuyor. Bu yıl 20 dönüm tarladan elde ettiğimiz 30 ton kavun depomuzda bulunuyor. Bu kavunlar 4 ay süresince burada muhafaza edilebiliyor ve hiçbir bozulma olmuyor. Hedefimiz bu kavun muhafaza sistemini geliştirerek, daha çok ürün elde etmek ve Avrupa’ya ihraç etmektir" dedi.
4 AY SOĞUK HAVA DEPOSUNDA
Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Bitki Koruma Şube Müdürü Halis Gür ise Erdemli’nin yüksek kesimlerinin raf ömrü uzun olan kavunların yetiştirilmesi için çok uygun bitki örtüsüne sahip olduğunu belirterek "Erdemli’de alternatif ürün olarak yetiştirilebilecek bir meyve. Şu anda bu kavunlar 4 ay süresince soğuk hava deposunda muhafaza edilebilir ve hiçbir bozulma olmaz. Bu tür sistemlerle yetiştiricilerimiz kendilerini geliştirirlerse bu tür ürünlerden daha çok para kazanabilirler. İnsanlar kışın kavun yemenin güzelliğini de böylece yaşamış olur.Depoda muhafaza edilen kavun kış aylarında daha çok kazandırıyor"diye konuştu.
Şarköy Modern Mezbahasına Kavuştu
Tekirdağ'ın Şarköy ilçesi 35 yıl sonra modern bir mezbahaya kavuştu. Belediye Başkanı Süleyman Altınok, belediye imkanlarıyla yapılan ve 2,5 milyon TL’ye mal olan Kurban Bayramına yetiştirilen mezbaha için “İlçemize böyle bir tesis kazandırdığımız için son derece sevinçliyiz, gururluyuz” dedi.
Mezbahanın açılışı, belediyeye kazandırılan 25 adet hizmet aracı ve tesisin açılışı için alınan bin 200 kilogram ağırlığındaki dananın kurban edilmesi töreni ile başladı.
Mezbahanın açılış töreninde, emekli din görevlisi Recep Uykız’ın yaptığı dualar eşliğinde, ilk kurbanın kesimi gerçekleştirildi.
Belediye Başkanı Süleyman Altınok, yaklaşık 35 yıldır kullanılan ve hijyen şartlarına uygun olmadığı için eleştiri konusu olan, Şarköy girişindeki mezbahanın yerine, daha önce temeli kendisi tarafından atılan, 2004 yılında yeniden seçilememesi üzerine atıl durumda kalan yeni mezbahayı tamamlama düşüncesine girdiklerini ifade ederek “Halkımızın hijyen şartları içinde kesimi yapılmış et ürünlerini tüketmesi için böyle bir modern bir mezbahaya ihtiyacı vardı. Göreve gelir gelmez harekete geçtik. Mezbahanın toplam arazisi 32 bin metrekare, içinde, tesisin kapalı alanı bin 350 metrekare. Çevrede bu büyüklükte, hijyen şartları olan, modern kesim yerleri çok az. Bu tesisimizde 2 veteriner odamız, personelimiz için soyunma-giyinme odaları, yıkanma-duş alma yerleri, etlerin kesildikten sonra korunması için 2 adet Soğuk Hava Deposu, bir de şüpheli hayvan olduğunda, şüpheli hayvanı ayrı bir yerde saklayacağımız ayrı bir soğuk hava deposu mevcut olup, 2013 yılında da, tesise ilave olarak çiftçilerimiz için meyve ve sebze koymaları, peynirlerini koymaları için 2 adet Soğuk Oda yapacağız. Şarköy ilçesine böyle güzel bir tesis kazandırdığımız için son derece sevinçliyiz, mutluyuz.” dedi.
Mezbahanın açılışı, belediyeye kazandırılan 25 adet hizmet aracı ve tesisin açılışı için alınan bin 200 kilogram ağırlığındaki dananın kurban edilmesi töreni ile başladı.
Mezbahanın açılış töreninde, emekli din görevlisi Recep Uykız’ın yaptığı dualar eşliğinde, ilk kurbanın kesimi gerçekleştirildi.
Belediye Başkanı Süleyman Altınok, yaklaşık 35 yıldır kullanılan ve hijyen şartlarına uygun olmadığı için eleştiri konusu olan, Şarköy girişindeki mezbahanın yerine, daha önce temeli kendisi tarafından atılan, 2004 yılında yeniden seçilememesi üzerine atıl durumda kalan yeni mezbahayı tamamlama düşüncesine girdiklerini ifade ederek “Halkımızın hijyen şartları içinde kesimi yapılmış et ürünlerini tüketmesi için böyle bir modern bir mezbahaya ihtiyacı vardı. Göreve gelir gelmez harekete geçtik. Mezbahanın toplam arazisi 32 bin metrekare, içinde, tesisin kapalı alanı bin 350 metrekare. Çevrede bu büyüklükte, hijyen şartları olan, modern kesim yerleri çok az. Bu tesisimizde 2 veteriner odamız, personelimiz için soyunma-giyinme odaları, yıkanma-duş alma yerleri, etlerin kesildikten sonra korunması için 2 adet Soğuk Hava Deposu, bir de şüpheli hayvan olduğunda, şüpheli hayvanı ayrı bir yerde saklayacağımız ayrı bir soğuk hava deposu mevcut olup, 2013 yılında da, tesise ilave olarak çiftçilerimiz için meyve ve sebze koymaları, peynirlerini koymaları için 2 adet Soğuk Oda yapacağız. Şarköy ilçesine böyle güzel bir tesis kazandırdığımız için son derece sevinçliyiz, mutluyuz.” dedi.
Tüf Kayalardan Soğuk Hava Deposu Yapılacak
Şarkışla ilçesinde, tüf kayalar oyularak patates üreticileri için Soğuk Hava Deposu yapılacak.
İlçe Kaymakamı Davut Gül, Cemel beldesiyle Polatpaşa ve Kömürkaya köylerindeki arazilerde incelemelerde bulundu.
İncelemenin ardından AA muhabirine konuşan Gül, ilçede çiftçilikle uğraşan vatandaşların bir çoğunun patates üreticiliği yaptığını ancak depo sorunları olduğu için patates tohumlarını saklayamadıklarını belirtti. Bu sorunu doğal soğuk hava depolarıyla çözmek için yer araştırması yaptıklarını dile getiren Gül, bunların çiftçilere ekonomik açıdan büyük katkı sağlayacağını bildirdi.
Kaymakam Gül'e İlçe Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü Şuayip Demirci de eşlik etti.
İlçe Kaymakamı Davut Gül, Cemel beldesiyle Polatpaşa ve Kömürkaya köylerindeki arazilerde incelemelerde bulundu.
İncelemenin ardından AA muhabirine konuşan Gül, ilçede çiftçilikle uğraşan vatandaşların bir çoğunun patates üreticiliği yaptığını ancak depo sorunları olduğu için patates tohumlarını saklayamadıklarını belirtti. Bu sorunu doğal soğuk hava depolarıyla çözmek için yer araştırması yaptıklarını dile getiren Gül, bunların çiftçilere ekonomik açıdan büyük katkı sağlayacağını bildirdi.
Kaymakam Gül'e İlçe Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü Şuayip Demirci de eşlik etti.
16 Kasım 2012 Cuma
Deniz Ürünlerine Sıkı Takip
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri, deniz ürünlerinin toptan ve perakende satış yerlerini denetledi.
Su ürünleri genel av yasağının bitmesi ve yeni av sezonunun açılması dolayısıyla karaya çıkış noktaları, yol güzergahları, toptan ve perakende satış yerleri avcılık ve hijyen bakımından denetleniyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde çevre il ve ilçe müdürlüklerinden gelen su ürünleri denetçileriyle birlikte denetimler etkin bir biçimde devam ediyor. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ömer Çelik, Bursa’da 24 - 28 Eylül 2012 tarihleri arasında 29 perakende satış yeri, 33 Soğuk Oda ve Soğuk Hava Deposu, 33 müzayede ve mezat alanı, 63 su ürünleri nakil aracı ve 11 balıkçı barınağı olmak üzere toplam 169 yerde denetim yapıldığını ifade etti.
Su ürünleri genel av yasağının bitmesi ve yeni av sezonunun açılması dolayısıyla karaya çıkış noktaları, yol güzergahları, toptan ve perakende satış yerleri avcılık ve hijyen bakımından denetleniyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde çevre il ve ilçe müdürlüklerinden gelen su ürünleri denetçileriyle birlikte denetimler etkin bir biçimde devam ediyor. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ömer Çelik, Bursa’da 24 - 28 Eylül 2012 tarihleri arasında 29 perakende satış yeri, 33 Soğuk Oda ve Soğuk Hava Deposu, 33 müzayede ve mezat alanı, 63 su ürünleri nakil aracı ve 11 balıkçı barınağı olmak üzere toplam 169 yerde denetim yapıldığını ifade etti.
2. Artvin Kivi Yetiştiriciliği Teşvik Müsabakası Ve Tarla Günü
Vali Kalkan: "Geçen 13 yıllık süre içerisinde kivi üreticiliği konusunda ciddi mesafeler kat edilmiştir"
Arhavi'de "2. Artvin Kivi Yetiştiriciliği Teşvik Müsabakası ve Tarla Günü" etkinliği gerçekleştirildi.
Artvin Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün koordinesinde, Arhavi ve Hopa Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlükleri ile Arhavi Kivi Üreticileri Birliği'nce Ertuğrul Kurdoğlu Yatılı Bölge İlköğretim Okulu Salonunda düzenlenen etkinliğe, Vali Necmettin Kalkan, Vali Yardımcısı Mehmet Ali Öztürk, Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü İshak Hacıkamiloğlu, Arhavi Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Hakan Aytolon, bazı daire amirleri, kivi üreticileri ile vatandaşlar katıldı.
Vali Kalkan, 1999 yılında çaya alternatif ürün arayışına girildiğini anımsatarak, "Kivi o günlerde kamuoyuna yerleşmiş oldu. Nitekim Ardeşen Belediyesi kivinin saklanabileceği Soğuk Hava Deposu inşa etti. Yeter ki çaya olan ilgi ve talep azalsın ve kivi üreticisine bir miktar katkı olsun diye ÇAYKUR fideleri kendi üretiyor ve ücretsiz dağıtıyordu. Geçen 13 yıllık süre içerisinde kivi üreticiliği konusunda ciddi mesafeler kat edilmiştir. Ancak halen kat edilmesi gereken mesafeler var" diye konuştu.
Kivide depolamanın önemine dikkati çeken Vali Kalkan, şunları söyledi:
"En fazla 3 hafta muhafaza edilen bir ürün olan kivinin elden çıkarılması gerekiyor. Bu yüzden soğuk hava deposunun zaruretine ben de yürekten inanıyorum. Arhavi ve Hopa ilçelerimizde yaklaşık 2 tonluk kivi kapasitesi var. Bu yüzden yapacağınız soğuk hava deposunun buna göre planlanması lazım. Üreticiler Birliği ile Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü sağlıklı bir çalışma yaparsa ben de bu etkinlik kapsamında söz vermiş olayım, bu soğuk hava deposunu yapmamamız için hiçbir neden yoktur. Artvin Valisi olarak Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın (DOKA) yönetim kurulu üyesiyim. 2013 yılı için çağrıya çıktığımız başlıklardan bir tanesi de bu tip ürünlerin pazarlanması, ülke ekonomisine kazandırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik projelerin desteklenmesidir. Maksimum destek miktarı 400 bin liradır. Proje bedelinin yüzde 50'sine kadar hibe olarak destek sağlayabiliyoruz. Üreticilerimiz DOKA'nın sunduğu hibelerden faydalanabilirler. Soğuk Hava Deposu Arhavi ilçemizde yapmakta fayda vardır diye düşünüyorum."
Arhavi'de "2. Artvin Kivi Yetiştiriciliği Teşvik Müsabakası ve Tarla Günü" etkinliği gerçekleştirildi.
Artvin Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün koordinesinde, Arhavi ve Hopa Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlükleri ile Arhavi Kivi Üreticileri Birliği'nce Ertuğrul Kurdoğlu Yatılı Bölge İlköğretim Okulu Salonunda düzenlenen etkinliğe, Vali Necmettin Kalkan, Vali Yardımcısı Mehmet Ali Öztürk, Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü İshak Hacıkamiloğlu, Arhavi Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Hakan Aytolon, bazı daire amirleri, kivi üreticileri ile vatandaşlar katıldı.
Vali Kalkan, 1999 yılında çaya alternatif ürün arayışına girildiğini anımsatarak, "Kivi o günlerde kamuoyuna yerleşmiş oldu. Nitekim Ardeşen Belediyesi kivinin saklanabileceği Soğuk Hava Deposu inşa etti. Yeter ki çaya olan ilgi ve talep azalsın ve kivi üreticisine bir miktar katkı olsun diye ÇAYKUR fideleri kendi üretiyor ve ücretsiz dağıtıyordu. Geçen 13 yıllık süre içerisinde kivi üreticiliği konusunda ciddi mesafeler kat edilmiştir. Ancak halen kat edilmesi gereken mesafeler var" diye konuştu.
Kivide depolamanın önemine dikkati çeken Vali Kalkan, şunları söyledi:
"En fazla 3 hafta muhafaza edilen bir ürün olan kivinin elden çıkarılması gerekiyor. Bu yüzden soğuk hava deposunun zaruretine ben de yürekten inanıyorum. Arhavi ve Hopa ilçelerimizde yaklaşık 2 tonluk kivi kapasitesi var. Bu yüzden yapacağınız soğuk hava deposunun buna göre planlanması lazım. Üreticiler Birliği ile Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü sağlıklı bir çalışma yaparsa ben de bu etkinlik kapsamında söz vermiş olayım, bu soğuk hava deposunu yapmamamız için hiçbir neden yoktur. Artvin Valisi olarak Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın (DOKA) yönetim kurulu üyesiyim. 2013 yılı için çağrıya çıktığımız başlıklardan bir tanesi de bu tip ürünlerin pazarlanması, ülke ekonomisine kazandırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik projelerin desteklenmesidir. Maksimum destek miktarı 400 bin liradır. Proje bedelinin yüzde 50'sine kadar hibe olarak destek sağlayabiliyoruz. Üreticilerimiz DOKA'nın sunduğu hibelerden faydalanabilirler. Soğuk Hava Deposu Arhavi ilçemizde yapmakta fayda vardır diye düşünüyorum."
Sorunlu Bursa ulaşımı ve metro
İstanbul ve Ankara’da üç dakikada bir metro hareketliliği olurken, Bursa’da beş-on dakikada bir.
BursaRay metrosunda bulunan klima sistemi vatandaşları rahatsız etmeye devam ediyor.
Şikâyetlere rağmen yetkililer bu konuda gerekli düzenlemeyi yapmayıp vatandaşların şikâyetlerini savsaklamış görünüyor.
Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte her akşam iş çıkışında genelde metroya biniyorum.
Vagonlar sanki Soğuk Hava Deposu gibi, vatandaşların hastalanmasına neden oluyor.
Metroyu kullananlar, Soğuk Oda zinciriyle taşınması gereken mamul olarak mı görülüyor yoksa!
Görevlilere derdini ileten vatandaşların genelde aldıkları cevap; “Merkezden ayarlanıyor, biz buradan müdahale edemiyoruz” oluyor.
Metronun klimalarını hava ısısına göre ayarlamak bilim teknoloji çağında çok mu zor?
Bursa’da bu işi başarabilecek mühendis yok mu?
Basit bir klima ayarını yapamayanlar şehrin ulaşımını nasıl koordine etsinler?
Bir şehir ulaşım sorununu çözemiyorsa vizyon kent olmak gibi afaki söylemlerin bir anlamı yok.
BursaRay metrosunda bulunan klima sistemi vatandaşları rahatsız etmeye devam ediyor.
Şikâyetlere rağmen yetkililer bu konuda gerekli düzenlemeyi yapmayıp vatandaşların şikâyetlerini savsaklamış görünüyor.
Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte her akşam iş çıkışında genelde metroya biniyorum.
Vagonlar sanki Soğuk Hava Deposu gibi, vatandaşların hastalanmasına neden oluyor.
Metroyu kullananlar, Soğuk Oda zinciriyle taşınması gereken mamul olarak mı görülüyor yoksa!
Görevlilere derdini ileten vatandaşların genelde aldıkları cevap; “Merkezden ayarlanıyor, biz buradan müdahale edemiyoruz” oluyor.
Metronun klimalarını hava ısısına göre ayarlamak bilim teknoloji çağında çok mu zor?
Bursa’da bu işi başarabilecek mühendis yok mu?
Basit bir klima ayarını yapamayanlar şehrin ulaşımını nasıl koordine etsinler?
Bir şehir ulaşım sorununu çözemiyorsa vizyon kent olmak gibi afaki söylemlerin bir anlamı yok.
Bursa'da Su Ürünleri Denetimleri Devam Ediyor
Su ürünleri genel av yasağının bitmesi ve yeni av sezonunun açılması nedeniyle, karaya çıkış noktaları, yol güzergahları, toptan ve perakende satış yerleri avcılık ve hijyen bakımından denetleniyor.
1 Eylül 2012 tarihinde su ürünleri genel av yasağının bitmesi ve yeni av sezonunun açılması nedeniyle, karaya çıkış noktaları, yol güzergahları, toptan ve perakende satış yerleri avcılık ve hijyen bakımından denetleniyor.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde çevre il ve ilçe müdürlüklerinden gelen su ürünleri denetçileriyle birlikte denetimler etkin bir biçimde devam ediyor.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ömer Çelik, "İlimizde 24 - 28 Eylül 2012 tarihleri arasında 29 perakende satış yeri, 33 Soğuk Hava Deposu, 33 müzayede ve mezat alanı, 63 su ürünleri nakil aracı ve 11 Balıkçı barınağı olmak üzere toplam 169 adet denetim yapılmıştır" dedi.
1 Eylül 2012 tarihinde su ürünleri genel av yasağının bitmesi ve yeni av sezonunun açılması nedeniyle, karaya çıkış noktaları, yol güzergahları, toptan ve perakende satış yerleri avcılık ve hijyen bakımından denetleniyor.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde çevre il ve ilçe müdürlüklerinden gelen su ürünleri denetçileriyle birlikte denetimler etkin bir biçimde devam ediyor.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ömer Çelik, "İlimizde 24 - 28 Eylül 2012 tarihleri arasında 29 perakende satış yeri, 33 Soğuk Hava Deposu, 33 müzayede ve mezat alanı, 63 su ürünleri nakil aracı ve 11 Balıkçı barınağı olmak üzere toplam 169 adet denetim yapılmıştır" dedi.
14 Kasım 2012 Çarşamba
Ankara Büyükşehir'den Suriyeli sığınmacılara yardım
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kilis Belediyesi’nin yardım talebi üzerine Belediye Meclisi kararı doğrultusunda ilçeye 75 tonluk yardım malzemesi gönderdi. Büyükşehir Belediyesi BELSO Soğuk Hava Deposundan yüklenen gıda ve temizlik malzemeleri 3 TIR ile Kilis’e doğru yola çıktı.
Büyükşehir Belediye Meclisi, ekim ayı olağan toplantılarında alınan karar doğrultusunda Kilis Belediye Başkanlığı’nın talebi üzerine ilçeye 75 tonluk gıda ve temizlik malzemesi gönderme kararı aldı. Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine Suriye sınırında yaşanan göç olayları sonucu Kilis Belediyesi’nin sığınmacılar için bazı temel ihtiyaç maddelerine ihtiyaç duyduğuna ilişkin önerge gelmiş ve önergede ilçede ihtiyaç duyulan temel maddelerinin talep edildiği belirtilmişti. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edilen 'Kilis Belediyesi’ne yardım' kararı doğrultusunda, Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, gıda ve temizlik malzemeleri kolilerini kısa sürede hazırlattı. 75 tonluk gıda maddesi, 3 TIR’a yüklenerek Kilis Belediyesi’ne teslim edilmek üzere BELSO Soğuk Oda'lardan yola çıkarıldı.
Kilis’e gönderilen yardım kolilerinde Gemlik tipi 2 kg sofralık zeytin, 2 kg beyaz peynir, 830 gr domates salçası, 1.5 kg sofralık tuz, 500 gr makarna, 5 lt sıvı yağ, 5 kg un, 2 kg arpa şehriye, 1 kg siyah çay, 6 kg toz şeker, 2 kg reçel, 2 kg tahin helva, 5 kg pirinç, 2 kg kuru fasulye, 2 kg nohut, 2 kg bulgur, 375 gr tuvalet sabunu, 1 kg banyo sabunu, 3 kg çamaşır deterjanı, 2 kg sıvı bulaşık deterjanı yer aldı.
Denizlerde sıkı denetim
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı denizleri mercek altına aldı. Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında denetimler denizler, balıkçı barınakları, yol güzergahları, balık halleri, işleme tesisleri, Soğuk Hava Deposu ve perakende satış yerlerinde gerçekleştirildi.
Bu yıl yürürlülüğe giren avcılık tebliğinde yer alan değişikliklerin de sıkı takibe alındığı denetimlerde, balık boy ve zaman yasakları, seyir defteri, gemi-şahıs ruhsatları ve izin belgeleri ile av araçlarının uygunluğu denetlendi.
Eylül ayı içerisinde 4 bin 496 noktada gerçekleşen rutin denetimlerde, 114 işyeri ve kişiye toplam 104 bin 421 TL para cezası kesildi. Başta istavrit, lüfer ve midye olmak üzere toplam 21 bin 818 kg su ürünü ile 261 adet muhtelif ağa el konuldu.
Rutin denetimlerin yanı sıra 24-28 Eylül günleri arasında, balık hallerinin bulunduğu Ankara, Bursa ve Samsun'da yasadışı su ürünleri avcılığına yönelik eş zamanlı ve çapraz denetimler gerçekleştirildi. Bu denetimlere il müdürlükleri personelinin yanı sıra 13 ilden uzmanlar katıldı.
Toplam 305 noktada gerçekleşen denetimlerde, 47 işyeri ve kişiye 40 bin 279 lira para cezası kesildi. Ayrıca 5 bin 555 kg istavrit, 175 kg bakalyaro, 211 kg lüfer, 101 kg barbun, 83 kg tekir ve 14 kg'ı kalkan olmak üzere toplam 6 bin 139 kilogram su ürünü ile 4 adet misina ve 1 adet trol ağına el konuldu.
Balık hali olan illerde yoğunlaşan ek denetimlerin, hal bulunan diğer illerde de yapılacağı bildirildi.
Bu yıl yürürlülüğe giren avcılık tebliğinde yer alan değişikliklerin de sıkı takibe alındığı denetimlerde, balık boy ve zaman yasakları, seyir defteri, gemi-şahıs ruhsatları ve izin belgeleri ile av araçlarının uygunluğu denetlendi.
Eylül ayı içerisinde 4 bin 496 noktada gerçekleşen rutin denetimlerde, 114 işyeri ve kişiye toplam 104 bin 421 TL para cezası kesildi. Başta istavrit, lüfer ve midye olmak üzere toplam 21 bin 818 kg su ürünü ile 261 adet muhtelif ağa el konuldu.
Rutin denetimlerin yanı sıra 24-28 Eylül günleri arasında, balık hallerinin bulunduğu Ankara, Bursa ve Samsun'da yasadışı su ürünleri avcılığına yönelik eş zamanlı ve çapraz denetimler gerçekleştirildi. Bu denetimlere il müdürlükleri personelinin yanı sıra 13 ilden uzmanlar katıldı.
Toplam 305 noktada gerçekleşen denetimlerde, 47 işyeri ve kişiye 40 bin 279 lira para cezası kesildi. Ayrıca 5 bin 555 kg istavrit, 175 kg bakalyaro, 211 kg lüfer, 101 kg barbun, 83 kg tekir ve 14 kg'ı kalkan olmak üzere toplam 6 bin 139 kilogram su ürünü ile 4 adet misina ve 1 adet trol ağına el konuldu.
Balık hali olan illerde yoğunlaşan ek denetimlerin, hal bulunan diğer illerde de yapılacağı bildirildi.
Elmaları "don Vurdu", Soğuk Hava Depoları Boş Kaldı
Meyve üretimi ve ihracatında ülkede söz sahibi olan Sultandağı ilçesinde sonbahar ayının soğuk geçmesi nedeniyle elma bahçelerinin dondan zarar görmesi sonucu soğuk hava depolarının boş kaldığı bildirildi.
Yeşilçiftlik Soğuk Hava Deposu Sorumlusu Fatih Çöğür, yaptığı açıklamada, 2 yıl önce inşaatı tamamlanan ve son teknoloji ile donatılmış Yeşilçiftlik Soğuk Hava Deposu'nun, elma rekoltesinin beklenenden az olması nedeniyle bu yıl yüzde 30 kapasiteyle çalıştığını söyledi.
Geçtiğimiz yıl, sonbahar donları ve kış donları nedeniyle hava sıcaklıklarının -25 ile -30 dereceye kadar düşmesi sonucu elma ağaçlarındaki meyve gözlerinin zarar gördüğünü ifade eden Çöğür, şöyle konuştu:
"Bu yüzden elma rekoltesi geçtiğimiz yıllara oranla yüzde 20 oranında gerçekleşti. Sultandağı ilçesi, Yeşilçiftlik, Yakasenek, ve Dereçine beldelerinde yoğun olarak yetiştirilen, işçilik ve üretim maliyeti yüksek olan geleneksel tipteki elmalar yerini artık pazar payı çok olan işçilik ve ilaç, sulama, gübreleme gibi maliyetleri düşük olan elmalara bıraktı. Tam ve yarı bodur fuji, redcief, gala, mondial gala, pink lady, granny smith, golden cinsi elmaların üretimi çoğaldı. Hasadı yapılan elmalar soğuk hava depomuza çekilerek burada cinslerine, boylarına ve renklerine göre kasalanıyor. Atmosfer basınçlı depolarda saklanmak üzere istifleniyor. Bu yıl geçtiğimiz yıla oranla depolarımız boş kaldı. Erken sonbahar donları, kış donları ve kuraklık nedeniyle elma rekoltesi beklenenin altında gerçekleşmesi Soğuk Odalarına olan ilgiyi düşürdü. 6 tane büyük odamız var, bu odaların tamamını doldurmamız gerekiyordu ancak 2 odamız doldu. Şu anda yüzde 30 doluluk oranımız var."
Yeşilçiftlik Soğuk Hava Deposu Sorumlusu Fatih Çöğür, yaptığı açıklamada, 2 yıl önce inşaatı tamamlanan ve son teknoloji ile donatılmış Yeşilçiftlik Soğuk Hava Deposu'nun, elma rekoltesinin beklenenden az olması nedeniyle bu yıl yüzde 30 kapasiteyle çalıştığını söyledi.
Geçtiğimiz yıl, sonbahar donları ve kış donları nedeniyle hava sıcaklıklarının -25 ile -30 dereceye kadar düşmesi sonucu elma ağaçlarındaki meyve gözlerinin zarar gördüğünü ifade eden Çöğür, şöyle konuştu:
"Bu yüzden elma rekoltesi geçtiğimiz yıllara oranla yüzde 20 oranında gerçekleşti. Sultandağı ilçesi, Yeşilçiftlik, Yakasenek, ve Dereçine beldelerinde yoğun olarak yetiştirilen, işçilik ve üretim maliyeti yüksek olan geleneksel tipteki elmalar yerini artık pazar payı çok olan işçilik ve ilaç, sulama, gübreleme gibi maliyetleri düşük olan elmalara bıraktı. Tam ve yarı bodur fuji, redcief, gala, mondial gala, pink lady, granny smith, golden cinsi elmaların üretimi çoğaldı. Hasadı yapılan elmalar soğuk hava depomuza çekilerek burada cinslerine, boylarına ve renklerine göre kasalanıyor. Atmosfer basınçlı depolarda saklanmak üzere istifleniyor. Bu yıl geçtiğimiz yıla oranla depolarımız boş kaldı. Erken sonbahar donları, kış donları ve kuraklık nedeniyle elma rekoltesi beklenenin altında gerçekleşmesi Soğuk Odalarına olan ilgiyi düşürdü. 6 tane büyük odamız var, bu odaların tamamını doldurmamız gerekiyordu ancak 2 odamız doldu. Şu anda yüzde 30 doluluk oranımız var."
HACER ORMANI BİR İNCİ GERDANLIK ABİDESİ
Hacer Ormanı; “Türkiye'nin en iyi post ormanı olması özelliğini taşımaktadır. Etrafı çok dik yamaçlardan oluşmuş, Yedigöller'e giriş ve çıkışın gerçekleştirildiği, yaban hayatının var olması ve helikopter iniş pistinin bulunması Hacer Ormanı'nı önemli kılan faktörlerdendir.
Türkiye'nin en güzel peyzaj alanı Aladağlar-Yedigöller'den sonra, Toros Aladağlar Milli Parkı'nın en önemli ve isim yapmış coğrafyası; kendine has vadi, boğaz ve buzul kayalıklarının güzellikleriyle Yedigöller, Kapuzbaşı kaynak şelaleleri arasında yer alan ve her iki bölgeyi birbirine bağlayan 'Hacer Ormanı'dır. Kayseri'nin Yahyalı ilçesi Ulupınar Köyü'nün sınırları içerisinde yer alan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanı'nı kuzey ve güneyden son derece dik ve yüksekliği 3000 metrenin üzerinde genç buzul kayalıkları çevirir. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan basamak katlarda yaban keçileri yaşarlar. Hacer Ormanı'nda bulunan dört su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak değerlendirilen 'Soğuk Pınar'dır. 2750 hektar bir alana sahip Hacer Ormanı'nın florasını; göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturmaktadır. Hacer Vadisi ve Hacer Ormanı'nda keşfedilmeyi bekleyen mağaraların yanında, bilinenlerin en önemlisi Ulupınar köylüsü tarafından doğal Soğuk Hava Deposu olarak kullanılan 'Toprak Taş' mağarasıdır. Hacer Ormanı turizm, mağaracılık, dağcılık, manzara güzelliği ile Aladağlara takılmış bir inci gerdanlık gibidir.”
ÇAM UĞULTUSU NEY SESİ ÜFLÜYOR KULAKLARA
“Hacer Ormanı; Türkiye'nin en iyi post ormanı olması özelliğini de taşıyor. Etrafı çok dik yamaçlardan oluşmuş, Yedigöller'e giriş ve çıkışın gerçekleştirildiği, yaban hayatının var olması ve helikopter iniş pistinin bulunması Hacer Ormanı'nı önemli kılan faktörlerden.
Türkiye'nin en güzel peyzaj alanı Aladağlar-Yedigöller'den sonra, Toros Aladağlar Milli Parkı'nın en önemli ve isim yapmış coğrafyası; kendine has vadi, boğaz ve buzul kayalıklarının güzellikleriyle Yedigöller, Kapuzbaşı kaynak şelaleleri arasında yer alan ve her iki bölgeyi birbirine bağlayan 'Hacer Ormanı' olmuş. Kayseri'nin Yahyalı ilçesi Ulupınar Köyü'nün sınırları içerisinde yer alan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanı'nı kuzey ve güneyden son derece dik ve yüksekliği 3 bin metrenin üzerinde genç buzul kayalıkları çevirir. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan basamak katlarda yaban keçileri yaşıyor. Hacer Ormanı'nda bulunan dört su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak değerlendirilen 'Soğuk Pınar'. 2750 hektar bir alana sahip Hacer Ormanı'nın florasını; göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturmaktadır. Hacer Vadisi ve Hacer Ormanı'nda keşfedilmeyi bekleyen mağaraların yanında, bilinenlerin en önemlisi Ulupınar köylüsü tarafından doğal Soğuk Oda olarak kullanılan 'Toprak Taş' mağarasıdır. Hacer Ormanı turizm, mağaracılık, dağcılık, manzara güzelliği ile Aladağlara takılmış bir inci gerdanlık gibi tabiatın kucağında rüzgarın etkisiyle çam uğultuları insana bir ney sesi üflüyor sanki.”
Türkiye'nin en güzel peyzaj alanı Aladağlar-Yedigöller'den sonra, Toros Aladağlar Milli Parkı'nın en önemli ve isim yapmış coğrafyası; kendine has vadi, boğaz ve buzul kayalıklarının güzellikleriyle Yedigöller, Kapuzbaşı kaynak şelaleleri arasında yer alan ve her iki bölgeyi birbirine bağlayan 'Hacer Ormanı'dır. Kayseri'nin Yahyalı ilçesi Ulupınar Köyü'nün sınırları içerisinde yer alan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanı'nı kuzey ve güneyden son derece dik ve yüksekliği 3000 metrenin üzerinde genç buzul kayalıkları çevirir. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan basamak katlarda yaban keçileri yaşarlar. Hacer Ormanı'nda bulunan dört su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak değerlendirilen 'Soğuk Pınar'dır. 2750 hektar bir alana sahip Hacer Ormanı'nın florasını; göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturmaktadır. Hacer Vadisi ve Hacer Ormanı'nda keşfedilmeyi bekleyen mağaraların yanında, bilinenlerin en önemlisi Ulupınar köylüsü tarafından doğal Soğuk Hava Deposu olarak kullanılan 'Toprak Taş' mağarasıdır. Hacer Ormanı turizm, mağaracılık, dağcılık, manzara güzelliği ile Aladağlara takılmış bir inci gerdanlık gibidir.”
ÇAM UĞULTUSU NEY SESİ ÜFLÜYOR KULAKLARA
“Hacer Ormanı; Türkiye'nin en iyi post ormanı olması özelliğini de taşıyor. Etrafı çok dik yamaçlardan oluşmuş, Yedigöller'e giriş ve çıkışın gerçekleştirildiği, yaban hayatının var olması ve helikopter iniş pistinin bulunması Hacer Ormanı'nı önemli kılan faktörlerden.
Türkiye'nin en güzel peyzaj alanı Aladağlar-Yedigöller'den sonra, Toros Aladağlar Milli Parkı'nın en önemli ve isim yapmış coğrafyası; kendine has vadi, boğaz ve buzul kayalıklarının güzellikleriyle Yedigöller, Kapuzbaşı kaynak şelaleleri arasında yer alan ve her iki bölgeyi birbirine bağlayan 'Hacer Ormanı' olmuş. Kayseri'nin Yahyalı ilçesi Ulupınar Köyü'nün sınırları içerisinde yer alan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanı'nı kuzey ve güneyden son derece dik ve yüksekliği 3 bin metrenin üzerinde genç buzul kayalıkları çevirir. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan basamak katlarda yaban keçileri yaşıyor. Hacer Ormanı'nda bulunan dört su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak değerlendirilen 'Soğuk Pınar'. 2750 hektar bir alana sahip Hacer Ormanı'nın florasını; göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturmaktadır. Hacer Vadisi ve Hacer Ormanı'nda keşfedilmeyi bekleyen mağaraların yanında, bilinenlerin en önemlisi Ulupınar köylüsü tarafından doğal Soğuk Oda olarak kullanılan 'Toprak Taş' mağarasıdır. Hacer Ormanı turizm, mağaracılık, dağcılık, manzara güzelliği ile Aladağlara takılmış bir inci gerdanlık gibi tabiatın kucağında rüzgarın etkisiyle çam uğultuları insana bir ney sesi üflüyor sanki.”
Liad “karadeniz Ticaret Ve Yatırım Forumu”na Katılacak
Lüleburgaz İş Adamları Derneği (LİAD) üyesi olduğu; Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu TUSKON organizasyonu olan “Karadeniz Ticaret ve Yatırım Forumu” na katılcak. Karadeniz Ekonomik İş Birliği Parlamenterler Asamblesi KEİPA, Azerbaycan Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti TÜSİAB ve Azerbaycan Sahibkarlar Konfederasyonu ASK’nın birlikte organize ettiği foruma Kırklareli iş adamlarını temsilen LİAD katılacak.
26 Kasım pazartesi günü Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de gerçekleştirilecek foruma KEİPA üyesi 12 ülkeyi temsil eden parlamenter ve iş dünyasını temsil eden 400 işadamı katılacak
LİAD Başkanı Cengiz Konca, LİAD olarak üyelerinin farklı pazarlara açılmasını amaçladıklarını bu yüzden de ‘Karadeniz Ticaret ve Yatırım Forumu 3 - Bakü 2012’ programına katılmayı kararlaştırdıklarını dile getirdi.
Forum kapsamında katılacak Türk firmalarına, Azerbaycan’daki ticaret ve yatırım imkânları konusunda Azerbaycanlı yetkililer tarafından bilgi verileceğini ifade eden Konca, “Ayrıca, programa Türkiye’den katılacak firmalarımız; Tarım ve Tarım Ürünleri, Gıda ve Gıda ürünleri, Hayvancılık, Sanayi ürünleri, Endüstri makinaları, İnşaat ve İnşaat malzemeleri, Tekstil, Hazır giyim, Ev tekstili, İş elbiseleri ve Kumaş, Mobilya, Ayakkabı, Soğuk Hava Deposu, Soğutma-ısıtma Sistemleri üretici firmalar, Madencilik (petrol, doğalgaz, bakır, alüminyum vb ), Turizm, Sağlık Turizmi, kamu ve özel ihaleler, özel eğitim sektörlerinde çalışmalar yapan Azerbaycanlı firmalar ile ikili iş görüşmesi yapma imkânı bulacaktır. Bizim de Lüleburgazlı iş adamları olarak programdan verim alacağımızı düşünüyorum. Katılmak isteyen tüm iş adamlarını bekliyoruz” dedi.
26 Kasım pazartesi günü Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de gerçekleştirilecek foruma KEİPA üyesi 12 ülkeyi temsil eden parlamenter ve iş dünyasını temsil eden 400 işadamı katılacak
LİAD Başkanı Cengiz Konca, LİAD olarak üyelerinin farklı pazarlara açılmasını amaçladıklarını bu yüzden de ‘Karadeniz Ticaret ve Yatırım Forumu 3 - Bakü 2012’ programına katılmayı kararlaştırdıklarını dile getirdi.
Forum kapsamında katılacak Türk firmalarına, Azerbaycan’daki ticaret ve yatırım imkânları konusunda Azerbaycanlı yetkililer tarafından bilgi verileceğini ifade eden Konca, “Ayrıca, programa Türkiye’den katılacak firmalarımız; Tarım ve Tarım Ürünleri, Gıda ve Gıda ürünleri, Hayvancılık, Sanayi ürünleri, Endüstri makinaları, İnşaat ve İnşaat malzemeleri, Tekstil, Hazır giyim, Ev tekstili, İş elbiseleri ve Kumaş, Mobilya, Ayakkabı, Soğuk Hava Deposu, Soğutma-ısıtma Sistemleri üretici firmalar, Madencilik (petrol, doğalgaz, bakır, alüminyum vb ), Turizm, Sağlık Turizmi, kamu ve özel ihaleler, özel eğitim sektörlerinde çalışmalar yapan Azerbaycanlı firmalar ile ikili iş görüşmesi yapma imkânı bulacaktır. Bizim de Lüleburgazlı iş adamları olarak programdan verim alacağımızı düşünüyorum. Katılmak isteyen tüm iş adamlarını bekliyoruz” dedi.
8 Kasım 2012 Perşembe
PFI soğuk oda kapılarının özellikleri
Ürettiğimiz kapı sistemlerinde poliüretan kullanıyoruz. Poliüretanın m3 ağırlığı yaklaşık 40-43 kg’dır ve çok ciddi yalıtım düzeyine sahip bir malzemedir. 3 cm’lik poliüretan 45 cm’lik ahşabın sağlayabileceği bir yalıtım değerini kendi başına sağlayabilir. Bu nedenle poliüreten yalıtım sektörünün son 15-20 yıldır çok aktif kullandığı bir malzemedir. Bu malzemenin kimyasal bir ürün olmasından dolayı eskiden gıda depoları uygulamalarında kullanımı çok riskliydi, ancak kimyasal içerikleri düzenlenip sadeleştirilerek gıda sektörüne uygun hale getirildi.
Şu anda gıda endüstri içerisindeki yeni tesislerin hepsinin Soğuk Hava Deposu sistemleri poliüretan içeren panellerle yapılıyor. Ayrıca paneller aynı zamanda taşıyıcı görevi de görüyor ve dış-iç yüzey kavramında herhangi bir sorun yaratmıyor. Bu yüzden de betonarmeye göre maliyetler çok daha düşük ve bu sistemle daha geniş hacimli soğutma depoları yapabilmek mümkün. Betonarme sistem istenen yalıtımı yeterince sağlayamıyor.
Biz de Soğuk Oda panellerinde kullanılan bu poliüretan malzemeyi kapının kanadında kullanıyoruz. Bu ürünü siz dışardan göremezsiniz, dokunamaz ve koklayamazsınız. İç hacme hapsedilmiş durumdadır. Dış çerçeve ise tamamen alüminyumdur. İçinde ve dışında PVC kaplı saclar vardır. Bu sac galvanizi, 0.5 mm kalınlığında ince bir sacdır. Üzerine PVC kaplamamızın en önemli nedeni PVC’nin hijyenik bir malzeme olmasıdır. Özellikle tavukçuluk-et sektöründe temizlik çok önemlidir. Bu sektördeki üretim tesislerindeki bütün üretim alanlarının gün içerisinde mutlaka bir kez dezenfektanlı sularla yani ağır kimyasallar içeren sularla temizlenmesi gerekir. Buna kapı da dahildir. PVC kaplı yüzey, bu kimyasallara dayanıklı bir üründür. Bazı kapılarda da paslanmaz yüzey kullanıyoruz. Paslanmaz yüzeyi, özellikle yoğun nemli ve tuz gibi aşındırıcı maddelerin olabileceği süt endüstrisi ve balıkçılık depolarında tercih ediyoruz.
Bir de İtalyan Tasarım, patentli bir ürün olan eşik ısıtıcımız var. Bildiğiniz gibi konvansiyonel olarak soğuk hava, aşağı doğru hareket eder. Eğer soğuk oda zemininde ısıtma yoksa mutlaka zeminde buzlanma olur. Bu da kapının çalışmasını engeller. Eşik ısıtıcımız kapılardaki alt contanın donmasını engeller. Böylece eksi 35-45 derecelerde bile kusursuz bir işleyiş sağlar.
Şu anda gıda endüstri içerisindeki yeni tesislerin hepsinin Soğuk Hava Deposu sistemleri poliüretan içeren panellerle yapılıyor. Ayrıca paneller aynı zamanda taşıyıcı görevi de görüyor ve dış-iç yüzey kavramında herhangi bir sorun yaratmıyor. Bu yüzden de betonarmeye göre maliyetler çok daha düşük ve bu sistemle daha geniş hacimli soğutma depoları yapabilmek mümkün. Betonarme sistem istenen yalıtımı yeterince sağlayamıyor.
Biz de Soğuk Oda panellerinde kullanılan bu poliüretan malzemeyi kapının kanadında kullanıyoruz. Bu ürünü siz dışardan göremezsiniz, dokunamaz ve koklayamazsınız. İç hacme hapsedilmiş durumdadır. Dış çerçeve ise tamamen alüminyumdur. İçinde ve dışında PVC kaplı saclar vardır. Bu sac galvanizi, 0.5 mm kalınlığında ince bir sacdır. Üzerine PVC kaplamamızın en önemli nedeni PVC’nin hijyenik bir malzeme olmasıdır. Özellikle tavukçuluk-et sektöründe temizlik çok önemlidir. Bu sektördeki üretim tesislerindeki bütün üretim alanlarının gün içerisinde mutlaka bir kez dezenfektanlı sularla yani ağır kimyasallar içeren sularla temizlenmesi gerekir. Buna kapı da dahildir. PVC kaplı yüzey, bu kimyasallara dayanıklı bir üründür. Bazı kapılarda da paslanmaz yüzey kullanıyoruz. Paslanmaz yüzeyi, özellikle yoğun nemli ve tuz gibi aşındırıcı maddelerin olabileceği süt endüstrisi ve balıkçılık depolarında tercih ediyoruz.
Bir de İtalyan Tasarım, patentli bir ürün olan eşik ısıtıcımız var. Bildiğiniz gibi konvansiyonel olarak soğuk hava, aşağı doğru hareket eder. Eğer soğuk oda zemininde ısıtma yoksa mutlaka zeminde buzlanma olur. Bu da kapının çalışmasını engeller. Eşik ısıtıcımız kapılardaki alt contanın donmasını engeller. Böylece eksi 35-45 derecelerde bile kusursuz bir işleyiş sağlar.
Belli standartların altındaki soğuk oda kapılarının yol açtığı enerji kaybı ve ürün kayıpları
Aslında kullanıcılar bu maliyeti fark etmiyor. Kullanıcıya gelen elektrik faturasında bu maliyet ayrıca belirtilmediğinden kullanıcı bu kaybı fark edemiyor. Sistem, içeriyi belli bir sıcaklıkta sabit tutmak için belli aralıklarla sürekli çalışır. Çünkü ısı dediğiniz şey konvansiyoneldir ve hareket ederek sıcak ortamdan soğuk ortama geçer. Siz bunu engellemek için içeriyi soğutmak yani sisteminizi sürekli çalıştırmak durumundasınız. Kapı da bu sistemi destekleyen en kritik öğedir. Çünkü bir Soğuk Hava Deposu nda ısı kaybına neden olabilecek iki şey vardır; biri ürünün kendisi, diğeri ise kapıdır.
Kapı açılıp kapanma esnasında ısı kaybına neden olur. Bu yüzden özellikle kapının ebatları çok önemlidir. Konunun başka bir boyutunda da kapı seçme uzmanlığı denen bir olgu vardır. Biz bir projeyi incelerken bütün bunları göz önünde bulunduruyoruz. Kullanım detayları bizim için çok önemli. Kapının günde kaç kez açılıp kapanacağını dahi hesaplıyoruz. Bu yönüyle bakıldığında bir anlamda müşteriye danışmanlık da yapıyoruz, çünkü bu bir uzmanlık alanı.
Kapı açılıp kapanma esnasında ısı kaybına neden olur. Bu yüzden özellikle kapının ebatları çok önemlidir. Konunun başka bir boyutunda da kapı seçme uzmanlığı denen bir olgu vardır. Biz bir projeyi incelerken bütün bunları göz önünde bulunduruyoruz. Kullanım detayları bizim için çok önemli. Kapının günde kaç kez açılıp kapanacağını dahi hesaplıyoruz. Bu yönüyle bakıldığında bir anlamda müşteriye danışmanlık da yapıyoruz, çünkü bu bir uzmanlık alanı.
Soğuk hava depolarında kapının yeri
Soğuk Oda kapıları detay gibi gözükmesine rağmen soğuk oda sistemlerindeki en önemli parçalardan biridir. Bir Soğuk Hava Deposu kurarken doğru soğutma cihazlarını ve panelleri seçmişseniz ve periyoduk bakımlarını yaptırmışsanız 10-15 yıl boyunca bu panellere dokunmanıza hiç gerek kalmaz. Ancak kapı seçiminiz yanlışsa sadece açılıp kapanma fonksiyonunu yerine getirir. Yanlış kapı izolasyon görevini yerine getirmez ve enerji kaybına ve buna bağlı olarak da ekonomik kayba yol açar.
Tabi kapının ısı kaybına neden olduğunu gözle görme şansınız yoktur. Seçtiğiniz kapı kapanıyor ve hiç ışık sızıntısı görünmüyor olabilir ancak bu ısı kaybının olmadığı anlamına gelmez. Yanlış kapılardan kaynaklanan ısı kayıpları ancak termal kameralarla görülebilir. Hijyen ve diğer kuralları bir kenara koyun ve soğutma sisteminizin sırf kapı izolasyonu iyi olmadığı için günde sadece 2 dakika fazla çalıştığını düşünün. Bu, yıl boyunca 10-15 saat fazladan enerji kullanımı anlamına gelir. Bu da direkt olarak maliyetlerinize yansıyacaktır.
Tabi kapının ısı kaybına neden olduğunu gözle görme şansınız yoktur. Seçtiğiniz kapı kapanıyor ve hiç ışık sızıntısı görünmüyor olabilir ancak bu ısı kaybının olmadığı anlamına gelmez. Yanlış kapılardan kaynaklanan ısı kayıpları ancak termal kameralarla görülebilir. Hijyen ve diğer kuralları bir kenara koyun ve soğutma sisteminizin sırf kapı izolasyonu iyi olmadığı için günde sadece 2 dakika fazla çalıştığını düşünün. Bu, yıl boyunca 10-15 saat fazladan enerji kullanımı anlamına gelir. Bu da direkt olarak maliyetlerinize yansıyacaktır.
Soğuk zincir 'kapı'da başlar
Bir Soğuk Hava Deposunda ısı kaybına neden olabilecek iki şey vardır; biri ürünün kendisi, diğeri ise kapıdır. Bu nedenle soğuk oda kapıları, soğuk zincirin en kritik noktalarından biridir. Kapı izolasyonu iyi olmadığında enerji maliyetleriniz ve ürün kaybınız artar.
Gıda sektörünün birçok kolunda soğuk zincir önemlidir ancak özellikle süt ve süt ürünleri endüstrisinde bu zincirin çok daha kritik bir yeri vardır. Süt ve süt ürünleri, yapısı itibariyle gerekli koşullar sağlanmadığında çok çabuk bozulabilmekte ve önemli kayıplar olmaktadır. Ürünlerin depolandığı soğuk odalar ise bu zincirin önemli halkalarından biridir. Soğuk oda sistemlerine ciddi yatırımlar yapan işletmeler, bir ayrıntı gibi gözüken soğuk oda kapılarına ise çoğu zaman önem vermemektedir.
Oysa soğuk odalarda içeriye sıcak hava girişinin olabileceği tek nokta kapılardır. Dünyanın en iyi Soğuk Oda kapısı üreticileri arasında yer alan ve yaklaşık 2,5 yıl önce Türkiye’de kurduğu ortaklıkla üretime başlayan İtalyan PFI firması, çalışmalarını soğuk oda sistemi kuran işletmelere kapının önemini anlatmaya odaklamış durumda. Konuyla ilgili PFI Ortadoğu Genel Müdürü Buğra Alp Buldur’la özel bir söyleşi yaptık. Soğuk oda kapılarının soğuk zincirdeki önemini, süt endüstrisindeki kullanımını ve PFI ürünleri hakkında merak ettiklerinizi sizin için sorduk.
6 Kasım 2012 Salı
Süt ve süt endüstrisinde soğuk oda kapı kullanımı
Türkiye’de gıda sektörleri arasında en bilinçli sektör yine süt endüstrisi. Bu da az önce de bahsettiğimiz gibi ürünün çok kritik olmasından kaynaklanıyor. Süt endüstrisinde soğuk zincir kavramının kesinlikle müsamahaya açık bir tarafı yok. O yüzden üretici seçimlerini yaparken kapı gibi detaylara çok dikkat ediyor. Soğuk Oda kapılarıyla ilgili seçimlerini de genelde ikinci segment yani takipçi segmentten yapıyorlar. O yüzden açık konuşmak gerekirse çok büyük hatalar yok.
Ancak bazı işletmeler, hijyen kurallarına uygun olmadığı halde ne yazık ki taklitçi dediğimiz alt segment ürünlerini de kullanıyorlar. İşletmeyi kuran yatırımcı kendisi tercih etmese dahi, tesisi yapması için devrettiği müteahhit bu ürünleri seçebiliyor.
Türkiye’de yaklaşık 250 civarında büyük süt işletmesi var, toplamda ise 2 bin 500’e yakın süt işleyen tesis var. Büyük sanayiciler soğuk zincirin farkında olsa da diğer işletmelerin büyük çoğunluğu için soğuk zincir yeni bir kavram. Bu işletmeleri bilinçlendirmek anlamında herhangi bir çalışmanız var mı?
Firmamızın odağı, kurulduğundan bu yana hiçbir zaman müşteriye ürün satmak olmadı. Hala da değil. Biz müşterilerimizi iş ortağımız olarak görüyoruz. Onlara sunumlar, tanıtımlar yapıyor ve onları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Onlara alacakları ürünlerde hangi özellikleri aramaları gerektiğini ve bunların nedenlerini anlatmaya çalışıyoruz. Bu ürünü isterlerse bizden, isterlerse bu özellikleri sağlayacak başka firmadan alırlar. Bizim 2,5-3 yıldır yapmaya çalıştığımız tek şey bu. Yani müşteride bilinç oluşturmak. Kapının Soğuk Oda sisteminin en ucuz ancak en kritik ürünü olduğunu, hareketli tek ürünü olduğunu anlatıyoruz. Biz aynı bilinçlendirme çalışmasını süt endüstrisi için de yapmak istiyoruz.
Markanızı ve ürünlerinizi Soğuk Hava Deposu kapısı endüstrisi içerisinde nasıl konumlandırıyorsunuz?
PFI’da üreten ve geliştiren bir üretici sınıfı var. Türkiye’de bizim dışımızdaki markaların hemen hemen hepsi kendi ihtiyaçlarını kendi yöntemleriyle çözmeye çalışan takipçi firmalardan oluşuyor. Bizim ise İtalya’da sürekli çalışan bir ar-ge departmanımız var. Sürekli geliştiren, ürüne odaklanmış bir departman… Bu anlamda üreten ve geliştiren bir üretici segmentinde yer alıyoruz.
Ayrıca bu konumumuzla sektörün de önünü açıyoruz. Bizim 2,5 yıllık çalışmalarımızın etkisiyle artık insanlar taklitçi seviyesinden takipçi seviyesine geçiyor. En alt kademe olan 3. sınıf üretici kendini geliştirmek zorunda kalıp bir üst seviyeye geçiyor. ‘’Üreteyim, nasıl olsa satarım’’ anlayışı artık değişiyor.
Biz Soğuk Hava Deposu kapısında piyasanın önünü açıyoruz, müşteriler kapının gerçek anlamda ne özellikleri olduğunu, ne işe yaradığını bilmiyor. Biz anlatıyoruz, zor bir mücadele veriyoruz ve müşteriyi ürün hakkında bilgilendiriyoruz. Müşteri fiyatlarımızı yüksek bulursa ve ürünü bizden alamazsa, alt kademede üretim yapan firmalara başvurarak bu özellikleri istiyor ve bu da firmaları bir üst segmente çıkmaya zorluyor.
2,5 yıldır biz bu sektörün lokomotifiyiz. En iyi ürünü en yüksek kalitede üretiyoruz. Maliyetten kaçınmıyoruz. Böylece hijyenik ve yalıtım sorunu olmayan bir kapı üretiyoruz. Biz bu yalıtımı ve hijyeni, 30 kg’lık bir parça yerine 50 kg’lık başka bir parçayla da sağlayabiliriz ama sonuçta bunu bir insan açıp kapıyor ve bu yüzden sonsuz malzeme kullanamayız. Dolayısıyla hafiflik gibi bir kullanım uygunluğu da olmalı. Bu kadar çok bileşeni bir araya getirip sektörde lokomotif fonksiyonu üstlenmiş bir markayız.
Ancak bazı işletmeler, hijyen kurallarına uygun olmadığı halde ne yazık ki taklitçi dediğimiz alt segment ürünlerini de kullanıyorlar. İşletmeyi kuran yatırımcı kendisi tercih etmese dahi, tesisi yapması için devrettiği müteahhit bu ürünleri seçebiliyor.
Türkiye’de yaklaşık 250 civarında büyük süt işletmesi var, toplamda ise 2 bin 500’e yakın süt işleyen tesis var. Büyük sanayiciler soğuk zincirin farkında olsa da diğer işletmelerin büyük çoğunluğu için soğuk zincir yeni bir kavram. Bu işletmeleri bilinçlendirmek anlamında herhangi bir çalışmanız var mı?
Firmamızın odağı, kurulduğundan bu yana hiçbir zaman müşteriye ürün satmak olmadı. Hala da değil. Biz müşterilerimizi iş ortağımız olarak görüyoruz. Onlara sunumlar, tanıtımlar yapıyor ve onları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Onlara alacakları ürünlerde hangi özellikleri aramaları gerektiğini ve bunların nedenlerini anlatmaya çalışıyoruz. Bu ürünü isterlerse bizden, isterlerse bu özellikleri sağlayacak başka firmadan alırlar. Bizim 2,5-3 yıldır yapmaya çalıştığımız tek şey bu. Yani müşteride bilinç oluşturmak. Kapının Soğuk Oda sisteminin en ucuz ancak en kritik ürünü olduğunu, hareketli tek ürünü olduğunu anlatıyoruz. Biz aynı bilinçlendirme çalışmasını süt endüstrisi için de yapmak istiyoruz.
Markanızı ve ürünlerinizi Soğuk Hava Deposu kapısı endüstrisi içerisinde nasıl konumlandırıyorsunuz?
PFI’da üreten ve geliştiren bir üretici sınıfı var. Türkiye’de bizim dışımızdaki markaların hemen hemen hepsi kendi ihtiyaçlarını kendi yöntemleriyle çözmeye çalışan takipçi firmalardan oluşuyor. Bizim ise İtalya’da sürekli çalışan bir ar-ge departmanımız var. Sürekli geliştiren, ürüne odaklanmış bir departman… Bu anlamda üreten ve geliştiren bir üretici segmentinde yer alıyoruz.
Ayrıca bu konumumuzla sektörün de önünü açıyoruz. Bizim 2,5 yıllık çalışmalarımızın etkisiyle artık insanlar taklitçi seviyesinden takipçi seviyesine geçiyor. En alt kademe olan 3. sınıf üretici kendini geliştirmek zorunda kalıp bir üst seviyeye geçiyor. ‘’Üreteyim, nasıl olsa satarım’’ anlayışı artık değişiyor.
Biz Soğuk Hava Deposu kapısında piyasanın önünü açıyoruz, müşteriler kapının gerçek anlamda ne özellikleri olduğunu, ne işe yaradığını bilmiyor. Biz anlatıyoruz, zor bir mücadele veriyoruz ve müşteriyi ürün hakkında bilgilendiriyoruz. Müşteri fiyatlarımızı yüksek bulursa ve ürünü bizden alamazsa, alt kademede üretim yapan firmalara başvurarak bu özellikleri istiyor ve bu da firmaları bir üst segmente çıkmaya zorluyor.
2,5 yıldır biz bu sektörün lokomotifiyiz. En iyi ürünü en yüksek kalitede üretiyoruz. Maliyetten kaçınmıyoruz. Böylece hijyenik ve yalıtım sorunu olmayan bir kapı üretiyoruz. Biz bu yalıtımı ve hijyeni, 30 kg’lık bir parça yerine 50 kg’lık başka bir parçayla da sağlayabiliriz ama sonuçta bunu bir insan açıp kapıyor ve bu yüzden sonsuz malzeme kullanamayız. Dolayısıyla hafiflik gibi bir kullanım uygunluğu da olmalı. Bu kadar çok bileşeni bir araya getirip sektörde lokomotif fonksiyonu üstlenmiş bir markayız.
Türkiye'de soğuk hava deposu pazarı
Dünya çapında, Soğuk Hava Deposu ürünlerimizi mukayese edebileceğimiz kalitede üretim yapan birkaç marka var. PFI de sürekli bu rakiplerimizi takip ediyor, onların yaptıklarına, kendi yaptıklarımıza ve yeni neler geliştirmemiz gerektiğine bakıyoruz. Kalite anlamında üst segementte işler böyle yürüyor. PFI olarak üst segmentteki dünya oyuncuları arasında yer alan bir markayız. PFI bir İtalyan markası ve ürünleri ülkemizde değil İtalya’da geliştiriliyor. Avrupa bu konuda bizden ileride ve biz de bu işin en iyilerinden biriyle ortak yapıyoruz. Ancak Türkiye’de işler genelde bizim yaptığımız gibi ortaklıkla veya anlaşarak değil, taklit şeklinde yapılıyor.
Bizim kapılarımızda hijyenik olmayan organik malzemeler kullanılmaz. Ancak lisanssız veya merdivenaltı Soğuk Oda üretimi yapanlar kasanın içerisinde ahşap bile kullanabiliyor. Ahşap organik bir ürün olduğundan bakteri üretir ve hijyen sağlamaz.
Bizim kapılarımızda hijyenik olmayan organik malzemeler kullanılmaz. Ancak lisanssız veya merdivenaltı Soğuk Oda üretimi yapanlar kasanın içerisinde ahşap bile kullanabiliyor. Ahşap organik bir ürün olduğundan bakteri üretir ve hijyen sağlamaz.
Bu Yıl Yeniden Hizmete Sokulan Soğuk Hava Deposu Harıl Harıl Çalışıyor
Ardeşen Ziraat Odası Tarafından Bu Yıl Yeniden Hizmete Sokulan Soğuk Hava Deposu Harıl Harıl Çalışıyor.
İlçeye bağlı Elmalık mahallesinde İl Özel İdare tarafından 1998 yılında yapılan ve değişik amaçlarla kullanıldıktan sonra yıllardan beri atıl durumda kalan soğuk hava deposu, Ardeşen Ziraat Odası’na devredilerek yeniden hizmete açılmış, kivi üreticilerinin umut kapısı olmuştu.
Yaklaşık olarak 350 ton kivi depolama kapasitesi bulunan Soğuk hava deposunda aylardır muhafaza edilen yaklaşık 200 ton kadar kivi ise ilk günkü kalitesini korudu.
Bölgeye gelen kivi tüccarları ve kivilerini satmak istemeyen kivi üreticilerinin 200 ton’a yakın kiviyi barındırdığı Soğuk Hava Deposunda ki kiviler, şu an normalin üstünde fiyatlarla kısım kısım satılmaya başladı.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ardeşen Ziraat Odası Başkanı Turan Kabaoğlu şuana kadar depolanan kivilerde herhangi bir bozulma gerçekleşmediğini belirterek, “Kivilerimiz ilk günkü kalitesini korudu. Depomuzda bulunan kiviler kısım kısım geçmişe nazaran iyi fiyatlarla satılmaya başladı. Depomuzda şuan 1. sınıf, 2. sınıf ve 3. sınıf kalitede kiviler bulunmakta. Şuan genelde 2. sınıf kivilerin satışı yapılıyor ve 2. sınıf kalitedeki kivilerin fiyatı 1.60 TL’ye kadar alıcı buluyor. Önümüzde ki dönemlerde 1. sınıf kivilerin satışının da yapılması durumunda saklanan kivilerin son derece yüksek fiyatlardan alıcı bulacağını umuyoruz.” Dedi.
BU YIL TECRÜBEMİZİ EDİNDİK
Bu yıl faaliyete soktukları Soğuk Odada ilk tecrübelerini yaşadıklarını belirten Kabaoğlu, “Müteşebbislerimize sesleniyorum. Mücadelemiz müteşebbislerimize örnek olması yönünde. İnşallah bunu görürler. Bundan böyle Ardeşen’de Ardeşen’linin kivisini satın alırlar. Soğuk hava depolarında saklayarak daha sonra iyi bir fiyata değerlendirebileceklerine inanıyorum. Bizim amacımız, üreticilerimizin ürünlerini son derece iyi bir şekilde saklandığını ve sonrasında çok çok iyi bir fiyata satıldığını göstermekti.” dedi.
TÜCCARLARDA MEMNUN
Kivi tüccarlarından Ahmet Selim ise, ”Ardeşen Ziraat odası başkanı Turan Kabaoğlu’nun katkılarıyla bu yıl soğuk hava deposunu kullanma imkanı bulduk. Bu yıl 50 – 60 ton civarında kivi depolamıştık. 1 ay önce depoladığımız kiviler şuan değerinin üstünde bir fiyatla alıcı buldu. Malımız 1 ay içinde dinç ve sertliğini korumuş şekilde kaldı, hem de istediğimiz fiyata satma imkânı bulduk.” Dedi.
PFI ve Türkiye’deki yapılanması
PFI İtalya, yani bizim İtalyan ortağımız 18 yıldır İtalya’nın Sicilya bölgesinde üretim yapan ve sadece kapı üzerine odaklanmış bir firmadır. PFI Türkiye’de de 10 yıldır bilinen bir marka. PFI daha önce İtalya’da üretip Türkiye’de satıyordu. Türkiye’nin büyüyen ve gelişen bir pazar olması, hem de Ortadoğu’ya çok yakın olması nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmaya karar veriyor. Araştırmalarını yaparken Türk ortağımızla buluşuyorlar. Türk ortağımız yani Con-imex’de Türkiye’de hafif çelik konstrüksiyon konteyner üretiminde söz sahibi olan oyunculardan biri. Prestijli ve üretiminin yüzde 90’ını yurtdışına satan bir üretici.
İki ortak Türkiye’de yatırım yapmaya karar veriyorlar. Fabrikamız 3 yıl önce Adana’da Con-imex’in üretim alanı içerisinde kuruldu. İtalya’daki üretim parkının aynısı, tüm makine teçhizatlarıyla Türkiye’de kuruldu. Nisan 2009’da ilk kapımızı üretmeye başladık. Kritik Tasarım ürünlerimiz İtalya’dan geliyor. Alüminyum, poliüretan ve sac gibi ürünleri ise Türkiye’den sağlıyoruz. Tabi bu da bize maliyet açısında avantajlar sağlıyor. Başlangıçta hedefimiz, ilk 2-3 yıl için yılda 700-800 kapı satmaktı ve üretime başlayalı daha 2,5 yıl olmasına rağmen şu ana kadar 2 bin 200 adet Soğuk Hava Deposu kapısı ürettik ve sattık. Beklentinin çok üzerinde bir piyasa kabulüyle karşı karşıyayız. Aslında ürün biliniyor ve tanınıyordu, ancak yaklaşık yüzde 30-40’a varan daha uygun fiyatlarla karşılarına çıktığımızda talep daha da arttı.
Hem ekonomik anlamdaki bu maliyet avantajı, hem de kültürel, siyasi ve coğrafi yakınlıktan dolayı Ortadoğu ülkeleri de tercihlerini bizden yana kullanıyor. Dolayısıyla Ortadoğu pazarındaki kapasitemiz de arttı. Ar-ge ve tasarım departmanlarımız İtalya’da, üretimi ise Türkiye’de yapıyoruz.
İki ortak Türkiye’de yatırım yapmaya karar veriyorlar. Fabrikamız 3 yıl önce Adana’da Con-imex’in üretim alanı içerisinde kuruldu. İtalya’daki üretim parkının aynısı, tüm makine teçhizatlarıyla Türkiye’de kuruldu. Nisan 2009’da ilk kapımızı üretmeye başladık. Kritik Tasarım ürünlerimiz İtalya’dan geliyor. Alüminyum, poliüretan ve sac gibi ürünleri ise Türkiye’den sağlıyoruz. Tabi bu da bize maliyet açısında avantajlar sağlıyor. Başlangıçta hedefimiz, ilk 2-3 yıl için yılda 700-800 kapı satmaktı ve üretime başlayalı daha 2,5 yıl olmasına rağmen şu ana kadar 2 bin 200 adet Soğuk Hava Deposu kapısı ürettik ve sattık. Beklentinin çok üzerinde bir piyasa kabulüyle karşı karşıyayız. Aslında ürün biliniyor ve tanınıyordu, ancak yaklaşık yüzde 30-40’a varan daha uygun fiyatlarla karşılarına çıktığımızda talep daha da arttı.
Hem ekonomik anlamdaki bu maliyet avantajı, hem de kültürel, siyasi ve coğrafi yakınlıktan dolayı Ortadoğu ülkeleri de tercihlerini bizden yana kullanıyor. Dolayısıyla Ortadoğu pazarındaki kapasitemiz de arttı. Ar-ge ve tasarım departmanlarımız İtalya’da, üretimi ise Türkiye’de yapıyoruz.
2 Kasım 2012 Cuma
Soğuk zincir kavramı
Soğuk zincir kavramı, endüstriyel üretim yapan büyük firmalar dışındaki firmalar için çok yeni bir kavram. Örneğin yurt dışında hasattan hemen sonra başlayan (postharvest denilen) bir soğuk zincir kavramı vardır. Bu sistemde yeşil sebze ve meyveler hasattan hemen sonra modüler Soğuk Hava Deposuna yerleştirilir. Burada soğuk zincir bu Soğuk Oda lardan başlayarak diğer işlemlerin yapılacağı merkezlere kadar kırılmadan devam ettirilir.
Süt ve süt ürünlerinde soğuk zincir daha da kritik bir süreç. Yeşil sebze ve meyve gibi ürünlerde sadece hasat döneminde bu sistemlere ihtiyaç duyulurken, süt ve süt ürünlerinde sütün sağıldığı andan itibaren soğuk zincirde muhafazası zorunludur. Çünkü yapısı itibariyle süt çok çabuk buzulabilen bir ürün. Örneğin elma Soğuk Odalarında sıcaklık +5 ile +100 C’de gidip gelebilir ancak sütte bu söz konusu değildir. Ayrıca sütün soğutulmasının ve belli bir sıcaklıkta muhafaza edilmesinin yanı sıra sütün işlendiği tesislerin de belli sıcaklık derecelerinde olması gerekir. Dolayısıyla süt ve süt ürünleri sektörü soğutmanın son derece önemli olduğu bir sektör.
Bu anlamda bizim hedeflediğimiz kitle de hijyenin ve bu soğuk zincir kavramının anlamını, ne kadar kritik bir konu olduğunu çok iyi biliyor. Ayrıca süt ve süt ürünleri endüstrisi yatırımcıları çoğunlukla büyük ölçekli yatırımcılardan oluşuyor ve yatırımlarını düşünerek yapıyorlar.
Süt endüstrisinde soğuk oda yatırımı yapanların dikkatine
Süt endüstrisindeki üreticilere tavsiyem gerçekten sistemlerine uygun, hijyenik ürünler kullanmalarıdır. Size ilginç bir örnek vermek istiyorum; Türkiye’nin önde gelen bir dondurma firmasının Soğuk Oda depolarındaki kapılar için bizden servis hizmeti istendi.
Kapılarını biz yapmadığımız halde, bizden kapılarını değiştirmemizi istiyorlardı. Biz ürünümüzü anlatmaya başlayınca görüştüğümüz yetkili bize, dünyada kaç tane kapı markası olduğunu sordu ve bunların hepsini, bizimkini de dahil kullandıklarını söyledi. En uygununun ise bizim ürettiğimiz kapılar olduğunu belirtti.
Ürünlerimizi işinin ehli kişiler çok iyi biliyor. Yani bizim kapımızı en az bizim kadar iyi biliyorlar. Kapı seçimi yapanların ne istediklerini bilmelerini, bilgilenmelerini, bilinçlenmelerini istiyoruz. Bu yüzden kapı seçimi yaparken bize sormaktan çekinmesinler lütfen.
GÜNEŞ ENERJİLİ SOĞUTMA SİSTEMLERİ
1998 yılında güneş enerjisinden soğutma sistemi geliştiren bilim adamı Ahmet Lokurlu son olarak "2010 Sanayi Ödülü"nü alan Lokurlu’nun geliştirdiği sistem, dünyada giderek yaygınlaşıyor.
Sistemi bulup geliştiren Ahmet Lokurlu, yaz aylarında Akdeniz ülkelerinde elektriğin yüzde ellisi, hatta daha fazlasının soğutma için kullanıldığını, güneşi kullanarak soğutma yapmanın son derece akıllıca olduğunu söyledi.
Enerji ve petrol kısıtlı olduğu için tüm dünyada enerji fiyatları her geçen gün artarken, güneş enerjisiyle Soğuk Oda soğutma daha ekonomik olduğu kadar aynı zamanda çevreye zarar vermiyor.
Türkiye’de giderek yaygınlaşan sistem, dünyada ilgi görüyor.
Ahmet Lokurlu, sistemin Türkiye’de otel, hastane, süpermarket gibi bir kaç yere kurulduğunu, ayrıca dünyada Fas, Ürdün, Almanya, Kıbrıs ve İtalya gibi ülkelere de sistemi kurduklarını belirtti.
Bu sistemin şimdi de Meksika’da kurulmakta olduğu ve yakında Brezilya’da da kurulmasına başlanacağı belirtildi.
Soğuk Hava Deposu, ilk aşamada optimize edildikten sonra artık bir çok ülkede ekonomik olarak kurulabilecek hale geldiği kaydedildi.
Sistemin mucidi Ahmet Lokurlu, güneş olmaması halinde sistemin nasıl çalışacağı konusunda da şunları söyledi. "180-200 derecede ısıyı depo etmek son derece basit. Bilinen bir olay. Böylece güneş olmadığı zaman depoyu kullanıyoruz, o da yetmezse bu sefer ek bir sistemle destekliyoruz. Yani 24 saat güneş bazlı, artı destek sistemiyle birlikte soğutma yapabilecek durumdayız." Genç bilim adamlarına tavsiyelerde bulunan Lokurlu, "Kesinlikle bir özelliğiniz olmalı, inanılmaz çok çalışabilmelisiniz veya yaptığınız işe odaklanmalısınız bu ikisini de yapabildiğiniz oranda başarabilirsiniz.’ dedi.
GENERAL SOĞUTMA UZAKTAN TAKİP SİSTEMİ
Soğuk Hava Deposu Uzaktan izleme sistemimiz yazılımı tamamen tarafımızdan geliştirilen ve siz müşterilerimizin ürünlerini soğuk hava deposunda en iyi şekilde muhafaza etmeye yönelik bir öngörü ve güvenlik sistemidir.
Sistemin kalbi olan kayıt toplama istasyonu, soğutma cihazınızda herhangi bir arıza tespit ettiği anda ilk olarak sunucumuza bir istek gönderir. Arıza tarafımızdan incelenerek nasıl bir müdahale yapılması gerektiği kararlaştırılır ve en yakın servis noktamız bilgilendirilerek arızanın giderilmesi sağlanır. Soğuk hava depolarında Enerji kesilmesi, sıcaklıkların ciddi derecede düşmesi gibi kritik arızalarda ise uyarı sadece sunucumuza değil, aynı zamanda sizin cep telefonunuza da SMS olarak bildirilerek ürünlerinizin herhangi bir risk altına girmesi engellenir.
Kendi bilgisayarınızı kullanarak veya istendiği takdirde tarafımızdan talep edildiğinde kayıt istasyonunuza bağlanarak Soğuk Oda ayar değişiklikleri, anlık sıcaklıklar ve kapı açık kapalı durumları okunabilir. Bunun yanı sıra sunucumuza düzenli olarak bildirilen sıcaklık bilgileri kullanılarak sisteminizin günlük sıcaklık akışı kayıt altına alınmakta, ve geriye dönük olarak sorgulanabilmektedir.
Sistemin kalbi olan kayıt toplama istasyonu, soğutma cihazınızda herhangi bir arıza tespit ettiği anda ilk olarak sunucumuza bir istek gönderir. Arıza tarafımızdan incelenerek nasıl bir müdahale yapılması gerektiği kararlaştırılır ve en yakın servis noktamız bilgilendirilerek arızanın giderilmesi sağlanır. Soğuk hava depolarında Enerji kesilmesi, sıcaklıkların ciddi derecede düşmesi gibi kritik arızalarda ise uyarı sadece sunucumuza değil, aynı zamanda sizin cep telefonunuza da SMS olarak bildirilerek ürünlerinizin herhangi bir risk altına girmesi engellenir.
Kendi bilgisayarınızı kullanarak veya istendiği takdirde tarafımızdan talep edildiğinde kayıt istasyonunuza bağlanarak Soğuk Oda ayar değişiklikleri, anlık sıcaklıklar ve kapı açık kapalı durumları okunabilir. Bunun yanı sıra sunucumuza düzenli olarak bildirilen sıcaklık bilgileri kullanılarak sisteminizin günlük sıcaklık akışı kayıt altına alınmakta, ve geriye dönük olarak sorgulanabilmektedir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)