6 Kasım 2012 Salı

Süt ve süt endüstrisinde soğuk oda kapı kullanımı

Türkiye’de gıda sektörleri arasında en bilinçli sektör yine süt endüstrisi. Bu da az önce de bahsettiğimiz gibi ürünün çok kritik olmasından kaynaklanıyor. Süt endüstrisinde soğuk zincir kavramının kesinlikle müsamahaya açık bir tarafı yok. O yüzden üretici seçimlerini yaparken kapı gibi detaylara çok dikkat ediyor. Soğuk Oda kapılarıyla ilgili seçimlerini de genelde ikinci segment yani takipçi segmentten yapıyorlar. O yüzden açık konuşmak gerekirse çok büyük hatalar yok.
Ancak bazı işletmeler, hijyen kurallarına uygun olmadığı halde ne yazık ki taklitçi dediğimiz alt segment ürünlerini de kullanıyorlar. İşletmeyi kuran yatırımcı kendisi tercih etmese dahi, tesisi yapması için devrettiği müteahhit bu ürünleri seçebiliyor.
Türkiye’de yaklaşık 250 civarında büyük süt işletmesi var, toplamda ise 2 bin 500’e yakın süt işleyen tesis var. Büyük sanayiciler soğuk zincirin farkında olsa da diğer işletmelerin büyük çoğunluğu için soğuk zincir yeni bir kavram. Bu işletmeleri bilinçlendirmek anlamında herhangi bir çalışmanız var mı?
Firmamızın odağı, kurulduğundan bu yana hiçbir zaman müşteriye ürün satmak olmadı. Hala da değil. Biz müşterilerimizi iş ortağımız olarak görüyoruz. Onlara sunumlar, tanıtımlar yapıyor ve onları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Onlara alacakları ürünlerde hangi özellikleri aramaları gerektiğini ve bunların nedenlerini anlatmaya çalışıyoruz. Bu ürünü isterlerse bizden, isterlerse bu özellikleri sağlayacak başka firmadan alırlar. Bizim 2,5-3 yıldır yapmaya çalıştığımız tek şey bu. Yani müşteride bilinç oluşturmak. Kapının Soğuk Oda sisteminin en ucuz ancak en kritik ürünü olduğunu, hareketli tek ürünü olduğunu anlatıyoruz. Biz aynı bilinçlendirme çalışmasını süt endüstrisi için de yapmak istiyoruz.

Markanızı ve ürünlerinizi Soğuk Hava Deposu kapısı endüstrisi içerisinde nasıl konumlandırıyorsunuz?

PFI’da üreten ve geliştiren bir üretici sınıfı var. Türkiye’de bizim dışımızdaki markaların hemen hemen hepsi kendi ihtiyaçlarını kendi yöntemleriyle çözmeye çalışan takipçi firmalardan oluşuyor. Bizim ise İtalya’da sürekli çalışan bir ar-ge departmanımız var. Sürekli geliştiren, ürüne odaklanmış bir departman… Bu anlamda üreten ve geliştiren bir üretici segmentinde yer alıyoruz.
Ayrıca bu konumumuzla sektörün de önünü açıyoruz. Bizim 2,5 yıllık çalışmalarımızın etkisiyle artık insanlar taklitçi seviyesinden takipçi seviyesine geçiyor. En alt kademe olan 3. sınıf üretici kendini geliştirmek zorunda kalıp bir üst seviyeye geçiyor. ‘’Üreteyim, nasıl olsa satarım’’ anlayışı artık değişiyor.
Biz Soğuk Hava Deposu kapısında piyasanın önünü açıyoruz, müşteriler kapının gerçek anlamda ne özellikleri olduğunu, ne işe yaradığını bilmiyor. Biz anlatıyoruz, zor bir mücadele veriyoruz ve müşteriyi ürün hakkında bilgilendiriyoruz. Müşteri fiyatlarımızı yüksek bulursa ve ürünü bizden alamazsa, alt kademede üretim yapan firmalara başvurarak bu özellikleri istiyor ve bu da firmaları bir üst segmente çıkmaya zorluyor.
2,5 yıldır biz bu sektörün lokomotifiyiz. En iyi ürünü en yüksek kalitede üretiyoruz. Maliyetten kaçınmıyoruz. Böylece hijyenik ve yalıtım sorunu olmayan bir kapı üretiyoruz. Biz bu yalıtımı ve hijyeni, 30 kg’lık bir parça yerine 50 kg’lık başka bir parçayla da sağlayabiliriz ama sonuçta bunu bir insan açıp kapıyor ve bu yüzden sonsuz malzeme kullanamayız. Dolayısıyla hafiflik gibi bir kullanım uygunluğu da olmalı. Bu kadar çok bileşeni bir araya getirip sektörde lokomotif fonksiyonu üstlenmiş bir markayız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder