Kayseri ‘de Er Piliç bölge distribütörü olarak faaliyet gösteren HASMET TAVUKÇULUK GIDA TUR.SAN.TİC.LTD.ŞTİ. Tesislerinde piliç Soğuk Hava Depoları, şok odaları, donmuş muhafaza odaları , baharatlama ve Paketleme odalarını projelendirerek imal ederekanahtar teslimi olarak tamamlamış olmanın haklı gururunu yaşamaktayız.
2 Kasım 2013 Cumartesi
HASMET TAVUKÇULUK Soğutma Sistemleri
Kayseri ‘de Er Piliç bölge distribütörü olarak faaliyet gösteren HASMET TAVUKÇULUK GIDA TUR.SAN.TİC.LTD.ŞTİ. Tesislerinde piliç Soğuk Hava Depoları, şok odaları, donmuş muhafaza odaları , baharatlama ve Paketleme odalarını projelendirerek imal ederekanahtar teslimi olarak tamamlamış olmanın haklı gururunu yaşamaktayız.
HUZUR TURİZM
Sivas’ ta bulunan HUZUR TURİZM firmasının 700m² Soğuk Hava Deposu, projelerinin yapımını tamamlayan GENERAL SOĞUTMA A.Ş işlerinde göstermiş olduğu kalite ve hassasiyeti bir kez daha ispatlamış olmanın haklı gururunu yaşamaktadır.
KADOOĞLU YAĞ SAN. Soğuk Oda Projesi
Gaziantep ‘te faaliyet gösteren KADOOĞLU YAĞ SAN.TİC. A.Ş için 3600m³ Soğuk Hava Deposu projelerinin yapımını üstlenen GENERAL SOĞUTMA A.Ş kalite, işçilik ve teslim sürelerinden taviz vermeden tamamlamış ve memnun müşteri portföyüne bir yenisini daha eklemiştir.
GENERAL SOĞUTMA A.Ş olarak Soğuk Oda projelerinde kalite ve güvene imza atmaya devam ediyoruz.
GENERAL SOĞUTMA A.Ş olarak Soğuk Oda projelerinde kalite ve güvene imza atmaya devam ediyoruz.
ALTUNKAYA GROUP COMPANIES Soğuk Hava Deposu
26 Temmuz 2013 Cuma
AK Parti’den proje ödülü
AK Parti Genel Merkezi Yerel Yönetimler Başkanlığı tarafından düzenlenen “Yaşanabilir ve Estetik Şehirler” konulu 4. Yerel Yönetimler Sempozyumu’nda dereceye giren proje sahibi belediyelere ödülleri verildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törende Köylerden Kentsel Uygulamalar Projesi ile Bayburt İl Genel Meclisi Başkanı Raci Bayrak, Eynel Köprüsü Projesi ile Samsun İl Genel Meclisi Başkanı Mustafa Karakurt, İtfaiye Hizmet Binası Projesi ile Ordu Ünye Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu, İlçemizde Trafik Düzenlemesi Projesi ile Balıkesir Dursunbey Belediye Başkanı Ruhi Yılmaz, Tarihi Doku ile Modern Yapıların Ahengi Projesi ile ödüle layık görülen Tokat Zile Belediye Başkanı Lütfü Midinel, ödüllerini Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin elinden aldı.
Yunus Emre Kent Meydanı Projesi ile Manisa Kula Belediye Başkanı Selim Aşkın, Balıkkaya Mesire Alını Projesi ile Çanakkale Biga Belediye Başkanı Mehmet Özkan, Taşlar Yerine Oturuyor Projesi ile Erzincan Üzümlü Belediye Başkanı Sami Sertadım, Kültür ve Sanat Merkezi Projesi ile Siirt Baykan Belediye Başkanı Mehmet Ali Erol, Kültür Merkezi Projesi ile Ordu Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan’ın ödüllerini ise Kadın Kolları Genel Başkanı Güldal Akşit verdi.
Zaman Akarken Projesi ile Samsun Canik Belediye Başkanı Osman Genç, Kağıttan Ağaç Üretiyoruz Geleceğe Mutlu Bakıyoruz Projesi ile Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, Tarihi Gümrük Hanı Yaşayan Müze, Üçyüzevler Konut ve Sosyal Yaşam Alanı Projeleri ile Gaziantep Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Sille’de Tarihe Vefa ve Selçuklu Kanyon Park Projeleri ile Konya Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Şeker Hayat Projesi ile Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu’nun ödüllerini AK Parti Genel Sekreteri Haluk İpek verdi.
Trafik Eğitim Vakfı Projesi ile Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, Yakutiye Kent Meydanı Projesi ile Erzurum Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut, Derinnefes Projesi Sanat Atölyesi Projesi ile Kocaeli Derince Belediye Başkanı Aziz Alemdar, Kentsel Dönüşümde Türkiye’ye Örnek Proje ile Konya Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, Kültür, Tarih ve Eğlence Parkı Kentsel Dönüşüm Projesi ile Konya Meram Belediye Başkanı Serdar Kalaycı’nın ödüllerini Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu verdi.
Yeşil Sultangazi Projesi ile Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay, Uludere Projesi ile Sakarya Hendek Belediye Başkanı Ali İnci, Tarihi Gebze Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi ile Kocaeli Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, Organik Artıkların Geri Dönüşümüne Belediyenin Katkısı Projesi ile Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu, Bisiklet Projesi ile Kocaeli İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın ödüllerini İçişleri Bakanı Muammer Güler verdi.
Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Parkı Projesi ile Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Sosyal Medya Koordinasyon Merkezi Projesi ile Kocaeli Çayırova Belediye Başkanı Ziyaeddin Akbaş, Nostalji Bahçeleri Projesi ile Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı, Çarşamba Park Pazarı Projesi ile Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Geçmişten Geleceğe Yaşayan Üsküdar Projesi ile Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, Uzunkum Yürüyüş Yolu Projesi ile Sakarya Sapanca Belediye Başkanı İbrahim Uslu ödülünü Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’dan aldı.
Sağlık, Kültür ve Toplumsal Dönüşüm Projesi ile Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, Yeraltı Soğuk Oda Depoları Projesi ile Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça, Akarçay Rekreasyon Projesi ile Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Organik Ulaşım Projesi ile Yalova Belediye Başkanı Yakup Bilgin Koşal, Gönüllü ve Hayırsever Hemşireler ile El Ele Kalkınma Projesi ile Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başel, Yıldız Ülkenin Marka Şehri Projesi ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Kültür Yolu Projesi ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Bursa Uludağ Teleferik Projesi ve İpek Böceği Tramvay Üretim Proje ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ödülünü Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’dan aldı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törende Köylerden Kentsel Uygulamalar Projesi ile Bayburt İl Genel Meclisi Başkanı Raci Bayrak, Eynel Köprüsü Projesi ile Samsun İl Genel Meclisi Başkanı Mustafa Karakurt, İtfaiye Hizmet Binası Projesi ile Ordu Ünye Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu, İlçemizde Trafik Düzenlemesi Projesi ile Balıkesir Dursunbey Belediye Başkanı Ruhi Yılmaz, Tarihi Doku ile Modern Yapıların Ahengi Projesi ile ödüle layık görülen Tokat Zile Belediye Başkanı Lütfü Midinel, ödüllerini Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin elinden aldı.
Yunus Emre Kent Meydanı Projesi ile Manisa Kula Belediye Başkanı Selim Aşkın, Balıkkaya Mesire Alını Projesi ile Çanakkale Biga Belediye Başkanı Mehmet Özkan, Taşlar Yerine Oturuyor Projesi ile Erzincan Üzümlü Belediye Başkanı Sami Sertadım, Kültür ve Sanat Merkezi Projesi ile Siirt Baykan Belediye Başkanı Mehmet Ali Erol, Kültür Merkezi Projesi ile Ordu Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan’ın ödüllerini ise Kadın Kolları Genel Başkanı Güldal Akşit verdi.
Zaman Akarken Projesi ile Samsun Canik Belediye Başkanı Osman Genç, Kağıttan Ağaç Üretiyoruz Geleceğe Mutlu Bakıyoruz Projesi ile Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, Tarihi Gümrük Hanı Yaşayan Müze, Üçyüzevler Konut ve Sosyal Yaşam Alanı Projeleri ile Gaziantep Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Sille’de Tarihe Vefa ve Selçuklu Kanyon Park Projeleri ile Konya Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Şeker Hayat Projesi ile Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu’nun ödüllerini AK Parti Genel Sekreteri Haluk İpek verdi.
Trafik Eğitim Vakfı Projesi ile Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, Yakutiye Kent Meydanı Projesi ile Erzurum Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut, Derinnefes Projesi Sanat Atölyesi Projesi ile Kocaeli Derince Belediye Başkanı Aziz Alemdar, Kentsel Dönüşümde Türkiye’ye Örnek Proje ile Konya Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, Kültür, Tarih ve Eğlence Parkı Kentsel Dönüşüm Projesi ile Konya Meram Belediye Başkanı Serdar Kalaycı’nın ödüllerini Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu verdi.
Yeşil Sultangazi Projesi ile Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay, Uludere Projesi ile Sakarya Hendek Belediye Başkanı Ali İnci, Tarihi Gebze Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi ile Kocaeli Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, Organik Artıkların Geri Dönüşümüne Belediyenin Katkısı Projesi ile Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu, Bisiklet Projesi ile Kocaeli İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın ödüllerini İçişleri Bakanı Muammer Güler verdi.
Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Parkı Projesi ile Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Sosyal Medya Koordinasyon Merkezi Projesi ile Kocaeli Çayırova Belediye Başkanı Ziyaeddin Akbaş, Nostalji Bahçeleri Projesi ile Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı, Çarşamba Park Pazarı Projesi ile Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Geçmişten Geleceğe Yaşayan Üsküdar Projesi ile Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, Uzunkum Yürüyüş Yolu Projesi ile Sakarya Sapanca Belediye Başkanı İbrahim Uslu ödülünü Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’dan aldı.
Sağlık, Kültür ve Toplumsal Dönüşüm Projesi ile Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, Yeraltı Soğuk Oda Depoları Projesi ile Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça, Akarçay Rekreasyon Projesi ile Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Organik Ulaşım Projesi ile Yalova Belediye Başkanı Yakup Bilgin Koşal, Gönüllü ve Hayırsever Hemşireler ile El Ele Kalkınma Projesi ile Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başel, Yıldız Ülkenin Marka Şehri Projesi ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Kültür Yolu Projesi ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Bursa Uludağ Teleferik Projesi ve İpek Böceği Tramvay Üretim Proje ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ödülünü Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’dan aldı.
Aydın Üreticisi Tacirin Eline Bakmaktan Kurtuluyor
Aydın’da üretilen yaş sebze ve meyvelerin hasat zamanında düşük fiyatla pazarlanması sorunu, çeşitli kurum ve sivil toplum kuruluşlarının ortaklığıyla kurulacak Aydın Soğuk Hava Lisanslı Depoculuk A.Ş. ile ortadan kalkıyor.
ASTİM Organize Sanayi Bölgesi üzerinde 15 dönem araziye kurulacak ve 4,5 milyon TL’ye mal olacak ‘Yenilebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi’ ile üreticilerin yılda 3 bin ton yaş sebze ve meyvesi korunacak.
Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın (GEKA) Güdümlü Proje Desteği ile hayata geçirilecek olan projeyle ilgili bilgi veren Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bosnalı, kurulması planlanan ‘Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu’ ile Aydın’ın tarımsal ürünlerinde katma değerin arttırılacağını söyledi.
Aydın’ın tarımsal ürünler bakımından potansiyelinin oldukça fazla olduğuna dikkat çeken Bosnalı, “İncir, zeytin, kestane üretiminde birinci, çilek üretiminde ikinci ve bamya üretiminde ise beşinci olan ilimizde üretilen tarımsal ürünlerden çok fazla katma değer sağlanamıyor. Maalesef kentimizde soğuk hava depoları bulunmadığı için hasat döneminde düşük fiyata pazarlanan tarımsal ürünlerimizi hasattan sonra pahalıya tüketiyoruz. Bu sorunu ortadan kaldırmak ve ihracata dayalı ürün çeşitliliğimizi arttırmak için kentimizde ‘Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi’ni hayata geçireceğiz” dedi.
FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI BAŞLADI
Projenin fizibilite çalışmalarının başlatıldığına dikkat çeken Bosnalı, “3 ay sürecek ayrıntılı fizibilite çalışmaları neticesinde projenin bütçesi kesinleşecek. Projeye ait tahmini yatırım tutarı 4 milyon 500 bin TL olarak belirlendi. Toplam bütçenin yüzde 75’i (3 milyon TL) GEKA tarafından hibe şeklinde, yüzde 25’i ise (1,5 milyon TL) başvuru sahibi ve ortakları tarafından ortaklık bedeli olarak finanse edilecek. Aydın Ticaret Borsası’nın başvuru sahibi olduğu projeye Aydın Valiliği, Aydın Ticaret Odası, Aydın Sanayi Odası, Aydın Ziraat Odası, Söke Ticaret Borsası, Nazilli Ticaret Odası maddi destek verecek. Ayrıca proje ortaklarının iştirakiyle AYTER A.Ş. bünyesinde Aydın Soğuk Hava Lisanslı Depoculuk A.Ş. kurulacak” diye konuştu.
Bosnalı, proje tamamlandığında kent merkezi ve ilçelerden üreticilerin 3 bin ton kapasiteli tesisten ücretsiz olarak faydalanacağını belirterek, “ASTİM OSB üzerinde 15 dönüm arazide kurulacak olan Soğuk Hava Deposu Tesisi, tüm bölgeye örnek teşkil etmesi amacıyla doğaya saygılı yenilenebilir enerjiden yeni güneş enerjisinden faydalanılarak PV sistem ile soğutulacak. Burada tarımsal ürünlerin yanı sıra et ve süt ürünleri de korunabilecek. Tesisi 2014 yılının sonlarına doğru açmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
ASTİM Organize Sanayi Bölgesi üzerinde 15 dönem araziye kurulacak ve 4,5 milyon TL’ye mal olacak ‘Yenilebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi’ ile üreticilerin yılda 3 bin ton yaş sebze ve meyvesi korunacak.
Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın (GEKA) Güdümlü Proje Desteği ile hayata geçirilecek olan projeyle ilgili bilgi veren Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bosnalı, kurulması planlanan ‘Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu’ ile Aydın’ın tarımsal ürünlerinde katma değerin arttırılacağını söyledi.
Aydın’ın tarımsal ürünler bakımından potansiyelinin oldukça fazla olduğuna dikkat çeken Bosnalı, “İncir, zeytin, kestane üretiminde birinci, çilek üretiminde ikinci ve bamya üretiminde ise beşinci olan ilimizde üretilen tarımsal ürünlerden çok fazla katma değer sağlanamıyor. Maalesef kentimizde soğuk hava depoları bulunmadığı için hasat döneminde düşük fiyata pazarlanan tarımsal ürünlerimizi hasattan sonra pahalıya tüketiyoruz. Bu sorunu ortadan kaldırmak ve ihracata dayalı ürün çeşitliliğimizi arttırmak için kentimizde ‘Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi’ni hayata geçireceğiz” dedi.
FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI BAŞLADI
Projenin fizibilite çalışmalarının başlatıldığına dikkat çeken Bosnalı, “3 ay sürecek ayrıntılı fizibilite çalışmaları neticesinde projenin bütçesi kesinleşecek. Projeye ait tahmini yatırım tutarı 4 milyon 500 bin TL olarak belirlendi. Toplam bütçenin yüzde 75’i (3 milyon TL) GEKA tarafından hibe şeklinde, yüzde 25’i ise (1,5 milyon TL) başvuru sahibi ve ortakları tarafından ortaklık bedeli olarak finanse edilecek. Aydın Ticaret Borsası’nın başvuru sahibi olduğu projeye Aydın Valiliği, Aydın Ticaret Odası, Aydın Sanayi Odası, Aydın Ziraat Odası, Söke Ticaret Borsası, Nazilli Ticaret Odası maddi destek verecek. Ayrıca proje ortaklarının iştirakiyle AYTER A.Ş. bünyesinde Aydın Soğuk Hava Lisanslı Depoculuk A.Ş. kurulacak” diye konuştu.
Bosnalı, proje tamamlandığında kent merkezi ve ilçelerden üreticilerin 3 bin ton kapasiteli tesisten ücretsiz olarak faydalanacağını belirterek, “ASTİM OSB üzerinde 15 dönüm arazide kurulacak olan Soğuk Hava Deposu Tesisi, tüm bölgeye örnek teşkil etmesi amacıyla doğaya saygılı yenilenebilir enerjiden yeni güneş enerjisinden faydalanılarak PV sistem ile soğutulacak. Burada tarımsal ürünlerin yanı sıra et ve süt ürünleri de korunabilecek. Tesisi 2014 yılının sonlarına doğru açmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
21 Temmuz 2013 Pazar
TNT Ekspres'ten Müşteriye Özel Uzmanlık
TNT Ekspres'ten "Klinik Ekspres" ve "Soğuk Tedarik Zinciri" hizmetlerinde müşteriye özel uzmanlık
Özel taşımacılık alanlarında uzmanlaşan TNT Ekspres, bir milyondan fazla klinik araştırma ve deney sonucunu "Klinik Ekspres" hizmeti kapsamında yerine ulaştırıyor. TNT Ekspres, ısı kontrollü bir ortamda taşınması ve saklanması gereken tüm gönderiler için Soğuk Oda Tedarik Zinciri alanında rakipsiz bir hizmet sunuyor.
Müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini her zaman ön planda tutan, ekspres dağıtım sektörünün en hızlı ve en güvenilir şirketi TNT Ekspres, güçlü operasyonel yapısı ve deneyimiyle özel hizmetler vermeye devam ediyor. İlaç firmaları, klinik araştırma laboratuarları ve ilaç üretimi yapan araştırma şirketleri için "Klinik Ekspres" hizmeti veren TNT Ekspres, klinik deneyler pazarındaki müşterilere yönelik tüm hizmetleri bir arada sunan ilk taşımacılık şirketi. TNT Ekspres, "Klinik Ekspres" hizmeti kapsamında sağlık sektöründeki şirketlere düşük maliyetli bir ağ sağlayıcısı hizmeti ile uzman bir kuryenin kişiye özel hizmetini bir arada sunuyor.
"Klinik Ekspres" hizmeti ile sağlık sektöründe hizmet veren firmalara ait dondurulmuş ve taşınması riskli ürünlerin yanı sıra bir milyondan fazla klinik araştırma ve deney sonucu, TNT Ekspres güvencesi ile yerine ulaşıyor. TNT Ekspres, klinik deneylerde kullanılan malzemelerin nakliyatı için tasarladığı "Klinik Ekspres" kapsamında 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Bu kapsamda sunulan "Medpark THERMO" servisi ile kuru buz hizmetleri, paketleme ve taşıma hizmetleri bir arada sunuluyor.
TNT Ekpres'in uzmanlaştığı özel taşımacılık hizmetlerinden biri de 'Soğuk Tedarik Zinciri'. Bu hizmet kapsamında ısı kontrollü bir ortamda taşınması ve saklanması gereken tüm gönderiler için Sabiha Gökçen Operasyon Merkezi'ndeki Soğuk Hava Depoları kullanılıyor. TNT Ekspres'in 'Soğuk Tedarik Zinciri' hizmeti için 5'i gümrüklü sahada,1'i gümrüksüz sahada olmak üzere toplam 6 Soğuk Hava Deposubulunuyor. TNT Ekspres yurtdışına yapılacak ve yurtdışından gelecek gönderiler için rakipsiz bir hizmet sunuyor.
Özel taşımacılık alanlarında uzmanlaşan TNT Ekspres, bir milyondan fazla klinik araştırma ve deney sonucunu "Klinik Ekspres" hizmeti kapsamında yerine ulaştırıyor. TNT Ekspres, ısı kontrollü bir ortamda taşınması ve saklanması gereken tüm gönderiler için Soğuk Oda Tedarik Zinciri alanında rakipsiz bir hizmet sunuyor.
Müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini her zaman ön planda tutan, ekspres dağıtım sektörünün en hızlı ve en güvenilir şirketi TNT Ekspres, güçlü operasyonel yapısı ve deneyimiyle özel hizmetler vermeye devam ediyor. İlaç firmaları, klinik araştırma laboratuarları ve ilaç üretimi yapan araştırma şirketleri için "Klinik Ekspres" hizmeti veren TNT Ekspres, klinik deneyler pazarındaki müşterilere yönelik tüm hizmetleri bir arada sunan ilk taşımacılık şirketi. TNT Ekspres, "Klinik Ekspres" hizmeti kapsamında sağlık sektöründeki şirketlere düşük maliyetli bir ağ sağlayıcısı hizmeti ile uzman bir kuryenin kişiye özel hizmetini bir arada sunuyor.
"Klinik Ekspres" hizmeti ile sağlık sektöründe hizmet veren firmalara ait dondurulmuş ve taşınması riskli ürünlerin yanı sıra bir milyondan fazla klinik araştırma ve deney sonucu, TNT Ekspres güvencesi ile yerine ulaşıyor. TNT Ekspres, klinik deneylerde kullanılan malzemelerin nakliyatı için tasarladığı "Klinik Ekspres" kapsamında 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Bu kapsamda sunulan "Medpark THERMO" servisi ile kuru buz hizmetleri, paketleme ve taşıma hizmetleri bir arada sunuluyor.
TNT Ekpres'in uzmanlaştığı özel taşımacılık hizmetlerinden biri de 'Soğuk Tedarik Zinciri'. Bu hizmet kapsamında ısı kontrollü bir ortamda taşınması ve saklanması gereken tüm gönderiler için Sabiha Gökçen Operasyon Merkezi'ndeki Soğuk Hava Depoları kullanılıyor. TNT Ekspres'in 'Soğuk Tedarik Zinciri' hizmeti için 5'i gümrüklü sahada,1'i gümrüksüz sahada olmak üzere toplam 6 Soğuk Hava Deposubulunuyor. TNT Ekspres yurtdışına yapılacak ve yurtdışından gelecek gönderiler için rakipsiz bir hizmet sunuyor.
7. Etap Hibe Sözleşmeleri İmzalanmaya Başlandı
Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı 7. Etap Hibe Sözleşmeleri İmzalanmaya Başlandı
Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı 7. Etap kapsamında hibe desteği almaya hak kazanan projelerden 3 adet projenin hibe sözleşmeleri yapıldı. İlimizce uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı 7. Etapta hibe desteği alması Bakanlığımızca uygun bulunan Toprak Tarım Ltd. Şti. İle 10.000 Tonluk Çelik Silo Yapımı, Karyer A.Ş. ile 5 Ton/saat kapasiteli Elma Tasnif ve Paketleme Makinesi Alımı ve Karaman Yem ve Un Gida San. Tic. A.Ş. ile ise Yumurta Tasnif Makinesi Alımı projesinin hibe sözleşmeleri imzalandı.
Konu hakkında bir açıklama yapan İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdür Vekili Mehmet ÖZTİRYAKİ: ”İlimizde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı(KKDYP) 7.Etap Programı kapsamında başvuruların değerlendirilmesi sonrasında 1 adet un paketleme makinesi alımı, 1 adet yumurta tasnifleme ve paketleme makinesi alımı, 10.000 tonluk Çelik silo yapımı, saatte 5 ton kapasiteli Elma tasnifleme ve paketleme makinesi alımı ile toplam 3.500 ton kapasiteli üç adet Soğuk Oda ve Soğuk Hava Deposu projesi olmak üzere 7 adet ekonomik yatırım projesi hibe desteği almaya hak kazanmıştır.
Kazanan projelerin toplam proje tutarları 4.055.243 TL olup Bakanlığımızca verilecek hibe tutarı 1.866.600 TL dir. Projeler 01.12.2013 tarihine kadar gerçekleştirilecektir.
Hibe Sözleşmesini imzaladığımız bu üç proje için gerçekleşme sonrası toplam 893.000 TL’ye kadar hibe ödemesi yapılabilecektir. Hibe Sözleşmesi imzalayan bu projelerin en geç 01/12/2013 tarihine kadar bitireceklerdir. Ayrıca hibe almaya hak kazandığı halde halen hibe sözleşmesi imzalamayan yatırımcılar için tebliğ gereğince kendilerine yapılan tebligat tarihinden (20/02/2013) itibaren 60 gün içersinde (20 Nisan 2013’e kadar) sözleşme imzalamadıkları takdirde hibe desteğinden yararlanamayacak olup en kısa zamanda sözleşme imzalamaları gerekmektedir” dedi.
Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı 7. Etap kapsamında hibe desteği almaya hak kazanan projelerden 3 adet projenin hibe sözleşmeleri yapıldı. İlimizce uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı 7. Etapta hibe desteği alması Bakanlığımızca uygun bulunan Toprak Tarım Ltd. Şti. İle 10.000 Tonluk Çelik Silo Yapımı, Karyer A.Ş. ile 5 Ton/saat kapasiteli Elma Tasnif ve Paketleme Makinesi Alımı ve Karaman Yem ve Un Gida San. Tic. A.Ş. ile ise Yumurta Tasnif Makinesi Alımı projesinin hibe sözleşmeleri imzalandı.
Konu hakkında bir açıklama yapan İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdür Vekili Mehmet ÖZTİRYAKİ: ”İlimizde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı(KKDYP) 7.Etap Programı kapsamında başvuruların değerlendirilmesi sonrasında 1 adet un paketleme makinesi alımı, 1 adet yumurta tasnifleme ve paketleme makinesi alımı, 10.000 tonluk Çelik silo yapımı, saatte 5 ton kapasiteli Elma tasnifleme ve paketleme makinesi alımı ile toplam 3.500 ton kapasiteli üç adet Soğuk Oda ve Soğuk Hava Deposu projesi olmak üzere 7 adet ekonomik yatırım projesi hibe desteği almaya hak kazanmıştır.
Kazanan projelerin toplam proje tutarları 4.055.243 TL olup Bakanlığımızca verilecek hibe tutarı 1.866.600 TL dir. Projeler 01.12.2013 tarihine kadar gerçekleştirilecektir.
Hibe Sözleşmesini imzaladığımız bu üç proje için gerçekleşme sonrası toplam 893.000 TL’ye kadar hibe ödemesi yapılabilecektir. Hibe Sözleşmesi imzalayan bu projelerin en geç 01/12/2013 tarihine kadar bitireceklerdir. Ayrıca hibe almaya hak kazandığı halde halen hibe sözleşmesi imzalamayan yatırımcılar için tebliğ gereğince kendilerine yapılan tebligat tarihinden (20/02/2013) itibaren 60 gün içersinde (20 Nisan 2013’e kadar) sözleşme imzalamadıkları takdirde hibe desteğinden yararlanamayacak olup en kısa zamanda sözleşme imzalamaları gerekmektedir” dedi.
Belediyeler BİT'lendikçe istihdam arttı
Belediye İktisadi Teşekkülleri'nde (BİT) istihdam kapasitesi son 4 yılda yüzde 80 arttı.
Belediye şirketlerinin faaliyetleri arasında yol açma, asfaltlama, park yapımı, fuar düzenleme, bilgi işlem teknolojileri, akıllı kart sistemleri geliştirme, trafik altyapısı ve işaretleme, otopark işletmeciliği, kreş hizmeti, planlama, otobüs işletmeciliği, deniz ulaşımı işletmeciliği, içme suyu, temizlik, güvenlik, toplu konut, toplu nikah, toplu sünnet, konser organizasyonu, taze sıkılmış meyve suyu satışı, soğuk hava deposu, kömür satışı, ilaçlama, ağaçlandırma, çevre düzenlemesi, restoran ve turistik tesis işletmeciliği, site yönetimi, spor ve sağlık hizmetleri bulunuyor.
Asfalt dökmekten toplu nikah kıymaya, park yapımından taze meyve sıkmaya, akıllı kart sistemleri geliştirmekten konser düzenlemeye uzanan geniş bir faaliyet alanında görev yapan BİT'lerin istihdam kapasitesi, geçen yıl 23 bin 740'a çıktı.
Türkiye İstatistik Kurumu, Maliye ve İçişleri bakanlıklarının verilerine göre, BİT'lerin istihdam kapasitesi son yıllarda önemli oranda arttı.
Türkiye'de çoğunluğu büyükşehir ve il belediyelerine bağlı kurulan 328 belediye şirketi bulunuyor. Öyle ki bazı belediyelerde her hizmet alanı için kurulmuş belediye şirketleri faaliyet gösteriyor.
Belediye şirketlerinin sayılarının ve faaliyet alanlarının artması, bu şirketlerin istihdam kapasitesini de olumlu yönde etkiledi.
BİT'lerde 2008 yılında istihdam edilenlerin sayısı 13 bin 195 iken, bu sayı 2009'da 11 bin 636'ya geriledi.
2010 yılında belediye şirketlerinin istihdama kazandırdığı kişi sayısında ciddi bir sıçrama yaşandı. 2010'da istihdam edilenlerin sayısı 23 bin 656'ya ulaştı.
Şirketlerin toplam istihdamı 2011'de 22 bin 41'e gerilerken, geçen yıl BİT'lerin çalıştırdığı işçi sayısı 23 bin 740'la en yüksek seviyeye ulaştı. Belediye şirketlerinde 2008'de ortalama 40 kişi çalışırken, geçen yıl bu sayı 72'ye yükseldi.
Yapmadıkları iş yok
Belediye şirketlerinin faaliyet alanları adeta sınır tanımıyor. Bazı belediye şirketleri temel yerel yönetim hizmetlerini üstlenirken, bazıları bu hizmetlere yeni faaliyet alanları da ekleyerek görev yapıyor.
AK Parti Rize Milletvekili Hasan Karal, kentteki ziraat odası başkanlarıyla bir araya geldi.
Rize Sanayi ve Ticaret Odası'nda gerçekleşen toplantıya Karal'ın yanı sıra Rize Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Şafak Bulut ile ziraat odası başkanları katıldı.
Karal, burada yaptığı konuşmada, Rize'ye soğuk hava deposu kazandırılması gerektiğini söyledi.
Bölgede unutulmaya yüz tutmuş bir takım tarımsal faaliyetlerin son zamanlarda revaçta olduğunu ifade eden Karal, şunları söyledi:
"Toplantının amacı, bölgemizdeki tarım faaliyetlerini gözden geçirmek ve neler yapabileceğimizi istişare etmektir. Bunlardan biri de dünyanın en kalitelisi olan Rize kivisidir. Toplantımızda devlet, millet el ele vererek Rize çayına ek gelir sağlaması adına neler yapabiliriz onun derdindeyiz."
Karal, Rize'de kivi yetiştiriciliğinin geliştirilmesi için bazı adımları atmak durumunda olduklarını vurgulayarak, "Bu bağlamda hükümet olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeye hazırız. Ziraat odalarının özellikle Soğuk Hava Deposu konusunda organize şekilde çalışmaları başlatmasını ve soğuk hava deposunu Rize'mize kazandırmayı arzuluyoruz. Hep birlikte bu konuda yoğunlaşarak Rize kivisine sağlam zemin hazırlamalıyız" dedi.
Karal, burada yaptığı konuşmada, Rize'ye soğuk hava deposu kazandırılması gerektiğini söyledi.
Bölgede unutulmaya yüz tutmuş bir takım tarımsal faaliyetlerin son zamanlarda revaçta olduğunu ifade eden Karal, şunları söyledi:
"Toplantının amacı, bölgemizdeki tarım faaliyetlerini gözden geçirmek ve neler yapabileceğimizi istişare etmektir. Bunlardan biri de dünyanın en kalitelisi olan Rize kivisidir. Toplantımızda devlet, millet el ele vererek Rize çayına ek gelir sağlaması adına neler yapabiliriz onun derdindeyiz."
Karal, Rize'de kivi yetiştiriciliğinin geliştirilmesi için bazı adımları atmak durumunda olduklarını vurgulayarak, "Bu bağlamda hükümet olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeye hazırız. Ziraat odalarının özellikle Soğuk Hava Deposu konusunda organize şekilde çalışmaları başlatmasını ve soğuk hava deposunu Rize'mize kazandırmayı arzuluyoruz. Hep birlikte bu konuda yoğunlaşarak Rize kivisine sağlam zemin hazırlamalıyız" dedi.
Etiketler:
Gıda,
Hayvancılık,
Soğuk Hava Deposu,
Tarım
17 Temmuz 2013 Çarşamba
Aşevi Ziyarete Açıldı
Çorlu Belediyesi’nin en önemli sosyal belediyecilik projelerinden olan Aşevi tamamlandı. Çorlu Belediye Başkan Ünal Baysan, Aşevini hizmete başlamasına sayılı günler kala ziyarete açtı.
Çorlu Belediyesinin Nisan ayı olağan meclis toplantısının ardından Başkan Baysan, Çorlu Kaymakamı Hulusi Doğan, belediye meclis üyeleri ve basın mensuplarına Aşevini gezdirerek yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Aşevinde yemekhane, bulaşıkhane, Soğuk Oda, soğuk hava depoları, kesimhane gibi birimleri gezdiren Başkan Baysan, gıda mühendisi gözetiminde yemeklerin steril bir ortamda pişirilerek sefer taslarıyla ihtiyaç sahibi, yatalak ve düşkün vatandaşların bulunduğu hanelere özel bir araçla götürüleceğini söyledi. Aşevinde ilk aşamada 1.000 kişiye yetecek kadar sıcak yemek üretilerek dağıtılacağını belirten Başkan Baysan, zamanla bu kapasitenin arttırılabileceğini ifade etti. Aşevinde incelemelerde bulunan ve yapılan çalışmalar hakkında bilgiler alan Kaymakam Hulusi Doğan, Çorlu’ya çok önemli modern bir tesisin kazandırıldığını belirterek, Başkan Baysan ve projede emeği geçen personeli tebrik etti. Daha sonra misafir heyete ikramlar yapıldı. Aşevinin önümüzdeki günlerde tam kapasiteyle hizmete girmesi planlanıyor.
Çorlu Belediyesinin Nisan ayı olağan meclis toplantısının ardından Başkan Baysan, Çorlu Kaymakamı Hulusi Doğan, belediye meclis üyeleri ve basın mensuplarına Aşevini gezdirerek yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Aşevinde yemekhane, bulaşıkhane, Soğuk Oda, soğuk hava depoları, kesimhane gibi birimleri gezdiren Başkan Baysan, gıda mühendisi gözetiminde yemeklerin steril bir ortamda pişirilerek sefer taslarıyla ihtiyaç sahibi, yatalak ve düşkün vatandaşların bulunduğu hanelere özel bir araçla götürüleceğini söyledi. Aşevinde ilk aşamada 1.000 kişiye yetecek kadar sıcak yemek üretilerek dağıtılacağını belirten Başkan Baysan, zamanla bu kapasitenin arttırılabileceğini ifade etti. Aşevinde incelemelerde bulunan ve yapılan çalışmalar hakkında bilgiler alan Kaymakam Hulusi Doğan, Çorlu’ya çok önemli modern bir tesisin kazandırıldığını belirterek, Başkan Baysan ve projede emeği geçen personeli tebrik etti. Daha sonra misafir heyete ikramlar yapıldı. Aşevinin önümüzdeki günlerde tam kapasiteyle hizmete girmesi planlanıyor.
Beyaz etin parçalanarak satışı tüketicinin işine yarayacak
Türk Gıda Kodeksi Et ve Et ürünleri Tebliği ile market ile kasaplar, kırmızı ve beyaz eti ambalajsız, parçalayarak satışını yapabilecek.
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Selamet Aygün, beyaz et satışında eskiye dönüldüğünü ve bunun hem üreticiye, hem perakendeciye hem de tüketiciye olumlu yansıyacağını ifade etti. Aygün, ambalaj nedeniyle ürünlere ekstra maliyet bindiğini hatırlatarak, ambalajsız satışa sunulacak ürünlerin tüketiciye en az yüzde 20 ila 30 oranında indirimli yansıyacağını ifade etti.
Etle ilgili tebliğde bakanlığın çalışmasını uygun olduğunu dile getiren Aygün, Türkiye'nin her alanda geliştiği gibi perakendecilerinde kendi alanlarında önemli bir gelişim yakalayarak çağ atladığını ifade etti. Bu gelişmenin, federasyonlarına üye marketlerde soğuk zincir kırılmadan eti yada beyaz eti üreticiden alıp tedarikçiden nihai olarak tüketiciye ulaştırmada başarılı olduklarını vurguladı. Buzhanede ve Soğuk Hava Deposu reyonlarda tutulan etin tüketiciye hijyenik ve sağlıklı olarak ulaştırıldığını hatırlattı.
Selamet Aygün, bakanlığın iyi yapmış oldukları bu işle ilgili yeni tebliğ sayesinde önlerini açtığını dile getirerek, "Geçmişte parça eti açıkta satıyorduk. Şimdi tekrar satışına müsaade edildi. Poşetteki üründen daha hijyenik ve sağlıklı tüketiciye ulaştırıyoruz. Bu uygulama vatandaşımıza kadar uzanan bir katkı sağladı. Paketlenmiş ile açıkta satılan ürün arasında paketleme nedeniyle yüzde 20-30 fiyat artışı oluyordu. Buda ortadan kalkıyor. Tüketicimiz ve perakendecimiz için faydalı oldu." dedi.
Et satışı ile ilgili yeni uygulama üzerinde spekülasyon yapılmak istendiğini anlatan Aygün, "Söylenen şu. 'Biz beyaz eti ve kırmızı eti marketlerin inisiyatifine ıraktık.' Şunu sormak gerekir. Şimdiye kadar marketlerde sağlıksız ürün mü vardı. Bizim satış noktalarımız bakanlık tarafından sürekli denetleniyor. Denetimde uygun olmayan satış noktaları kapatılıyor ve kriterlere uymayanlara da ağır cezalar veriliyor. Bu anlamda satış noktaların hijyeni ile ilgili bir sorun yok" şeklinde tepkisini dile getirdi.
Aygün, açıkta, market ve kasapların soğutucu reyonlarında eti satmanın hiçbir sıkıntısı olmayacağını paketlemeden dolayı tüketiciye yansıyan fiyatın da aşağı çekeceğini anlattı. Tüketicinin, geçmişten gelen görerek alma, istediği bölümü alma gibi alışkanlığı olduğunu sözlerine ekledi.
Koyun ve keçi sütü de AB yolunda
Avrupa Birliği ülkelerine Türkiye'den süt ve süt ürünleri ihracatı yapılmasını sağlayacak izin, koyun ve keçi yetiştiricilerini de sevindirdi. Şimdilik 4'ü süt, 2'si dondurma olmak üzere toplam 6 firma ile sınırlı ihracat izninin, hijyen koşulları göz önüne alınarak yakın zamanda daha da genişletilmesi bekleniyor.
İzmir ili Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer, koyun ve keçi sütünün de ihraç edilebilmesi için koyun ve keçi sütünün Soğuk Oda zincire alınması gerektiğini belirterek, bu konuda illerde birliklerin ve kooperatiflerin hizmet vermesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin koyun ve keçi sütü üretiminde Avrupa'da lider ülke olabileceğini belirten Türer, "Küçükbaş hayvan sayısında lider olan Türkiye, koyun ve keçi sütünü soğuk zincire almayı başarırsa ve hastalıklarla mücadele ederse birkaç yıl içinde koyun ve keçi sütü üretiminde lider ülke olacaktır. Süt tüketiminde dünyanın gerisinde kalan Türkiye, üretimde Avrupa'da öncü konumda bulunuyor. Türkiye, Avrupa'da keçi sütü üretiminde 4'üncü, koyun sütü üretiminde 1'inci sırada yer alıyor. Dünyada ve Türkiye'de koyun-keçi sütü ürünlerine talep katlanarak artıyor. Küçükbaş hayvan sayısı bakımından Türkiye şu anda lider bir ülke. Ancak hayvan hastalıkları ve sütün kalitesi nedeniyle yeteri kadar ihracat potansiyelini değerlendiremiyoruz" diye konuştu.
Türer, küçükbaş hayvancılık ve süt üretiminde iddiasını "Üretimde öncü ülkeyiz, ihracatta neden olmayalım" sözleriyle dile getirdi.
AB STANDARTLARINDA SÜT TOPLANIYOR
Türkiye'de ilk kez koyun ve keçi sütü soğuk zincir projesini yaşama geçirdiklerini anlatan Türer, İzmir'de AB standartlarında süt topladıklarına dikkat çekti. Özer Türer, "Türkiye koyun ve keçi sütünü soğuk zincire almayı başarırsa ve hastalıklarla mücadele ederse, bir kaç yılda koyun ve keçi sütü üretiminde lider ülke olacaktır" dedi.
İzmir ili Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer, koyun ve keçi sütünün de ihraç edilebilmesi için koyun ve keçi sütünün Soğuk Oda zincire alınması gerektiğini belirterek, bu konuda illerde birliklerin ve kooperatiflerin hizmet vermesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin koyun ve keçi sütü üretiminde Avrupa'da lider ülke olabileceğini belirten Türer, "Küçükbaş hayvan sayısında lider olan Türkiye, koyun ve keçi sütünü soğuk zincire almayı başarırsa ve hastalıklarla mücadele ederse birkaç yıl içinde koyun ve keçi sütü üretiminde lider ülke olacaktır. Süt tüketiminde dünyanın gerisinde kalan Türkiye, üretimde Avrupa'da öncü konumda bulunuyor. Türkiye, Avrupa'da keçi sütü üretiminde 4'üncü, koyun sütü üretiminde 1'inci sırada yer alıyor. Dünyada ve Türkiye'de koyun-keçi sütü ürünlerine talep katlanarak artıyor. Küçükbaş hayvan sayısı bakımından Türkiye şu anda lider bir ülke. Ancak hayvan hastalıkları ve sütün kalitesi nedeniyle yeteri kadar ihracat potansiyelini değerlendiremiyoruz" diye konuştu.
Türer, küçükbaş hayvancılık ve süt üretiminde iddiasını "Üretimde öncü ülkeyiz, ihracatta neden olmayalım" sözleriyle dile getirdi.
AB STANDARTLARINDA SÜT TOPLANIYOR
Türkiye'de ilk kez koyun ve keçi sütü soğuk zincir projesini yaşama geçirdiklerini anlatan Türer, İzmir'de AB standartlarında süt topladıklarına dikkat çekti. Özer Türer, "Türkiye koyun ve keçi sütünü soğuk zincire almayı başarırsa ve hastalıklarla mücadele ederse, bir kaç yılda koyun ve keçi sütü üretiminde lider ülke olacaktır" dedi.
28 Nisan 2013 Pazar
İnebolu'da Soğuk Hava Deposu Yatırımı
İnebolu'da su ürünleri Soğuk Hava Deposu inşasının sürdüğü bildirildi.
Yatırım teşvik belgesi alarak tesisin yapımını başlatan balıkçı Mehmet Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje tamamlandığında 40 bin kasa balık depolayabileceklerini söyledi.
Projenin henüz yüzde 40'ının hayata geçirildiğini, 2014 yılı sonuna kadar deponun tamamının bitirileceğini belirten Aydın, şunları kaydetti:
"Tesisimiz 500 metrekare alana ve 40 bin kasa balık depolama kapasitesine sahip olacak. Sabit yatırım tutarı 1 milyon 700 bin lira olan projemiz için yüzde 70 vergi indirimi, KDV istisnası, faiz desteği ve sigorta primi işveren desteği sağlandı. Balık ilk geldiğinde ön soğutma odasında 1-2 saat bekletiyoruz. Burada balığın nemi alınıyor ve serinliyor. Oradan şok odasına alıp eksi 35-45 derecede 12 saat şokluyoruz. Sonradan da eksi 18-22 derecede muhafaza odasına alıyoruz."
Yatırım teşvik belgesi alarak tesisin yapımını başlatan balıkçı Mehmet Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje tamamlandığında 40 bin kasa balık depolayabileceklerini söyledi.
Projenin henüz yüzde 40'ının hayata geçirildiğini, 2014 yılı sonuna kadar deponun tamamının bitirileceğini belirten Aydın, şunları kaydetti:
"Tesisimiz 500 metrekare alana ve 40 bin kasa balık depolama kapasitesine sahip olacak. Sabit yatırım tutarı 1 milyon 700 bin lira olan projemiz için yüzde 70 vergi indirimi, KDV istisnası, faiz desteği ve sigorta primi işveren desteği sağlandı. Balık ilk geldiğinde ön soğutma odasında 1-2 saat bekletiyoruz. Burada balığın nemi alınıyor ve serinliyor. Oradan şok odasına alıp eksi 35-45 derecede 12 saat şokluyoruz. Sonradan da eksi 18-22 derecede muhafaza odasına alıyoruz."
Oda yok diye hastayı depoya aldılar
Stuttgart'ta Diakonie-Klinikum Hastanesi'nde yaşlı ve demans hastası bir kadına kötü muamele edildiği ortaya çıktı. Yerel medyada geniş yer bulan olay sonrası hastane yetkilileri olayın gerçek olduğunu doğruladı.
Monika S. adlı bir vatandaş yaklaşık iki hafta önce merdivenlerden düşen 91 yaşındaki annesini tedavi ettirmek amacıyla hastaneye yatırdı. Annesinin hastanede iyi koşullarda tedavi gördüğünü düşünen Monika S. pazar akşamı annesini ziyaret etmeye gittiğinde, bir hemşirenin annesini çığlıklar atar halde başka bir odaya taşındığını gördü. Bunun sebebini sorduğunda ise hemşire şu cevabı verdi: "Anneniz geceleri kendi kendine konuşuyor ve şarkılar söylüyor. Dolayısıyla diğer hastaların rahatsız olmaması amacıyla annenizi geceleri başka bir odaya alıyoruz."
Annesinin götürüldüğü odanın bir depo olarak kullanıldığını; ortalıkta çöp bidonları, kartonların olduğunu ve acil durumlar için bir zilin dahi olmadığını gören Monika S. duruma tepki gösterdi ve annesinin yeniden eski odasına götürülmesini talep etti. Monika S.'in ısrarı karşısında hemşire hastayı yeniden eski odasına götürdü. Monika S. sonradan diğer hastalardan annesinin son iki geceyi de depo olarak kullanılan Soğuk Oda da geçirdiğini öğrendi. Bu olay üzerine annesinin tek kişilik bir odaya çıkarılmasını ve gerekirse fazla para ödemeyi teklif eden Monika S.'in talebini hemşire kabul etmedi.
Olayın basına yansıması üzerine hastane yönetimi, "Hastanemizde böyle bir üzücü olayın yaşanmasından dolayı çok üzgünüz. Bu tamamen bir hemşirenin neden olduğu münferit bir olaydan ibaret. Hastanın geceleri huysuzlaşmasından ve başka boş bir oda da bulunmamasından dolayı hemşire böyle bir uygulama yapmış." şeklinde bir açıklama yaptı . Olayın ardından annesini hastaneden çıkaran Monika S., onu yeniden bir hastaneye veya bakım merkezine yatırmayı düşünmediğini, bu tür kurumlara güvenini kaybettiğini ve bakımını evde kendisinin üstleneceğini söyledi.
Monika S. adlı bir vatandaş yaklaşık iki hafta önce merdivenlerden düşen 91 yaşındaki annesini tedavi ettirmek amacıyla hastaneye yatırdı. Annesinin hastanede iyi koşullarda tedavi gördüğünü düşünen Monika S. pazar akşamı annesini ziyaret etmeye gittiğinde, bir hemşirenin annesini çığlıklar atar halde başka bir odaya taşındığını gördü. Bunun sebebini sorduğunda ise hemşire şu cevabı verdi: "Anneniz geceleri kendi kendine konuşuyor ve şarkılar söylüyor. Dolayısıyla diğer hastaların rahatsız olmaması amacıyla annenizi geceleri başka bir odaya alıyoruz."
Annesinin götürüldüğü odanın bir depo olarak kullanıldığını; ortalıkta çöp bidonları, kartonların olduğunu ve acil durumlar için bir zilin dahi olmadığını gören Monika S. duruma tepki gösterdi ve annesinin yeniden eski odasına götürülmesini talep etti. Monika S.'in ısrarı karşısında hemşire hastayı yeniden eski odasına götürdü. Monika S. sonradan diğer hastalardan annesinin son iki geceyi de depo olarak kullanılan Soğuk Oda da geçirdiğini öğrendi. Bu olay üzerine annesinin tek kişilik bir odaya çıkarılmasını ve gerekirse fazla para ödemeyi teklif eden Monika S.'in talebini hemşire kabul etmedi.
Olayın basına yansıması üzerine hastane yönetimi, "Hastanemizde böyle bir üzücü olayın yaşanmasından dolayı çok üzgünüz. Bu tamamen bir hemşirenin neden olduğu münferit bir olaydan ibaret. Hastanın geceleri huysuzlaşmasından ve başka boş bir oda da bulunmamasından dolayı hemşire böyle bir uygulama yapmış." şeklinde bir açıklama yaptı . Olayın ardından annesini hastaneden çıkaran Monika S., onu yeniden bir hastaneye veya bakım merkezine yatırmayı düşünmediğini, bu tür kurumlara güvenini kaybettiğini ve bakımını evde kendisinin üstleneceğini söyledi.
Aydın Üreticisi Tacirin Eline Bakmaktan Kurtuluyor
Aydın'da üretilen yaş sebze ve meyvelerin hasat zamanında düşük fiyatla pazarlanması sorunu, çeşitli kurum ve sivil toplum kuruluşlarının ortaklığıyla kurulacak Aydın Soğuk Hava Lisanslı Depoculuk A.Ş. ile ortadan kalkıyor.
ASTİM Organize Sanayi Bölgesi üzerinde 15 dönem araziye kurulacak ve 4,5 milyon TL'ye mal olacak 'Yenilebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi' ile üreticilerin yılda 3 bin ton yaş sebze ve meyvesi korunacak.
Güney Ege Kalkınma Ajansı'nın (GEKA) Güdümlü Proje Desteği ile hayata geçirilecek olan projeyle ilgili bilgi veren Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bosnalı, kurulması planlanan 'Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu' ile Aydın'ın tarımsal ürünlerinde katma değerin arttırılacağını söyledi.
Aydın'ın tarımsal ürünler bakımından potansiyelinin oldukça fazla olduğuna dikkat çeken Bosnalı, "İncir, zeytin, kestane üretiminde birinci, çilek üretiminde ikinci ve bamya üretiminde ise beşinci olan ilimizde üretilen tarımsal ürünlerden çok fazla katma değer sağlanamıyor. Maalesef kentimizde soğuk hava depoları bulunmadığı için hasat döneminde düşük fiyata pazarlanan tarımsal ürünlerimizi hasattan sonra pahalıya tüketiyoruz. Bu sorunu ortadan kaldırmak ve ihracata dayalı ürün çeşitliliğimizi arttırmak için kentimizde 'Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi'ni hayata geçireceğiz" dedi.
FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI BAŞLADI
Projenin fizibilite çalışmalarının başlatıldığına dikkat çeken Bosnalı, "3 ay sürecek ayrıntılı fizibilite çalışmaları neticesinde projenin bütçesi kesinleşecek. Projeye ait tahmini yatırım tutarı 4 milyon 500 bin TL olarak belirlendi. Toplam bütçenin yüzde 75'i (3 milyon TL) GEKA tarafından hibe şeklinde, yüzde 25'i ise (1,5 milyon TL) başvuru sahibi ve ortakları tarafından ortaklık bedeli olarak finanse edilecek. Aydın Ticaret Borsası'nın başvuru sahibi olduğu projeye Aydın Valiliği, Aydın Ticaret Odası, Aydın Sanayi Odası, Aydın Ziraat Odası, Söke Ticaret Borsası, Nazilli Ticaret Odası maddi destek verecek. Ayrıca proje ortaklarının iştirakiyle AYTER A.Ş. bünyesinde Aydın Soğuk Hava Lisanslı Depoculuk A.Ş. kurulacak" diye konuştu.
Bosnalı, proje tamamlandığında kent merkezi ve ilçelerden üreticilerin 3 bin ton kapasiteli tesisten ücretsiz olarak faydalanacağını belirterek, "ASTİM Osb üzerinde 15 dönüm arazide kurulacak olan Soğuk Hava Deposu Tesisi, tüm bölgeye örnek teşkil etmesi amacıyla doğaya saygılı yenilenebilir enerjiden yeni güneş enerjisinden faydalanılarak PV sistem ile soğutulacak. Burada tarımsal ürünlerin yanı sıra et ve süt ürünleri de korunabilecek. Tesisi 2014 yılının sonlarına doğru açmayı planlıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı
ASTİM Organize Sanayi Bölgesi üzerinde 15 dönem araziye kurulacak ve 4,5 milyon TL'ye mal olacak 'Yenilebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi' ile üreticilerin yılda 3 bin ton yaş sebze ve meyvesi korunacak.
Güney Ege Kalkınma Ajansı'nın (GEKA) Güdümlü Proje Desteği ile hayata geçirilecek olan projeyle ilgili bilgi veren Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bosnalı, kurulması planlanan 'Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu' ile Aydın'ın tarımsal ürünlerinde katma değerin arttırılacağını söyledi.
Aydın'ın tarımsal ürünler bakımından potansiyelinin oldukça fazla olduğuna dikkat çeken Bosnalı, "İncir, zeytin, kestane üretiminde birinci, çilek üretiminde ikinci ve bamya üretiminde ise beşinci olan ilimizde üretilen tarımsal ürünlerden çok fazla katma değer sağlanamıyor. Maalesef kentimizde soğuk hava depoları bulunmadığı için hasat döneminde düşük fiyata pazarlanan tarımsal ürünlerimizi hasattan sonra pahalıya tüketiyoruz. Bu sorunu ortadan kaldırmak ve ihracata dayalı ürün çeşitliliğimizi arttırmak için kentimizde 'Yenilenebilir Enerjili Soğuk Hava Deposu Tesisi'ni hayata geçireceğiz" dedi.
FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI BAŞLADI
Projenin fizibilite çalışmalarının başlatıldığına dikkat çeken Bosnalı, "3 ay sürecek ayrıntılı fizibilite çalışmaları neticesinde projenin bütçesi kesinleşecek. Projeye ait tahmini yatırım tutarı 4 milyon 500 bin TL olarak belirlendi. Toplam bütçenin yüzde 75'i (3 milyon TL) GEKA tarafından hibe şeklinde, yüzde 25'i ise (1,5 milyon TL) başvuru sahibi ve ortakları tarafından ortaklık bedeli olarak finanse edilecek. Aydın Ticaret Borsası'nın başvuru sahibi olduğu projeye Aydın Valiliği, Aydın Ticaret Odası, Aydın Sanayi Odası, Aydın Ziraat Odası, Söke Ticaret Borsası, Nazilli Ticaret Odası maddi destek verecek. Ayrıca proje ortaklarının iştirakiyle AYTER A.Ş. bünyesinde Aydın Soğuk Hava Lisanslı Depoculuk A.Ş. kurulacak" diye konuştu.
Bosnalı, proje tamamlandığında kent merkezi ve ilçelerden üreticilerin 3 bin ton kapasiteli tesisten ücretsiz olarak faydalanacağını belirterek, "ASTİM Osb üzerinde 15 dönüm arazide kurulacak olan Soğuk Hava Deposu Tesisi, tüm bölgeye örnek teşkil etmesi amacıyla doğaya saygılı yenilenebilir enerjiden yeni güneş enerjisinden faydalanılarak PV sistem ile soğutulacak. Burada tarımsal ürünlerin yanı sıra et ve süt ürünleri de korunabilecek. Tesisi 2014 yılının sonlarına doğru açmayı planlıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı
20 Nisan 2013 Cumartesi
Şafaktepe Tarihi Tünel Park Projesi'nde Sona Gelindi
Mamak Belediyesi tarafından yapımı devam eden Şafaktepe Tarihi Tünel Park Projesi'nde sona gelindi. Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, "Tarihi tüneli kaderine terk etmeyerek gerekli çalışmalara başladık ve sona yaklaştık" dedi.
Mamak Belediyesi tarafından yapımı devam eden Şafaktepe Tarihi Tünel Park Projesi'nde sona gelindi. Tarihi kültür ve sanatla buluşturacak proje alt ve üstü olmak üzere iki farklı bölümden oluşuyor. Projenin alt kısmında geçmiş yıllarda tren yolu, araba yolu, Soğuk Hava Deposu ve son olarak Körfez Savaşı'nda sığınak olmak üzere hazırlanan tarihi tünel bulunuyor. Üst kısmında ise mahalle konağı inşa ediliyor. Mamak Belediyesi, tünelin tarihi dokusunu bozmadan restore ederek kültürel etkinlikler için yeni bir alanı daha Ankaralıların hizmetine sunmaya hazırlanıyor. Tarihi tünel resim ve fotoğraf sergisi başta olmak üzere sanatsal etkinlikler için yeni ve farklı bir mekan olacak.
Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, "Tarihi tüneli kaderine terk etmeyerek gerekli çalışmalara başladık ve sona yaklaştık. Amacımız tarihi zenginliklerimizi yok ederek değil, gün yüzüne çıkararak Mamaklıların, hatta Ankaralıların hizmetine sunmak" dedi.
Türkoğlu Çilek Üretcileri Birilğinden 109.570 TL’lik Proje
Türkoğlu Kaymakamı Tuncay Akkoyun’un talimatları ile Kaymakamlık AB proje birimi tarafından hazırlanan ‘Yenilenebilir Enerji İle Açık ve Kapalı Alanda Çilek Adaptasyonu Projesi’ Tagem’e sunuldu.
Türkoğlu Çilek üreticileri birliği Başkanı Hüseyin Kaplan ‘Kahramanmaraş İlimiz Türkoğlu ilçemizin Muratçakıroğlu köyünde 3 dekar alanda yenilenebilir enerji ile 8 metreden kaynak su çıkartılarak açık ve kapalı alanda deneme parsellerinde çilek adaptasyonu denemeleri yapılacaktır. Dikimler masuralar (genişlik 125 cm. boy 420 cm.) üzerine, sıra üzeri 30 cm sıra arası 35 cm üçgenler oluşturacak şekilde dikilecektir.
İlçemiz de 250 dekar alanda yapılan çilek üretimi yapılacak çilek adaptasyonu denemesiyle,
Kapalı alan serada raflı sistemlerde topraklı ve topraksız çilek denemelerindeki verim ve adaptasyon çalışmaları yapmaktır. Çalışmada kış ve yaz dikim sistemi ve 12 çeşit,(Swettann,Cristal,Fern,Sabrina,Kabarla,Redlanshope,Galanye,SanAndreas,Albion,Aromas,Camarosa, Swett charlıe) deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak ve her tekerrürde r30 bitki yer alacak şekilde kurulacaktır. İlçemiz de 470 m.den- 1730 m. rakıma kadar üretim yapılmaktadır. Bu da pazara arz edilen ürünün sürekliliğini sağlamaktadır. Çilek hasadı 15 Nisanda başlayıp, Kasımın ilk haftasına kadar devam etmektedir. Soğuk Hava Deposu, soğuk zincir gibi gerekli alt yapı imkânları geliştirilir ise ilimizin ihraç edilen ürünleri arasına girmeye adaydır.
Türkoğlu Çilek üreticileri birliği Başkanı Hüseyin Kaplan ‘Kahramanmaraş İlimiz Türkoğlu ilçemizin Muratçakıroğlu köyünde 3 dekar alanda yenilenebilir enerji ile 8 metreden kaynak su çıkartılarak açık ve kapalı alanda deneme parsellerinde çilek adaptasyonu denemeleri yapılacaktır. Dikimler masuralar (genişlik 125 cm. boy 420 cm.) üzerine, sıra üzeri 30 cm sıra arası 35 cm üçgenler oluşturacak şekilde dikilecektir.
İlçemiz de 250 dekar alanda yapılan çilek üretimi yapılacak çilek adaptasyonu denemesiyle,
Kapalı alan serada raflı sistemlerde topraklı ve topraksız çilek denemelerindeki verim ve adaptasyon çalışmaları yapmaktır. Çalışmada kış ve yaz dikim sistemi ve 12 çeşit,(Swettann,Cristal,Fern,Sabrina,Kabarla,Redlanshope,Galanye,SanAndreas,Albion,Aromas,Camarosa, Swett charlıe) deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak ve her tekerrürde r30 bitki yer alacak şekilde kurulacaktır. İlçemiz de 470 m.den- 1730 m. rakıma kadar üretim yapılmaktadır. Bu da pazara arz edilen ürünün sürekliliğini sağlamaktadır. Çilek hasadı 15 Nisanda başlayıp, Kasımın ilk haftasına kadar devam etmektedir. Soğuk Hava Deposu, soğuk zincir gibi gerekli alt yapı imkânları geliştirilir ise ilimizin ihraç edilen ürünleri arasına girmeye adaydır.
ÖRNEK KENT OLMA YOLUNDA İLERLİYORUZ
Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça’da Kütahya Belediyesi'nin yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler verdi. İça, "Yaşanılabilir kentler projesi yarışmasında, ülke çapından yarışmaya katılan 286 proje arasında yer altı Soğuk Oda depoları projemiz özgün proje olarak jüri özel ödülünü aldı. Şu anda TOKİ köprülü kavşak projemize başladık. Toplam 19 milyon lira ya mal olacak projemiz 2014 yılının birinci ayında tamamlanacaktır. Katı Atık projemiz ilçeleriyle tüm Kütahya’yı kapsayan ve bedeli 56 milyon TL olan bir projedir. Bu İçişleri Bakanlığı tarafından ihalesi yapılıp onaylandı. Bu proje tamamlandığında Türkiye’de üç ilden birisi olacağız. Toplu taşımada ise geçtiğimiz günlerde çok önemli bir anlaşmaya imza attık. Elektrikle çalışan Troleybüs ile 23 kilometre mesafelik alanda taşımacılık yapacağız. Bu aslında projenin ilk ayağıdır. Bu proje ileride genişleyerek, organize sanayi bölgesi, hava alanı , Yoncalı ve Tavşanlı ilçesini de içerisine alacaktır" diye konuştu.
AK Parti Kütahya İl Koordinatör Milletvekili Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, il danışma meclisi toplantılarının amacının, teşkilat meselelerinin değerlendirilmesi, yapılan ve yapılması planlanan çalışmaların tartışılması varsa eleştirilerin özgürce yapılabilmesi olduğunu söyledi. Aydın, "Ülkemizde , Beşiktaş , Fenerbahçe ve Galatasaray futbolun üç büyüğü olarak kabul edilir. Seçimlerde AK Parti'nin aldığı oy oranı bakımından AK Parti’de ülkenin üç büyüğünden birisi Kütahya’dır. Ama Kütahya işi sıkı tutmalı üç büyük olmanın rehaveti ile hiçbir şeyi hafife almadan disipline taviz vermeden çalışmalara devam etmelidir" ifadelerini kullandı.
AK Parti Kütahya İl Koordinatör Milletvekili Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, il danışma meclisi toplantılarının amacının, teşkilat meselelerinin değerlendirilmesi, yapılan ve yapılması planlanan çalışmaların tartışılması varsa eleştirilerin özgürce yapılabilmesi olduğunu söyledi. Aydın, "Ülkemizde , Beşiktaş , Fenerbahçe ve Galatasaray futbolun üç büyüğü olarak kabul edilir. Seçimlerde AK Parti'nin aldığı oy oranı bakımından AK Parti’de ülkenin üç büyüğünden birisi Kütahya’dır. Ama Kütahya işi sıkı tutmalı üç büyük olmanın rehaveti ile hiçbir şeyi hafife almadan disipline taviz vermeden çalışmalara devam etmelidir" ifadelerini kullandı.
Peynir Festivali Başladı
Türkiye'nin Ulusal Peynir Festivali, ülkenin dört bir yanında yapılacak etkinliklerine İzmir'den başladı.
Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nde yarın başlayacak Peynir Festivali, renkli etkinliklerle hem göze hitap edecek hem de damakları şenlendirecek, hem de peynir yemeyen çocuklara peyniri sevdirecek.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ve Ambalajlı Süt Üreticileri Derneği'nin (ASÜD) desteğiyle düzenlenen etkinlik, alışveriş merkezi ziyaretçilerine hoş anlar yaşatırken, sektörün ileri gelen isimlerini bir araya getiriyor.
Türkiye'nin Ulusal Peynir Festivali renkli etkinliklerle, İzmir'de Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nde bugün başladı. 14 Nisan'a kadar devam edecek. Festival, 26-28 Nisan'da Forum Mersin Alışveriş Merkezi'nde, 10-12 Mayıs'ta Forum Ankara Alışveriş Merkezi'nde, 24-26 Mayıs'ta Forum Trabzon Alışveriş Merkezi'nde gerçekleştirilecek.
Şenlik havasında olacak
Tarım Artı'nın organize ettiği ve Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nin ev sahipliği yapacağı festivalin 3 günü için de yoğun etkinlik programı hazırlandı.
Forum Bornova Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Doğan Alpan, "İlk duyduğumuzda bizi çok heyecanlandıran bir proje Peynir Festivali. Türkiye'de 600'den fazla peynir çeşidi var. 250-300 çeşidi festivalde sunulacak. Tarım Artı'nın organize ettiği ve Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nin ev sahipliği yapacağı festivalde, çeşitli etkinliklerle hem tüketimin hem de üretimin artırılmasını amaçlıyoruz. Böylece süt ve süt ürünleri sektörüne katkı sağlanmış olacak. Çocukların peynir yemesi ve sevmesi önemli, çünkü sağlık açısından peynir önemli bir gıda" diye konuştu.
Tarım Artı Organizasyon Şirketi'nin Müdürü Alper Çiçekçi, "Peynir çeşitlerini tanıtmak amaçlı yapılan bu organizasyona tüm İzmirlileri bekliyoruz. Festivali ziyaret edenler, peynir üreten firmaları, üretim şeklini ve Soğuk Hava Deposu zincir uygulamalarını görebilirler. Festivale katılan 20 ulusal çapta büyük firma var. Bu firmaların bazılarının 50-60 çeşit peyniri var. Dolayısıyla Peynir Festivali'nde en az 250 çeşit peynir ziyaretçilere sunulacak. Eğlenceli etkinlikler çocukların katılımıyla çok renkli olacak. Çocuklar eve hangi peynirin gireceğini belirliyor. O nedenle çocukların peynir çeşitlerini tanıması çok önemli. Peynir Festivali şenlik havasında olacak" şeklinde düşüncelerini belirtti.
Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nde yarın başlayacak Peynir Festivali, renkli etkinliklerle hem göze hitap edecek hem de damakları şenlendirecek, hem de peynir yemeyen çocuklara peyniri sevdirecek.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ve Ambalajlı Süt Üreticileri Derneği'nin (ASÜD) desteğiyle düzenlenen etkinlik, alışveriş merkezi ziyaretçilerine hoş anlar yaşatırken, sektörün ileri gelen isimlerini bir araya getiriyor.
Türkiye'nin Ulusal Peynir Festivali renkli etkinliklerle, İzmir'de Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nde bugün başladı. 14 Nisan'a kadar devam edecek. Festival, 26-28 Nisan'da Forum Mersin Alışveriş Merkezi'nde, 10-12 Mayıs'ta Forum Ankara Alışveriş Merkezi'nde, 24-26 Mayıs'ta Forum Trabzon Alışveriş Merkezi'nde gerçekleştirilecek.
Şenlik havasında olacak
Tarım Artı'nın organize ettiği ve Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nin ev sahipliği yapacağı festivalin 3 günü için de yoğun etkinlik programı hazırlandı.
Forum Bornova Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Doğan Alpan, "İlk duyduğumuzda bizi çok heyecanlandıran bir proje Peynir Festivali. Türkiye'de 600'den fazla peynir çeşidi var. 250-300 çeşidi festivalde sunulacak. Tarım Artı'nın organize ettiği ve Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nin ev sahipliği yapacağı festivalde, çeşitli etkinliklerle hem tüketimin hem de üretimin artırılmasını amaçlıyoruz. Böylece süt ve süt ürünleri sektörüne katkı sağlanmış olacak. Çocukların peynir yemesi ve sevmesi önemli, çünkü sağlık açısından peynir önemli bir gıda" diye konuştu.
Tarım Artı Organizasyon Şirketi'nin Müdürü Alper Çiçekçi, "Peynir çeşitlerini tanıtmak amaçlı yapılan bu organizasyona tüm İzmirlileri bekliyoruz. Festivali ziyaret edenler, peynir üreten firmaları, üretim şeklini ve Soğuk Hava Deposu zincir uygulamalarını görebilirler. Festivale katılan 20 ulusal çapta büyük firma var. Bu firmaların bazılarının 50-60 çeşit peyniri var. Dolayısıyla Peynir Festivali'nde en az 250 çeşit peynir ziyaretçilere sunulacak. Eğlenceli etkinlikler çocukların katılımıyla çok renkli olacak. Çocuklar eve hangi peynirin gireceğini belirliyor. O nedenle çocukların peynir çeşitlerini tanıması çok önemli. Peynir Festivali şenlik havasında olacak" şeklinde düşüncelerini belirtti.
Kecheese, keçi sütü ile raflarda
Her geçen gün marketlerin süt reyonlarında daha çok aranan keçi sütü tüketicinin yeni gözdesi haline geldi.
Türer A.Ş'nin markası Kecheese'in keçi sütünden üretilen peynirlerinin bulunduğu ürün gamına keçi sütünü de ekledi. Uzmanlar tarafından besin değerleri ve kolay sindirilebilir olması nedeniyle keçi sütünün en uygun süt olduğuna dikkat çeken Türer AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Özer Türer, keçi sütünün sınırlı bir ürün olmasından dolayı uzak durdukları içmelik keçi sütü üretimine gelen yoğun talep üzerine yakın zamanda başladıklarını söyledi. Keçi sütüne en çok talebin annelerden geldiğini belirten Türer, "Keçi sütüne talep her geçen gün artıyor. Ancak ülkemizde keçi sütü üretimi çok sınırlı. Üretimin çok üzerinde bir talep var. Türkiye keçi sütü üretimini artırmalı. Bugün üretim 10 kat artsa da talebi karşılayamaz" dedi. Türer A.Ş.'nin kurduğu Kecheese, Keçi Sütü İşleme Tesislerinde Türk Gıda Kodeksi'ne ve uluslararası standartlara uygun olarak keçi sütü ve ürünleri üretiyor. Türer A.Ş.'nin Seferihisar'da bulunan keçi çiftliğinde üretilen sütler, tamamen Soğuk Hava Deposu zincirinde korunarak elde ediliyor. Katkı ve koruyucu madde içermiyor.
Türer A.Ş'nin markası Kecheese'in keçi sütünden üretilen peynirlerinin bulunduğu ürün gamına keçi sütünü de ekledi. Uzmanlar tarafından besin değerleri ve kolay sindirilebilir olması nedeniyle keçi sütünün en uygun süt olduğuna dikkat çeken Türer AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Özer Türer, keçi sütünün sınırlı bir ürün olmasından dolayı uzak durdukları içmelik keçi sütü üretimine gelen yoğun talep üzerine yakın zamanda başladıklarını söyledi. Keçi sütüne en çok talebin annelerden geldiğini belirten Türer, "Keçi sütüne talep her geçen gün artıyor. Ancak ülkemizde keçi sütü üretimi çok sınırlı. Üretimin çok üzerinde bir talep var. Türkiye keçi sütü üretimini artırmalı. Bugün üretim 10 kat artsa da talebi karşılayamaz" dedi. Türer A.Ş.'nin kurduğu Kecheese, Keçi Sütü İşleme Tesislerinde Türk Gıda Kodeksi'ne ve uluslararası standartlara uygun olarak keçi sütü ve ürünleri üretiyor. Türer A.Ş.'nin Seferihisar'da bulunan keçi çiftliğinde üretilen sütler, tamamen Soğuk Hava Deposu zincirinde korunarak elde ediliyor. Katkı ve koruyucu madde içermiyor.
18 Nisan 2013 Perşembe
Veri Merkezleri Için Mağara Projesi
7 milyonluk nüfusun 1,100 kilometre karelik alana sıkışmak zorunda kaldığı Hong Kong’da, artan emlak fiyatları, giderek genişleyen ve daha fazla alana ihtiyaç duyan Bilişim teknolojileri (BT) altyapısı için sorun olmaya başladı. Şirketler, yer ve maliyet sıkıntısını aşmak ucuz Soğuk Hava Deposu için, doğal olarak soğuk olan yeraltı mağaralarına göz dikti.
Hong Kong merkezli şirketler, BT altyapılarını yeraltına taşımaya hazırlanıyor. The Register sitesinin verdiği bilgiye göre, Cordells hukuk şirketi, sunucularını yeraltına taşıma planlarına çoktan başladı.
Şirketin yetkililerinden Hillary Cordells, geçtiğimiz hafta içinde düzenlenen Verimerkezi Alanı Asya Konferansı’nda, “Bu plan hükümetin radar ekranında yer alıyor ancak bölgeler seçilirken dikkatli olunması gerekiyor” ifadesini kullandı.
Sivil Mühendislik ve Gelişim Departmanı ve küresel mühendislik şirketi Arup tarafından gerçekleştirilen fizibilite raporuna göre, Hong Kong’un üzerine kurulduğu alanın üçte ikisi, ‘orta ile yüksek derecede’ mağara kazmak için uygun durumda.
Wired’ın haberine göre, şehir-ülkenin, 20 hektardan fazla alan kaplayan ve hanelerle kaplı 5 bölgesinin başlangıç için ideal olduğu belirtildi. Arup, veri merkezlerinin yanı sıra, 400 devlet binasının da yeraltı mağaralarından yararlanabileceğini belirtti. Dahası, mağaralar araştırma laboratuvarları, ray bakım depoları hatta krematoryumlar için kullanılabilir.
YERALTI ŞEHİRLERİ DOĞABİLİR
Arup tarafından hazırlanan raporda, yeraltında mağara açmanın kaçınılmaz çevresel sonuçları olacağı ancak hassasiyet gösterildiği takdirde ortaya muazzam yapılar çıkabileceği belirtildi. Örnek olarak, altından tren hattı geçen Hong Kong’un Tai Lam Country Parkı ve 91 metre uzunluk ve 61 metre genişliğiyle dünyanın en büyük yeraltı salonu olan Gjøvik Mountain Hall gösterildi. Norveç’te bulunan salon 5,500 kişi kapasiteli.
Güçlü bankacılık sektörüyle tanınan Hong Kong, son yıllarda giderek güçlenen BT sektörüyle de bilişim dünyasında önemli bir yer edinmeye başlıyor. Arazi ve emlak fiyatlarında dünyanın en pahalı kentlerinden biri olan Hong Kong, hükümetin sıcak bakmaması halinde yeraltı mağarası projesinde hayal kırıklığı yaşayabilir.
Her ne kadar bu konuda iyimser olunsa da, Arup raporu, hükümetin bu konuya sıcak bakmadığını ve tüm yükün özel sektöre kaldığını belirtti. Ancak özel sektörün bu projenin altına girmesi için hükümet teşviklerine ihtiyaç duyması kaçınılmaz görünüyor.
Ntv
Hong Kong merkezli şirketler, BT altyapılarını yeraltına taşımaya hazırlanıyor. The Register sitesinin verdiği bilgiye göre, Cordells hukuk şirketi, sunucularını yeraltına taşıma planlarına çoktan başladı.
Şirketin yetkililerinden Hillary Cordells, geçtiğimiz hafta içinde düzenlenen Verimerkezi Alanı Asya Konferansı’nda, “Bu plan hükümetin radar ekranında yer alıyor ancak bölgeler seçilirken dikkatli olunması gerekiyor” ifadesini kullandı.
Sivil Mühendislik ve Gelişim Departmanı ve küresel mühendislik şirketi Arup tarafından gerçekleştirilen fizibilite raporuna göre, Hong Kong’un üzerine kurulduğu alanın üçte ikisi, ‘orta ile yüksek derecede’ mağara kazmak için uygun durumda.
Wired’ın haberine göre, şehir-ülkenin, 20 hektardan fazla alan kaplayan ve hanelerle kaplı 5 bölgesinin başlangıç için ideal olduğu belirtildi. Arup, veri merkezlerinin yanı sıra, 400 devlet binasının da yeraltı mağaralarından yararlanabileceğini belirtti. Dahası, mağaralar araştırma laboratuvarları, ray bakım depoları hatta krematoryumlar için kullanılabilir.
YERALTI ŞEHİRLERİ DOĞABİLİR
Arup tarafından hazırlanan raporda, yeraltında mağara açmanın kaçınılmaz çevresel sonuçları olacağı ancak hassasiyet gösterildiği takdirde ortaya muazzam yapılar çıkabileceği belirtildi. Örnek olarak, altından tren hattı geçen Hong Kong’un Tai Lam Country Parkı ve 91 metre uzunluk ve 61 metre genişliğiyle dünyanın en büyük yeraltı salonu olan Gjøvik Mountain Hall gösterildi. Norveç’te bulunan salon 5,500 kişi kapasiteli.
Güçlü bankacılık sektörüyle tanınan Hong Kong, son yıllarda giderek güçlenen BT sektörüyle de bilişim dünyasında önemli bir yer edinmeye başlıyor. Arazi ve emlak fiyatlarında dünyanın en pahalı kentlerinden biri olan Hong Kong, hükümetin sıcak bakmaması halinde yeraltı mağarası projesinde hayal kırıklığı yaşayabilir.
Her ne kadar bu konuda iyimser olunsa da, Arup raporu, hükümetin bu konuya sıcak bakmadığını ve tüm yükün özel sektöre kaldığını belirtti. Ancak özel sektörün bu projenin altına girmesi için hükümet teşviklerine ihtiyaç duyması kaçınılmaz görünüyor.
Ntv
Tonlarca Dondurma Yangında Zarar Gördü
Yalova'da 20 bin ton kapasiteli Soğuk Hava Deposu da çıkan yangında binlerce ton dondurma zarar gördü.
Yalova'nın Altınova ilçesinde bir soğuk hava deposunda bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. Çıkan yangın kısa sürede 20 bin ton kapasiteli 2 depoyu sardı. Alevlere Yalova ve Kocaeli Belediyesi'ne ait itfaiye araçları müdahale etti. Yoğun duman nedeniyle müdahalenin güçleştiği yangında, itfaiyeciler oksijen tüpleri ile deponun içine girdi.
Deponun Türkiye'nin en büyük Soğuk Oda depolarından birisi olduğu ve içeride özel bir dondurma firmasına ait binlerce ton dondurmanın bulunduğu öğrenildi.
Yalova'nın Altınova ilçesinde bir soğuk hava deposunda bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. Çıkan yangın kısa sürede 20 bin ton kapasiteli 2 depoyu sardı. Alevlere Yalova ve Kocaeli Belediyesi'ne ait itfaiye araçları müdahale etti. Yoğun duman nedeniyle müdahalenin güçleştiği yangında, itfaiyeciler oksijen tüpleri ile deponun içine girdi.
Deponun Türkiye'nin en büyük Soğuk Oda depolarından birisi olduğu ve içeride özel bir dondurma firmasına ait binlerce ton dondurmanın bulunduğu öğrenildi.
13 Nisan 2013 Cumartesi
Kıyı Kanununun Uygulanması Yönetmeliği Değişti
Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 2 Nisan tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:
KIYI KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİKTE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 3/8/1990 tarihli ve 20594 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki “Sahil Şeridi” tanımının ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, “Su Ürünlerini Üretim ve Yetiştirme Tesisi”, “Rekreaktif Alanlar”, “Tersane”, “Yat Limanı”, “Balıkçı Barınağı”, “Çekek Yeri” ve “Sosyal ve Teknik Altyapı Tesisleri” tanımları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin sonuna aşağıdaki “Denize İniş Rampaları”, “Tekne İmal ve Bakım Yeri” tanımları eklenmiş, aynı maddedeki “Yat çekek yeri” tanımı yürürlükten kaldırılmıştır.
“İki bölümden oluşan sahil şeridi kullanım amacı, topoğrafya ve doğal eşiklere göre uygulama imar planı kararı ile belirlenir. Sahil şeridinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir. Yapı yaklaşma mesafesi içerisinde kalan alanlar uygulama imar planı ile gezinti alanları, dinlenme ve bu Yönetmelikte tanımlanan rekreaktif alanlar ve yaya yolları olarak düzenlenebilir.”
“Su Ürünlerini Üretim ve Yetiştirme Tesisi: Su ürünleri kaynaklarının ekonomik olarak kullanımı ve üretiminin artırılması amacıyla deniz ve iç sularda, deniz, göl yüzeyi ile karada, kuluçkahaneli ve kuluçkahanesiz oluşuna göre alan büyüklüğü değişen üretim ve yetiştirme faaliyeti gösteren ve Soğuk Hava Deposu, paketleme ünitesi, yem ve malzeme deposu gibi karada ihtiyaç duydukları alt ve üst yapılara sahip kıyı yapılarıdır.”
“Rekreaktif Alanlar: Halkın eğlence ve dinlenme gereksinimlerini karşılamaya dönük, açık olarak düzenlenen oturma ve yemek yerleri, yemek pişirme yerleri, çeşmeler, açık havuzlar, oyun ve açık spor alanları, açık gösteri alanları, yeşil bitki örtüsü ve kıyı yapısının elverdiği yerlerde denize iniş rampaları bulunan kamu ya da özel alanlardır.”
“Tersane: Her cins ve boyutlarda gemi ve su araçlarının inşası, bakım-onarım ve tadilatlarından biri veya birkaçının yapılmasına imkân sağlayan en az elli metre deniz cephesine sahip ve gemi inşa kapasitesi belirlenmiş, teknik ve sosyal alt yapısı, yönetim, destek, bakım, onarım ve depolama birimleri de bulunan kıyı yapılarıdır.”
“Yat Limanı: Yatlara güvenli bir bağlama ve her yata doğrudan yürüyerek çıkılmasına imkân sağlayan, yeterli derinlikte su bulunan ve yatlara teknik ve sosyal altyapı, yönetim, destek, konaklama, bakım ve onarım hizmetlerini sunan, rüzgâr ve deniz tesirlerinden korunmuş, işletme izin belgesi almış, turizm işletmesi belgeli kıyı yapılarıdır. Yat limanlarında konaklama tesisi yapılması halinde, bu tesislerin yükseklikleri 6.50 metreyi (2 kat) ve emsali toplam emsalin %20’sini geçmeyecek şekilde yapılaşma koşulları imar planı kararı ile belirlenir. Yat limanlarında tüm üst yapılarda kot, her binanın köşe kotlarının aritmetik ortalaması alınarak bulunur. Bodrum katlar yapı yüksekliğine ve emsale dâhildir.”
“Balıkçı Barınağı: Balıkçı teknelerine hizmet vermek amacıyla dalgakıranla korunmuş, yöre balıkçılarının ihtiyacına yetecek kadar havuz ve geri sahaya sahip, bağlama rıhtımları ile suyu, elektriği, ağ kurutma sahası, çekek yeri, emsali kara alanının %2’sini, yüksekliği 6.50 metreyi (2 katı) aşmayan ve takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen yönetim birimi, deniz ürünlerine geçici depolama ve satış üniteleri bulunan kıyı yapılarıdır.”
“Çekek Yeri: Tam boyu altmış metreye kadar her türlü gemi veya su araçlarına bakım-onarım, kışlatma ile teknik altyapı ve yönetim hizmeti veren tesistir.”
“Sosyal ve Teknik Altyapı Tesisleri: Kıyıda yapılması zorunlu olan yapı ve tesislere hizmet veren ve kıyının kamu yararına kullanılmasını sağlayan, dalgakıran, kontrol kulesi, deniz feneri, trafo, su deposu, çekek rampası, biyolojik ve kimyevî arıtma sistemi, pis su ve sintine boşaltma istasyonu, elektrik, su, sağlık ünitesi, PTT, Fax, TV teçhizatı, yağ ve çöp toplama konteynerleri, yangın şebekesi veya itfaiye tesisi, lift sistemi, saniter üniteleri, otopark, yaya yolları, meydan, yeşil alan, çocuk bahçesi ve park ve benzeri altyapı tesisleridir.”
“Denize İniş Rampaları: Halkın denizde sportif, eğlence ve gezi amacıyla, amatör ve özel teknelerini, römork kullanarak denize indirip, denizden çekebilecekleri, yol ile bağlantısı olan ve geri sahasında taşıt ve römork otopark yeri bulunan rampa düzeneğidir.”
“Tekne İmal ve Bakım Yeri: Boy sınırlaması olmaksızın ahşap yat imalatı ile tam boyu yetmiş beş metreye kadar veya Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca yapılan inceleme sonucuna göre kara ve denizdeki fiziksel şartların uygun bulunması halinde yüz yirmi beş metreye kadar her türlü gemi ve su araçlarının inşa, tadilat ve bakım-onarım hizmetlerinden biri veya birkaçının yapılmasına imkân sağlayan teknik ve sosyal altyapılara sahip tesistir.”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasından sonra gelen (b) bendinin (5) numaralı alt bendinin sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak il, ilçe, belediye ve mücavir alan sınırına rastlayan alanlarda pafta bütününde geçirilme şartı aranmaz.”
“İl, ilçe, belediye ve mücavir alan sınırına rastlayan alanlarda pafta bütününde aktarma şartı aranmaz.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin başlığı “Kıyı Kenar Çizgisinin Onayı ve İlanı” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Yürürlüğe giren kıyı kenar çizgisi, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelerce, bu sınırlar dışında valiliklerce tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süreyle ilan edilir.
Kıyı kenar çizgisine, ilan süresi içinde kamu kurum ve kuruluşları ve ilgilileri itiraz edebilir. İtirazlar valiliğine yapılır. İtirazlar, Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca onbeş gün içinde incelenir. İnceleme sonuçlarını ve gerekçeli görüşlerini içeren komisyon raporu değerlendirilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Bakanlık itirazı, komisyon raporunu da dikkate alarak inceleyip karara bağlar.
İtiraz ve yapılan inceleme neticesinde düzeltilmesine karar verilen kıyı kenar çizgisinin tespiti, onayı ve ilanı hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.
Onaylı kıyı kenar çizgileri;
a) Kıyı kenar çizgisinin suya düşmesi,
b) Mükerrer kıyı kenar çizgisinin bulunması,
c) Kıyı kenar çizgilerinin kenarlaşmaması,
ç) Yargı organlarınca kıyı kenar çizgisinin iptali ya da ikinci bir kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi,
d) Daha evvel kıyı özelliği göstermediği halde, malzeme alımı sonucunda oluşan su alanları nedeniyle, bu alanları kıyıda bırakacak şekilde tespit edilen kıyı kenar çizgileri, bu su alanlarının deniz, göl veya akarsu ile doğrudan bağlantılı olmadığının Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca belirlenmesi,
halleri dışında değiştirilemez.
Kıyı kenar çizgisinin mahkeme kararları ile parsel veya parseller bazında iptal edilmesi halinde, bu alanlardaki kıyı kenar çizgisi tespitlerinde kıyı kenar çizgisinin bütünlüğünü ve sürekliliğini sağlayacak şekilde bitişiğindeki onaylı kıyı kenar çizgisi ile birlikte değerlendirilerek, üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına hâlel getirmeyerek yeni tespit yapılabilir.
Mahkeme kararlarının uygulanması sonucunda tespit edilerek onaylanan kıyı kenar çizgisinin bitişiğindeki onaylı kıyı kenar çizgisi ile uyum sağlamaması halinde ise Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca bu alanda mahkeme kararlarının gerekçeleri dikkate alınarak ve üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına hâlel getirmeyerek yeniden kıyı kenar çizgisi tespiti yapılabilir.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan yapı ve tesisler: Tersane, gemi söküm yeri, tekne imal yeri, su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri, denize iniş rampaları, yat limanı, kruvaziyer liman, balıkçı barınağı ve çekek yeri.”
“Hangar, atölye, kontrol kulesi ve deniz feneri gibi bakım-onarım ve teknik altyapı yapılarının yükseklikleri ve yapılaşma şartları, teknik gerekçeler ve uluslararası standartlar gözetilerek imar planı kararları ile belirlenir. Ancak taban alanı 6 metrekareyi geçmeyen kontrol kulesi ve deniz fenerleri için yapının fenni ve teknik sorumluluğu ilgili idaresinde olmak kaydıyla imar planı aranmaz.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1 – Aynı alanda birbirinden farklı tarihlerde onaylanmış kıyı kenar çizgilerinin bulunması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce; onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunan alanlarda, Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca planda esas alındığı belirlenen kıyı kenar çizgisi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmayan alanlarda ise Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca yapılan inceleme sonucunda uygun görülen ve Bakanlıkça onanan kıyı kenar çizgisi geçerlidir.”
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin ekindeki “Dicle Nehri” ve “Fırat Nehri” tanımları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve “Dalyan Kanalı” tanımı eklenmiştir.
“7- Dicle Nehri: Dicle Nehri ana kolunun Bismil ilçesi ile Türkiye-Suriye Irak sınır arasındaki kesimi.
8- Fırat Nehri: Ana kolunun Keban Barajı ile Türkiye-Suriye sınırı arasındaki kesimi.”
“17- Dalyan Kanalı: Köyceğiz Gölü ile Akdeniz arasındaki kesimi.”
MADDE 8 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 9 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:
KIYI KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİKTE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 3/8/1990 tarihli ve 20594 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki “Sahil Şeridi” tanımının ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, “Su Ürünlerini Üretim ve Yetiştirme Tesisi”, “Rekreaktif Alanlar”, “Tersane”, “Yat Limanı”, “Balıkçı Barınağı”, “Çekek Yeri” ve “Sosyal ve Teknik Altyapı Tesisleri” tanımları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin sonuna aşağıdaki “Denize İniş Rampaları”, “Tekne İmal ve Bakım Yeri” tanımları eklenmiş, aynı maddedeki “Yat çekek yeri” tanımı yürürlükten kaldırılmıştır.
“İki bölümden oluşan sahil şeridi kullanım amacı, topoğrafya ve doğal eşiklere göre uygulama imar planı kararı ile belirlenir. Sahil şeridinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir. Yapı yaklaşma mesafesi içerisinde kalan alanlar uygulama imar planı ile gezinti alanları, dinlenme ve bu Yönetmelikte tanımlanan rekreaktif alanlar ve yaya yolları olarak düzenlenebilir.”
“Su Ürünlerini Üretim ve Yetiştirme Tesisi: Su ürünleri kaynaklarının ekonomik olarak kullanımı ve üretiminin artırılması amacıyla deniz ve iç sularda, deniz, göl yüzeyi ile karada, kuluçkahaneli ve kuluçkahanesiz oluşuna göre alan büyüklüğü değişen üretim ve yetiştirme faaliyeti gösteren ve Soğuk Hava Deposu, paketleme ünitesi, yem ve malzeme deposu gibi karada ihtiyaç duydukları alt ve üst yapılara sahip kıyı yapılarıdır.”
“Rekreaktif Alanlar: Halkın eğlence ve dinlenme gereksinimlerini karşılamaya dönük, açık olarak düzenlenen oturma ve yemek yerleri, yemek pişirme yerleri, çeşmeler, açık havuzlar, oyun ve açık spor alanları, açık gösteri alanları, yeşil bitki örtüsü ve kıyı yapısının elverdiği yerlerde denize iniş rampaları bulunan kamu ya da özel alanlardır.”
“Tersane: Her cins ve boyutlarda gemi ve su araçlarının inşası, bakım-onarım ve tadilatlarından biri veya birkaçının yapılmasına imkân sağlayan en az elli metre deniz cephesine sahip ve gemi inşa kapasitesi belirlenmiş, teknik ve sosyal alt yapısı, yönetim, destek, bakım, onarım ve depolama birimleri de bulunan kıyı yapılarıdır.”
“Yat Limanı: Yatlara güvenli bir bağlama ve her yata doğrudan yürüyerek çıkılmasına imkân sağlayan, yeterli derinlikte su bulunan ve yatlara teknik ve sosyal altyapı, yönetim, destek, konaklama, bakım ve onarım hizmetlerini sunan, rüzgâr ve deniz tesirlerinden korunmuş, işletme izin belgesi almış, turizm işletmesi belgeli kıyı yapılarıdır. Yat limanlarında konaklama tesisi yapılması halinde, bu tesislerin yükseklikleri 6.50 metreyi (2 kat) ve emsali toplam emsalin %20’sini geçmeyecek şekilde yapılaşma koşulları imar planı kararı ile belirlenir. Yat limanlarında tüm üst yapılarda kot, her binanın köşe kotlarının aritmetik ortalaması alınarak bulunur. Bodrum katlar yapı yüksekliğine ve emsale dâhildir.”
“Balıkçı Barınağı: Balıkçı teknelerine hizmet vermek amacıyla dalgakıranla korunmuş, yöre balıkçılarının ihtiyacına yetecek kadar havuz ve geri sahaya sahip, bağlama rıhtımları ile suyu, elektriği, ağ kurutma sahası, çekek yeri, emsali kara alanının %2’sini, yüksekliği 6.50 metreyi (2 katı) aşmayan ve takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen yönetim birimi, deniz ürünlerine geçici depolama ve satış üniteleri bulunan kıyı yapılarıdır.”
“Çekek Yeri: Tam boyu altmış metreye kadar her türlü gemi veya su araçlarına bakım-onarım, kışlatma ile teknik altyapı ve yönetim hizmeti veren tesistir.”
“Sosyal ve Teknik Altyapı Tesisleri: Kıyıda yapılması zorunlu olan yapı ve tesislere hizmet veren ve kıyının kamu yararına kullanılmasını sağlayan, dalgakıran, kontrol kulesi, deniz feneri, trafo, su deposu, çekek rampası, biyolojik ve kimyevî arıtma sistemi, pis su ve sintine boşaltma istasyonu, elektrik, su, sağlık ünitesi, PTT, Fax, TV teçhizatı, yağ ve çöp toplama konteynerleri, yangın şebekesi veya itfaiye tesisi, lift sistemi, saniter üniteleri, otopark, yaya yolları, meydan, yeşil alan, çocuk bahçesi ve park ve benzeri altyapı tesisleridir.”
“Denize İniş Rampaları: Halkın denizde sportif, eğlence ve gezi amacıyla, amatör ve özel teknelerini, römork kullanarak denize indirip, denizden çekebilecekleri, yol ile bağlantısı olan ve geri sahasında taşıt ve römork otopark yeri bulunan rampa düzeneğidir.”
“Tekne İmal ve Bakım Yeri: Boy sınırlaması olmaksızın ahşap yat imalatı ile tam boyu yetmiş beş metreye kadar veya Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca yapılan inceleme sonucuna göre kara ve denizdeki fiziksel şartların uygun bulunması halinde yüz yirmi beş metreye kadar her türlü gemi ve su araçlarının inşa, tadilat ve bakım-onarım hizmetlerinden biri veya birkaçının yapılmasına imkân sağlayan teknik ve sosyal altyapılara sahip tesistir.”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasından sonra gelen (b) bendinin (5) numaralı alt bendinin sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak il, ilçe, belediye ve mücavir alan sınırına rastlayan alanlarda pafta bütününde geçirilme şartı aranmaz.”
“İl, ilçe, belediye ve mücavir alan sınırına rastlayan alanlarda pafta bütününde aktarma şartı aranmaz.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin başlığı “Kıyı Kenar Çizgisinin Onayı ve İlanı” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Yürürlüğe giren kıyı kenar çizgisi, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelerce, bu sınırlar dışında valiliklerce tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süreyle ilan edilir.
Kıyı kenar çizgisine, ilan süresi içinde kamu kurum ve kuruluşları ve ilgilileri itiraz edebilir. İtirazlar valiliğine yapılır. İtirazlar, Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca onbeş gün içinde incelenir. İnceleme sonuçlarını ve gerekçeli görüşlerini içeren komisyon raporu değerlendirilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Bakanlık itirazı, komisyon raporunu da dikkate alarak inceleyip karara bağlar.
İtiraz ve yapılan inceleme neticesinde düzeltilmesine karar verilen kıyı kenar çizgisinin tespiti, onayı ve ilanı hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.
Onaylı kıyı kenar çizgileri;
a) Kıyı kenar çizgisinin suya düşmesi,
b) Mükerrer kıyı kenar çizgisinin bulunması,
c) Kıyı kenar çizgilerinin kenarlaşmaması,
ç) Yargı organlarınca kıyı kenar çizgisinin iptali ya da ikinci bir kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi,
d) Daha evvel kıyı özelliği göstermediği halde, malzeme alımı sonucunda oluşan su alanları nedeniyle, bu alanları kıyıda bırakacak şekilde tespit edilen kıyı kenar çizgileri, bu su alanlarının deniz, göl veya akarsu ile doğrudan bağlantılı olmadığının Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca belirlenmesi,
halleri dışında değiştirilemez.
Kıyı kenar çizgisinin mahkeme kararları ile parsel veya parseller bazında iptal edilmesi halinde, bu alanlardaki kıyı kenar çizgisi tespitlerinde kıyı kenar çizgisinin bütünlüğünü ve sürekliliğini sağlayacak şekilde bitişiğindeki onaylı kıyı kenar çizgisi ile birlikte değerlendirilerek, üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına hâlel getirmeyerek yeni tespit yapılabilir.
Mahkeme kararlarının uygulanması sonucunda tespit edilerek onaylanan kıyı kenar çizgisinin bitişiğindeki onaylı kıyı kenar çizgisi ile uyum sağlamaması halinde ise Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca bu alanda mahkeme kararlarının gerekçeleri dikkate alınarak ve üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına hâlel getirmeyerek yeniden kıyı kenar çizgisi tespiti yapılabilir.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan yapı ve tesisler: Tersane, gemi söküm yeri, tekne imal yeri, su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri, denize iniş rampaları, yat limanı, kruvaziyer liman, balıkçı barınağı ve çekek yeri.”
“Hangar, atölye, kontrol kulesi ve deniz feneri gibi bakım-onarım ve teknik altyapı yapılarının yükseklikleri ve yapılaşma şartları, teknik gerekçeler ve uluslararası standartlar gözetilerek imar planı kararları ile belirlenir. Ancak taban alanı 6 metrekareyi geçmeyen kontrol kulesi ve deniz fenerleri için yapının fenni ve teknik sorumluluğu ilgili idaresinde olmak kaydıyla imar planı aranmaz.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1 – Aynı alanda birbirinden farklı tarihlerde onaylanmış kıyı kenar çizgilerinin bulunması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce; onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunan alanlarda, Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca planda esas alındığı belirlenen kıyı kenar çizgisi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmayan alanlarda ise Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca yapılan inceleme sonucunda uygun görülen ve Bakanlıkça onanan kıyı kenar çizgisi geçerlidir.”
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin ekindeki “Dicle Nehri” ve “Fırat Nehri” tanımları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve “Dalyan Kanalı” tanımı eklenmiştir.
“7- Dicle Nehri: Dicle Nehri ana kolunun Bismil ilçesi ile Türkiye-Suriye Irak sınır arasındaki kesimi.
8- Fırat Nehri: Ana kolunun Keban Barajı ile Türkiye-Suriye sınırı arasındaki kesimi.”
“17- Dalyan Kanalı: Köyceğiz Gölü ile Akdeniz arasındaki kesimi.”
MADDE 8 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 9 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.
Osmaniye Yeni Meyve Ve Sebze Hali’ne Kavuşuyor
Osmaniye’nin yıllardır beklediği bir hizmet olan Yeni Sebze ve Meyve Hali Kompleksi’nin 6 Nisan’da açılacağı bildirildi. Kompleksin açılışını 5 Ekim 2011’de temelini atan MHP Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli yapacak.
Belediye Başkanı Kadir Kara, 27 Haziran 2011 tarihinde ihalesi yapılan ve İller Bankası tarafından kredilendirilen Yeni Sebze ve Meyve Hali'nin, 50 dönümlük bir arazi üzerine inşa edildiğini belirterek, "Bu tesis, kentimizin bölgesel bir ekonomik güç olmasına ve ekonomik büyümesine büyük katkıda bulunacak. “Bizim Belediyecilik anlayışımıza göre, biliriz ki halkı yanına almayan, onun görüş ve ihtiyaçlarını bilmeyen, ilgilenmeyen bir yönetim ayakta kalamaz. Bugün bu tesis bizden çok bizi desteklediğini her fırsatta dile getiren, hayır dualarını eksik etmeyen, gelişime değişime destek veren Osmaniyelilerin eseridir” dedi.
Cumartesi günü açılışı yapılacak olan Yeni Sebze ve Meyve Hali Kompleksi içerisinde idari bina, kafe, pastane, lokanta, misafirhane, banka ve PTT, Soğuk Oda, dükkanlar, laboratuvar ile cami bulunuyor.
VALİLİKTEN 2 KAYISI PROJESİ
VALİ VASİP ŞAHİN: - "KAYISI TİCARETİ YAPANLARA ÖRNEK BİNA YAPILACAK" - " KAYISININ KURUTULMASI VE PAKETLENMESİNİ SAĞLAYACAK OLAN ENTEGRE BİR MAKİNE SİSTEMİ KURULACAK" (FOTOĞRAFLI) MALATYA (İHA) - Vali Vasip Şahin, "Kayısının kurutulması ve paketlenmesini sağlayacak olan entegre bir makine sistemi üzerinde çalışılıyor" dedi. Vali Vasip Şahin, kayısı ile ilgili olarak bazı projeler üzerinde çalıştıklarını bildirerek, "Öncelikle Lisanslı depoculuk yönetmelik çalışmalarımız hemen hemen tamamlanmak üzere, Kayısıda Lisanslı Depoculuk, üretim zincirinin hem kontrolünü sağlıyor hem de kayısının depodan depoya aktarılmasına ihtiyaç duymadan elinizdeki bir takım belge veya senetlerle alım satım yapma imkanını sağlamış oluyor. Bu projemiz hayata geçtiği zaman kayısı üreticilerimiz önemli bir imkan olacak"dedi.
Şahin, Kayısı Araştırma Geliştirme Vakfı aracılığı ile yaptıkları İyi Tarım Uygulamaları Belgesi ve Sertifikasyonu uygulamalarına yakında başlayacaklarını ifade ederek şunları söyledi: "Bu yetkiyi aldık, buda üretimden tüketime kadar zincirin kontrolünü sağladığı için bu belgeyi almış olan bir ürün başka bir belgeye ihtiyaç duymadan kendini ispat etmiş olacak. Bu ürün kontrol edilmiştir ve kalitesi budur. Bu sertifikasyon herkese verilmiyor, Ankara'nın doğusunda iki firmada bulunan bu yetki üçüncü olarak bizlere verildi. Sıkı şartları var, belki çiftçimiz başta biraz sıkılır gibi olur. Ama buna dahil olan çiftçimiz diğer çiftçilerimize göre avantajını almaya ve yaşamaya başlar, dolayısı ile buda çok önemli bir uygulama." AB Projesi ile kayısı ticareti ile uğraşanlara örnek bir bina projesinin yapılacağını söyleyen Vali Şahin, "Belediyemiz ve Özel İdare Genel Sekreterliği ile ortaklaşa Avrupa Birliği Projesi olarak yürüttüğümüz Şehir Mezarlığı yanında yer alan bir bölgede içerisinde Soğuk Hava Deposu ve bürolarında bulunduğu kayısı ticareti ile uğraşan firmaların ve depoculuğunda olduğu, güneş enerjisinden istifade ederek çok uzun bir vadede yer almadan yapılacak olan bir bina örnek olarak hayata geçirilecektir.
Bu projemizi gerçekleştirerek hayata geçirebilirsek tüccarlarımız ve büyük üreticilerimiz için örnek bir proje olacaktır. Bu projenin riskine devlet olarak giriyoruz, projemiz rantabl olursa diğer müteşebbislerimizde çok rahat bu sistemi çok rahat kurabilecekler" şeklinde konuştu. TÜBİTAK ile ortaklaşa yürütülen projede ise kayısı için entegre bir makine sistemi üzerinde çalışıldığını da aktaran Vali Vasip Şahin, "Kayısı ile ilgi diğer bir çalışmamızda TUBİTAK, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtım Vakfı ve Malatya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ile ortak yürüttüğümüz kayısının kurutulması ve paketlenmesini sağlayacak olan entegre bir makine sistemi üzerinde çalışılmaktadır. Bu çalışmalarda görev alan mühendis arkadaşlar çalışmalardan ümitli. İnşallah sistem halinde prototip ortaya çıkar. Yazın çiftçimizin yaşadığı kayısıyı kurutma ve paketleme sıkıntısı da büyük ölçüde aşılmış olur. Yer altı suyu kullanıma sayaç takılması konusu yasa ile gündeme gelen bir konu, sayaç kullanımı tüm Türkiye'de uygulanan ve sadece yer altı sularının amacı dışında kullanımını engellemek ve disipline edilmesi amacı ile uygulanmaktadır" dedi.
Şahin, Kayısı Araştırma Geliştirme Vakfı aracılığı ile yaptıkları İyi Tarım Uygulamaları Belgesi ve Sertifikasyonu uygulamalarına yakında başlayacaklarını ifade ederek şunları söyledi: "Bu yetkiyi aldık, buda üretimden tüketime kadar zincirin kontrolünü sağladığı için bu belgeyi almış olan bir ürün başka bir belgeye ihtiyaç duymadan kendini ispat etmiş olacak. Bu ürün kontrol edilmiştir ve kalitesi budur. Bu sertifikasyon herkese verilmiyor, Ankara'nın doğusunda iki firmada bulunan bu yetki üçüncü olarak bizlere verildi. Sıkı şartları var, belki çiftçimiz başta biraz sıkılır gibi olur. Ama buna dahil olan çiftçimiz diğer çiftçilerimize göre avantajını almaya ve yaşamaya başlar, dolayısı ile buda çok önemli bir uygulama." AB Projesi ile kayısı ticareti ile uğraşanlara örnek bir bina projesinin yapılacağını söyleyen Vali Şahin, "Belediyemiz ve Özel İdare Genel Sekreterliği ile ortaklaşa Avrupa Birliği Projesi olarak yürüttüğümüz Şehir Mezarlığı yanında yer alan bir bölgede içerisinde Soğuk Hava Deposu ve bürolarında bulunduğu kayısı ticareti ile uğraşan firmaların ve depoculuğunda olduğu, güneş enerjisinden istifade ederek çok uzun bir vadede yer almadan yapılacak olan bir bina örnek olarak hayata geçirilecektir.
Bu projemizi gerçekleştirerek hayata geçirebilirsek tüccarlarımız ve büyük üreticilerimiz için örnek bir proje olacaktır. Bu projenin riskine devlet olarak giriyoruz, projemiz rantabl olursa diğer müteşebbislerimizde çok rahat bu sistemi çok rahat kurabilecekler" şeklinde konuştu. TÜBİTAK ile ortaklaşa yürütülen projede ise kayısı için entegre bir makine sistemi üzerinde çalışıldığını da aktaran Vali Vasip Şahin, "Kayısı ile ilgi diğer bir çalışmamızda TUBİTAK, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtım Vakfı ve Malatya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ile ortak yürüttüğümüz kayısının kurutulması ve paketlenmesini sağlayacak olan entegre bir makine sistemi üzerinde çalışılmaktadır. Bu çalışmalarda görev alan mühendis arkadaşlar çalışmalardan ümitli. İnşallah sistem halinde prototip ortaya çıkar. Yazın çiftçimizin yaşadığı kayısıyı kurutma ve paketleme sıkıntısı da büyük ölçüde aşılmış olur. Yer altı suyu kullanıma sayaç takılması konusu yasa ile gündeme gelen bir konu, sayaç kullanımı tüm Türkiye'de uygulanan ve sadece yer altı sularının amacı dışında kullanımını engellemek ve disipline edilmesi amacı ile uygulanmaktadır" dedi.
Mezbaha ünitesinin binaları nasıl olmalı
Mezbaha ünitesinin binaları, sosyal tesisleri, ofis yerleri park alanları, mezbahaya giriş ve çıkış yerleri Avrupa Birliğinin öngördüğü Standartlara Uyumlu Modern ve Çağdaş Yöntemler kullanılarak inşa edilmelidir.
Yine mezbaha ünitesi binalarının zeminleri, tavanları, duvarları, duvarlarının renkleri ve donanımları, kapıları ve pencerelerinin ölçüleri aydınlatma sistemleri, havalandırma-nem , Soğuk Hava Deposu iklimlendirme sistemleri, atık ve artıkların atılması ve drenaj kanalları da yine Avrupa Norm Özelliklerini Taşıyacak Şekilde İnşa Edilmelidir.
İşletmede Soğuk Hava Deposu içinde bulunan odalar büyük baş için ( 1 metre/200kğ) küçük baş için (1m/ 100-200kğ ) kapasitede olmalı, kombina içerisinde karkasların iletilmesi için; kesim salonu, nakliye koridoru, nakliye platformu, havalı ray hattı bulundurmalıdır
Yine mezbaha ünitesi binalarının zeminleri, tavanları, duvarları, duvarlarının renkleri ve donanımları, kapıları ve pencerelerinin ölçüleri aydınlatma sistemleri, havalandırma-nem , Soğuk Hava Deposu iklimlendirme sistemleri, atık ve artıkların atılması ve drenaj kanalları da yine Avrupa Norm Özelliklerini Taşıyacak Şekilde İnşa Edilmelidir.
İşletmede Soğuk Hava Deposu içinde bulunan odalar büyük baş için ( 1 metre/200kğ) küçük baş için (1m/ 100-200kğ ) kapasitede olmalı, kombina içerisinde karkasların iletilmesi için; kesim salonu, nakliye koridoru, nakliye platformu, havalı ray hattı bulundurmalıdır
Kişi, kararlı olmadıkça zayıflaması mümkün değil
Diyet Uzmanı Ebru Piroğlu Durgut, 'Kilo verme işi kafada biter. Kişi kararlı olmadıkça siz ne yaparsanız yapın zayıflatmanız mümkün değildir' dedi.
Medical Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ebru Piroğlu Durgut doğru kilo verme konusunda bilgiler verirken, “Zayıflamak için bana gelen danışanlarıma ne yapmaları gerektiğinden çok nasıl yapmaları gerektiğini anlatmak daha doğru geliyor. Çünkü artık herkes beslenmeyle ilgili bilgi sahibi, fakat bu bilgilerin nasıl kullanılacağı konusunda yetersiz kalmakta. Bu nedenle bana gelen herkese kalorisi kişiye göre hesaplanmış standart diyet ışığında, kendi kendilerinin diyetisyeni olmayı öğretiyorum. Bana gelen danışanlarıma “Gerçekten hazır mısınız?” diye sorarım. Çünkü kilo verme işi kafada biter. Kişi kararlı olmadıkça siz ne yaparsanız yapın zayıflatmanız mümkün değildir. Sigara tiryakisi hamile olduğunu öğrenen bir bayanı düşünün. Ertesi gün sigarayı bıraktığına şahit olursunuz. Hani tiryakiydi? Bebek baskın çıktı. Bebeğine olan sevgisi sigara tiryakiliğini ikinci plana attı. Hani yıllarca denemesine rağmen bir türlü bırakamamıştı sigarayı, şimdi ne oldu? Ben söyleyeyim; zihnine, beynine komutu sigarayı bırakmam gerek diye göndermedi. Zihnine ve beynine bebeğine olan sevgisinden dolayı sigara içmeyeceği emrini verdi” diye konuştu.
Dyt.Durgut, “Zihninizi nasıl yönlendirirseniz zihniniz size o şekilde yanıt verir” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü, “Zihninizi nasıl yönlendirirseniz zihniniz size o şekilde yanıt verir. Çok bilindik bir örnek vardır. Soğuk Hava Deposunda kitli kalan adam deponun soğutucusunun bozuk olduğunu panikten unutarak, donacak öleceği korkusuyla bütün gece depoda kitli kalmış ve sabah cesedini donmuş olarak bulmuşlardır. Halbuki depo soğuk değildir. Ama kendisini öyle inandırmıştır ki, zihnine yolladığı sinyallerle zihni onu dondurarak öldürmüştür. Kilo vermek de böyle bir şey aslında. İstemek gerek. Neden kilo vermek istiyorsunuz? Zayıflayınca ne yapacaksınız? Ne giyeceksiniz? İçinizi kıpır kıpır yapan görüntünüz nasıl bir görüntüdür? Zayıflamayı isterken kendinizi zayıflamış ve mutlu hayal edin. Beyniniz bunu bir komut olarak algılayacak ve zayıflamanıza yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.
Zayıflamak demek, düşünceleri, yeme şeklinizin, davranışlarınızın, yaşam biçiminizin, mutfak kültürünüzün, değişmesi anlamına geldiğini ifade eden Dyt. Ebru Piroğlu Durgut şu bilgileri verdi: “Hayatınızla ilgili köklü bir değişim yapacaksınız. Nasıl? Farkına vararak.’’ diyerek şöyle devam etti,”Okuduğum bir kitapta çok güzel bir örnek vardı. Yazar bilinçaltının ne kadar önemli olduğu anlatmış. Küçük bir böceğin bize bir şey yapamamasına rağmen nasıl da korktuğumuzu, elimize almayı bırakın terlikle bile öldürmekte zorlanabileceğimizi ama başka ülkelerde böceklerin sofralara yemek olarak konduğunu anlatarak, bilinçaltınıza hangi bilgiyi yüklerseniz ona inanırsınız diyor. Şimdi, bugüne kadar zayıflama konusunda yaptığınız her deneyimi unutun. Önce içsel bütünlüğünüzü yarattıktan sonra istediğiniz yöntemi uygulayın. Artık bildiklerinizi bir yana bırakın, zihninizi boşaltın ve kendinizi zayıf ama mutlu hayal edin.”
Medical Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ebru Piroğlu Durgut doğru kilo verme konusunda bilgiler verirken, “Zayıflamak için bana gelen danışanlarıma ne yapmaları gerektiğinden çok nasıl yapmaları gerektiğini anlatmak daha doğru geliyor. Çünkü artık herkes beslenmeyle ilgili bilgi sahibi, fakat bu bilgilerin nasıl kullanılacağı konusunda yetersiz kalmakta. Bu nedenle bana gelen herkese kalorisi kişiye göre hesaplanmış standart diyet ışığında, kendi kendilerinin diyetisyeni olmayı öğretiyorum. Bana gelen danışanlarıma “Gerçekten hazır mısınız?” diye sorarım. Çünkü kilo verme işi kafada biter. Kişi kararlı olmadıkça siz ne yaparsanız yapın zayıflatmanız mümkün değildir. Sigara tiryakisi hamile olduğunu öğrenen bir bayanı düşünün. Ertesi gün sigarayı bıraktığına şahit olursunuz. Hani tiryakiydi? Bebek baskın çıktı. Bebeğine olan sevgisi sigara tiryakiliğini ikinci plana attı. Hani yıllarca denemesine rağmen bir türlü bırakamamıştı sigarayı, şimdi ne oldu? Ben söyleyeyim; zihnine, beynine komutu sigarayı bırakmam gerek diye göndermedi. Zihnine ve beynine bebeğine olan sevgisinden dolayı sigara içmeyeceği emrini verdi” diye konuştu.
Dyt.Durgut, “Zihninizi nasıl yönlendirirseniz zihniniz size o şekilde yanıt verir” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü, “Zihninizi nasıl yönlendirirseniz zihniniz size o şekilde yanıt verir. Çok bilindik bir örnek vardır. Soğuk Hava Deposunda kitli kalan adam deponun soğutucusunun bozuk olduğunu panikten unutarak, donacak öleceği korkusuyla bütün gece depoda kitli kalmış ve sabah cesedini donmuş olarak bulmuşlardır. Halbuki depo soğuk değildir. Ama kendisini öyle inandırmıştır ki, zihnine yolladığı sinyallerle zihni onu dondurarak öldürmüştür. Kilo vermek de böyle bir şey aslında. İstemek gerek. Neden kilo vermek istiyorsunuz? Zayıflayınca ne yapacaksınız? Ne giyeceksiniz? İçinizi kıpır kıpır yapan görüntünüz nasıl bir görüntüdür? Zayıflamayı isterken kendinizi zayıflamış ve mutlu hayal edin. Beyniniz bunu bir komut olarak algılayacak ve zayıflamanıza yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.
Zayıflamak demek, düşünceleri, yeme şeklinizin, davranışlarınızın, yaşam biçiminizin, mutfak kültürünüzün, değişmesi anlamına geldiğini ifade eden Dyt. Ebru Piroğlu Durgut şu bilgileri verdi: “Hayatınızla ilgili köklü bir değişim yapacaksınız. Nasıl? Farkına vararak.’’ diyerek şöyle devam etti,”Okuduğum bir kitapta çok güzel bir örnek vardı. Yazar bilinçaltının ne kadar önemli olduğu anlatmış. Küçük bir böceğin bize bir şey yapamamasına rağmen nasıl da korktuğumuzu, elimize almayı bırakın terlikle bile öldürmekte zorlanabileceğimizi ama başka ülkelerde böceklerin sofralara yemek olarak konduğunu anlatarak, bilinçaltınıza hangi bilgiyi yüklerseniz ona inanırsınız diyor. Şimdi, bugüne kadar zayıflama konusunda yaptığınız her deneyimi unutun. Önce içsel bütünlüğünüzü yarattıktan sonra istediğiniz yöntemi uygulayın. Artık bildiklerinizi bir yana bırakın, zihninizi boşaltın ve kendinizi zayıf ama mutlu hayal edin.”
7 Nisan 2013 Pazar
Kkydp, Başvuru Sonuçları Açıklandı
Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında 7'inci etap başvuru sonuçları açıklandı.
04 Eylül 2012 tarih ve 28401 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Tebliği (Tebliğ No: 2012/64) çerçevesinde Kastamonu'da 13 adet hibe başvurusu yapıldı. Yapılan başvuruların değerlendirmesi İl Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılarak sonuç raporları Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına gönderildi. Yapılan 13 başvurudan biri, başvuru koşullarını sağlamadığından reddedildi. 12 projenin tamamı ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından programa alındı. Programa alınan projelerin toplam tutarı 2 milyon 995 bin 248 TL iken, projeler tamamlandığında toplam 1 milyon 497 bin 642 TL hibe desteği verilecek.
Programa alınan projelerin sektörel dağılımı ise şöyle oluştu:
"Alternetif Enerji Kullanan Seralar 150 bin TL, Bitkisel Ürün İşlenmesi, Paketlenmesi ve Depolanması 1 milyon 239 bin 684 TL, Hayvansal Ürün İşlenmesi, Paketlenmesi ve Depolanması 1 milyon 258 bin 500 TL, Koyun Keçi ve Manda Konusunda Sabit Yatırımları 249 bin 100 TL ve Soğuk Hava Deposu 98 bin TL olmak üzere toplam 2 milyon 995 bin 284 TL'dir.
04 Eylül 2012 tarih ve 28401 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Tebliği (Tebliğ No: 2012/64) çerçevesinde Kastamonu'da 13 adet hibe başvurusu yapıldı. Yapılan başvuruların değerlendirmesi İl Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılarak sonuç raporları Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına gönderildi. Yapılan 13 başvurudan biri, başvuru koşullarını sağlamadığından reddedildi. 12 projenin tamamı ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından programa alındı. Programa alınan projelerin toplam tutarı 2 milyon 995 bin 248 TL iken, projeler tamamlandığında toplam 1 milyon 497 bin 642 TL hibe desteği verilecek.
Programa alınan projelerin sektörel dağılımı ise şöyle oluştu:
"Alternetif Enerji Kullanan Seralar 150 bin TL, Bitkisel Ürün İşlenmesi, Paketlenmesi ve Depolanması 1 milyon 239 bin 684 TL, Hayvansal Ürün İşlenmesi, Paketlenmesi ve Depolanması 1 milyon 258 bin 500 TL, Koyun Keçi ve Manda Konusunda Sabit Yatırımları 249 bin 100 TL ve Soğuk Hava Deposu 98 bin TL olmak üzere toplam 2 milyon 995 bin 284 TL'dir.
Nilüfer ABİS ile güvende
Nilüfer Belediyesi ve yerli yazılım firması Netcad işbirliğinde hazırlanan Nilüfer İlçesi 'Afet Bilgi Sistemi' (ABİS), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı'nın (BEBKA) desteği ile tamamlandı.
Sistemin tanıtım toplantısında konuşan Başkan Mustafa Bozbey, Türkiye'ye örnek olacak bir çalışmaya daha imza attıklarını belirterek, olası afet durumuna karşı herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Nilüfer Belediyesi afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında önemli bir yeniliğe imza attı. Bursa'da ilk kez bir belediye "akıllı harita" üzerinden Afet Bilgi Sistemi'ni uygulamaya koymuş oldu. Sistem ile olası bir afet öncesi gerekli tüm bilgiler harita üzerinden vatandaşın bilgisine sunuluyor.
Sistemin tanıtım toplantısı sivil toplum örgütlerinin de katılımlarıyla Nilüfer Dernekler Yerleşkesi'nde yapıldı. Sistem hakkında bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, "Güzel ülkemiz Türkiye birçok tarihi ve doğal değere ev sahipliği yaparken, bir yandan da hepimizin bildiği üzere jeolojik ve coğrafi yapısından dolayı doğal afet riskini de bünyesinde barındırıyor.
Doğal afetler arasında deprem Türkiye için en büyük tehdit durumunda. Depremi heyelan, su taşkını ve çığ izliyor. Bu somut gerçekler gerek merkezi yönetimi, gerek yerel yönetimleri, gerek sivil toplum kuruluşlarını gerekse yurttaşlarımızı konuyla ilgili çok daha bilinçli ve sorumlu olmaya zorluyor. Bu konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu bir an olsun aksatmadan büyük bir ciddiyetle ele almalı ve uygulamaya dönüştürmelidir" dedi.
Nilüfer Belediyesi olarak bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Türkiye'de çok az sayıda belediyenin uygulamaya koymayı başardığı Afet Bilgi Sistemi (ABİS) Projesi'ni devreye soktuk. Gururla ifade etmeliyim ki bu örnek proje ile Nilüfer doğal afetlere çok daha hazırlıklı olacak. Olası bir afette can ve mal kayıplarını en aza indirgemede ABİS Projesi önemli bir faktör olacaktır. Nilüfer Belediyesi olarak, müdahale ve afet sonrası iyileştirmede ilçemizdeki tüm kurumlarla koordineli çalışmayı sağlamak, kaynakların etkin ve verimli kullanımını sağlayarak afet sonrası can ve mal kayıpları ile hasarları en aza indirmek amacıyla, Afet Bilgi Sistemini (ABİS), akıllı haritayı oluşturduk. Böylelikle Nilüfer, Bursa'da olası bir depreme en hazır ilçelerden birisi oldu" diye konuştu.
ABİS ile vatandaşların olası bir afet öncesi ihtiyaç duyabileceği tüm hazırlıklarla ilgili bilgilere rahatlıkla ulaşabileceklerini belirten Bozbey, "Sistemde afet sonrası toplanma alanları, geçici iskan/çadır alanları, öncelikli yollar, alternatif yollar gibi tüm hayati bilgiler akıllı harita üzerinde belirlendi. Kolaylıkla adres bilgilerine ulaşılabilecek raporlanabilecek şekilde bir yazılım da oluşturuldu. ABİS Projesi'nin sahiplenilmesi ve eksiksiz uygulanması için gerekli bilgilerin edinilmesinin yanı sıra bu bilgilerin paylaşılması hayati önem taşıyor. Projemize maddi destek sağlayan Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansına ve tasarladığımız projeyi hayata geçiren Netcad Firmasına çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu.
2005 yılında çıkan 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 53. maddesi ve 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 69. maddesi belediye ve il özel idarelerine afet ve acil planlarını yapma zorunluluğu getiriyor. Bu nedenle ABİS kurulması öncelikli konular arasında yer alıyor. Nilüfer Afet Bilgi Sistemi'nde, afet sonrası toplanma alanları, geçici iskan/çadır alanları, öncelikli yollar, alternatif yollar, sivil tahliye yolları, sahra hastanesi kurulacak alanlar, tüm hastaneler, eczaneler, ecza depoları, trafik kontrol noktaları, afet istasyonlarının yerleri "akıllı harita" üzerinde belirlendi. Olası bir afet anında gerekli tüm merkezler, belediyenin web sitesindeki online harita üzerinden vatandaşın erişimine açılıyor. İleri dağıtım ve lojistik destek noktaları, su istasyonları, fırınlar, Soğuk Hava Deposu; tüm kamu kurumları, belediye hizmet binaları, muhtarlıklar, polis noktaları; su vanaları, yangın hidratları; ilkyardım koordine merkezleri, hastaneler, ambulans bekleme noktaları, yaralı toplama merkezleri gibi tüm hayati bilgiler de haritada yer alıyor. Böylelikle adres bilgilerine kolaylıkla ulaşılabilecek ve gerekirse raporlanabilecek bir şekilde yazılım oluşturuldu.
Sistemin tanıtım toplantısında konuşan Başkan Mustafa Bozbey, Türkiye'ye örnek olacak bir çalışmaya daha imza attıklarını belirterek, olası afet durumuna karşı herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Nilüfer Belediyesi afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında önemli bir yeniliğe imza attı. Bursa'da ilk kez bir belediye "akıllı harita" üzerinden Afet Bilgi Sistemi'ni uygulamaya koymuş oldu. Sistem ile olası bir afet öncesi gerekli tüm bilgiler harita üzerinden vatandaşın bilgisine sunuluyor.
Sistemin tanıtım toplantısı sivil toplum örgütlerinin de katılımlarıyla Nilüfer Dernekler Yerleşkesi'nde yapıldı. Sistem hakkında bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, "Güzel ülkemiz Türkiye birçok tarihi ve doğal değere ev sahipliği yaparken, bir yandan da hepimizin bildiği üzere jeolojik ve coğrafi yapısından dolayı doğal afet riskini de bünyesinde barındırıyor.
Doğal afetler arasında deprem Türkiye için en büyük tehdit durumunda. Depremi heyelan, su taşkını ve çığ izliyor. Bu somut gerçekler gerek merkezi yönetimi, gerek yerel yönetimleri, gerek sivil toplum kuruluşlarını gerekse yurttaşlarımızı konuyla ilgili çok daha bilinçli ve sorumlu olmaya zorluyor. Bu konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu bir an olsun aksatmadan büyük bir ciddiyetle ele almalı ve uygulamaya dönüştürmelidir" dedi.
Nilüfer Belediyesi olarak bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Türkiye'de çok az sayıda belediyenin uygulamaya koymayı başardığı Afet Bilgi Sistemi (ABİS) Projesi'ni devreye soktuk. Gururla ifade etmeliyim ki bu örnek proje ile Nilüfer doğal afetlere çok daha hazırlıklı olacak. Olası bir afette can ve mal kayıplarını en aza indirgemede ABİS Projesi önemli bir faktör olacaktır. Nilüfer Belediyesi olarak, müdahale ve afet sonrası iyileştirmede ilçemizdeki tüm kurumlarla koordineli çalışmayı sağlamak, kaynakların etkin ve verimli kullanımını sağlayarak afet sonrası can ve mal kayıpları ile hasarları en aza indirmek amacıyla, Afet Bilgi Sistemini (ABİS), akıllı haritayı oluşturduk. Böylelikle Nilüfer, Bursa'da olası bir depreme en hazır ilçelerden birisi oldu" diye konuştu.
ABİS ile vatandaşların olası bir afet öncesi ihtiyaç duyabileceği tüm hazırlıklarla ilgili bilgilere rahatlıkla ulaşabileceklerini belirten Bozbey, "Sistemde afet sonrası toplanma alanları, geçici iskan/çadır alanları, öncelikli yollar, alternatif yollar gibi tüm hayati bilgiler akıllı harita üzerinde belirlendi. Kolaylıkla adres bilgilerine ulaşılabilecek raporlanabilecek şekilde bir yazılım da oluşturuldu. ABİS Projesi'nin sahiplenilmesi ve eksiksiz uygulanması için gerekli bilgilerin edinilmesinin yanı sıra bu bilgilerin paylaşılması hayati önem taşıyor. Projemize maddi destek sağlayan Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansına ve tasarladığımız projeyi hayata geçiren Netcad Firmasına çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu.
2005 yılında çıkan 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 53. maddesi ve 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 69. maddesi belediye ve il özel idarelerine afet ve acil planlarını yapma zorunluluğu getiriyor. Bu nedenle ABİS kurulması öncelikli konular arasında yer alıyor. Nilüfer Afet Bilgi Sistemi'nde, afet sonrası toplanma alanları, geçici iskan/çadır alanları, öncelikli yollar, alternatif yollar, sivil tahliye yolları, sahra hastanesi kurulacak alanlar, tüm hastaneler, eczaneler, ecza depoları, trafik kontrol noktaları, afet istasyonlarının yerleri "akıllı harita" üzerinde belirlendi. Olası bir afet anında gerekli tüm merkezler, belediyenin web sitesindeki online harita üzerinden vatandaşın erişimine açılıyor. İleri dağıtım ve lojistik destek noktaları, su istasyonları, fırınlar, Soğuk Hava Deposu; tüm kamu kurumları, belediye hizmet binaları, muhtarlıklar, polis noktaları; su vanaları, yangın hidratları; ilkyardım koordine merkezleri, hastaneler, ambulans bekleme noktaları, yaralı toplama merkezleri gibi tüm hayati bilgiler de haritada yer alıyor. Böylelikle adres bilgilerine kolaylıkla ulaşılabilecek ve gerekirse raporlanabilecek bir şekilde yazılım oluşturuldu.
Tarım Müdürlüğü’nden rekor destek
Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından tarıma dayalı ekonomik kalkınma yatırımlarına 2013 yılında rekor sayılabilecek oranda hibe desteği sunuluyor. Yüzde 50 hibe desteği ile 39 projeye toplamda 10 milyon 642 bin 977 TL ödeme yapılacak.
Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından tarıma dayalı ekonomik kalkınma yatırımlarına yönelik olarak 2013 yılında dev bütçe ayrıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yüzde 50 hibe desteği ile 39 projeye toplamda 10 milyon 642 bin 977 TL ödeme yapacak.
110 PROJEYE 21 MİLYON TL HİBE DESTEĞİ VERİLDİ
Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında 2 Kasım 2012 tarihine kadar Manisa merkezde yapılan başvuruların sonuçlandığını açıklayan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi, projeler ile ilgili olarak verdiği bilgilerde, “İlimizde 2006 yılından beri uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, 2012 yılı sonuna kadar 6 etap halinde 110 proje tamamlanmış olup toplam 21 milyon 225 bin 860 TL hibe ödemesi gerçekleştirilmiştir. Bu programın amacı, doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, yürütülmekte olan kırsal kalkınma çalışmalarının ve etkinliklerinin artırılması ve kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulmasına yöneliktir. Çoğunluğu Manisa’da üretilen ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik projeler ile çiftçi ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanmış ve özellikle, uygulanmakta olan Avrupa Birliği kaynaklı fonların kullanımı için kapasite oluşturulmuştur” dedi.
39 PROJEYE 10 MİLYON 642 BİN TL DESTEK VERİLECEK
İl Müdürü Hasan Çebi, 2012 yılındaki kırsal kalkınma tebliği kapsamındaki başvuruları değerlendirirken, “Toplam 54 adet proje başvurusu yapılmıştır. Bu başvuruların, Manisa’da ve merkezde yapılan değerlendirilmesi sonucunda 39’u kabul edilmiştir. Bu 39 projenin toplam tutarı 23 milyon 264 bin 407 TL’dir. 21 milyon 285 bin 953 TL’si hibe kapsamında olup, verilmesi planlanan hibe miktarı 10 milyon 642 bin 977 TL’dir” dedi.
PROJELERİN FAALİYET ALANLARI
Projelerin faaliyet alanlarıyla da ilgili bilgi veren Hasan Çebi, “7 adet üzüm işleme, 6 adet zeytin işleme, 5 adet sebze işleme, 4 adet zeytinyağı işleme, 3 adet meyve işleme, 2 adet süt işleme, 2 adet gübre işleme, 2 adet tavukçuluk ve 8 adet muhtelif konularda hazırlanmış projelere hibe desteği verilecektir. 29 proje bitkisel üretimle ilgili, 9 proje hayvansal üretimle ilgili ve 1 proje de Soğuk Hava Deposu ile ilgilidir” dedi.
Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından tarıma dayalı ekonomik kalkınma yatırımlarına yönelik olarak 2013 yılında dev bütçe ayrıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yüzde 50 hibe desteği ile 39 projeye toplamda 10 milyon 642 bin 977 TL ödeme yapacak.
110 PROJEYE 21 MİLYON TL HİBE DESTEĞİ VERİLDİ
Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında 2 Kasım 2012 tarihine kadar Manisa merkezde yapılan başvuruların sonuçlandığını açıklayan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi, projeler ile ilgili olarak verdiği bilgilerde, “İlimizde 2006 yılından beri uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, 2012 yılı sonuna kadar 6 etap halinde 110 proje tamamlanmış olup toplam 21 milyon 225 bin 860 TL hibe ödemesi gerçekleştirilmiştir. Bu programın amacı, doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, yürütülmekte olan kırsal kalkınma çalışmalarının ve etkinliklerinin artırılması ve kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulmasına yöneliktir. Çoğunluğu Manisa’da üretilen ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik projeler ile çiftçi ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanmış ve özellikle, uygulanmakta olan Avrupa Birliği kaynaklı fonların kullanımı için kapasite oluşturulmuştur” dedi.
39 PROJEYE 10 MİLYON 642 BİN TL DESTEK VERİLECEK
İl Müdürü Hasan Çebi, 2012 yılındaki kırsal kalkınma tebliği kapsamındaki başvuruları değerlendirirken, “Toplam 54 adet proje başvurusu yapılmıştır. Bu başvuruların, Manisa’da ve merkezde yapılan değerlendirilmesi sonucunda 39’u kabul edilmiştir. Bu 39 projenin toplam tutarı 23 milyon 264 bin 407 TL’dir. 21 milyon 285 bin 953 TL’si hibe kapsamında olup, verilmesi planlanan hibe miktarı 10 milyon 642 bin 977 TL’dir” dedi.
PROJELERİN FAALİYET ALANLARI
Projelerin faaliyet alanlarıyla da ilgili bilgi veren Hasan Çebi, “7 adet üzüm işleme, 6 adet zeytin işleme, 5 adet sebze işleme, 4 adet zeytinyağı işleme, 3 adet meyve işleme, 2 adet süt işleme, 2 adet gübre işleme, 2 adet tavukçuluk ve 8 adet muhtelif konularda hazırlanmış projelere hibe desteği verilecektir. 29 proje bitkisel üretimle ilgili, 9 proje hayvansal üretimle ilgili ve 1 proje de Soğuk Hava Deposu ile ilgilidir” dedi.
Zenginliğe giden yol buradan geçiyor!
Yönetim Danışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, zenginliği yakalamanın yolunun var işi yapma tarzını gözden geçirmek, ortaklıklar ve işbirliklerle rekabet edebilir ölçekte verimli işler yapmak olduğunu söyledi.
Karadeniz Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (KASİF), Dünya Gazetesi ile Bafra Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) işbirliğiyle 'Değişen Dünya Piyasalarında Rekabetin Önşartı İşbirliği, Güçbirliği ve Ortaklık' konulu konferans düzenledi. Konferansta konuşan Dr. Rüştü Bozkurt, ömrünü tamamlayan işler yerine yenilerine yönelinmesi tavsiyesinde bulundu.
Dünya Gazetesi Yazarı ve Yönetim Danışmanı Dr. Rüştü Bozkurt konuşmacı olarak katıldığı konferansı Bafra Kaymakamı Ali Katırcı, Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, Çetinkaya Belediye Başkanı Hadi Sezer, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Recep Durgun ve çok sayıda iş adamı, sanayici ve esnaf dinledi. Konferansta çağımızda ortaklıkların ve işbirliklerinin önemini anlatan Dr. Rüştü Bozkurt, "Çok uzağa gitmeye gerek yok, bundan on yıl evvel yaklaşık 400 bin işçi çalıştıran Japonya'da bir ilçenin adını alan Hitachi firması çağımızda rekabet edebilmek için iş gücünde yüzde 17 azaltma yapmak zorunda kaldı. Birçok insan işini kaybettiği için Hitachi'nin esnafı, zanaatkarı, gelir kaybına uğrada. Bir zamanlar Japonya'nın çok canlı bir kasabası olan Hitachi şimdi sürekli kan kaybediyor. Fabrika çalışanları başka yerlere göç etmek zorunda kalıyor. Geliri azalan esnaf kepenk kapatıyor." diye konuştu. Bafra'nın da bir zamanlar barajda çalışan, Tekel fabrikalarında iş bulan, kereste fabrikalarında maişetini kazanan, devlet dairelerinde düzenli gelir sahibi olan bir çok kimsenin zamanla işlerini kaybettiğine vurgu yapan Bozkurt, "Bugün işlerimize farklı bir biçimde bakmaz, ömrünü tamamlamış işlerin yerine yeni işler kurmaz ve Bafra'nın orta sınıfının nitelik ve niceliğini büyütmez isek zenginliğimizi arttıramaz, refahı yakalamayız. Zenginliği yakalamanın tek yolu var iş yapma tarzlarımızı gözden geçirmek, ortaklıklar ve işbirlikleriyle rekabet edebilir ölçekte verimlilikte işler yaratmaktır." dedi. Türkiye'de işbirliği ve ortaklıkları engelleyen kültürel algılardan çok sayıda örnek veren Bozkurt, "Önce atadan dededen kalma tarım ve hayvancılık yapma biçimimizi sorgulamamız gerekiyor. Bafra'nın pirinci var ama lisanslı deposu yok. Bafra'nın sebzesi, meyvesi var ama onlara değer katacak Soğuk Hava Deposu ve zincirleri yok. En önemlisi Bafra'nın kendi ürünlerini değerlendirecek, zenginliğini arttıracak, refahını yükseltecek ortaklıkları işbirlikleri ve fiyat istikrarı oluşturacak mekanizmaları yok. Bu konuda kimseyi suçlamayalım kendi yoksulluğumuzu ancak kendimizin çözeceğini bilerek hareket edelim." şeklinde konuştu.
Karadeniz Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (KASİF), Dünya Gazetesi ile Bafra Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) işbirliğiyle 'Değişen Dünya Piyasalarında Rekabetin Önşartı İşbirliği, Güçbirliği ve Ortaklık' konulu konferans düzenledi. Konferansta konuşan Dr. Rüştü Bozkurt, ömrünü tamamlayan işler yerine yenilerine yönelinmesi tavsiyesinde bulundu.
Dünya Gazetesi Yazarı ve Yönetim Danışmanı Dr. Rüştü Bozkurt konuşmacı olarak katıldığı konferansı Bafra Kaymakamı Ali Katırcı, Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, Çetinkaya Belediye Başkanı Hadi Sezer, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Recep Durgun ve çok sayıda iş adamı, sanayici ve esnaf dinledi. Konferansta çağımızda ortaklıkların ve işbirliklerinin önemini anlatan Dr. Rüştü Bozkurt, "Çok uzağa gitmeye gerek yok, bundan on yıl evvel yaklaşık 400 bin işçi çalıştıran Japonya'da bir ilçenin adını alan Hitachi firması çağımızda rekabet edebilmek için iş gücünde yüzde 17 azaltma yapmak zorunda kaldı. Birçok insan işini kaybettiği için Hitachi'nin esnafı, zanaatkarı, gelir kaybına uğrada. Bir zamanlar Japonya'nın çok canlı bir kasabası olan Hitachi şimdi sürekli kan kaybediyor. Fabrika çalışanları başka yerlere göç etmek zorunda kalıyor. Geliri azalan esnaf kepenk kapatıyor." diye konuştu. Bafra'nın da bir zamanlar barajda çalışan, Tekel fabrikalarında iş bulan, kereste fabrikalarında maişetini kazanan, devlet dairelerinde düzenli gelir sahibi olan bir çok kimsenin zamanla işlerini kaybettiğine vurgu yapan Bozkurt, "Bugün işlerimize farklı bir biçimde bakmaz, ömrünü tamamlamış işlerin yerine yeni işler kurmaz ve Bafra'nın orta sınıfının nitelik ve niceliğini büyütmez isek zenginliğimizi arttıramaz, refahı yakalamayız. Zenginliği yakalamanın tek yolu var iş yapma tarzlarımızı gözden geçirmek, ortaklıklar ve işbirlikleriyle rekabet edebilir ölçekte verimlilikte işler yaratmaktır." dedi. Türkiye'de işbirliği ve ortaklıkları engelleyen kültürel algılardan çok sayıda örnek veren Bozkurt, "Önce atadan dededen kalma tarım ve hayvancılık yapma biçimimizi sorgulamamız gerekiyor. Bafra'nın pirinci var ama lisanslı deposu yok. Bafra'nın sebzesi, meyvesi var ama onlara değer katacak Soğuk Hava Deposu ve zincirleri yok. En önemlisi Bafra'nın kendi ürünlerini değerlendirecek, zenginliğini arttıracak, refahını yükseltecek ortaklıkları işbirlikleri ve fiyat istikrarı oluşturacak mekanizmaları yok. Bu konuda kimseyi suçlamayalım kendi yoksulluğumuzu ancak kendimizin çözeceğini bilerek hareket edelim." şeklinde konuştu.
1 Nisan 2013 Pazartesi
ŞANLIURFA CAZİBE MERKEZİ OLACAK
Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker: “2012 yılında bir tek yeri programa aldık o da Şanlıurfa. Hayvancılıkla ilgili sıkıntılar var Ferhat Şelli benim en yakın dostum kendisi Şanlıurfalı burada besicilerle oturacak konuşacak sıkıntılarına çare arıyoruz. Biz hükümet olarak ak parti hükümeti 4 katrilyon 100 trilyon karşılıksız hibe ödedik. 59 bin kayıtlı çifti var 10 yılda devletten aldıkları destek bu. Bizden önce 120 bil lira alıyorlardı. 183 tane sinin hibe olduğu tarım ve hayvancılıkla ilgili tezi yaptık bitti yüzde elli hibe verdik 78 tane bitkisel ürün işleyen artık Urfa fıstığı diyelim çünkü Urfa’nın Antep’ten daha fazla 11 hayvansal ürün tesisi, Soğuk Hava Deposu 53 tane alternatif enerjili sere tamamı 2183 Şanlıurfalı burada çalışıyor. Sermayenin yarısına ortağız ama kara ortak değiliz. Bizim ikinci tesisimiz Şanlıurfa’da tarım ve kırsal destekleme kurulu kurduk 3 milyon Euro ya kadar hibe veriyoruz.” ifadelerini kullandı.
% 65 E KADAR HİBE VEREBİLECEĞİZ
Mehdi Eker konuşmasında “Besihanelerden kurulacak bu besihanelerin üretiminde yapımında da kırsal kalkınma dan destek alabilecekler. İşletme tesisinin de işletmeninde % 65 e kadar hibe verebileceğiz.
Yani siz yeter ki iş yapın destek. Desteklemelerimiz 15 Marta kadar ceplerinizde olacak. Mazot gübre desteklemeleri Şanlıurfalılara verilecek.” Şeklinde konuştu.
% 65 E KADAR HİBE VEREBİLECEĞİZ
Mehdi Eker konuşmasında “Besihanelerden kurulacak bu besihanelerin üretiminde yapımında da kırsal kalkınma dan destek alabilecekler. İşletme tesisinin de işletmeninde % 65 e kadar hibe verebileceğiz.
Yani siz yeter ki iş yapın destek. Desteklemelerimiz 15 Marta kadar ceplerinizde olacak. Mazot gübre desteklemeleri Şanlıurfalılara verilecek.” Şeklinde konuştu.
Stok fazlası etler fakir fukaraya dağıtılsın
Et ve Balık Kurumu'na bağlı Erzurum Et Kombinası'nın stoklarının Temmuz ayına kadar canlı hayvan alımlarını durdurması üzerine bölge milletvekillerinin, Başbakan Erdoğan'a fakirlere bir kereye mahsus olmak üzere ücretsiz et dağıtılması yönünde teklif götürdüğü ortaya çıktı.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Erzurum Milletvekili Fazilet Dağcı Çığlık, parti il binasında vatandaşlarla bir araya geldi. EBK'nın canlı hayvan alımını durdurması nedeniyle mağdur olduklarını belirten besiciler, Milletvekili Çığlık'tan yardım talebinde bulundu.
Çığlık, önceki hafta Doğu Anadolu Bölgesi milletvekilleri olarak Başbakan Erdoğan'a besicilerin mağduriyetini ilettiklerini ifade etti. Problemin çözülebilmesi ve besicilerin nefes alabilmesi için fakirlere ücretsiz et dağıtımı için Başbakan Erdoğan'a teklif sunduklarını belirten Çığlık, "Nasıl ki fakirlere ücretsiz kömür yardımı yapılıyor aynı şekilde EBK'nın fazla stoklarını eritebilmek için de fakir vatandaşa et dağıtılabilir. Doğu Anadolu Bölgesi milletvekilleri olarak Sayın Başbakan'a bu teklifi sunduk. Şimdi sonucu bekliyoruz." dedi.
ÖZEL KOMBİNA DEPOLARINI ARAŞTIRIYORUZ
EBK Erzurum Et Kombinası'nın Soğuk Oda depolarının dolu olması üzerine alternatif çözüm olarak çevre illerdeki soğuk hava depolarının sahipleriyle de görüşmeler başlattıklarına değinen Çığlık, "Erzurum merkezdeki özel hava Soğuk Oda sahipleriyle görüştük. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü üzerinden yaptığımız depo kiralamada enerji tüketiminin pahalıya geleceği bildirildi. Biz de Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü üzerinden çevre illerdeki özel kombinaların sahipleriyle görüşmeler başlattık. Eğer bu çalışmamız olumlu sonuçlanırsa EBK'nın temmuzdan önce hayvan alım ve kesimlerini başlatabiliriz. Bu da besicimizi rahatlatır." şeklinde konuştu.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Erzurum Milletvekili Fazilet Dağcı Çığlık, parti il binasında vatandaşlarla bir araya geldi. EBK'nın canlı hayvan alımını durdurması nedeniyle mağdur olduklarını belirten besiciler, Milletvekili Çığlık'tan yardım talebinde bulundu.
Çığlık, önceki hafta Doğu Anadolu Bölgesi milletvekilleri olarak Başbakan Erdoğan'a besicilerin mağduriyetini ilettiklerini ifade etti. Problemin çözülebilmesi ve besicilerin nefes alabilmesi için fakirlere ücretsiz et dağıtımı için Başbakan Erdoğan'a teklif sunduklarını belirten Çığlık, "Nasıl ki fakirlere ücretsiz kömür yardımı yapılıyor aynı şekilde EBK'nın fazla stoklarını eritebilmek için de fakir vatandaşa et dağıtılabilir. Doğu Anadolu Bölgesi milletvekilleri olarak Sayın Başbakan'a bu teklifi sunduk. Şimdi sonucu bekliyoruz." dedi.
ÖZEL KOMBİNA DEPOLARINI ARAŞTIRIYORUZ
EBK Erzurum Et Kombinası'nın Soğuk Oda depolarının dolu olması üzerine alternatif çözüm olarak çevre illerdeki soğuk hava depolarının sahipleriyle de görüşmeler başlattıklarına değinen Çığlık, "Erzurum merkezdeki özel hava Soğuk Oda sahipleriyle görüştük. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü üzerinden yaptığımız depo kiralamada enerji tüketiminin pahalıya geleceği bildirildi. Biz de Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü üzerinden çevre illerdeki özel kombinaların sahipleriyle görüşmeler başlattık. Eğer bu çalışmamız olumlu sonuçlanırsa EBK'nın temmuzdan önce hayvan alım ve kesimlerini başlatabiliriz. Bu da besicimizi rahatlatır." şeklinde konuştu.
Kaçak balık avı denetimlerinde 105 tekneye el konuldu
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ekipleri, 2012 yılında 60 bin 660 su ürünleri denetimi gerçekleştirdi. Denetimlerde kaçak avlandıkları tespit edilen 105 tekneye el konuldu. İhlal yaptığı tespit edilen 7 bin 287 kişiye toplam 10 milyon 360 bin lira idari para cezası kesildi.
Bakanlık balıkçıların avlanma araçları ve avlanma yöntemleri başta olmak üzere, avlanan balık türlerinin boy, avlanma zamanı, avlanma yerlerini düzenleyen tebliğe uyumunu sağlamak amacıyla denetimlerini artırdı. Su ürünleri avcılığında sürdürülebilirliğin sağlanmasını esas alan ekipler, bu kapsamda tarafından su ürünlerinin karaya çıkış noktaları, balıkçı gemileri, yol güzergahları, işleme tesisleri, Soğuk Oda depoları ile toptan ve perakende satış yerlerinde 2012 yılında 60 bin 660 denetim yaptı. Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yaptığı 29 bin 340 denetimle, bir yıl içinde yapılan toplam denetim sayısı bir önceki yıla göre yüzde 23 artarak yaklaşık 90 bini buldu. Özellikle balıkçılık faaliyetlerinin yoğun olduğu ve balık hali bulunan illerde mobil ekipler ile yapılan eş zamanlı ve çapraz denetimler sonucu, su ürünleri avcılık tebliğine uymayan 61,8 tonu lüfer olmak üzere 823 ton su ürününe el konuldu.
Ayrıca, bakanlığın Sahil Güvenlik Komutanlığı ile koordinasyon içinde yaptığı denetimlerde; büyük çoğunluğu Marmara Denizi'nde trolle avlanma yasağına uymayan ve kaçak avlanan 105 adet balıkçı gemisi ile ekosisteme zararlı olduğu için kullanılması tamamen yasak 3238 adet muhtelif balık ağına el konuldu. Vizesini yenilemeyen 134 balıkçı teknesi ile su ürünleri avlanma kurallarına uymayan 16 balıkçı teknesinin de ruhsatı iptal edildi.
Bakanlık balıkçıların avlanma araçları ve avlanma yöntemleri başta olmak üzere, avlanan balık türlerinin boy, avlanma zamanı, avlanma yerlerini düzenleyen tebliğe uyumunu sağlamak amacıyla denetimlerini artırdı. Su ürünleri avcılığında sürdürülebilirliğin sağlanmasını esas alan ekipler, bu kapsamda tarafından su ürünlerinin karaya çıkış noktaları, balıkçı gemileri, yol güzergahları, işleme tesisleri, Soğuk Oda depoları ile toptan ve perakende satış yerlerinde 2012 yılında 60 bin 660 denetim yaptı. Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yaptığı 29 bin 340 denetimle, bir yıl içinde yapılan toplam denetim sayısı bir önceki yıla göre yüzde 23 artarak yaklaşık 90 bini buldu. Özellikle balıkçılık faaliyetlerinin yoğun olduğu ve balık hali bulunan illerde mobil ekipler ile yapılan eş zamanlı ve çapraz denetimler sonucu, su ürünleri avcılık tebliğine uymayan 61,8 tonu lüfer olmak üzere 823 ton su ürününe el konuldu.
Ayrıca, bakanlığın Sahil Güvenlik Komutanlığı ile koordinasyon içinde yaptığı denetimlerde; büyük çoğunluğu Marmara Denizi'nde trolle avlanma yasağına uymayan ve kaçak avlanan 105 adet balıkçı gemisi ile ekosisteme zararlı olduğu için kullanılması tamamen yasak 3238 adet muhtelif balık ağına el konuldu. Vizesini yenilemeyen 134 balıkçı teknesi ile su ürünleri avlanma kurallarına uymayan 16 balıkçı teknesinin de ruhsatı iptal edildi.
Osmaniye'de 8 Tesise Hibe Desteği
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca yürütülmekte olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, Osmaniye'de 2013 yılında 8 projenin hibe desteği almaya hak kazandığı bildirildi.
Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü İbrahim Sağlam konu ile ilgili yaptığı açıklamada; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2006 yılından beri devam eden ve Osmaniye'ye onlarca tesisin yapılmasını sağlayan projede 2012 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından 8 projenin başvurularının uygun bulunduğunu kaydetti.Hibe Desteği verilecek 8 proje ile Osmaniye'ye 4 milyon130.741 TL + KDV değerinde katkı sağlanacağını belirten Sağlam, "Bu projeler 3 adet zeytinyağı üretim tesisi, 2 adet salamura zeytin üretim tesisi, 1 adet un fabrikası, 1 adet Soğuk Hava Deposu kurulumu ve 1 adet de güneş enerjisinden elektrik üretim projesi şeklindedir. Bu projeler ile 3 yeni tesis kurulurken, 5 tesis ise son teknoloji ile donatılacaktır" dedi.
Bu projelerin kabulü ile 2009 yılından beri Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından uygun bulunup, Bakanlığa gönderilen tüm projelerin aynı zamanda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca da uygun bulunduğuna dikkat çeken Sağlam, "Bu program ile ilgili yatırım yapmak isteyen ve uygun şartları taşıyan herkes İl Müdürlüğümüze başvurabilir. 2013 yılı başvurularının Nisan ayında başlayacağı tahmin edildiğinden, yatırımcıların şimdiden hazırlıklara başlaması ve mutlaka İl Müdürlüğümüz Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü'nden bilgi almaları kendi yararlarına olacaktır" şeklinde konuştu.
Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü İbrahim Sağlam konu ile ilgili yaptığı açıklamada; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2006 yılından beri devam eden ve Osmaniye'ye onlarca tesisin yapılmasını sağlayan projede 2012 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından 8 projenin başvurularının uygun bulunduğunu kaydetti.Hibe Desteği verilecek 8 proje ile Osmaniye'ye 4 milyon130.741 TL + KDV değerinde katkı sağlanacağını belirten Sağlam, "Bu projeler 3 adet zeytinyağı üretim tesisi, 2 adet salamura zeytin üretim tesisi, 1 adet un fabrikası, 1 adet Soğuk Hava Deposu kurulumu ve 1 adet de güneş enerjisinden elektrik üretim projesi şeklindedir. Bu projeler ile 3 yeni tesis kurulurken, 5 tesis ise son teknoloji ile donatılacaktır" dedi.
Bu projelerin kabulü ile 2009 yılından beri Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından uygun bulunup, Bakanlığa gönderilen tüm projelerin aynı zamanda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca da uygun bulunduğuna dikkat çeken Sağlam, "Bu program ile ilgili yatırım yapmak isteyen ve uygun şartları taşıyan herkes İl Müdürlüğümüze başvurabilir. 2013 yılı başvurularının Nisan ayında başlayacağı tahmin edildiğinden, yatırımcıların şimdiden hazırlıklara başlaması ve mutlaka İl Müdürlüğümüz Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü'nden bilgi almaları kendi yararlarına olacaktır" şeklinde konuştu.
27 Mart 2013 Çarşamba
Kanserin en doğal ilacı!
Hiçbir yan etkisi olmayan sarımsak, doktorlar tarafından antikanserojen olarak tanımlanıyor
Mutfakların vazgeçilmezleri arasında yer alan sarımsak, yemeklere verdiği lezzetin yanı sıra kanser başta olmak üzere birçok hastalığa iyi geliyor.
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Koyuncu, sarımsağın içinde barındırdığı maddeler nedeniyle başta grip olmak üzere çok sayıda hastalığa iyi geldiğini kaydetti.
Sarımsağın bileşiminde bulunan Alliin, Allisin ve Ajoen maddelerinin antibakteriyal (bakteri öldürücü), antiviral (virüsleri öldürücü), antimikotik (hastalık yapan mikroskobik mantarları öldürücü) ve antiparazitik (parazitlari öldürücü) etkileri olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Koyuncu, ''Bu nedenle vücudu hastalık yapan bakterilere, virüslere (özellikle grip hastalığına neden olan virüslere), mantari hastalıklara ve bağırsak parazitlerine karşı korur. Ayrıca immune sistemini (bağışıklık sistemi) kuvvetlendirerek vücudun hastalıklara karşı olan direncini artırır. Böylece insanlara daha sağlıklı bir yaşam sağlar'' diye konuştu.
''SENTETİK ANTİBİYOTİKLERİN BİRÇOK ETKİSİ VAR"
Sarımsak bileşiminde yukarıda adı verilen doğal kimyasal maddelere sahip olduğu için antibiyotik (zararlı mikro organizmaları öldürücü) etkiye sahip olduğuna işaret eden Koyuncu, ''Sentetik antibiyotiklerin birçok yan etkileri vardır. Oysa sarımsak doğal bir antibiyotik olduğu için yan etkileri olmadan kullanılabilir. Sarımsak çiğ ve çiğnenerek günde 2-3 diş olarak alınmalıdır. Fazla alınırsa mide yanması yapabilir. Yine sarımsağın bileşiminde bulunan dalyl-disülfür, allicin, ajoen, S-alylcysteinve selenyum gibi maddeler vücudu hem kanserleşmeye karşı korur hem de kanserli hücrelerin çoğalmasını önler. Böylece antikanserojen etki sağlar'' şeklinde konuştu.
Sarımsağın yan etkilerinin de bulunduğuna değinen Koyuncu, yan etkileri şöyle sıraladı:
''Sarımsak herhangi bir toksik etkisi olmayan ve doğrudan doğruya yenebilen bir bitkidir. Ancak sarımsak aşırı miktarda ve aç karnına yenirse mide yanması, mide ekşimesi, mide ağrısı gibi rahatsızlıklar görülebilir. Özellikle midesi hassas ve ülseri olanlar sarımsak yerken dikkatli olmalıdırlar. Aşırı miktarda sarımsak yenmesi durumunda kusma ve ishal görülebilir, hatta böbreklerde zarar görebilir.''
''TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞININ FARKI"
Dünyadaki benzerleri arasında kalitesiyle Taşköprü sarımsağının ön planda olduğunu kaydeden Koyuncu, ''Taşköprü sarımsağına kokusunu veren kükürtlü uçucu yağlar ve onun türevlerinin miktarları ülkemizde yetiştirilen bütün diğer sarımsaklardan daha fazla olduğunu, baharat oranının diğer sarımsaklardan daha yüksek, keskin kokulu ve aromalı olduğunu, bu nedenle sucuk, turşu, konserve, baharat sanayi alanında en çok aranan çeşit olduğunu vurguladı.
Mineral maddeler ve vitaminler yönünden besin değeri en zengin sarımsağın Taşköprü sarımsağı olduğunu belirten Koyuncu, ''Normal depo koşullarında Taşköprü sarımsağı 10-11 ay muhafaza edilebilir. Üretim aşamasında iklim koşullarına toleranslı, başlarının iri ve kaliteli olması nedeniyle de ihracata elverişlidir. Ülkemizde bileşiminde selenyum elementi bulunan tek çeşittir. Selenyum elementi kanser riskini azaltıcı ve önleyici bir maddedir. Raf ömrü uzun olup bir yıl süreyle Soğuk Oda depolarına ihtiyaç duyulmadan saklanabilmektedir'' ifadelerini kullandı.
Mutfakların vazgeçilmezleri arasında yer alan sarımsak, yemeklere verdiği lezzetin yanı sıra kanser başta olmak üzere birçok hastalığa iyi geliyor.
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Koyuncu, sarımsağın içinde barındırdığı maddeler nedeniyle başta grip olmak üzere çok sayıda hastalığa iyi geldiğini kaydetti.
Sarımsağın bileşiminde bulunan Alliin, Allisin ve Ajoen maddelerinin antibakteriyal (bakteri öldürücü), antiviral (virüsleri öldürücü), antimikotik (hastalık yapan mikroskobik mantarları öldürücü) ve antiparazitik (parazitlari öldürücü) etkileri olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Koyuncu, ''Bu nedenle vücudu hastalık yapan bakterilere, virüslere (özellikle grip hastalığına neden olan virüslere), mantari hastalıklara ve bağırsak parazitlerine karşı korur. Ayrıca immune sistemini (bağışıklık sistemi) kuvvetlendirerek vücudun hastalıklara karşı olan direncini artırır. Böylece insanlara daha sağlıklı bir yaşam sağlar'' diye konuştu.
''SENTETİK ANTİBİYOTİKLERİN BİRÇOK ETKİSİ VAR"
Sarımsak bileşiminde yukarıda adı verilen doğal kimyasal maddelere sahip olduğu için antibiyotik (zararlı mikro organizmaları öldürücü) etkiye sahip olduğuna işaret eden Koyuncu, ''Sentetik antibiyotiklerin birçok yan etkileri vardır. Oysa sarımsak doğal bir antibiyotik olduğu için yan etkileri olmadan kullanılabilir. Sarımsak çiğ ve çiğnenerek günde 2-3 diş olarak alınmalıdır. Fazla alınırsa mide yanması yapabilir. Yine sarımsağın bileşiminde bulunan dalyl-disülfür, allicin, ajoen, S-alylcysteinve selenyum gibi maddeler vücudu hem kanserleşmeye karşı korur hem de kanserli hücrelerin çoğalmasını önler. Böylece antikanserojen etki sağlar'' şeklinde konuştu.
Sarımsağın yan etkilerinin de bulunduğuna değinen Koyuncu, yan etkileri şöyle sıraladı:
''Sarımsak herhangi bir toksik etkisi olmayan ve doğrudan doğruya yenebilen bir bitkidir. Ancak sarımsak aşırı miktarda ve aç karnına yenirse mide yanması, mide ekşimesi, mide ağrısı gibi rahatsızlıklar görülebilir. Özellikle midesi hassas ve ülseri olanlar sarımsak yerken dikkatli olmalıdırlar. Aşırı miktarda sarımsak yenmesi durumunda kusma ve ishal görülebilir, hatta böbreklerde zarar görebilir.''
''TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞININ FARKI"
Dünyadaki benzerleri arasında kalitesiyle Taşköprü sarımsağının ön planda olduğunu kaydeden Koyuncu, ''Taşköprü sarımsağına kokusunu veren kükürtlü uçucu yağlar ve onun türevlerinin miktarları ülkemizde yetiştirilen bütün diğer sarımsaklardan daha fazla olduğunu, baharat oranının diğer sarımsaklardan daha yüksek, keskin kokulu ve aromalı olduğunu, bu nedenle sucuk, turşu, konserve, baharat sanayi alanında en çok aranan çeşit olduğunu vurguladı.
Mineral maddeler ve vitaminler yönünden besin değeri en zengin sarımsağın Taşköprü sarımsağı olduğunu belirten Koyuncu, ''Normal depo koşullarında Taşköprü sarımsağı 10-11 ay muhafaza edilebilir. Üretim aşamasında iklim koşullarına toleranslı, başlarının iri ve kaliteli olması nedeniyle de ihracata elverişlidir. Ülkemizde bileşiminde selenyum elementi bulunan tek çeşittir. Selenyum elementi kanser riskini azaltıcı ve önleyici bir maddedir. Raf ömrü uzun olup bir yıl süreyle Soğuk Oda depolarına ihtiyaç duyulmadan saklanabilmektedir'' ifadelerini kullandı.
Şehrin Gelişmesinde Söz Sahibi Olun
Sakarya Defterdarı Ali Sormaz'dan İş Adamlarına "Şehrin Gelişmesinde Söz Sahibi Olun" Tavsiyesi
Sakarya Sanayici ve Girişimci İş adamları Derneği (SAGİAD)'nin düzenlemiş olduğu "Bir Konu Bir Konuk" adlı programının bu haftaki konuğu Sakarya Defterdarı Ali Sormaz oldu. Sormaz, Mali programlar, tahsilatlar ve denetlemelerin yanında iş adamlarına Sakarya'nın gelişmesine katkıda bulunulması için tavsiyelerde de bulundu.
Sakarya Defterdarı Ali Sormaz; "İş adamlarının şehir hakkında yapılacak projelerde veya alınacak kararlarda, karar mercilerinde bulunmaları gerekiyor. Kent konseyi, Encümenlik ve Belediye meclisleri gibi şehrin dönüştürülmesindeki etkin mercilerde bulunmaları şehrin gelişmesini olumlu yönde etkileyecektir. İş adamlarının sonuç odaklı, dinamik ve ekonomiyi yönlendiricilik gibi özellikleri, Karar mercilerinde bulunmaları dahilinde yürütülen projelerde ve işlerdeki başarı oranını daha üst seviyelere çıkartacaktır. İş adamlarının karar mercilerinde söz sahibi olabilmeleri için mutlaka bir platform kurmaları gerekmektedir" dedi.
Sakarya'nın teşvikler kapsamında 2'inci bölgede bulunduğunu kaydeden Sormaz, Sakarya iline bölgesel desteklerden faydalanabilecek sektörler ve bölgeler itibariyle asgari yatırım tutarları ve kapasitelerini şöyle açıkladı: "Entegre damızlık hayvancılık yatırımları dahil olmak üzere entegre hayvancılık yatırımları, Su ürünleri yetiştiriciliği, Seracılık vb. yaklaşık 2 milyon TL teşvik kapasitesindedir. Gıda ürünleri ve içecek imalatı, Tekstil ürünleri imalatı, Ağaç ve mantar ürünleri imalatı, Kağıt ve kağıt ürünleri imalatı, Kimyasal madde ve ürünlerin imalatı, Düz cam, düz camın şekillendirilmesi ve işlenmesi, Demir-çelik dışındaki ana metal sanayi, Metal eşya, Makine ve teçhizat imalatı, Büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri imalatı, Elektrikli makine ve cihazları imalatı, Radyo, televizyon, haberleşme teçhizatı ve cihazları imalatı, Tıbbi aletler hassas ve optik aletler imalatı, Motorlu kara taşıtı ve yan sanayi, Motosiklet ve bisiklet üretimi, Mobilya imalatının ise yaklaşık olarak
teşvik kapasitesi 111 milyon TL'dir. Oteller, Öğrenci yurtları, Soğuk Hava Deposu hizmetleri, Lisanslı depoculuk, Eğitim hizmetleri, Hastane huzur evi yatırımı, Atık geri kazanım veya bertaraf tesislerinin yaklaşık olarak teşvik kapasitesi 5 milyon TL'dir."
Sakarya Defterdarı Sormaz Sakarya genelinde yatırım için ihaleye çıkılacak olan hazine arazilerinden de bahsetti. Sormaz; "Pamukova ilçesi, Şeyhvarnaz Köyü Ova Mevkiinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 3312 parsel numaralı 200 milyon 845 bin 55 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz öncelikli entegre hayvancılık yatırımları ilaç/eczacılıkta ve tıpta kullanılan kimyasal ve bitkisel kaynaklı ürünlerin imalatı başta olmak üzere destek alan iş kollarında yatırım için ilana çıkacaktır. Sapanca ilçesi, Göl Mahallesi Tepetarla Mevkiinde bulunan 172 ada, 44 parsel numaralı 44 milyon 294 bin 47 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında 'Turizm Tesis Alanı' olarak ayrılmış olup, taşınmazın ilana çıkarılabilmesi için Bakanlığımızdan izin beklenilmektedir. Sapanca ilçesi Mahmudiye Köyü, Bayır Mevkiinde bulunan 715 parsel numaralı 32 milyon 292 bin 53 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, bir bölü 5 bin ölçekli Nazım İmar planında 'Turizm Tesis Alanı' olarak ayrılmış olup, yaklaşık 200 bin metrekarelik kısmı orman alanı içerisinde kaldığından ifraz işlemleri devam etmektedir. İfraz işlemleri sonucunda taşınmazın ilana çıkarabilmesi için Bakanlığımızdan izin istenilecektir. Ferizli'de kurulacak büyükbaş hayvan üretim tesisi için 28 dönüm arazi 30 yıllığına kiraya verilmiştir. Geyve'de yerelde yatırımcı alkolsüz içecek üretmek için 49 yıllığına kiraya verilmiştir" dedi.
Sakarya Sanayici ve Girişimci İş adamları Derneği (SAGİAD)'nin düzenlemiş olduğu "Bir Konu Bir Konuk" adlı programının bu haftaki konuğu Sakarya Defterdarı Ali Sormaz oldu. Sormaz, Mali programlar, tahsilatlar ve denetlemelerin yanında iş adamlarına Sakarya'nın gelişmesine katkıda bulunulması için tavsiyelerde de bulundu.
Sakarya Defterdarı Ali Sormaz; "İş adamlarının şehir hakkında yapılacak projelerde veya alınacak kararlarda, karar mercilerinde bulunmaları gerekiyor. Kent konseyi, Encümenlik ve Belediye meclisleri gibi şehrin dönüştürülmesindeki etkin mercilerde bulunmaları şehrin gelişmesini olumlu yönde etkileyecektir. İş adamlarının sonuç odaklı, dinamik ve ekonomiyi yönlendiricilik gibi özellikleri, Karar mercilerinde bulunmaları dahilinde yürütülen projelerde ve işlerdeki başarı oranını daha üst seviyelere çıkartacaktır. İş adamlarının karar mercilerinde söz sahibi olabilmeleri için mutlaka bir platform kurmaları gerekmektedir" dedi.
Sakarya'nın teşvikler kapsamında 2'inci bölgede bulunduğunu kaydeden Sormaz, Sakarya iline bölgesel desteklerden faydalanabilecek sektörler ve bölgeler itibariyle asgari yatırım tutarları ve kapasitelerini şöyle açıkladı: "Entegre damızlık hayvancılık yatırımları dahil olmak üzere entegre hayvancılık yatırımları, Su ürünleri yetiştiriciliği, Seracılık vb. yaklaşık 2 milyon TL teşvik kapasitesindedir. Gıda ürünleri ve içecek imalatı, Tekstil ürünleri imalatı, Ağaç ve mantar ürünleri imalatı, Kağıt ve kağıt ürünleri imalatı, Kimyasal madde ve ürünlerin imalatı, Düz cam, düz camın şekillendirilmesi ve işlenmesi, Demir-çelik dışındaki ana metal sanayi, Metal eşya, Makine ve teçhizat imalatı, Büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri imalatı, Elektrikli makine ve cihazları imalatı, Radyo, televizyon, haberleşme teçhizatı ve cihazları imalatı, Tıbbi aletler hassas ve optik aletler imalatı, Motorlu kara taşıtı ve yan sanayi, Motosiklet ve bisiklet üretimi, Mobilya imalatının ise yaklaşık olarak
teşvik kapasitesi 111 milyon TL'dir. Oteller, Öğrenci yurtları, Soğuk Hava Deposu hizmetleri, Lisanslı depoculuk, Eğitim hizmetleri, Hastane huzur evi yatırımı, Atık geri kazanım veya bertaraf tesislerinin yaklaşık olarak teşvik kapasitesi 5 milyon TL'dir."
Sakarya Defterdarı Sormaz Sakarya genelinde yatırım için ihaleye çıkılacak olan hazine arazilerinden de bahsetti. Sormaz; "Pamukova ilçesi, Şeyhvarnaz Köyü Ova Mevkiinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 3312 parsel numaralı 200 milyon 845 bin 55 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz öncelikli entegre hayvancılık yatırımları ilaç/eczacılıkta ve tıpta kullanılan kimyasal ve bitkisel kaynaklı ürünlerin imalatı başta olmak üzere destek alan iş kollarında yatırım için ilana çıkacaktır. Sapanca ilçesi, Göl Mahallesi Tepetarla Mevkiinde bulunan 172 ada, 44 parsel numaralı 44 milyon 294 bin 47 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında 'Turizm Tesis Alanı' olarak ayrılmış olup, taşınmazın ilana çıkarılabilmesi için Bakanlığımızdan izin beklenilmektedir. Sapanca ilçesi Mahmudiye Köyü, Bayır Mevkiinde bulunan 715 parsel numaralı 32 milyon 292 bin 53 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, bir bölü 5 bin ölçekli Nazım İmar planında 'Turizm Tesis Alanı' olarak ayrılmış olup, yaklaşık 200 bin metrekarelik kısmı orman alanı içerisinde kaldığından ifraz işlemleri devam etmektedir. İfraz işlemleri sonucunda taşınmazın ilana çıkarabilmesi için Bakanlığımızdan izin istenilecektir. Ferizli'de kurulacak büyükbaş hayvan üretim tesisi için 28 dönüm arazi 30 yıllığına kiraya verilmiştir. Geyve'de yerelde yatırımcı alkolsüz içecek üretmek için 49 yıllığına kiraya verilmiştir" dedi.
Bursa'da 'Yeşil Perakende Mağazası' Açılacak
BURSA merkezli perakende sektöründe faaliyet gösteren Özhan Marketler Zinciri, ilk 'yeşil mağazayı' merkez Nilüfer İlçesi Ertuğrulkent Mahallesi'nde açacak. Genel Müdür İbrahim Özhan, "Mağazamızın aydınlatılmasından kullanılan tüm malzemelerine kadar serftikaları doğaya en az ayak izi bırakacak şekilde düzenleniyor. En fazla 3 ay içinde bu mağazamızı faaliyete geçireceğiz" dedi.
Özhan Marketler Zinciri'nin Genel Müdürü İbrahim Özhan, yatırım ve çalışmaları ile ilgili bilgi verdi. İlk mağazalarının 1963 yılında açıldığını belirten Özhan, 'Siz nerede, biz oradayız' sloganı ile yaklaşık 5 bin 500 metrekare alanda, 7 Soğuk Hava Deposu, 31 şube ve yaklaşık 700 çalışan ile hizmet verdiklerini açıkladı.
BUTİK ŞARKÜTERİ SHOPLAR
Bursa'nın en büyük 100 mağazası arasında yer aldıklarını hatırlatan İbrahim Özhan, her gün ortalama 50 bin kişiyi ağırladıklarını kaydetti. Ailenin 3'üncü kuşak temsilcisi olarak firmada faaliyet gösterdiğini dile getiren Özhan, firmanın 50'nci yılını kutladıklarını, güçlü ve kararlı adımlarla büyümeye devam edeceklerini söyledi. Şarküteride iddialı olduklarını da dile getiren Özhan, şöyle konuştu:
"Kendi markalarımızla satışını gerçekleştirdiğimiz ürünleri, yakın zamanda butik şarküteri dükkanlarında Bursalılar ile buluşturmaya hazırlanıyoruz. Peynir, meze, zeytin, tatlı, yufka, sigara böreği, sucuk gibi Özhan markalı birçok ürünümüzü, hijyenik ve güvenilir bir şekilde müşterilerimizin damak tadına sunuyoruz. Şarküteri grubunda zincir haline gelerek büyümeyi planlıyoruz."
Özhan Marketler Zinciri'nin Genel Müdürü İbrahim Özhan, yatırım ve çalışmaları ile ilgili bilgi verdi. İlk mağazalarının 1963 yılında açıldığını belirten Özhan, 'Siz nerede, biz oradayız' sloganı ile yaklaşık 5 bin 500 metrekare alanda, 7 Soğuk Hava Deposu, 31 şube ve yaklaşık 700 çalışan ile hizmet verdiklerini açıkladı.
BUTİK ŞARKÜTERİ SHOPLAR
Bursa'nın en büyük 100 mağazası arasında yer aldıklarını hatırlatan İbrahim Özhan, her gün ortalama 50 bin kişiyi ağırladıklarını kaydetti. Ailenin 3'üncü kuşak temsilcisi olarak firmada faaliyet gösterdiğini dile getiren Özhan, firmanın 50'nci yılını kutladıklarını, güçlü ve kararlı adımlarla büyümeye devam edeceklerini söyledi. Şarküteride iddialı olduklarını da dile getiren Özhan, şöyle konuştu:
"Kendi markalarımızla satışını gerçekleştirdiğimiz ürünleri, yakın zamanda butik şarküteri dükkanlarında Bursalılar ile buluşturmaya hazırlanıyoruz. Peynir, meze, zeytin, tatlı, yufka, sigara böreği, sucuk gibi Özhan markalı birçok ürünümüzü, hijyenik ve güvenilir bir şekilde müşterilerimizin damak tadına sunuyoruz. Şarküteri grubunda zincir haline gelerek büyümeyi planlıyoruz."
Tkdk Posofta Arıcılık Projelerinin Hazırlanmasına Yönelik Toplantı Düzenledi
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Ardahan İl Koordinatörlüğü yeni arıcılık işletmesi kurabilecek çiftçilere, arıcılık hakkında bilgilendirme ve Kuruma sunulacak arıcılık projelerinin hazırlanmasına yönelik bir toplantı düzenledi.
Ardahan Arıcılar Birliği Posof üyelerine yönelik Posof Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonunda düzenlenen toplantıya ev sahipliği yapan Ardahan İl Koordinatörlüğü’nden Proje Başvuru Birim Amiri, Ödeme Talep İşlemleri Birim Amiri ve uzmanlardan oluşan teknik ekipler ve Posof’lu arıcılar katıldı.
Proje Başvuru Birim Amiri Vedat Altuntaş’ın yaptığı sunumda; Kuruma arıcılık projesi sunacak yatırımcıların, sağlaması gereken koşullar, projede tedarik edilmesi gereken resmi evraklar, proje kapsamında uygun harcamalar kalemindeki inşaat işleri ve hangi tür makine ekipmanların alınabileceği, yapılan yatırımların en az 5.000 Avro, en fazla 250.000 Avro olacağı ve bu miktarların yüzde 50'sinin yatırımın sonunda hibe şeklinde karşılanacağı, bu yatırıma yönelik alımlarda KDV muafiyetine tabi tutulacaklarını belirtti.
Altuntaş, daha sonra Posof İlçesi kırsal alanında faaliyet gösteren iki adet arıcılık işletmesi ve iki adet de kültür balıkçılığı faaliyeti gösteren işletmeleri gezerek, kültür balıkçılığı ve arıcılık projelerinin IPARD Kırsal Kalkınma Programları kapsamında modernize edilebileceğini belirterek, "Arıcılık işletmeleri için kışlatma binası, barınak ve depo inşası, 50 ile 500 adet kovan alımı, bal üretimi ve paketlenmesi ve ana arı üretimine yönelik faaliyetler için makine ekipman temini ve benzeri konularda, kültür balıkçılığı işletmelerine ise kültür balıkçılığı çiftliklerinin inşası, genişletilmesi ve modernizasyonu, havuz ve rezervuarların iyileştirilmesi, yavru balıkların üretimi, havuz ve rezervuarlardan çıkan suyun arıtılması, sevkiyat öncesi küçük Soğuk Hava Deposu kurulmasının yapım işlerine ve hangi tür makine ekipman alımlarının yapılabileceği konular hakkında halkımızı bilgilendirmek için buradayız" dedi.
Ardahan Arıcılar Birliği Posof üyelerine yönelik Posof Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonunda düzenlenen toplantıya ev sahipliği yapan Ardahan İl Koordinatörlüğü’nden Proje Başvuru Birim Amiri, Ödeme Talep İşlemleri Birim Amiri ve uzmanlardan oluşan teknik ekipler ve Posof’lu arıcılar katıldı.
Proje Başvuru Birim Amiri Vedat Altuntaş’ın yaptığı sunumda; Kuruma arıcılık projesi sunacak yatırımcıların, sağlaması gereken koşullar, projede tedarik edilmesi gereken resmi evraklar, proje kapsamında uygun harcamalar kalemindeki inşaat işleri ve hangi tür makine ekipmanların alınabileceği, yapılan yatırımların en az 5.000 Avro, en fazla 250.000 Avro olacağı ve bu miktarların yüzde 50'sinin yatırımın sonunda hibe şeklinde karşılanacağı, bu yatırıma yönelik alımlarda KDV muafiyetine tabi tutulacaklarını belirtti.
Altuntaş, daha sonra Posof İlçesi kırsal alanında faaliyet gösteren iki adet arıcılık işletmesi ve iki adet de kültür balıkçılığı faaliyeti gösteren işletmeleri gezerek, kültür balıkçılığı ve arıcılık projelerinin IPARD Kırsal Kalkınma Programları kapsamında modernize edilebileceğini belirterek, "Arıcılık işletmeleri için kışlatma binası, barınak ve depo inşası, 50 ile 500 adet kovan alımı, bal üretimi ve paketlenmesi ve ana arı üretimine yönelik faaliyetler için makine ekipman temini ve benzeri konularda, kültür balıkçılığı işletmelerine ise kültür balıkçılığı çiftliklerinin inşası, genişletilmesi ve modernizasyonu, havuz ve rezervuarların iyileştirilmesi, yavru balıkların üretimi, havuz ve rezervuarlardan çıkan suyun arıtılması, sevkiyat öncesi küçük Soğuk Hava Deposu kurulmasının yapım işlerine ve hangi tür makine ekipman alımlarının yapılabileceği konular hakkında halkımızı bilgilendirmek için buradayız" dedi.
Mandalinden sonra zeytin için birlik
YILLAR sonra kurulan üretici birliği ve satın alınan işleme tesisiyle rahat bir nefes alan mandalina üreticilerinin ardından Seferihisar Belediyesi şimdi de zeytin üreticilerini benzeri bir çalışmayla birlik çatısı altında topluyor.
Seferihisar Belediyesi öncülüğünde kurulacak Zeytin Üretici Birliği’nde Ar-Ge çalışmaları yürütülecek, üreticiye doğru ve güncel bilgi aktarımı sağlanacak, rekabet gücü arttırılacak, eğitim çalışmaları yapılıp markalaşma çalışmaları yürütülecek ve aracısız toptan pazarlama olanakları yaratılarak gelirler arttırılacak. Üreticiye seslenen Belediye Başkanı Tunç Soyer; “Bu rekabet ortamında daha çok söz sahibi olmak için birlik olmamız gerekiyor. Üreticinin belirleyeceği fiyatlarla, aracısız olarak satış sağlanacak, gelirler yükselecek. Yapılacak markalaşma çalışması Seferihisar zeytinini Dünya çapında bilinir hale getirecek ve bu da ekmeğin büyütülmesine katkı sağlayacak. Zeytin Üretici Birliği’ni kurarak aynı Mandalina Üretici Birliği’nde olduğu gibi bu birliği de ayağa kaldırırız” dedi.
Soğuk Hava Deposu
Soyer, bu arada soğuk hava deposu yaparak mandalina birliği ve üreticinin kullanımına vereceklerini söyledi. Soyer, “Seferihisarlı mandalinasını kendi üretip satıyor. Geçen yıl yaşanan en büyük sıkıntı bahçelerin kesilme sırası idi. Bunu aşmamızın da tek yolu Soğuk Hava Deposu yapmak. Nasıl mandalina işleme tesisi satın alıp üreticiye devrettik, şimdi de bundan sonraki ilk işimiz, bu soğuk hava deposunu yapıp üreticinin kullanımına açmak” dedi.
Seferihisar Belediyesi öncülüğünde kurulacak Zeytin Üretici Birliği’nde Ar-Ge çalışmaları yürütülecek, üreticiye doğru ve güncel bilgi aktarımı sağlanacak, rekabet gücü arttırılacak, eğitim çalışmaları yapılıp markalaşma çalışmaları yürütülecek ve aracısız toptan pazarlama olanakları yaratılarak gelirler arttırılacak. Üreticiye seslenen Belediye Başkanı Tunç Soyer; “Bu rekabet ortamında daha çok söz sahibi olmak için birlik olmamız gerekiyor. Üreticinin belirleyeceği fiyatlarla, aracısız olarak satış sağlanacak, gelirler yükselecek. Yapılacak markalaşma çalışması Seferihisar zeytinini Dünya çapında bilinir hale getirecek ve bu da ekmeğin büyütülmesine katkı sağlayacak. Zeytin Üretici Birliği’ni kurarak aynı Mandalina Üretici Birliği’nde olduğu gibi bu birliği de ayağa kaldırırız” dedi.
Soğuk Hava Deposu
Soyer, bu arada soğuk hava deposu yaparak mandalina birliği ve üreticinin kullanımına vereceklerini söyledi. Soyer, “Seferihisarlı mandalinasını kendi üretip satıyor. Geçen yıl yaşanan en büyük sıkıntı bahçelerin kesilme sırası idi. Bunu aşmamızın da tek yolu Soğuk Hava Deposu yapmak. Nasıl mandalina işleme tesisi satın alıp üreticiye devrettik, şimdi de bundan sonraki ilk işimiz, bu soğuk hava deposunu yapıp üreticinin kullanımına açmak” dedi.
21 Mart 2013 Perşembe
Çaldıkları 2,8 ton pilici satarken yakalandılar
Adana'da 3 kişi, çalıştıkları iş yerinin deposundan çaldıkları 2 ton 800 kilo pilici başka bir iş yerine satarken suçüstü yakalandı.
Alınan bilgiye göre, Seyhan İlçe Jandarma Komutanlığınca, Yenidam Mahallesinde bulunan bir iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayının aydınlatılması amacıyla çalışma başlatıldı.
Ekipler, söz konusu iş yerinde bekçilik yapan A.K. ile temizlik görevlisi D.S., E.O. ve H.Ş. isimli şahısların iş yerinden değişik günlerde depoda bulunan şoklanmış piyasa değeri 11 bin TL olan toplam 2 ton 800 kilo ağırlığındaki tüm piliçleri Soğuk Hava Deposu ndan çıkartıp başka bir bölgede depoladıkları tespit edildi. Şahıslar, çaldıkları piliçleri başka bir iş yerine sattıkları sırada suçüstü yapılarak yakalandı.
Ele geçirilen 2 ton 800 kilo ağırladığındaki tüm piliçler mal sahibine teslim edildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, sevk edildikleri adli makamlarca tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Alınan bilgiye göre, Seyhan İlçe Jandarma Komutanlığınca, Yenidam Mahallesinde bulunan bir iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayının aydınlatılması amacıyla çalışma başlatıldı.
Ekipler, söz konusu iş yerinde bekçilik yapan A.K. ile temizlik görevlisi D.S., E.O. ve H.Ş. isimli şahısların iş yerinden değişik günlerde depoda bulunan şoklanmış piyasa değeri 11 bin TL olan toplam 2 ton 800 kilo ağırlığındaki tüm piliçleri Soğuk Hava Deposu ndan çıkartıp başka bir bölgede depoladıkları tespit edildi. Şahıslar, çaldıkları piliçleri başka bir iş yerine sattıkları sırada suçüstü yapılarak yakalandı.
Ele geçirilen 2 ton 800 kilo ağırladığındaki tüm piliçler mal sahibine teslim edildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, sevk edildikleri adli makamlarca tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Yalova'nın 5 Projesine Bakanlıktan Onay
Yalova'da Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projesi kapsamında belirlenerek bakanlığa sunulan 5 projeye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onay çıktı.
Yalova'da Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projesi kapsamında %50 hibe desteği garantili programa başvuru yapan projeler arasından İl Proje Yürütme Birimince seçilen 5 proje Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na gönderildi. Bakanlıkta gerçekleştirilen incelemelerde 5 proje de desteklenmeye değer bulunarak onaylandı. Buna göre Zeytinyağı Tesisi Kapasite Arttırım Projesi, 21 bin 300 Ton Kapasiteli Soğuk Hava Deposu Projesi, Et-Se Et İşleme Ve Paketleme Tesisi Projesi, Tohum İşleme Ve Paketleme Tesisi Projesi ve 535 Başlık Süt Verimine Yönelik Koyun Yetiştiriciliği Projesi'ne yüzde 50 hibe desteği verilecek.
Bugüne kadar il genelinde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programına bağlı olarak yapılan desteklemeler ve yatırımlar hakkında bilgi veren Yalova Gıda, tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Selim Karahan, "Yatırımcılar projelerini en geç 01.12.2013 tarihine kadar tamamlayacaklardır.
2006 yılından bu yana uygulanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında Yalova genelinde 24 proje desteklendi. Bu projelerle 220 kişiye istihdam sağlandı. Yatırımlar içinse 4 milyon 130 bin TL hibe ödemesi gerçekleştirildi.
Uygulanacak olan 5 proje ile birlikte İlimizde uygulanan proje sayısı 29’a çıkacak. İstihdam 43 kişi artışla 263 kişiye yükselecek. Hibe ödemelerinde de hatırı sayılır bir artış gerçekleşecek ve gerçekleşecek 1 milyon 165 bin 725,00 TL sonrasında ildeki hibe ödemesi tutarı 5 milyon 295 bin 725 TL'ye çıkacak" dedi.
Yalova'da Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projesi kapsamında %50 hibe desteği garantili programa başvuru yapan projeler arasından İl Proje Yürütme Birimince seçilen 5 proje Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na gönderildi. Bakanlıkta gerçekleştirilen incelemelerde 5 proje de desteklenmeye değer bulunarak onaylandı. Buna göre Zeytinyağı Tesisi Kapasite Arttırım Projesi, 21 bin 300 Ton Kapasiteli Soğuk Hava Deposu Projesi, Et-Se Et İşleme Ve Paketleme Tesisi Projesi, Tohum İşleme Ve Paketleme Tesisi Projesi ve 535 Başlık Süt Verimine Yönelik Koyun Yetiştiriciliği Projesi'ne yüzde 50 hibe desteği verilecek.
Bugüne kadar il genelinde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programına bağlı olarak yapılan desteklemeler ve yatırımlar hakkında bilgi veren Yalova Gıda, tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Selim Karahan, "Yatırımcılar projelerini en geç 01.12.2013 tarihine kadar tamamlayacaklardır.
2006 yılından bu yana uygulanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında Yalova genelinde 24 proje desteklendi. Bu projelerle 220 kişiye istihdam sağlandı. Yatırımlar içinse 4 milyon 130 bin TL hibe ödemesi gerçekleştirildi.
Uygulanacak olan 5 proje ile birlikte İlimizde uygulanan proje sayısı 29’a çıkacak. İstihdam 43 kişi artışla 263 kişiye yükselecek. Hibe ödemelerinde de hatırı sayılır bir artış gerçekleşecek ve gerçekleşecek 1 milyon 165 bin 725,00 TL sonrasında ildeki hibe ödemesi tutarı 5 milyon 295 bin 725 TL'ye çıkacak" dedi.
İpek Yolu Yeniden Canlanacak
Kars Ticaret Borsası Başkanı, Asya'yı Kars'a bağlayan demiryolunun tamamlanmasıyla birlikte İpek Yolu'nun yeniden canlanacağını söyledi.
Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, Kafkasları, Asya'yı Kars'a bağlayan demiryolunun tamamlanmasıyla birlikte unutulmuş İpek Yolu'nun yeniden canlanacağını belirtti.
Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, 2014 yılında faaliyete geçecek Kars Barajı'nın da tarım ve hayvancılık anlamında kentte çok katkısı olacağını kaydetti.
Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, yaptığı yazılı açıklamada; "Kars'ın ve yörenin yerel kalkınma sürecinin hızlandırılması ve bulundukları bölge için kritik öneme sahip faaliyetlerin hayata geçirilmesi amacıyla düşünülen yol haritası Kars, Artvin, Ardahan, Iğdır illerinin merkezi olup altı tane sınır kapısına da sahiptir" dedi.
Çelik; "Hava alanı dış hatlara açılmak üzere dizayn ediliyor. Karayolu, Devlet Demir Yolları Edirne'ye kadar Kafkasları, Asya'yı, Kars'a bağlayan Devlet Demir Yolu kara yolu unutulmuş İpek Yolu'nun yeniden Kars'a girişi Azerbaycan, Gürcistan üzerinden yapımı sağlanmıştır. Yine Kars'tan
İran'a, Nahçıvan'a Ddy projesi sağlanmış olup Kars Lojistik Merkezi'nin kararı alınmış olması onu gösteriyor ki; İlimizde Devlet Demir Yollarının ucuz ve güvenli oluşu, gümrükleme yapıldıktan sonra sınır kapılarından beklemeden geçiş sağlandığından yöremiz ve komşu illerimizdeki ithalat ve ihracaatların Lojistik Merkezi gösterilen alanda depolar, anti depolar, Soğuk Oda depoları, ambarlar, paketlemeler, çuvallamalar, markalamalar, balyalamalar burada yapılarak ihraç edileceği yere gümrük muamelesi yapıldığı andan sonra ihracı yapılabilecek" diye konuştu.
Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, Kafkasları, Asya'yı Kars'a bağlayan demiryolunun tamamlanmasıyla birlikte unutulmuş İpek Yolu'nun yeniden canlanacağını belirtti.
Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, 2014 yılında faaliyete geçecek Kars Barajı'nın da tarım ve hayvancılık anlamında kentte çok katkısı olacağını kaydetti.
Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, yaptığı yazılı açıklamada; "Kars'ın ve yörenin yerel kalkınma sürecinin hızlandırılması ve bulundukları bölge için kritik öneme sahip faaliyetlerin hayata geçirilmesi amacıyla düşünülen yol haritası Kars, Artvin, Ardahan, Iğdır illerinin merkezi olup altı tane sınır kapısına da sahiptir" dedi.
Çelik; "Hava alanı dış hatlara açılmak üzere dizayn ediliyor. Karayolu, Devlet Demir Yolları Edirne'ye kadar Kafkasları, Asya'yı, Kars'a bağlayan Devlet Demir Yolu kara yolu unutulmuş İpek Yolu'nun yeniden Kars'a girişi Azerbaycan, Gürcistan üzerinden yapımı sağlanmıştır. Yine Kars'tan
İran'a, Nahçıvan'a Ddy projesi sağlanmış olup Kars Lojistik Merkezi'nin kararı alınmış olması onu gösteriyor ki; İlimizde Devlet Demir Yollarının ucuz ve güvenli oluşu, gümrükleme yapıldıktan sonra sınır kapılarından beklemeden geçiş sağlandığından yöremiz ve komşu illerimizdeki ithalat ve ihracaatların Lojistik Merkezi gösterilen alanda depolar, anti depolar, Soğuk Oda depoları, ambarlar, paketlemeler, çuvallamalar, markalamalar, balyalamalar burada yapılarak ihraç edileceği yere gümrük muamelesi yapıldığı andan sonra ihracı yapılabilecek" diye konuştu.
DİDİM CEMEVİ BÜNYESİNDE SPOR SALONU KURULDU
SİNEMA VE KONFERANS SALONUN ARDINDAN CEM EVİ BÜNYESİNDE SPOR SALONU KURULDU VE SOĞUK HAVA DEPOSU KAZANDIRILDI (FOTOĞRAFLI) HÜSEYİN ÇALIŞKAN AYDIN
Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği bünyesinde kurulan yeni spor salonu ve hizmetler kısa sürede tamamlanarak üyelerin ve Didim halkının hizmetine sunuldu. Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği bünyesinde sosyal hayata ve spora yönelik etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla tefrişatı tamamlanan bölümler basına tanıtıldı. Cem evi bünyesinde daha önceden hizmete açılan konferans salonu ve Sinema salonunun dışında Cem evinin alt kısmında içerisinde spor aletlerinin yer aldığı spor salonu, oturma odası, üyelerin ve halkın ortak kullanımı için yapılan Soğuk Hava Deposu ve kurban kesim yeri tamamlanarak kullanıma sunuldu. Düzenlemesi yapılan yeni yerlerle ilgili olarak bilgiler veren Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği yönetim kurulu üyesi Hasan Dikçe "Üyelerimize ve halkın kullanımına yönelik spor salonu oluşturduk. İçerisinde koşu bandı, mekik aleti, kondisyon bisikleti gibi spor aletleri yer alıyor. Bu salonu üyelerimizin katkıları ve hayırseverlerin destekleriyle gerçekleştirdik. Daha önce yaptıklarımızı görenler bize güveniyor ve destek oluyor. Bu salonumuz için 3 aylık kartlar bastırdık ve bununla kullanılacak. Pazar günü hariç her gün açık olacak. Erkek ve bayanlar ayrı şekilde olacak. Salonumuzu tamamladık ve açılışını yapacağız" dedi. Dikçe spor salonun yapımında dernek üyeleri ve yardımseverlerin yanı sıra Didim esnafının da katkısının olduğunu belirterek "Halı döşeme çalışmasında İsmet Kartal'a, İstanbul perde'ye, Urgancılar Cam'a, Ege Pen'e, teşekkür ediyorum: Ayrıca boya işlerinde yardımcı olan üyelerimize ve dernek çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Soğuk Hava Deposu" Soğuk Hava deposunun da bir gereksinim olduğunu dernek bünyesinde kesilen kurbanların yanı sıra yaz aylarında buz ihtiyacı ile soğuk meşrubat içecekleri anlamında önemli olduğunu belirten Dikçe, "Kullanımız herkese açıktır; burada ayrıca kurbanda hijyenik şekilde kesimi yapılıp saklanacaktır" ifadelerini kullandı. Oturma salonun da üye katkılarıyla yapıldığını ve yapılan tüm hizmetlerde derneğe çok fazla yük olmadığını da söyleyen Dikçe, tüm tefrişatın yaklaşık 40 Bin TL'ye mal olduğunu sözlerine ekledi.
Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği bünyesinde kurulan yeni spor salonu ve hizmetler kısa sürede tamamlanarak üyelerin ve Didim halkının hizmetine sunuldu. Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği bünyesinde sosyal hayata ve spora yönelik etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla tefrişatı tamamlanan bölümler basına tanıtıldı. Cem evi bünyesinde daha önceden hizmete açılan konferans salonu ve Sinema salonunun dışında Cem evinin alt kısmında içerisinde spor aletlerinin yer aldığı spor salonu, oturma odası, üyelerin ve halkın ortak kullanımı için yapılan Soğuk Hava Deposu ve kurban kesim yeri tamamlanarak kullanıma sunuldu. Düzenlemesi yapılan yeni yerlerle ilgili olarak bilgiler veren Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği yönetim kurulu üyesi Hasan Dikçe "Üyelerimize ve halkın kullanımına yönelik spor salonu oluşturduk. İçerisinde koşu bandı, mekik aleti, kondisyon bisikleti gibi spor aletleri yer alıyor. Bu salonu üyelerimizin katkıları ve hayırseverlerin destekleriyle gerçekleştirdik. Daha önce yaptıklarımızı görenler bize güveniyor ve destek oluyor. Bu salonumuz için 3 aylık kartlar bastırdık ve bununla kullanılacak. Pazar günü hariç her gün açık olacak. Erkek ve bayanlar ayrı şekilde olacak. Salonumuzu tamamladık ve açılışını yapacağız" dedi. Dikçe spor salonun yapımında dernek üyeleri ve yardımseverlerin yanı sıra Didim esnafının da katkısının olduğunu belirterek "Halı döşeme çalışmasında İsmet Kartal'a, İstanbul perde'ye, Urgancılar Cam'a, Ege Pen'e, teşekkür ediyorum: Ayrıca boya işlerinde yardımcı olan üyelerimize ve dernek çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Soğuk Hava Deposu" Soğuk Hava deposunun da bir gereksinim olduğunu dernek bünyesinde kesilen kurbanların yanı sıra yaz aylarında buz ihtiyacı ile soğuk meşrubat içecekleri anlamında önemli olduğunu belirten Dikçe, "Kullanımız herkese açıktır; burada ayrıca kurbanda hijyenik şekilde kesimi yapılıp saklanacaktır" ifadelerini kullandı. Oturma salonun da üye katkılarıyla yapıldığını ve yapılan tüm hizmetlerde derneğe çok fazla yük olmadığını da söyleyen Dikçe, tüm tefrişatın yaklaşık 40 Bin TL'ye mal olduğunu sözlerine ekledi.
Laboratuvar ortamında fide
Kooperatif son olarak, kurduğu doku kültürü laboratuvarında ürettiği fide anaçlarını yurt dışına ihraç etmeye başladı. Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bilgi, "Bölgemizde her türlü tarım sanayisini tedarik edip hem ortaklarımızın çocuklarını istihdam etmek, hem de dünyada gelişen her türlü yeniliği takip ederek bölgemizde kurmak istiyoruz" dedi.
1971 yılında faaliyete geçen ve 300 ortağa ulaşan Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, yalnızca meyve fidancılığı üzerinde çalışmalarını yürüttü. Yıllar geçtikçe ürün yelpazesini genişleten kooperatif, organik zeytinyağı üretiminin ardından geçen yıl yoğurt, peynir ve tereyağı üretimine geçti. Süt üreticilerinin sorunlarına çözüm getirmek amacıyla yoğurt işine giren kooperatif, üreticiye kolaylık sağlamak için ortaklarına süt tankları dağıttı. Kooperatif ortaklarından günde 20 ton süt toplanmaya başlandı. Bunun 10 tonu üretimde kullanılırken, 10 tonu dış pazara satılır hale geldi. Günde 5 ton yoğurt ve 8 ton ayran üretimi sağlandı. Son olarak doku kültürü laboratuvarı kuran kooperatif Yunanistan'dan alınan fide anaçları üretmeye ve başta Yunanistan olmak üzere yurt dışına ihraç etmeye başladı.
Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bilgi, Türkiye'nin meyve fidanı ihtiyacının yüzde 60'ını karşıladıklarını belirterek şunları söyledi:
"1971- 2013 yılları arasında geçen süreç içerisinde beldede tarım sanayisini oluşturmaya ve dolayısıyla ortaklarımızdan istihdam sağlamaya başladık. Hem organik, hem de natürel sızma zeytinyağı üretimine geçtik. Ardından süt üreten ortaklarımızın bunu hijyenik yapması için sağım ünitesi konusunda yardımcı olduk. Soğutucu tank temin ederek burada elde edilen sütleri toplayıp firmalara satmaya başladık. Baktık ki bu şekilde olmayacak bunun yanında yoğurt, ayran ve pastörize süt ve peynir üretimi için bir tesis kurduk."
LABORATUVAR KURULUYOR
Yunanistan'dan doku kültürü ile üretilmiş her türlü meyve anacını Türkiye'ye getirerek dikip, büyütüp, aşılamaya başladıklarını kaydeden Bilgi şöyle devam etti:
"Böylece ihtiyacımızı karşılar hale geldik. Ardından da bir doku kültürü laboratuvarı kurduk ve fide anaçlarını üretmeye başladık. Bugün Yunanistan'a 80 bin adet aşılanmış meyve verecek durumda nar fidanı gönderiyoruz. Özbekistan ve Kazakistan pazarına hakimiz. Türkiye'de meyve fidanı pazarı her ne kadar daraldıysa da, biz yurtdışında arayışlar içerisinde ortaklarımızın üretmiş olduğu ürünleri değerlendirmek için çalışıyoruz."
Bölgede fidancılık daraldığı için ortaklarını meyveciliğe yönlendirmeye çalıştıklarını anlatan Bilgi, "Meyvecilik için 2 bin 500 metrekarelik yeni bir Soğuk Hava Deposu yapmaktayız. Bu soğuk hava deposunda meyve ambalaj, tasnif ve şoklama yapılacak, ürünler yurt dışına böyle gönderilecek" diye konuştu.
ELEKTRİK ÜRETİMİ
İzmir Kalkınma Ajansı'na yenilebilir enerji konusunda başvuruda bulunduklarını da kaydeden Selçuk Bilgi, "Yenilenebilir enerji sayesinde kullandığımız enerjiyi güneşten temin etmeye çalışacağız. İnşallah bu projemiz geçerse kendi elektriğimizi kendimiz üreteceğiz" dedi. Bilgi, yapılan tüm bu yatırımların bir amacı olduğunu belirterek, "Bölgemizde her türlü tarım sanayisini tedarik edip hem ortaklarımızın çocuklarını istihdam etmek, hem de dünyada gelişen her türlü yeniliği takip ederek bölgemizde kurmak istiyoruz" diye konuştu.
1971 yılında faaliyete geçen ve 300 ortağa ulaşan Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, yalnızca meyve fidancılığı üzerinde çalışmalarını yürüttü. Yıllar geçtikçe ürün yelpazesini genişleten kooperatif, organik zeytinyağı üretiminin ardından geçen yıl yoğurt, peynir ve tereyağı üretimine geçti. Süt üreticilerinin sorunlarına çözüm getirmek amacıyla yoğurt işine giren kooperatif, üreticiye kolaylık sağlamak için ortaklarına süt tankları dağıttı. Kooperatif ortaklarından günde 20 ton süt toplanmaya başlandı. Bunun 10 tonu üretimde kullanılırken, 10 tonu dış pazara satılır hale geldi. Günde 5 ton yoğurt ve 8 ton ayran üretimi sağlandı. Son olarak doku kültürü laboratuvarı kuran kooperatif Yunanistan'dan alınan fide anaçları üretmeye ve başta Yunanistan olmak üzere yurt dışına ihraç etmeye başladı.
Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bilgi, Türkiye'nin meyve fidanı ihtiyacının yüzde 60'ını karşıladıklarını belirterek şunları söyledi:
"1971- 2013 yılları arasında geçen süreç içerisinde beldede tarım sanayisini oluşturmaya ve dolayısıyla ortaklarımızdan istihdam sağlamaya başladık. Hem organik, hem de natürel sızma zeytinyağı üretimine geçtik. Ardından süt üreten ortaklarımızın bunu hijyenik yapması için sağım ünitesi konusunda yardımcı olduk. Soğutucu tank temin ederek burada elde edilen sütleri toplayıp firmalara satmaya başladık. Baktık ki bu şekilde olmayacak bunun yanında yoğurt, ayran ve pastörize süt ve peynir üretimi için bir tesis kurduk."
LABORATUVAR KURULUYOR
Yunanistan'dan doku kültürü ile üretilmiş her türlü meyve anacını Türkiye'ye getirerek dikip, büyütüp, aşılamaya başladıklarını kaydeden Bilgi şöyle devam etti:
"Böylece ihtiyacımızı karşılar hale geldik. Ardından da bir doku kültürü laboratuvarı kurduk ve fide anaçlarını üretmeye başladık. Bugün Yunanistan'a 80 bin adet aşılanmış meyve verecek durumda nar fidanı gönderiyoruz. Özbekistan ve Kazakistan pazarına hakimiz. Türkiye'de meyve fidanı pazarı her ne kadar daraldıysa da, biz yurtdışında arayışlar içerisinde ortaklarımızın üretmiş olduğu ürünleri değerlendirmek için çalışıyoruz."
Bölgede fidancılık daraldığı için ortaklarını meyveciliğe yönlendirmeye çalıştıklarını anlatan Bilgi, "Meyvecilik için 2 bin 500 metrekarelik yeni bir Soğuk Hava Deposu yapmaktayız. Bu soğuk hava deposunda meyve ambalaj, tasnif ve şoklama yapılacak, ürünler yurt dışına böyle gönderilecek" diye konuştu.
ELEKTRİK ÜRETİMİ
İzmir Kalkınma Ajansı'na yenilebilir enerji konusunda başvuruda bulunduklarını da kaydeden Selçuk Bilgi, "Yenilenebilir enerji sayesinde kullandığımız enerjiyi güneşten temin etmeye çalışacağız. İnşallah bu projemiz geçerse kendi elektriğimizi kendimiz üreteceğiz" dedi. Bilgi, yapılan tüm bu yatırımların bir amacı olduğunu belirterek, "Bölgemizde her türlü tarım sanayisini tedarik edip hem ortaklarımızın çocuklarını istihdam etmek, hem de dünyada gelişen her türlü yeniliği takip ederek bölgemizde kurmak istiyoruz" diye konuştu.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
